Ekim 01, 2016 11:24 Europe/Istanbul
  • ABD’nin Suud rejimini Yemen bataklığından kurtarma telaşı - 1

Son dönemde Yemen gelişmeleri Suud elebaşılarının istedikleri gibi ilerlemediği gözleniyor.

Bu yüzden ABD Dışişleri Bakanı John Kerry apar topar Cidde’ye geldi ve Suud yetkililerle düzenlediği oturumda bu rejimin Yemen bataklığından onurlu çıkış yollarını masaya yatırdı.

John Kerry Arabistan’da ilkin kral Salman bin Abdulaziz’i Cidde limamındaki özel köşkünde ziyaret etti. Bu görüşmenin en önemli gündem maddesi, Suud rejiminin Yemen’e yönelik askeri tecavüzüydü.

Arabistan medyası John Kerry ve kral Salman’ın görüşmesinin detayına değinmedi ve sadece Suud rejiminin dikte ettiği bir tek cümleyi geçti: Görüşmede iki dost ülke arasında tüm alanlarda ikili işbirliği ve bölgede son gelişmeler ele alındı.

Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry kral Salman’la görüşmeden önce ise veliaht prensi Muhammed bin Naif ve veliah prensin halefi ve Suud rejiminin savunma Bakanı Muhammed bin Salman ile bir araya geldi. Ancak Suud medyası bu görüşme hakkında da sadece rejimin dikte ettiği ifadelere yer vermekle yetindi: Görüşmede veliaht prensi Muhammed bin Naif ve veliah prensin halefi ve savunma Bakanı Muhammed bin Salman’la John Kerry görüşmesinde iki dost ülke yani Suud rejimi ile Amerika arasında ikili ilişkiler ve başta Ortadoğu bölgesi olmak üzere diğer bazı meseleler vel bu alanda sarf edilen çabalar ele alındı.

Arabistan’ın resmi medyası Suud elebaşıları ve yetkililerinin yabancı ülkelerin yetkilileri ile görüşmeleri beyan etmek ve detaylarına değinmekten rejimin dikte ettiği temele göre kaçınırken, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin temasları hakkında da iki dost ülke ilişkileri ve bölge gelişmeleri ele alındı, gibi kısa ifadelerle yetinmek zorunda kaldı. Ancak Arabistan’ın dışındaki medya organları bu görüşmelere ve hedeflerine daha detaylı bir şekilde yer verdi. Söz konusu medya organları ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Arabistan veliaht prensi halefi Muhammed bin Salman’ın özel görüşmesinden söz etti ve Dışişleri Bakanı Kerry’nin Arabistan savunma Bakanı Muhammed bin Salman’la Yemen savaşını sonlandırma ve çatışmanın iki tarafı arasında barış müzakerelerini yeniden başlatma yollarını masaya yatırdığını kaydetti. Amerikalı bir yetkili de bundan önce Dışişleri Bakanı Kerry Nijerya’dan Cidde’ye geçerek Suud rejiminin önde gelen yetkilileri ve FKİK’in diğer üyeleri ile müzakere etmek istediğini açıklamıştı.

Reuters haber ajansı ise Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Suud rejimi ve FKİK üyelerinin üst düzey yetkililerini Amerika ile Rusya arasında Suriye’de askeri işbirliği konusunda yürütülen müzakerelerin hakkında bilgilendirdiğini yazdı.

Amerikalı yetkililer, Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Arabistan savunma Bakanı Muhammed bin Salman ile müzakereleri tam üç saat sürdüğünü açıkladı.

Amerika Dışişleri Bakanı Kerry ayrıca FKİK Dışişleri Bakanları ve BM  Yemen özel temsilcisi İsmail Veled Şeyh ve İngiliz mevkidaşı ile birlikte bir oturum düzenledi. Kerry’nin İngiliz mevkidaşı ve FKİK Dışişleri Bakanları ile düzenlediği oturumda ise bu ülkelerle tüm alanlarda ortak işbirliği ve bölgede son durum ve mevcut sorunlarla ortak mücadele ele alındı.

