Ortadoğu gelişmeleri
Geçen hafta Filistin’de gelişmeler, uzlaşma müzakerelerinin yeniden ihya edilmesiyle ilgili çabaların etkisi altında kaldı ve bu tür müzakerelerin Filistin milleti direnişini arttırdığı bir sırada ne denli faydasız olduğunu ortaya koydu.
Filistin gelişmelerinden sonra bir de Yemen, Suriye ve Irak gelişmelerine şöyle bir göz atmak istiyoruz
Geçen hafta Filistin gelişmelerinde Filistin özerk teşkilatından bazı yetkililerin uzlaşma müzakerelerinin hiç bir faydası olmadığını itiraf ettiğine şahit oldu. Filistin Dışişleri Bakanı Riyad Maliki, korsan rejim İsrail ile tam 24 yıl uzlaşma müzakerelerini sürdürdükten sonra yaptığı açıklamada, bu rejimle müzakere etmenin faydasız olduğunu kaydetti.
Riyad Maliki, İsrail rejimi son 24 yıllık müzakerelerin sırasında Filistin milletini katletmeyi, Kudüs’ü yahudileştirmeyi, siyonist yerleşke inşaatını ve Filistinlilerin evlerini bahçelerini yıkmayı sürdürdüğünü belirtti.
Bilindiği üzere geçen hafta Fransa yönetiminin öncülüğünde ve Filistin uzlaşma müzakerelerini çıkmazdan kurtarmak amacıyla Paris’te bir zirve gerçekleşti. Zirvenin amacı Filistin uzlaşma müzakerelerini nasıl çıkmazdan kurtarmayı masaya yatırma şeklinde açıklandı. Ancak Batılıların uzlaşmacı hareketliliği, Fransa’nın hazırladığı yeni sözde barış planında Filistin milletinin anavatanına geri dönüş hakkı ve Filistinli esirlerin derhal serbest bırakılmaları gibi bir çok temel hakkı göz ardı edildiği bir sırada gündeme geliyor, öyle ki bu durum hatta uzlaşmadan yana olan Filistinlileri bile tepkiye zorladı.
Öte yandan uzlaşma müzakerelerinin yeni turunun olumsuz sonuçlarını daha müzakereler başlamadan gün ışığına çıkaran bir başka nokta ise, katil rejimin Filistin milletine karşı zulüm ve cinayetlerini şiddetlendirmesiydi, ki bu da Filistin milletine uzlaşma müzakerelerinin onların hiç bir derdine deva olamayacağını gösterdi. Bu yüzden Filistinli gruplar yeni tur uzlaşma müzakereleri başlamadan önce bu müzakerelerin de önceki müzakereler gibi yenilgiye mahkum olduğunu ve Filistin ülküsünü gerçekleştirmenin tek yolu direnişi sürdürmek olduğunu belirtmeye başladı.
Bu şartlarda Filistin milleti de uzlaşma müzakerelerine hayır diyerek direnişi gündemlerinde aldılar. Bu durum siyonist rejim ve hamilerine, Filistin milleti onların şom emellerine karşı asla teslim olmayacaklarına dair açık ve net bir mesaj oldu. Filistin milleti siyonistlere Filistin topraklarını işgalden kurtarıncaya dek yerlerinde durmayacakları mesajını verdi.İşgal altındaki Filistin’de geçen Ekim ayında başlayan üçüncü Filistin intifadası tüm hızıyla sürüyor.
En son Filistinli gençler kullandıkları araçla Kudüs’te siyonist askerlerin kurduğu kontrol noktasına saldırarak bir askeri ağır bir şekilde yaraladı.
Aracı kullanan Filistinli gencin olay yerinden kaçmayı başardığı, ağır yaralanan askerin hastaneye kaldırıldığı belirtildi.
Filistin’de 1 Ekim 2015’te başlayan Kudüs intifadası sırasında şimdiye kadar 215 Filistinli şehit düştü, 35 siyonist de helak oldu.
Korsan İsrail Bakanları ve diğer bazı yetkilileri, iki Filistinli gencin birlikte Tel aviv’de düzenledikleri operasyona kesin tepki verilmesini istiyor.
