Mayıs 17, 2019 17:48 Europe/Istanbul

Bu programda İmam Humeyni’nin -ks- kişiliğini ve siyerini sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Bugünkü sohbetimizi İmam Humeyni’nin -ks- İslam’da ve İran İslam Cumhuriyeti nizamında kadınların siyasi ve sosyal hakları ile ilgili görüşüne ayırdık.

Hatırlanacağı üzere geçen bölümden İslam inkılabının büyük önderi İmam Humeyni’nin -ks- İran’da inkılap yıllarında kadınların sosyal ve siyasi gelişmelerinde rolü, konumu ve yine İran İslam Cumhuriyeti nizamı kurulduğu dönemde faaliyetleri hakkındaki görüşlerinden söz ettik ve dedik ki İranlı kadınlar ülkenin mahrum bölgelerinde yoksulluk ve mağduriyetleri giderme alanında faaliyetleri ve toplumda sosyal adalet ülküsünü imar cihadı faaliyetlerine ciddi katılımları ve yine Irak’ın Baas rejiminin dayattığı savaş yıllarında erkeklerle omuz omuza İslam inkılabı ve getirileri ve ülkenin istiklali ve toprak bütünlüğünü savunma alanında büyük katkıları oldu.

Geçen bölümde ayrıca İmam Humeyni -ks- kadınların inkılapçı gelişmelerde ve ülkenin imar sürecinde ve yine İran’ın coğrafi ve inanç sınırlarını savunmakta erkeklerle eşit düzeyde ve hatta daha yüksek düzeyde rol ifa ettiklerine inandığını ve yine mümin ve inkılapçı kadınların erkekleri çeşitli tehlikeli alanlarda aktif bir şekilde rol ifa etmeye teşvik ettiklerini ve cesur ve mümin evlatlar yetiştirerek inkılaba ve savaş cephelerine sunduklarını beyan ettiğini anlattık.

Günümüz dünyasında kadınların sosyal ve siyasi haklarını savunmak bir çok ülkede geniş kapsamlı bir harekete dönüştüğünden ve bazen de bazı istikbar çevrelerinde bu konu İran İslam Cumhuriyeti nizamı ve bu nizamın kurucusuna karşı propaganda malzemesi yapıldığı ve İran’da kadın hakları ihlal edildiği iddiası ileri sürüldüğü için bugünkü sohbetimizde İran’da kadınların elde ettiği sosyal ve siyasi bazı haklarını örnek vermek ve İmam Humeyni’nin -ks- bu haklarla ilgili görüşünü beyan etmek istiyoruz.

İmam Humeyni -ks- İslam dini kadın haklarını çiğnediğini iddia edenlere gösterdiği tepkide, kadın haklarını savunmakla beraber, İslam dini bu hakların habercisi ve savunucusu olduğunu belirterek şöyle buyuruyor: İslam dini kadınlara yönelik özel inayeti vardır. İslam dini, Arap yarımadasında kadınlar haysiyetini kaybettikleri bir sırada zuhur etti. İslam dini kadınları onurlandırdı. İslam dini kadınları erkeklerle eşit yaptı. İslam’ın kadınlara inayeti, erkeklere gösterdiği inayetten fazladır.

İmam Humeyni -ks- bazı çevrelerin İslam dini kadınları evde kalmaya zorladığı ve İran İslam Cumhuriyeti nizamında kadınların üniversiteye devam etmeleri engellendiği yönündeki iddialarına gösterdiği tepkide, şöyle buyuruyor: Şu propagandalar ve İslam dini zuhur edince kadınlar artık evde oturmaları gerektiği ve kapısına da kilit vurulduğu ve evden çıkmamaları gerektiği gibi laflar İslam’ın adına mal edilen yanlış laflardır. Asrı saadette kadınlar ordularda yer alıyordu, savaş meydanlarına da giderdi. İslam dini üniversitelere karşı değil, üniversitelerin fesadına karşıdır, üniversitelerin geride bırakılmalarına karşıdır, sömürü düzenine bağlı üniversiteye karşıdır. İslam üniversiteye karşıdır. İslam dini medeniyetin hiç bir simgesine karşı değildir ve sizlerden hiç bir kesime muhalefeti yoktur. İslam Peygamberi -s- geldiğinde, kadınlar hiçe sayılıyordu. İslam kadınlara güç verdi. İslam kadınları erkeklerle bir tuttu.

İmam Humeyni’ye -ks- göre kadınlar İslamî toplum ve hükümetin temellerinde önemli rol ifa ediyor ve bu durum kadınlara toplumda insani konumlarını yeniden kazanmalarına vesile oluyor. İmam Humeyni -ks- bazı yabancı gazetecilerin İran milletinin inkılapçı hareketinde İslam Cumhuriyeti nizamının kurulması kadınlara siyasi ve sosyal alanlarda bazı kısıtlamaların gelmesinden kaygı duyulduğu yönündeki sorularına verdiği cevapta, İslam Cumhuriyeti nizamı kadınların sosyal ve siyasi alanlarda rol ifa etmeleri yönünde hiç bir kısıtlama getirmeyeceği şeklinde güvence verdiğini belirtiyor.

İmam Humeyni -ks- Amerika’nın Los Angeles Times gazetesi yazarı Georgi Gayer’in kadınların üniversitelerde erkeklerle karşık sınıflarda ders yapmaları ve aile düzenlemesi gibi durumlarla ilgili sorusuna verdiği cevapta da şöyle buyuruyor: Kadınlar İslamî toplumda hürdür ve üniversiteye, işyerlerine ve meclise gitmelerine asla engel olunmaz. Burada önlenen şey ahlak fesattır ve kadın erkek, her ikisi bu konuda eşittir ve her iki cins hükümetin yasalarına uymak zorundadır.

