İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde Suudi savaş ittifakının 24 saat içinde 198 kez Yemen ateşkesini ihlal etmesi, işgalci Siyonistlerin Batı Şeria'nın El-halil kentinde Filistinlilerin evlerini tahrip etmesi gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde İslami Şura meclisi milletvekilinin Bercam nükleer anlaşmasına dair değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyeleri, Bercam nükleer anlaşmasına dönüş durumunda Amerikan tarafından yeterli güvence alınması gerektiğini vurguladı.
İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Ebulfazl Amui komisyonun yaptığı toplantıya atıfta bulunarak nükleer müzakere sürecinin bu toplantıda ele alındığını kaydederek, Avrupa Birliği'nin dış politika koordinatörü aracılığıyla İran İslam Cumhuriyeti ile 4+1 üyeleri arasındaki ilişkilerin devam ettiğine dikkat çekti.
Amui, İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyelerinin bu toplantıda, Bercam nükleer anlaşmasına dönüş durumunda Amerika'dan yeterli güvencelerin alınması yanı sıra yaptırımların kaldırılmasının doğrulanmasının önemini vurguladıklarını belirtti.
İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü, söz konusu toplantıda İran'ın Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS Plus'a üyelik sürecinin de ele alındığını sözlerine ekledi.
...***
İttilaat gazetesinde BM güvenlik konseyinin Irak'ın Dohuk bölgesine saldırıları kınarken, Irak toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasını vurgulaması, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani'nin, İran'ın Ukrayna savaşı ile ilgili duruş ve görüşünün değişmediğini söylemesi gibi haberler göze çarparken, Horasan gazetesinde, Horasan gazetesinde Irak'lı yetkilinin Türkiye'nin Irak topraklarına askeri müdahalesine yönelik açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Irak Savunma Bakanı, Türkiye güçlerinin Irak topraklarının 20 kilometre derinliğine girdiğini duyurdu.
Geçen Çarşamba günü, Türkiye ordusu kuzey Irak'ın Dohuk ilindeki Pereruh tatil beldesini hedef alarak 9 sivili öldürürken, 23'ünü de yaraladı.
Suudi El-Arabiya televizyonunun bildirdiğine göre Irak Savunma Bakanı Cuma Anad, Türkiye'nin Bağdat'ın kuzey Irak'taki Zelikan kışlasından askerlerini çekme taleplerine olumlu yanıt vermediğini ve Türkiye'nin koordinasyonsuz son bombardımanı karşısında şoke olduklarını kaydederek, "Bağdat Ankara'ya Diyarbakır ve Musul'da bir koordinasyon merkezinin kurulmasını önermişti."diye kaydetti.
Cuma Anad, Türkiye'nin Irak'ın Kürdistan bölgesindeki Dohuk vilayetine yönelik son bombardımanda 155 mm'lik ağır toplar kullandığını belirterek, Türkiye'nin Irak'ın içine saldırmak için IŞİD ile savaş durumunu Irak'a saldırmak için suiistimal ettiğini belirtti.
Bu bağlamda Irak Ordusu Genelkurmay Başkanı Abdül Amir Raşid Yarallah da Türkiye'nin Irak Kürdistan bölgesinin birçok bölgesine girdiğine dikkat çekerek, "Türk askerlerinin Irak'ta sayısı artıyor ve birçok bölge işgal ediliyor ve bu bölgelerin sayısı Irak toprakları içinde yüz noktaya ulaştı."ifadesini kullandı.
...***
Cam-ı Cem gazetesinde Filistin gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Radikal Siyonistler bir kez daha Mescid-i Aksa'ya geniş saldırı çağrısında bulundu.
Mescid-i Aksa, sürekli Siyonist ordunun desteği ve korumasıyla gerçekleştirilen Siyonist yerleşimcilerin saldırılarına şahit oluyor.
Filistin Enformasyon Merkezi'nin bildirdiğine göre "Tapınak grupları " olarak bilinen Siyonist yerleşimci gruplar, sözde "Tapınak'ın yıkılışının yıl dönümü"nde bir kez daha yerleşimcilerden işgal altındaki Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya saldırmalarını istedi.
Siyonist yerleşimci gruplar, sosyal medyada aşırılık yanlısı yerleşimcilerden Mescid-i Aksa'ya geniş çapta saldırmalarını ve Mescid-i Aksa'nın avlularında Yahudi ayinlerini gerçekleştirmelerini istedi.
Radikal Siyonist grupların söz konusu çabaları uluslararası kurum ve kuruluşların bile Mescid-i Aksa'nın İslami kimliğini vurguladığı bir dönemde dikkat çekiyor.