Amcaoğlu iki Filistinli genç Çarşamba günü Tel aviv’de korsan İsrail savaş Bakanlığı binasının yakınında düzenledikleri operasyonda 4 siyonisti helak etti, bir kaç siyonisti de yaraladı.
Siyonistleri hayrete ve paniğe sürükleyen bu operasyonun Filistin’de şimdiye kadar eşi görülmemiş bir operasyon olduğu, çünkü operasyonu yapan iki Filistinlinin hiç bir direniş grubuna bağlı olmadıkları ve bu da siyonistleri ürküttüğü belirtiliyor.
Geçen hafta Irak ordusu ve halk güçlerinin tekfirci teröristlere karşı düzenledikleri operasyon bölge medyasında geniş yankı buldu ve Irak’ın gelişmelerini etkiledi.
Irak Bedir kurumu Başkanı Hadi Ameri ise Irak’ta savaşın önceliği Felluce’yi kurtarmaktan ibaret olduğunu belirtti.
Irak savaşının en önemli önceliği Felluce’nin kurtuluşu olduğunu kaydeden Hadi Ameri, Başbakan Haydar İbadi’den Felluce operasyonu tamamlanmadan Irak’ta başka bir cephe açmamasını istedi. Ameri, Kereme ve Saklaviye bölgeleri kurtarıldıktan sonra Iraklı güçlerin şu anda Felluce kapılarına geldiklerini ve kenti sivillerden boşaltarak kurtuluşuna zemin oluşturmayı umduklarını kaydetti.
Felluce’de tekfirci IŞİD terör örgütünde yenilgi izleri görülmeye başladıkça, Ninova eyaleti konseyi üyesi Gazvan Davudi de Felluce’den sonra sıra Musul’da olduğunu ve bu kent de IŞİD teröristlerinden temizleneceğini belirtti.
Davudi, şu anda Irak ordusu ve halk güçlerin Felluce’yi IŞİD işgalinden kurtarmakla uğraştığını ve bu yüzden Musul’u kurtarma operasyonu başlamadığını kaydetti. Davudi, Kuzey Iraklı peşmerge güçlerin şimdiye kadar Ninova çölünde 8 köyü kurtarmayı başardıklarını belirterek, Musul’u kurtarma operasyonuna başlamak üzere Ninova operasyon merkezine bir zırhlı tugay katıldığını kaydetti.
Ninova eyaleti konseyi üyesi Davudi, Musul’u kurtarma operasyonu daha fazla askeri güç ve imkanlar gerektirdiğini ifade etti.
Felluce’yi kurtarma operasyonu yaklaşık üç hafta önce Başbakan Haydar İbadi talimatı üzerine başladı. Bu operasyona Irak ordusu, halk güçleri ve Anbar eyaletinin aşiretleri katılıyor.
Bu arada Irak Dışişleri Bakanı İbrahim Caferi Irak halk güçleri Haşedul Şaabi’nin tekfirci IŞİD terör örgütü ile mücadeleye katılmasını takdirle karşıladıklarını belirtti.
Iraklı güçlerin Felluce sahasında büyük zaferlere imza attıklarını belirten Caferi, Haşedul Şaabi hareketi savaş sırasında şerefli bir tutum sergilediğini, fakat mevcut hassasiyetleri artırmamak için Felluce’ye girmediklerini ve böylece düşmanlara suiistifadede bulunmalarına mahal bırakmadığını kaydetti.
Geçen hafta Arabistan’ın Yemen topraklarına saldırılarını sürdürmesi ve BM’nin Suud rejiminin cinayetlerine karşı pasif tutumu, bölgede ve dünyada tepkilere yol açtı.
Geçen hafta Arabistan ve başını çektiği ittifak Yemen topraklarına saldırılarını sürdürmesine karşın adının BM çocuk haklarını ihlal eden ülkelerin listesinden çıkarılması da büyük yankıya neden oldu.
