Mayıs 17, 2019 17:41 Europe/Istanbul

Bu programda İmam Humeyni’nin -ks- kişiliğini ve siyerini sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Geçen bölümde İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu İmam Humeyni’nin -ks- halkın dini ve milli değerlerini ihya ederek kadınlara hakettikleri yüce ve seçkin konumunu onlara iade ettiğini ve toplumun sosyal ve siyasi meydanlarında daha ciddi ve daha etkili bir şekilde katılımlarına zemin hazırladığını beyan ettik.

Geçen bölümde ayrıca, İmam Humeyni’nin -ks- sadece kadınların haklarını iade etmekle kalmadığını ve buna paralel olarak İslam inkılabından önce hakim olan despot rejimin kadınlardan aldığı keramet ve haysiyetlerini de onlara geri kazandırdığını anlattık.

Bu çerçevede İmam Humeyni -ks- İran’da Hz. Fatıma’nın -s- veladet yıldönümünü kadınlar günü olarak adlandırdı.

Şimdi sohbetimizin devamında İran’da İslam inkılabının zaferinden sonra kadınların ülkenin gelişmelerinde ifa ettikleri rolünü ve siyasi ve sosyal gelişmelerde etkilerinin ne kadar arttığını gözden geçirmek istiyoruz.

Geçen bölümde belirtildiği üzere, İranlı kadınlar İslam inkılabının zafere ulaşmasında çok etkili ve önemli rol ifa ettiler. İmam Humeyni -ks- bir çok kez İranlı kadınların bu yönde katkılarına vurgu yaptı ve hatta yer yer kadınların İslam inkılabı sürecinde ifa ettikleri rollerini erkeklerden daha etkili niteledi. İmam Humeyni’ye -ks- göre erkekleri harekete geçiren ve inkılapçıların saflarında birlik ve birlikteliğe vesile olan kitle, cesur ve fedakar kadınlardı.

İslam inkılabı özgürlük ve sosyal adalet sloganları ile yola çıktı ve İran’da kadınların sosyal ve siyasi haklarını ihya etme zeminini hazırlayan ve izzet, haysiyet ve kerametlerini iade eden bir nizamın kurulmasına vesile oldu. Aslında kadınların faaliyetleri sadece inkılapçı harekette yaşanan gelişmelerle sınırlı olmadı ve İran’da despot rejimin devrilmesi, İranlı kadınların çeşitli siyasi ve sosyal alanlarda önemli ve hassas rol ifa etmelerinin başlangıcı oldu.

İran’da İslam Cumhuriyeti nizamı kurulduktan sonra kadınlar elde ettikleri özgürlük ve özgüven duyguları ve inkılaptan sonra elde ettikleri saygınlığa dayanarak ülkenin tüm alanlarında söz hakkına sahip oldu. Bu konuda İmam Humeyni -ks- şöyle buyuruyor:

Bugün İslamî hareketin bereketi ile toplumun etkili bir üyesi olan kadın bir nebze olsun hakettiği konuma kavuştu. Arslan yürekli ve sorumlu kadınlar erkeklerle omuz omuza aziz İran’ı inşa etmeye başladılar, nitekim kendilerini de bilim ve kültür alanında yetiştirdiler ve şimdi siz içinde mümin ve yükümlü kadınlardan oluşan kültürel ve bilimsel cemiyetlerin olmadığı bir kent veya köy göremezsiniz. İslami hareket İslam bereketi ile yüz yıllık yolu bir gecede katedecek şekilde toplumun kadın ve erkek nüfusu arasında büyük değişim yarattı. Bugün İran İslam Cumhuriyeti’nde kadınlar erkeklerle omuz omuza ülkelerini imarlı hale getirmek için çalışıyor. Bunun anlamı hür kadınlar ve hür erkeklerdir, oysa devrik şah döneminde özgürlükler hapis, taciz ve işkence ile sınırlıydı.

İran İslam İnkılabının kadınlar için getirdiği en önemli kazanım, bu kesimin gerçek özgürlüğe kavuşmasıydı. İmam Humeyni -ks- İslam inkılabı sürecinde İslamî hükümette kadınların rolü ve konumu hakkında sürekli soru soranlara verdiği cevapta, İslam Cumhuriyeti kadınların hükümet arenalarında kadınların aktif katılımına zemin hazırlayacağını belirtiyordu. İmam Humeyni -ks- iki yabancı gazetenin muhabirlerinin sorularına verdiği cevapta şöyle diyor: İslam sadece kadınların özgürlüğünü onaylamıyor, aynı zamanda kadınların her açıdan özgür olmalarının temelini atıyor. Kadınlar bir çok alana katılmakta özgürdür. Ancak bu özgürlük şahın istediği anlamda özgürlük değildir.

İmam Humeyni -ks- kadınların İslam Cumhuriyeti nizamında konumları hakkında sorulan bir soruya da verdiği cevapta sosyal iffetin korunması, kadınların özgürlüğünün devam için gerekli olan şartlardan biri olduğunu belirterek şöyle diyor: kadınların devlet erkanında konumu doğru ve hür bir insanın konumudur, ki bu da şimdiye kadar ne kadınlarımız ve ne de erkeklerimizin gerçek anlamda özgür olmadıklarından farklıdır. Bu milletin kadını ve erkeği özgür değildi, baskı altındaydı ve şimdi bundan böyle kadınlar özgürlüğüne kavuşmuştur, fakat iffete aykırı davranmak istedikleri veya maslahata aykırı hareket ettikleri takdirde tabi ki önlerine geçilecektir.

İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonraki yıllarda kadınların sosyal alanlarda ifa ettikleri önemli rollerden biri imar cihadı alanında katılımlarıydı. İmar cihadı kurumu İmam Humeyni’nin -ks- fermanı üzerine ve ülkenin mahrum bölgelerinde yoksulluk ve mahrumiyeti gidermek amacıyla İslamî nizamın ilk yıllarında kuruldu. İmam’ın fermanından sonra kadınlar da erkeklerle omuz omuza sosyal adaleti gerçekleştirmek ve ülkenin mahrum bölgelerinde yoksulluk ve mahrumiyeti gidermek için harekete geçtiler.

İranlı kadınların imar cihadı sürecinde büyük çabalarını takdirle karşılayan İmam Humeyni -ks- bu hareketin takdire şayan ve değerli bir hareket olduğu belirterek şöyle diyor: bu Allah’ın isteğiydi, doğa üstü bir güçtü, hiç bir güç gençleri ve kadınları imar cihadı alanına bu şekilde çekemezdi. O zamana kadar ülkenin işlerine karşı duyarsız olan kadınlar birden meydanlara ayak bastı ve ne kadar güzel çatıştıklarını da gördük. Kalabalık bir kadın grubunun evlerinden çıkıp onlara yardım etmeye geldiğini gören köylüler için bu iş büyük anlam taşıyor.

İranlı kadınlar imar cihadından başka, ülkemiz ecnebi güçlerin saldırısına uğradığı dayatılan sekiz yıllık savaş sırasında da erkeklerle omuz omuza hem savaş cephelerinde ve hem lojistik destek cephelerinde etkili rol ifa ettiler. İmam Humeyni -ks- bu konuda da şöyle diyor: İran fasık süper güçlerin saldırısına uğradığı bir dönemde siz kadınlar cephelerin arkasında mücahitlerimize cephelerde destek veriyorsunuz.

İmam Humeyni -ks- kadınların savaş yıllarından cephelere verdikleri destekleri tarihte eşsiz bir olay niteleyerek şöyle devam ediyor: televizyonda bir kente bir grup kadının oturup cephelerde savaşan gençlerimiz için ekmek yaptıklarını veya bazı şeyleri ambalajladıklarını görünce onur duyuyorum. Siz tarihe bir bakın, tarihin ta başından şimdiye kadar geçen yıllara bakın, hiç bir yerde kadınların ve özellikle genç kadınların gençliklerini yaşamak yerine yaşlılarla birlikte bu şekilde çalıştıklarını ve ordularını desteklediklerini göremezsiniz.

Yoksullara ve muhtaç insanlara yardım etmek, İranlı kadınların sosyal adaleti gerçekleştirme yolunda rol ifa ettikleri bir başka alandır. İmam Humeyni -ks- bu konu da da şöyle diyor: inkılap hareketine katılan kadınlarımızın amellerinin değeri erkeklerin amelinden daha fazlaydı. Onlar erkeklerle tek ses olduklar ve zafer kazandılar ve şimdi de yoksul insanlara yardım etmekte öncü oluyorlar. Bu çok değerli ve paha biçilmez bir iştir.

İmam Humeyni -ks- kadınların toplumun yoksul ve mahrum kesimlerine yardım etmelerini Allah yolunda cihada benzeterek şöyle diyor: bizim kadınlarımız cihat alanında erkeklerle omuz omuza ve hatta onlardan önde hareket ettiklerini ispat ettiler. İranlı kadınlar hem insani cihat ettiler, hem mali cihat yaptılar. Kadınlar hem İslamî harekette öncü oldular hem malını infak etmekte öyle yaptılar. Kadınlar altınlarını ve mücevherlerini yoksullara bağışladılar. Bu işte önemli olan, iyi niyettir. Allah teala Hz. Ali -s- ve ailesinin bir kaç parça ekmek sadaka verdikleri için bir kaç ayet nazil buyurdu. Bu ayetler bir kaç parça ekmek için değildi, işin ihlası içindi, yapılan iş Allah için yapıldığı içindi.

İmam Humeyni -ks- kadınların inkılap ve ülke için cesur evlatlar yetiştirmelerini seçkin bir amel ve iman işareti ve tağuta karşı zafer sebebi biliyor ve şöyle diyor: kadınlarımız bir evladını şehit verdiğinde gelip yine evladım var onları da vatan için İslam için veririm, diyor. Bu şehadettaleplik duygusu bu milleti tağuta karşı zafere ulaştırdı. Bunu yaptıran iman gücüydü.

İmam Humeyni -ks- hava kuvvetleri şehit aileleri ile görüşmesinde İranlı cesur kadınların direnişini takdirle karşıladığını belirterek şöyle diyor: ben sizin gibi cesur ve yüksek moralli kadınlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Hepinizde direniş ruhu besbelli. Siz bu moralle her türlü komploya karşı direniyorsunuz.