Aslında Kerry’nin FKİK Dışişleri Bakanları ve İngiliz mevkidaşı ile ortak oturumu, Suud rejimi ve müttefiklerinin Yemen’e yönelik savaş çığırtkanlığı 16 ayı aşkın bir süre devam ettiği ve şimdiye kadar binlerce sivilin hayatını kaybetmesi veya yaralanması ve milyonlarca Yemenli vatandaşın mülteci durumuna düşmesi ile sonuçlandığı bir sırada düzenlendi. Bu arada Suud rejimine bağlı savaş uçaklarının Arap dünyasının en yoksul ülkesi Yemen’de okulları ve hastaneleri bombardıman etmesi ise Riyad yönetiminin Yemen ordusu ve halk güçleri ile yürüttüğü savaşta aciz duruma düştüğünü ve bu yüzden tüm kin ve öfkesini Yemen’de okulları ve hastaneleri ve yerleşim merkezlerini bombardıman ederek masum insanların başına kustuğunu gösteriyor.

Gerçekte Suud rejimi başka ülkeleri de Yemen milletine karşı işlediği cinayetlere ortak etmek için ve kendince bu cinayetleri meşrulaştırmak amacıyla Arap ittifakı adı altında bir ittifak kurdu. Suud rejimi bu savaşı Yemen’in istifa eden kaçak Cumhurbaşkanı Mansur Hadi’nin talebi üzerine ve onu iktidarın başına yeniden getirmek için başlattığını belirterek kendince Hadi’nin meşruiyetini geri almaya ve bu savaşı da meşru göstermeye çalışıyor. Oysa Yemen parlamentosu geçenlerde düzenlediği oturumda Yemen siyasi yüksek konseyini onaylayarak resmen Mansur Hadi’nin gayri meşru olduğunu ortaya koydu. Nitekim Yemen halkı da düzenlediği ve Suud medyasının da azametini itiraf ettiği milyonluk yürüyüşü ile Yemen parlamentosunun bu kararını desteklediğini ortaya koydu.

Öte yandan Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry FKİK Dışişleri Bakanları ve BM Yemen özel temsilcisi İsmail Veled Şeyh’le düzenlediği ortak oturumda bazı önerileri gündeme getirdi, ancak Amerika Dışişleri Bakanlığı yetkilileri bu önerilerin detaylarını açıklamaktan kaçındı.

Bu bağlamda Amerikalı bir yetkili yaptığı açıklamada, bu oturumun amacı görüş alış verişi ve siyasi tartışmaları esas yörüngesine geri getirilmesi ve Yemen krizinin siyasi çözümü için bir yol bulunması ve ayrıca insani yardımları yolunun açılmasından ibaret olduğunu belirtti. Amerikalı yetkili ayrıca, Dışişleri Bakanı John Kerry, Amerika yönetiminin Yemen’de sivil hedeflere yönelik hava akınları yüzünden artık sivil kayıplardan duyduğu kaygıyı karşı tarafa ilettiğini ifade etti.

Aslında Amerikan ordusu Suud rejiminin yanında yer alıyor ve Suud ordusuna Yemen savaşında yardım ediyor. Bu çerçevede Amerika savunma bakanlığı pentagon üst düzey subaylarını Suud askerlerini eğitmek için Arabistan’a göndermişti. Ancak buna karşın Suud savaş uçaklarının Yemen’de sivil yerleşim merkezlerini ve hastaneleri ve okulları bilinçli bir şekilde ve kasıtlı olarak bombardıman etmesi yüzünden yaşanan yüksek sivil kayıp sayısı Amerika yönetimini zor durumda bıraktığı ve insan hakları çevrelerinin beyaz sarayı Yemen halkının katliamına ortak ettiği için eleştirilerini artırdığı anlaşılıyor.

Nitekim BM çocuklar ve silahlı çatışmalardaki durumları ile ilgili yayımladığı yıllık raporunda açıkça Suud rejimi ve başını çektiği Arap ittifakı Yemen’de geçen yıl ölen veya yaralanan çocukların %60’ından sorumlu olduğunu ilan etti. Ancak Suud rejimi raporun yanlış bilgilere istinaden hazırlandığını ileri sürdü ve sonra da genel sekreteri para ile satın alarak raporun geri çekilmesini sağladı.

