Temmuz 02, 2018 20:24 Europe/Istanbul

Kur'an'ı Kerim’in fikri ve pratik çizgilerimizi belirleyen ve yaşamımızda ve engebelerinde ilham kaynağımız olan kavramları ve mesajları ve yine duaların içeriği hakkında biraz düşünmeliyiz.

Hatırlanacağı üzere geçen bölümde iyi söz etmek ve iyi sözleri izlemekten söz ettik ve bu özelliğin Allah’ın has ve akıllı ve düşünceli kullarının özelliği olduğunu beyan ettik. Şimdi cevabını bulmak istediğimiz soru şu ki acaba her sözü dinlemek veya üzerinde titizlikle ve sorumluluk duygusu ile düşünmek mi gerekir?

 

İmam Cevad -s- bir rivayette şöyle buyurmakta: kim bir başkasının sözünü dinleyecek olursa, ona kulluk etmiş olur. Eğer sözü söyleyen Allah’tan söz ediyorsa, dinleyen Allah’a kulluk etmiş olur ve eğer konuşan şeytan dili ile konuşuyorsa, dinleyen şeytana kulluk etmiş olur.

 

Bu hadis tevhid kültüründe anahtar bir noktaya temas ediyor, şöyle ki imanlı ve Allah inancı olan insan her alanda sorumluluk hissetmelidir. Böyle bir insan her sözü oturup dinlememeli ve kulak vermemelidir. Zira konuşan kimsenin sözü muhatabını ve düşüncesini ve kişiliğini etkileyebilir. Bu yüzden İmam -s- konuşanları ve dinleyenleri iki gruba ayırır ve her iki grubun sözünü dinlemenin onlara kulluk etmek anlamına geldiğini buyurur ve bu da sözün insan üzerinde ne denli etkili olduğunun işaretidir, yani söz insanı Allah’a veya şeytana doğru sevkedecek kadar güçlüdür.

 

İmam Cevad’ın -s- bu aydınlatıcı sözünden, medyanın kamuoyunu yönlendirdiği çağımız için çıkarabileceğimiz mesaj şu ki nüfuz sahibi olan medya organlarına karşı duyarlı ve uyanık olmalıyız ve kendimizin ve ailemizin düşüncelerini ve kişiliklerini onlara emanet etmemeli ve onlara bizi fikri ve pratik açılardan istedikleri biçimde yönlendirmelerine müsaade etmemeliyiz.

Acaba, yiyeceklerimiz hakkında çok duyarlı olan ve her şeyi yemeyen bizler, kişiliğimizin temelini oluşturan ruhumuzun beslenmesi konusunda ne kadar hassas olmalıyız? Kur'an'ı Kerim cenneti ve cazibelerini ve ancak iman eden ve salih amelde bulunanların bu mekana girebileceklerini anlattıktan sonra onlar pak sözü doğru hidayete erenler ve doğru ve seçkin yolu seçenler olduklarını buyurur.

 

Pak sözün ne olduğu ve ne gibi özellikleri bulunduğu konusuna gelince, bu konuda çeşitli görüşlerin bulunduğu belirtilmelidir. Bunlar hoş, güzel ve şayeste, ruhu okşayan ve neşelendiren, samimiyet ve maneviyat dolu söz ve ilahi kudsiyetten söz eden ve O’nun fazlını itiraf eden sözdür. Pak söz insanı kemal derecelerine erdirir.

Bu manaların herhangi birini gözetleyecek olursak, varlığımızın bir boyutunda rol ifa eder ve en önemli rolü de fikri ve pratik zeminde bizim kemale ermemize yardımcı olur ve sırat-ı hamid, yani Allah’ın beğendiği yola, yani sonuçta bizi cennete taşıyacak ve ilahi kata yaklaştıracak yola sevkeder.

 

Kuşkusuz kim kelam edebine uyarsa, pratik açıdan da bir takım olumlu ilkelere ve değerleri bağlı kalır. Belki de bu yüzden Kur'an'ı Kerim’in bazı müfessirleri sırat-ı hamidden iyi ve şayeste ameller şeklinde söz etmiştir.

 

Sözün insan ruhu üzerinde etkisini gösteren zeminlerden biri anne ve babaya gösterilen saygıdır. Özellikle ebeveyn yaşlanınca her zamankinden daha çok saygıya ihtiyaç duyar. Bu konuda Kur'an'ı Kerim şöyle buyurur:

Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine "of!" bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.

 

Bu ayette iki tabir dikkat çekiyor. İlkin Allah teala anne ve babanızı incitecek en ufak söz bile etmeyin, şeklinde buyuruyor. Bir başka cümle de ikisine de güzel söz et, ibaresidir. Yani anne ve babaya en saygın biçimde konuşmalı ve saygıda kusur etmemeli. Bu tarz konuşmanın önemini, Allah’a tapma ve kulluk etmekten sonra anne ve babaya ihsan ve saygı ve bu tarzda konuşmanın gündeme gelmiş olmasından anlaşılır. Yani Allah’a kulluk etmekten sonra en önemli ve en değerli amel anne ve babaya saygı göstermek ve onlara iyi söz etmek ve asla incitecek en ufak söz bile etmemektir.

 

Genel bir değerlendirmede söz ve kelam İslam kültüründe özel bir yeri ve önemi bulunduğunu söyleyebiliriz. İyi söz etmek ve en iyi sözleri izlemek, pak söz ve saygılı söz, bunun mısdakları sayılır ve her biri ilişkilerimizin pekişmesinde önemli rol ifa edebilir.