İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde, Aşura günü münasebetiyle İslam dünyasında görkemli Hüseyni yas törenleri düzenlenmesi, Filistin İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad Nahale'nin, Gazze'de ateşkes sağlandığını belirterek İşgal güçlerinin Gazze'de bir metre bile ilerleyemediğini vurgulaması gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde Filistin gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Siyonist rejimin Filistin direniş güçlerinin roket saldırısı karşısında diz çökmesinin ve Gazze'de ateşkesin sağlanması ardından Lübnan’ın el-Bena gazetesi direniş gruplarının bu başarısını "İslami Cihadın tarihi zaferi ve Siyonist projenin tamamen yenilgisi” şeklinde yorumladı.
Lübnan el-Bena gazetesinde konuyla ilgili değerlendirme yazısında şu ifadelere yer verildi: Güç dengesindeki bariz eşitsizliği göz önünde bulundurarak ve ABD ve müttefiklerinin bölgedeki işbirliği ve istihbarat desteğine ve bölgeyi yok etme projesi için önceki planlamaya ragmen, İslami Cihad hareketi ve onun askeri kolu, yani Kudüs Tugayları, tarihi bir zafer kazanmayı başardı.
Gazete yazısının devamında şu ifadelere yer Verdi: İşgal altındaki toprakların derinliğini hedef alan ve Bengorion havaalanında trafiğin kesilmesine neden olan İslami Cihad ve Kudüs Tugayları'nın roketleri, Tel Aviv sakinlerini dehşete kapılması ve sığınaklara kaçmasına yol açtı. Siyonst yerleşimcilerin kaçışı, Siyonist silahlı grupların Suriye savaşındaki yenilgisinden sonra eli boş ve mağlup olarak üslerine döndükleri günü hatırlattı. Bugün, bu savaşta hayal kırıklığına uğrayan işgalci İsrail ordusunun elebaşları, caydırıcı ve savunma gücünden gurur duydukları Demir Kubbe kalkanını restore etmeye çalışıyorlar, çünkü ağır hasar gördü.
...***
İttilaat gazetesinde Siyonist medyanın Gazze saldırısını rejim İçin skandal bir yenilgi olarak nitelendirmesi, Lübnan Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah'ın, Siyonistlerin daha fazla direnme gücü olmadığı ve direniş güçlerinin kendi şartlarını dayatma yeteneğine sahip olduğunu vurgulaması gibi haberler göze çarparken, Cevan gazetesinde Filistin gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Filistin Ulusal Girişim Hareketi Genel Sekreteri Mustafa Bergusi, Siyonist düşmanın Gazze Şeridi'ne yönelik son saldırısında askeri bir zafer elde edemediğini ve bu savaşın gerçek kazananının Filistin halkı olduğunu belirtti.
El Cezire'ye verdiği röportajda Bergusi, söz konusu saldırılarda her bir günün Siyonist rejime 45 milyon dolara mal olduğunu kaydederek, şöyle dedi: Ateşkes anlaşması kırılgan ve Siyonistler bunu mümkün olduğunca ihlal edecekler, ancak sonunda direniş güçleri taleplerini yerine getirdiler.
Bergusi açıklamasını şöyle sürdürdü: Gazze'de, Batı Şeria'da, 1948'de işgal edilen Filistin topraklarında ve yurtdışında yaşayan halk ve Filistinliler, direniş güçlerine her şekilde desteklerini ilan ettiler.
ABD ve İngiltere'nin İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırganlığını destekleme konusundaki tutumunu da eleştiren Bergusi, bunun söz konusu ülkelerin Siyonist rejimin suç ortağı olduğu gerçeğini gösterdiğini belirtti.
Siyonist rejim geçen cuma akşamından itibaren Gazze Şeridi'nin farklı bölgelerine hava ve topçu saldırılarına başlarken, 15'i çocuk, 2'si kadın olmak üzere 44 kişi şehit düştü ve 360'tan fazla kişi de yaralandı.
...***
Hemşehri gazetesinde İslam Cihat Hareketi sözcüsünün Siyonistlerin son saldırısına dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
İslami Cihad Hareketi’nin askeri kanadı sözcüsü Ebu Hamza, mücahit Filistin halkının savaşta dökülen her damla kanıyla gurur duyduklarını ifade etti.
Ebu Hamza, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, ahmak düşmanın kan kaybetmesine yol açan füze saldırılarının ellerindeki imkanların sadece küçük bir kısmı olduğunu, düşmana acı verecek ve Filistin halkını sevindirecek birçok sürprizi daha sonraya sakladıklarını söyledi.
Ebu Hamza, Gazze Şeridi yakınlarında kurulu Yahudi yerleşkelerini yaşamaya elverişsiz alanlar haline getirme sözü vererek, işgalcilere ait çok daha uzaklardaki hedeflere saldırılar düzenleyebileceklerini belirtti.