İmam Humeyni -ks- kadınların haklarını savunmakla beraber, Batılı medya organlarının propagandaları ve baskılarından çekinmeden Batılı ülkelerde kadın hakları olarak tanınan ama İslam açısından kabul edilemez olan özgürlüklere karşı olduğunu beyan ediyor.

İmam Humeyni -ks- hiç bir röportajında kürtaj meselesini kadınların hakkı olan bir durum olarak savunmadı ve İslam dini ve şeriat açısından haram olduğunu beyan etti. İmam Humeyni Hollanda’nın De Volt Grant gazetesi muhabirinin İslam cumhuriyetinde kadın hakları ve kürtaj meselesi ile ilgili sorusuna şöyle cevap veriyor: beşeri hukuk açısından kadınla erkek eşittir ve kadın da erkek gibi kendi kaderine müdahale etme hakkına sahiptir. Gerçi bazı durumlarda kadınla erkek arasında farklılıklar vardır, fakat bunlar onların beşeri haysiyeti ile ilgisi yoktur. Kadının haysiyeti ve şerefi ile çelişmeyen meseleler serbesttir. Ancak kürtaj İslam açısından haramdır.

İmam Humeyni -ks- ayrıca İslam Cumhuriyeti nizamı kurulduktan sonra kadınların çarşaf örtmesi zorunlu hale getirilmesinden kaygı duyduklarını belirtenlere verdiği cevapta İslamî hicabı savunmakla beraber İslamî hicabın sırf çarşaf örtünmekle sınırlı olmadığını belirtiyor. İmam -ks-  Amerikalı uzman Dr. Jim Kukler’le röportajında başta çarşaf örtünmenin zorunlu hale getirilmesi gibi kadınların sosyal haklarının çeşitli boyutları hakkında yaptığı değerlendirmede kadının toplumda bir eşya gibi kullanılmasını eleştiriyor ve İslamî hükümetin risaleti kadınları birer ciddi ve etkili insan yapmak üzere kişiliklerini savunmak olduğunu vurguluyor.

İmam Humeyni -ks- bu konuda şöyle diyor:

Kadın da erkek gibi üniversitede eğitim almak, devlet dairelerinde çalışmak ve seyahat etmek gibi durumlarda serbesttir. Kadının hiç bir zaman erkekten farkı yoktur. Evet, İslam’da kadının başörtülü olması gerekir, fakat bu illa çarşafla olması gerekmez. Kadın başını uygun gördüğü her şeyle örtebilir. Biz ve İslam kadının bir eşya veya bir oyuncak gibi olmasını istemiyoruz. İslam kadının kişiliğini korumak istiyor. İslam kadından etkili ve ciddi bir insan yaratmak istiyor. Biz kadının sırf erkeklerin heveslerine alet olmasına asla müsaade etmeyiz. İslam dini kürtajı haram ilan etmiştir.

Kadınlar için boşanma hakkı da İmam Humeyni’ye -ks- yöneltilen ve hatta yabancı gazetecilerle İmam’ın tartıştığı önemli sorularından biri olmuştur. Günümüzde bir çok Batılı toplumda kadınların boşanma hakkına sahiptir ve bu yüzden İslam dininde boşanma hakkı erkeklere verilmiş olması tartışma konusu olmuştur. Batılı çevreler bu hakkın erkeğe verilmiş olmasını kadınların hakkının çiğnenmiş olmasına yol açtığını ileri sürüyor.

İmam Humeyni -ks- bu konu ile ilgili soruya verdiği akılcı cevapta bir yandan erkeklerin boşanma hakkını savunurken öbür yandan da İslamî nizamda izdivacın hukuki ve şer’i çerçeveleri zemini kadınların bu haktan yaralanmasına hazırladığını belirtiyor.

İmam Humeyni -ks- bazı kadınlarla görüşmesinde şöyle buyuruyor: evlenmek isteyen kadınlar işin ta başından şeriate ve aynı zamanda kendi haysiyetlerine aykırı olmayan bazı hakları talep edebilirler. Örneğin ta baştan erkek ahlaki fesat veya kadına kötü davranmak gibi bir sorunu varsa boşanma için vekalet alabilir. İslam dini kadınlara hak belirlemiştir. İslam dini kadına veya erkeğe herhangi bir kısıtlama getirmişse, onların maslahatı içindir.

İmam Humeyni -ks- ayrıca boşanma hakkı erkeğin elinde olması, İranlı mücadeleci kadınları kaygılandırdığı ve artık hiç bir şekilde boşanma hakları olmadığı ve bazı çevrelerin bu kaygıyı suiistifade ettikleri yönünde kendisine sorulan soruya verdiği cevapta şöyle buyuruyor:

Muhterem kadınlar için kutsal şari kolay bir yol belirlemiş ki boşanma yetkisini kendi ellerinde tutsunlar, şöyle ki akit ve nikah sırasında erkek ahlaki fesat veya kadına kötü davranmak gibi bir sorunu varsa boşanma için vekalet alabilirler. Bu durumda artık kadınlar için hiç bir sorun olmaz ve boşanabilirler.

İslamî hükümette kadınların haklarından biri de nafaka hakkıdır. İslam dinine göre erkek kadının ve çocuklarının geçimini karşılamakla yükümlüdür. Hatta kadın yeteri kadar geliri ve serveti varsa, nafakayı karşılama sorumluluğu erkeğin boynundadır. İmam Humeyni -ks- de bu konu ile ilgili soruya verdiği cevapta, kadının yeteri geliri olması durumunda bile nafakanın kocaya vacip olduğunu vurguluyor.