Tarihten Bir Yaprak
Bugün hş. 15 Şehriver 1395, kameri 3 Zilhicce 1437 ve miladi 5 Eylül 2016 Pazartesi
111 yıl önce 5 Eylül 1905 tarihinde böyle bir günde, Rusya ile Japonya arasındaki savaşa son veren Portsmut anlaşması imzalandı. 8 Şubat 1904de Japonya ordusu hiç bir savaş ilanı yapmadan ve ansınız Rusların kiraladığı Pert Arthur limanındaki donanmasına saldırdı ve ardından Rusya’nın kontrolünde bulunan Mençuri’ye çıkarma yaptı. Bu savaşta Rus birlikleri art arda hezimete uğradı. Bu hezimetlerin ardında Rusya devleti Amerika’nın arabuluculuğu ile Japonya ile 5 Eylül 1905’te Portsmut anlaşmasını imzaladı. Bu anlaşmaya göre Sahalin adasının güneyi ve Rusya’nın doğusunda bulunan Pert Arthur limanı ve Kore yarımadası Japonya’nın himayesi altına girdi. Bu hezimet Rusya’da 1905 devrimine zemin oluşturdu.
102 yıl önce 5 Eylül 1914 tarihinde böyle bir günde, Fransız yazar ve edebiyat ustası Şarl Pegi hayata gözlerini yumdu. Pegi gençliğinde orduya girdi ama bir süre sonra ordudan ayrıldı ve Paris yüksek akademisine girdi, fakat bu okulu bitirmeyi de yarıda bıraktı. Pegi daha sonra yazarlığa yöneldi ve 1900 yılında bir dergi çıkarmaya başladı ve bu işi öldüğü güne dek sürdürdü. İki haftada bir çıkan dergi çeşitli düşüncelerin ve tartışmaların alanıydı ve konular aydın bir yaklaşımla gündeme geliyordu. Pegi’nin yılmaz ruhu ve agresif tutumu ve büyük hassasiyeti ve ayrıca tezleri bu dergiye iyice yansımıştı. Pegi’nin yazı yöntemi , düşüncelerine ulaşmayı zorlaştıran tarzdaydı. Pegi’nin nesirleri yılmaz bir tekrarla beraberken, düşüncelerindeki yenilikleri sıradan insanların gözünden saklıyordu. Pegi’nin eserleri ölümünden sonra 15 ciltte yayımlandı.
42 yıl önce hş. 15 Şehriver 1353 tarihinde böyle bir günde, Şii mezhebinin seçkin alimlerinden Ayetullah Seyyid Mahmud Hüseyni Şahrudi hayata gözlerine yumdu. Seyyid Mahmut, hş. 1262 yılında İran’ın Bestam kentine yakın bir köyde doğdu ve dini eğitimine de orada başladı. Ayetullah Şahrudi daha sonra eğitimini tamamlamak amacıyla ilkin kutsel Meşhed kentine ve ardından da kutsal Necef kentine gitti ve buradaki seçkin hocalardan ders alarak içtihat mertebesine nail oldu ve hocalarının vefatından sonra şii müslümanların taklit mercii oldu. Bu fadıl ve muttaki alim bir çok seçkin talebe yetiştirdi ve hayır uğruna bir çok çalışma yaptı. Ayetullah Şahrudi, Kerbela’ya kadar yürülüş geleneğini bir kaç yıl durgunluğun ardından yeniden ihya etti.
Ayetullah şahrudi’den kitabul Hac ve kitabul İcare gibi eserler geride kaldı.
38 yıl önce hş. 15 Şehriver 1357 tarihinde böyle bir günde, müslüman İran milletinin despot şah rejimine karşı mücadelesinin devamında ülke genelinde geniş çaplı protesto eylemleri düzenlendi. Bu yüzden şah rejimi halkın inkılabından panikleyerek her türlü protesto eylemini yasak ilan etti. Ancak o sırada İmam Humeyni –ks– Necef’ten gönderdiği bildiride İran milletinin mücadelelerine ara vermeden devam etmelerini istedi. Bildirinin bir bölümünde İmam Humeyni –ks– İslamî hedeflere ulaşmanın ibadet olduğunu belirterek şöyle buyurdu: yüce Allah’tan bu hareketin gelişmesini ve milletin kurtuluşuna zulüm ve zalim üssünün devrilmesine vesile olacak eylemlerin artmasını niyaz ediyorum.
34 yıl önce hş. 15 Şehriver 1361 tarihinde böyle bir günde, Tahran’ın en kalabalık caddelerinden birinde patlayan bir bomba, onlarca vatandaşın şehit düşmesine veya yaralanmasına yol açtı. Bu cinayeti münafıklar terör örgütü işlemişti. Bomba caddenin en kalabalık saatlerinden birinde infilak etti ve o sırada yüzlerce vatandaş otobüs durağında bekliyor veya oradan geçiyordu. Patlama tüm Tahran’da duyulacak kadar şiddetliydi ve patlama yerinde büyük bir çukur oluştu.
Münafıklar terör örgütü Tahran halkını Saddam’a iyi görünmek ve ona yalakalık etmek ve savaş cephelerinde İran ordusuna karşı hezimetlerini telafi etmek için katliam ediyordu. Münafıklar terör örgütü şimdiye kadar 17 bin İranlı masum vatandaşı şehit etti. Örgüt 12 bin şehidin sorumluluğunu resmen üstlendi. Münafıklar terör örgütü hala Batılı ve bazı bölge ülkeleri tarafından destekleniyor.
23 yıl önce 5 Eylül 1993 tarihinde böyle bir günde dünyanın en harikulade camii Fas’ta hizmete girdi. Bu cami Kabe ve Mescid-i Nebi’den sonra dünyanın en büyük camiidir ve Kazablanka kentinde yer almaktadır. Caminin mimarı Fransız bir mimardır ve bu güzel eseri İslamî sanat ve yeni teknolojileri birleştirerek yaratmıştır. Caminin minareleri İslamî sanat tarzındadır. Caminin abdest almak üzere iki özel mekanı ve gelişmiş bir kütüphanesi ve bir de dini ilimler merkezi vardır. Caminin çatısı ise sabit değildir ve şebistanı ve avlusu yüz binlerce insanı barındıracak genişliktedir.
19 yıl önce 5 Eylül 1997 tarihinde böyle bir günde, beşeriyete büyük hizmetler sunan Tereza ana 87 yaşında vefet etti. Tereza ana olarak ün yapan Agnes Gok Bejazin adlı hristiyan rahibe 1910 yılında Yugoslavya’da dünyaya geldi ve çocuk yaşta manastıra katıldı ve 18 yaşında da misyoner bir grupla beraber Hindistan’a gitti. Tereza ana Hindistan’ın merhem lideri Gandi ve Başbakanı Cevahir Lal Nehru’nun destekleri ile Kalkutta kentinde bir hayır kurumu açtı ve halkın yardımları ile Hindistan genelinde hayır işlerine başladı. 1970 yılında Tereza ananın faaliyetleri bütün dünyaya yayılmıştı ve Afrika’da kıtlıktan Ermenistan’da depreme ve Çernobil’de nükleer faciaya kadar nerede insanlar yardım bekliyorsa Tereza ana ve arkadaşları oradaydı. Tereza ana bu yüzden 1979 yılında da Nobel barış ödülünü kazandı.015