İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde İslami İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami'nin KOEP müzakerelerinde yeni şartları dayatan taraf İran değil de ABD olduğunu, bugünlerde çeşitli mesajlar göndererek müzakereleri sürdürmeye hazır olduğunu duyurduğunu vurgulaması, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un, İran’ın nükleer programıyla ilgili olarak herhangi bir alternatifin olmadığını açıklaması gibi haberler göze çarparken, Kudüs gazetesinde İran'lı diplomatın ABD'nin Afganistan siyasetlerine dair değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde şunları okuyoruz:
...***
İran'ın Kabil Büyükelçisi Hasan Kazımi Kumi, basın mensuplarına yaptığı açıklamada; "Amerikalılar terörle mücadele bahanesiyle Afganistan’ı işgal ettiler, ancak asıl amaçları Afganistan’ın çevresindeki ülkeleri kontrol altına almaktı."dedi.
Hasan Kazımi Kumi, "Afganistan’ı işgal etmek için ilk önce terörizm ve El Kaide'nin varlığını gerekçe gösterdi. Halbuki El Kaide 11 Eylül olaylarından sonra Afganistan'a gelmişti."ifadesini kullandı.
Kazıni Kumi, IŞİD'in Afganistan'daki varlığına değinerek, "IŞİD'i Afganistan'a Amerikalılar getirdi, IŞİD'in Musul Üniversitesi'nde de bir günde binden fazla üniversite öğrencisini nasıl katlettiğini gördük. ABD vekalet savaşıyla Afganistan'daki planlarını ilerletmeye çalışıyor."diye kaydetti.
...***
İttilaat gazetesinde İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın, Umman ziyaretinin verimli geçtiğini vurgulaması, Tahran Cuma Namazı Hatibi Hüccetülislam Kazım Sıddiki'nin İran halkının Şehit Süleymani'nin yolunda ilerlemeye devam edeceğini vurgulaması gibi haberler ön plana çıkarılırken, Horasan gazetesinde Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye'nin Filistin gelişmelerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde şunları okuyoruz:
...***
Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye, Siyonist rejimin Batı Şeria'daki yerleşke inşasının artması konusunda uyarıda bulunarak, bu yerleşke inşaatının direnişin artışıyla karşı karşıya kalacağını söyledi.
İsmail Haniye şu ifadelerde bulundu: Filistin milletinin Siyonist rejimin yeni kabinesinin öncelikleri karşısındaki önceliği direniş ve birliktir. Yerleşke inşası, direnişin artışıyla karşı karşıya kalarak direnişin kapsamı büyüyecek ve yerleşimcilerin Filistin topraklarından kökünün kazınması için tüm imkanlarla baskı uygulanacaktır. Mevcut kabine başta olmak üzere işgalci rejim liderleri ve kabinelerinin siyasi ve fikri eğilimlerinin ve yaklaşımlarının genel durumda gerginliğe neden olduğunu herkes biliyor. Filistin halkı, özellikle Batı Şeria ve işgal altındaki Kudüs'te, yenilikçi savunma ve direniş yöntemlerini kullanmaya devam edecektir. Siyonist rejimin tehditleri milletimizi korkutmayacak ve milletimiz, yerleşimcilerin topraklarımızdan çıkması için tüm sınırları aşarak işgalci rejimi şaşırtacaktır.
...***
Hemşehri gazetesinde Yemen gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde şunları okuyoruz:
...***
Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Dışişleri Bakanlığı, Suudi-Amerikan koalisyonunun Yemen halkına dayattığı savaş ve kuşatmayı savaş suçu olarak nitelendirdi.
Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin el-Azizi yaptığı açıklamada şunları söyledi: Tüm uluslararası yasalara göre işgalci Suudi-Amerikan koalisyonunun Yemen halkına dayattığı savaş ve kuşatma insanlığa karşı bir suçtur ve savaş suçudur.
Hüseyin el-Azizi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Güvenlik Konseyi ve Avrupa ülkelerini bu suçların ortağı olarak nitelendirerek şöyle dedi: Bu suçlar işgalci ülkelerin doğal hakkıymış gibi davranıyorlar.
Suudiler 8 yıl önce Yemen'i işgal ederek yoksul komşularına karşı yıkıcı bir savaş başlattı. Bu süre içinde binlerce Yemen'li hayatını kaybederken, on binlercesi yaralandı ve yüz binlercesi mülteci durumuna düştü.
Birleşmiş Milletler'in arabuluculuğuyla 2 Nisan’da Yemen’de ateşkes sağlandı ve bugüne kadar iki kez uzatılan ateşkes ekim ayında iki ay daha uzatılacaktı. Ancak Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümetinin anlaşmaya dayalı taleplerinin yerine getirilmemesi, bu anlaşmanın şimdiye kadar uzatılmamasına neden oldu.