İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ve Büyükelçisinin, işgalci güçlerin Suriye halkının doğal kaynaklarını çalmasını kınaması, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın, AB Dış Siyaset Sorumlusu ile görüşmesinde nükleer anlaşma kapısının sonsuza dek açık kalmayacağını vurgulaması gibi haberler ön plana çıkarılırken, Kudüs gazetesinde Suriye gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde şunları okuyoruz:
...***
Suriye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi, Batı ve ABD'nin Suriye'ye yönelik yaptırımlarının ve tek taraflı eylemlerinin bu ülke insanlarının yaşamları üzerindeki feci etkilerine değinerek, Suriye'deki insani krizin çözümünün ancak ve ancak BM Güvenlik Konseyi'nin bu insanlık karşıtı hareketleri durdurmak için derhal harekete geçmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.
Suriye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Besam Sebah, Güvenlik Konseyi toplantısında Suriye'nin siyasi ve insani sorununa ilişkin açıklamalarda bulunarak şöyle dedi: Suriye'deki insani krizi çözmek, Güvenlik Konseyi'nin Suriye egemenliğinin tekrarlanan ihlallerini durdurmasını ve Suriye milletine karşı uygulanan yasadışı yaptırımları derhal ve koşulsuz olarak kaldırmasını gerektiriyor.
Suriyeli yetkili, insani yardım vakalarının siyasallaştırılması ve Suriye doğal kaynaklarının Amerikan işgal güçleri tarafından sistematik olarak yağmalanmasına ve Türkiye'nin Suriye'deki sorumsuz eylemlerine karşı Güvenlik Konseyi üye ülkelerine sessizliklerini bozmaları çağrısında bulundu.
Suriye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi, Suriye'nin yüz yüze olduğu asıl tehditleri şöyle sıraladı: Bu tehditlerden en önemlisi, terör tehdidi, ABD ile Türkiye'nin Suriye'nin bazı bölgelerindeki yasadışı askeri varlığı ve Siyonist rejimin Suriye'deki hayati tesislere yönelik tekrarlanan saldırılarının yoğunlaşmasıdır. Suriye'deki insani krizin ağırlaşması ve bu ülke için insani yardım planının uygulanmaması, yasadışı ve tek taraflı zorlayıcı önlemlerin olumsuz sonuçları, Suriyelilerin topluca cezalandırılmasından başka bir şey değildir.
...***
İttilaat gazetesinde Rusya'nın Birleşmiş Milletler Büyükelçisinin, Siyonist rejimin Suriye'ye yönelik saldırılarını kınaması, İran'da Mossad casusluk şebekesinin çökertilmesi gibi haberler göze çarparken, Cevan gazetesinde Hamas'ın Siyonist rejime uyarısını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde şunları okuyoruz:
...***
Hamas hareketinin siyasi bürosunun bir üyesi, Siyonist rejimi Mescid-i Aksa'yı tehdit etmenin sonuçları konusunda uyardı.
Hamas hareketinin siyasi büro üyesi Halil el-Hayye, şöyle dedi: Kudüs, Siyonist projeye karşı İslam ümmetinin birlik unsurudur ve Kudüs halkının duruşuna saygı duyuyoruz. Mescid-i Aksa'nın zaman ve mekân açısından bölünmesine asla izin vermeyeceğiz. Siyonist rejimi pusuda bekliyoruz. Kudüs’ün Kılıcı Savaşı Mescid-i Aksa’yı savunma konusundaki öfkemizin bir şahididir ve bu, onlarca kez tekrarlanabilir. Biz asla kimseden korkmuyoruz, aşırılık yanlısı Siyonist Ben Gvir’in Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılarının sonuçlarından işgalciler sorumludur. Mescid-i Aksa'ya yönelik herhangi bir tehdit bölgenin patlamasına neden olacak ve bunun bedelini işgalciler ödeyecektir. Herkesin görevi, işgalcilerin takip edilmesine ve Filistin topraklarından çıkarılmasına yol açacak pozisyonlar almaktır.
...***
Hemşehri gazetesinde Suriye dışişleri bakanlığının Filistin'li esirlere destek bildirisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde şunları okuyoruz:
...***
Suriye Dışişleri Bakanlığı, Siyonist rejim tarafından tutulan Filistinli esirler ile dayanışma ilan ederek korsan rejimin esirlere yönelik yasadışı eylemlerini kınadı.
Suriye Dışişleri Bakanlığı, twitter sayfasından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Suriye, işgalci Kudüs rejiminin cezaevlerindeki Filistinli esirlerin haklarının, özellikle de sağlık hizmetleri hakkının sürekli olarak ihlal edilmesini kınıyor. Uluslararası ve insani hukukun açık bir ihlali olan bu haktan mahrum bırakılmak, çok sayıda Filistinli tutsağın şehit olmasına yol açmıştır, bunlardan sonuncusu şehit Nasır Ebu Hamid'dir.
50 yaşındaki Filistinli esir Nasır Ebu Hamid, Siyonist rejimin kasıtlı tıbbi ihmali nedeniyle uzun süredir kanserle mücadele ettikten sonra vefat etti.