Şubat 12, 2016 10:46 Europe/Istanbul

Türkiye’nin geçen haftaki en önemli gelişmelerini gözden geçireceğiz.

Bugünkü sohbetimize Türkiye'nin güney doğusunda tırmanan çatışmalar ve bu bölgeye hakim olan durumu ele alarak başlamak istiyoruz.

Geçen hafta Cizre’de güvenlik güçlerinin bir binanın bodrumuna girerek 60'a yakın kişiyi "etkisiz hale getirdiğini" duyurdu. İlk duyurulduğunda 60 olarak bildirilen ölü sayısı, daha sonra 30'dan fazla diye değiştirildi.

Şırnak Valiliği'nden operasyonla ilgili yapılan açıklamada ise, "İlimiz Cizre ilçesinde PKK mensuplarına yönelik devam eden operasyonda, 10 terörist etkisiz hale getirilmiştir" denildi. Cizre'de güvenlik güçlerinin operasyonlarının sürdüğü belirtildi.

Cizre'deki HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız, ölümlerle ilgili olarak korkunç açıklamalarda bulundu. "Yanmış halde bulundular" diyen Sarıyıldız, cenazelerin bedenlerinde kurşun izi olmadığını söyledi.

Geçen hafta Türkiye İnsan Hakları Vakfı yayınladığı raporda, 16 Ağustos 2015 ile 21 Ocak 2016 arasındaki sokağa çıkma yasakları sırasında en az 198 sivilin hayatını kaybettiğini, ölenlerin 39'unun ise çocuk olduğunu bildirdi.

Bu rapora göre Cizre ve Sur ilçelerinde sokağa çıkma yasağı ve operasyonlar sürüyor. Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı beş ayda, 30’u çocuk 198 sivil öldürüldü. Sokağa çıkma yasağı toplam 340 gün uygulandı.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı raporunda Türkiye silahlı kuvvetler ve güvenlik güçlerinin tank ve ağır silahlardan yararlanarak bölgede bulunan PKK militanlarını bölgeden çıkarmayı başardıkları belirtilmiştir.

Öte yandan TSK tarafından yapılan yazılı açıklamada bu çatışmalar boyunca Sur ilçesinde 153 ve Cizre ilçesinde ise 571 PKK üyesinin etkisiz hale getirtildiği belirtilmiştir.

Geçen hafta Ekvator Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşma yaptığı bir enstitüde (IAEN) yaşanan olaylar nedeniyle Türkiye’nin Quito Büyükelçisi’ni Bakanlığa çağırdı.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Fernando Yepez, Büyükelçi Korkut Güngen’in çağrıldığına işaretle “Türk güvenlik görevlilerinin orantısız tepkisinden ve Ekvador vatandaşlarına karşı güç kullanmasından duyduğu derin rahatsızlığını ve tepkisini” dile getirdi.

Olaylarla ilgili Türk hükümetinden açıklama talep eden Fernando Yepez, yaşananların “IAEN salonunda ve dışarıda bulunan insanların bütünlüğüne yönelik saldırılar” olduğunu ifade etti.

Ekvador Cumhurbaşkanı bu olaya gösterdiği tepkide Erdoğan'ın korumalarının Ekvador topraklarında hiçbir tepki verme hakkına sahip olmadığını belirterek, Türkiye Büyükelçisi'nin Dışişleri Bakanlığı'na çağrılmasından asıl amacın Erdoğan'ın korumalarının Ekvatorlu protestoculara karşı müdahalesi olduğunu belirtti.

Geçen hafta Türkiye Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Hacettepe Üniversitesi ile yaptığı bir çalışma, kadınların gördüğü şiddette artış yaşandığını ortaya koydu.

Evli kadınların yüzde 38'i hayatının herhangi bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Lise mezunu kadınların dörtte biri, üniversite ve üzeri eğitimi olan kadınların ise beşte biri şiddet görüyor. Yüksek refah düzeyindeki kadınların yüzde 31'i şiddet altında yaşıyor. Yüzde 25'i ise ‘ekonomik şiddet' mağduru, yani eşleri çalışmasına izin vermiyor. Ayrıca üçte birinin eğitimi veya çalışması eşleri dışındaki kişiler tarafından engelleniyor. Söz konusu raporun üniversitelerin ilgili bölümlerine gönderildiği öğrenildi.