Arabistan savaş uçakları ve bu rejimin başını çektiği ittifakın üyelerine bağlı savaş uçakları gece gündüz demeden Yemen milletini ve çocukları ve kadınları katliam ettiği bir sırada BM genel sekreteri Ban Ki Moon Arabistan ve başını çektiği ittifakın adını çocuk haklarını ihlal eden ülkelerin listesinden çıkardığını açıkladı. Ban Ki Moon daha sonra da tehdit altında kaldığı için Arabistan’ın adını çocuk haklarını ihlal eden ülkelerin listesinden çıkarmak orunda kaldığını açıkladı.
BM genel sekreteri Ban Ki Moon geçen Perşembe günü Arabistan’ın adını çocuk haklarını ihlal eden rejimlerin listesinden çıkardıktan sonra yaptığı açıklamada bu karar, hayatında aldığı en acı ve en zorlu karar olduğunu belirtti.
BM geçen hafta Arabistan ve başını çektiği ittifakın adını Yemen savaşı yüzünden çocuk haklarını ihlal eden rejimlerin listesine almıştı. Ban Ki Moon raporunda Arabistan rejimi 2015 yılında Yemen’de ölen çocukların %60 kadarının ölümünden sorumlu olduğunu belirtti. Moon aynı raporda Arabistan’ın Yemenli çocukların haklarını çiğnemesini asla kabul edilemez nitelemişti.
BM genel sekreteri Arabistan’ın adını bu listeden çıkarma konusunda yaptığı açıklamada ise, Suud rejimi kendisini BM’ye verdiği mali desteği kesmekle tehdit ettiğini ve bu yüzden kendisi çok zor durumda kaldığını ve Arabistan’ın adını çocuk haklarını ihlal eden rejimlerin listesinden çıkarmak zorunda kaldığını ifade etti.
Gerçekte BM’nin imajı son yıllarda oldukça geriledi, öyle ki Arabistan gibi insan haklarını daha doğru düzgün tanımlayamayan bir ülke sırf BM’ye daha fazla dolar yardımında bulunduğu için Arabistan gibi bir rejime boyun eğmesi gerekiyor.
Yemen gelişmeleri ile ilgili bir başka önemli konu, Suud rejiminin Yemen barış müzakerelerinde sabotaj yapmasıydı. Nitekim bu müzakerelerin başlaması üzerinden 7 hafta geçtiği bir sırada müzakere tarafları hiç bir temel konu üzerinde anlaşamadığı gözleniyor.
Ve son olarak Suriye’de geçen hafta gelişmeler, yeni tur barış müzakerelerinin ne zaman başlanacağının açıklanmaması ve Suriye ordusu ve halk güçlerinin bazı bölgeleri teröristlerden temizlemeleri ve İran, Rusya ve Suriye’nin terörle mücadele konusunda üçlü zirve gerçekleştirmelerinden ibaretti.
Geçen hafta BM Suriye temsilcisi Stephan de Mistura, Suriye barış müzakerelerinin yeni turu şimdilik Cenevre’de düzenlenmeyeceğini belirtti. De Mistura, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Suriye’de tüm taraflar siyasi geçiş anlaşmasının tüm maddelerini kabul etmedikleri müddetçe yeni müzakere düzenlenmeyeceğini belirtti.
Geçen hafta Suriye ordusunun Rakka eyaletinde ilerlemesi devam etti. Suriye ordusu Rakka eyaletinin batısında Tabaka kentine askeri operasyon düzenledi ve bu bölgeyi ele geçirdi.
Geçen hafta İran, Rusya ve Suriye Savunma Bakanları’nın Tahran’da düzenledikleri üçlü zirvede bölgenin kritik şartları ve ABD ve İsrail ve bazı terör hamileri ülkelerin yayılmacı politikalarına değinen General Dehgan, bugün İran bölgede istikrar ve güvenlik limanı olduğunu belirtti.
General Dehgan, İran İslam Cumhuriyeti bölgede tekfirci ve siyonist terör akımları ile mücadeleye devam edeceğini vurguladı.
İran Suriye krizinin ancak Suriyeli tarafların müzakere etmesiyle çözümlenmesinden yana olduğunu belirten General Dehgan, İran teröristlerin yeniden güçlenmesine yol açacak ateşkesi kabul etmediğini kaydetti.015