Geçtiğimiz hafta AB, Türkiye yönetiminden, sınırlarını, Suriyeli göçmenlere açmasını istedi.

Türkiye, Öncü pınar sınır kapısında toplanan göçmen sayısının önemli ölçüde artmasına rağmen bu kapısını geçen Cumartesi günü kapalı tuttu.

Kilis Valisi Süleyman Tapsız, Suriye rejim güçlerinin Halep'e yönelik başlattığı operasyonun ardından 30-35 bin kişinin Türkiye sınırına geldiğini söyledi.

Öncü Pınar'ın karşısında Suriye tarafında 9'uncu kampın da kurulduğunu hatırlatan Tapsız, "Dolayısıyla onları Türkiye'ye alma gibi bir ihtiyacımız şu anda yok" dedi.

AB Dış Siyaset Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Türkiye’ye mali desteklerinden amacın, Ankara’nın savaştan kaçan Suriyelilere ev sahipliği yapması ve barındırması olduğunu ifade etti.

  

Geçen hafta Türkiye başbakan yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin, Suriye'nin etnik ve mezhebi olarak parçalanmasına karşı olduğunu iddia etti.

Numan Kurtulmuş yaptığı açıklamada, Türkiye'nin, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve hakimiyetinin korunmasından yana ülkeler arasında olduğunu iddia etti.

Kurtulmuş, Türkiye'nin 2.5 milyondan fazla Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaptığını belirterek, Türkiye'nin bir an önce Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönmelerini ve Suriye'de huzur ve istikrar istediğini söyledi.

Bu arada Türkiye'de bazı çevreler ise Türkiye hükümetinin başta IŞİD olmak üzere terörist gruplara silah ve diğer yardımlardan dolayı hükümeti sert dille eleştirmekteler.

Geçen hafta Türkiye Ekonomi Bakanlığı, 2016 yılı Ocak ayı ihracatına ilişkin açıklama yaptı. İhracatçı Birlikleri kayıtlarına göre, Türkiye’nin 2016 yılı Ocak ayı ihracatı 2015 yılının aynı ayına göre yüzde 14,4 oranında azalarak 9 milyar 208 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2015 Şubat-2015 Aralık dönemi TÜİK ve 2016 yılı Ocak ayı TİM ihracat rakamlarına göre son 12 ayda toplamda 140,8 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştirildiği belirtildi.

Ocak ayında geçen senenin aynı dönemine göre sanayi ürünleri ihracatı yüzde 13,3 oranında azalarak 7 milyar 513 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiği belirtilen değerlendirmede, “Ocak ayında geçen senenin aynı dönemine göre tarım ürünleri ihracatımız yüzde 19,7 oranında azalarak 1 milyar 459 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Ocak ayında geçen senenin aynı dönemine göre madencilik ürünleri ihracatımız yüzde 14,5 oranında azalarak 236 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak ayında gerçekleştirdiğimiz ihracat rakamlarına göre; sanayi ürünleri grubunun toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 81,6, tarım ürünlerinin payı yüzde 15,8, madencilik ürünlerinin payı ise yüzde 2,6’dır” denildi.

Geçtiğimiz hafta TÜRK Hava Kuvvetleri’nin, Kuzey Irak’ta PKK hedeflerine yönelik hava harekatlarının aralıksız devam ettiği bildirildi. 

Askeri kaynaklardan edinilen bilgiye göre 3 Şubat’ta Kandil’e yönelik yoğun hava harekatından sonra 4 Şubat Perşembe günü de Kuzey Irak’ta 4 ayrı yerde PKK hedeflerine hava harekatı düzenlendi.

Perşembe günü sabah saatlerinde Avaşin-Basyan’da PKK’ya ait sığınak, barınak, silah ve mühimmatın depolandığı mağaralar vuruldu. Aynı gün öğleden sonra Gara ve Hakurk’a yapılan taarruzlarda da PKK hedefleri imha edildi. Her iki operasyona Diyarbakır ile Malatya-Erhaç’taki üslerden kalkan F4E-2020 (Terminatör) ile F-16’lar (Savaşan Şahin) katıldı.

Geçen hafta Suriye ordusu ve halk güçlerinin ülke içinde terör örgütlerine yönelik özellikle Halep çevresinde önemli kazanımlar elde etmesi ve teröristlerin Türkiye sınırlarına yönelmesi ardından Türkiye silahlı kuvvetlerinin sınır bölgelerinde teyakkuza geçirildikleri bildirildi.

Türkiye basınında çıkan haberlere göre Türkiye güvenlik güçlerinin zırhlı araçlarla devriyelerini arttırdığı sınır bölgesinde, sivil araçların bazı yollara girmesine izin verilmiyor. 5. Zırhlı Tugay Komutanlığına bağlı Köprübatı Karakolu çevresinde ise askeri hareketlilik dikkat çekiyor.

IŞİD teröristleri de Cerablus'ta, Türkiye sınırına yakın hatta hendek kazma işlemine devam ediyor. Terör örgütü üyelerinin yaklaşık 4 kilometreye ulaşan hendeğin içerisinde dolaştıkları gözlendi.

Geçen hafta Türkiye dışişleri bakanlığı, Iraklı uyrukluların Türkiye-Irak sınır bölgelerinde 30 gün kalabilme imkanlarının kaldırılacağını bildirdi.

Yeni kanuna göre Iraklılardan, yalnızca Amerika, İngiltere, İrlanda ile Şenghen vizeleri olanlar Türkiye'ye giriş yapabilecek.

Bundan sonra Türkiye'ye girmek isteyen bütün Iraklıların daha önceden vize almaları gerekiyor.

Türkiye dışişleri bakanlığı sözcüsü, bundan hedefin Türkiye topraklarına kanundışı yollardan mültecilerin girişini önlemek olduğunu bildirdi.

Geçen yıl Türkiye üzerinden Yunanistan'a 850 bin mültecinin girmesi, Avrupa'nın Türkiye'ye yönelik baskılarını da arttırdı.

Geçen hafta Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Rus savaş uçağının Türkiye'nin hava sahasını ihlal ettiği için düşürülmesi olayının Türkiye-Rusya ilişkilerinde kısa süreli bir karmaşaya yol açtığını ancak ilişkileri rayından çıkarmayacağına dikkati çekerken Türkiye'nin bu yöndeki çabalarına Rusya'nın önem vermediğini savundu ve Türkiye'nin ikili ilişkileri düzeltmek için çabalarını sürdüreceğini söyledi.

Kalın ayrıca, Türkiye cumhurbaşkanının Putin ile görüşmek isteğine Putin tarafından cevap verilmemesinin de Rusya'nın tutumunu ortaya koyduğunu bildirdi.

Geçen hafta Almanya başbakanı Angela Merkel, Ankara'da Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü. 

Türkiye'ye giden Merkel, Türkiye cumhurbaşkanıyla görüşmesinde, ikili ilişkilerin geliştirilmesi konusunun yanı sıra Suriye ve mülteciler gibi bölgenin önemli meselelerini ele aldı.

Merkel, söz konusu görüşmeden önce Türkiye başbakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmüş ve ortak basın toplantısı düzenlemişti.

Merkel ve Davutoğlu arasındaki bu görüşme bu yıl içindeki üçüncü görüşme sayılıyor.

Merkel'in Türkiye ziyaretinden hedefinin, Türkiye üzerinden Avrupa'ya başta Suriye, Afgan ve Iraklı olmak üzere mülteci akışını durdurmak olduğunu bildirildi.

Geçen hafta Yunan "euro2day.gr" haber sitesi, "Yunanistan'ın sırtından sert pazarlık" başlıklı haberinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Avrupa Birliği (AB) liderleri arasında gerçekleştiği iddia edilen görüşmenin gizli metin belgelerini yayınladı.

Euro2day.gr sitesinde Aggeliki Papamiltiadu imzası ile yayınlanan haberde, 15-16 Kasım'da gerçekleşen G-20 Antalya zirvesi kapsamında 16 Kasım'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker arasında gerçekleşen görüşmede konuşulduğu iddia edilen gizli bir metin belgesi yayınlandı. Gerçek olup olmadığı bilinmeyen 4 sayfalık metne göre, Erdoğan, Tusk ve Juncker arasında mülteci krizi üzerinden şoke edici tartışma ve pazarlıklar yaşanmış. Haber, kısa sürede yaklaşık 3 bin kişi tarafından twitter, bin civarında kullanıcı tarafından ise facebook'ta paylaşıldı.