Cidde oturumu Amerika ve İngiltere’nin Suud rejimini özellikle Yemen ordusu ve halk güçlerine karşı art arda bozguna uğramasının ardından Yemen bataklığından kurtarmak için geniş çaplı çaba başlattığını gösteriyor. Nitekim Yemen’in siyaset arenasında da siyasi yüksek konseyin kurulması ve Yemen parlamentosunun bu konseyi kesin bir şekilde onaylaması ve Yemen milleti de düzenlediği milyonluk yürüyüşle bu kararı desteklemesi Amerika ve İngiltere’yi iyice paniklettiği anlaşılıyor. Çünkü Kuveyt’te düzenlenen Yemen barış müzakereleri de Suud rejimi yüzünden askıya alındı ve öte yandan uluslararası camianın da Suud rejimene yönelik eleştirileri bu rejimin Yemen’de sivil yerleşim merkezlerini ve hastaneleri ve okulları bombardıman etmesi yüzünden artan eleştirileri de Suud rejimini özellikle Yemen güçleri Arabistan topraklarının derinliklerine nüfuz etmesi ve bu rejimin desteklediği terör örgütlerinin Sana’ya doğru ilerlemekte başarısız olmalarının ardından Amerika ve İngiltere’ye sarılmaya ve Yemen bataklığından çıkmak için bir bulmalarını yalvarmaya yöneltti.

Bu çerçevede Amerikalı yetkililer de son dönemde Arabistan’a gönderdikleri askeri müsteşarlarının sayısı azaltmaya başladı. Bu gelişme Suud rejiminin Batılı hamileri bu rejimi Yemen bataklığından kurtarmak için telaşa düştüklerini gösteriyor.

Öte yandan Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr ve Amerikalı mevkidaşı John Kerry de düzenledikleri ortak basın toplantısında Yemen krizi ile ilgili son oturumun sonuçlarından ve yeni Yemen için yeni yol haritasından söz etmeye başladı. Arabistan Dışişleri Bakanı Cubeyr Yemen durumunu görüşmek üzere İngiltere, BAE, Amerika ve Arabistan’ın katılımı ile BM Yemen özel temsilcisi İsmail Veled Şeyh Ahmet’in huzurunda dörtlü bir oturum düzenlendiğini  ve ardından da Amerika ve İngiltere Dışişleri Bakanları ve yine FKİK Dışişleri Bakanları ve İsmail Veled Şeyh’in katılımı ile ikinci bir oturum düzenlendiğini belirtti. Cubeyr oturumda FKİK inisiyatifinde bir çözüm yolu bulunmasının önemine, Yemen milli diyalog sürecinin sonuçlarına ve BM güvenlik konseyinin 2216 sayılı kararnamesine vurgu yapıldığını ifade etti.

Cubeyr Yemen parlamentosunun Yemen’de cumhurbaşkanlığı yüksek konseyinin kurulması ve Yemen parlamentosunun yasal ve demokratik bir şekilde bu kararı onaylaması ve Yemen milletinin bu karara milyonluk desteğini hiçe sayarak müdahaleci bir açıklamada bulundu ve Yemen cumhurbaşkanlığı yüksek konseyinin kurulması ve Yemenlilerin diğer uygulamaları tek yanlı kararlar olduğunu ve başta G 18 olmak üzere etkili uluslararası tarafların bu uygulamaları reddettiklerini ileri sürdü.

Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry ise basın toplantısında Suud rejiminin Yemen’de sivil yerleşim merkezlerini, hastaneleri ve okulları sürekli bombardıman etmesine değinmeksizin Amerika yönetiminin Suud rejimine desteğini sürdürdüğünü bir kez daha vurguladı. Kerry aynı zamanda Yemen ordusu ve halk güçlerini saldırgan Suud rejimine yönelik misilleme operasyonlarından derin kaygı duyduklarını itiraf etti.

Amerika Dışişleri Bakanı Kerry ülkesinin Suud rejiminin Yemen milletini katliam etmesini desteklemesini örtbas etmek için bu kez İran İslam cumhuriyetini suçlamaya yöneldi ve Tahran yönetimini Yemen’e silah ve askeri teçhizat göndermekle suçladı. Ancak İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Amerikalı mevkidaşının bu iddialarına gösterdiği tepkide, Kerry’nin bu sözleri Amerika’nın Suud rejiminin Yemen’in mazlum milletine karşı cinayetlerine, savaş suçlarına ve Yemenli çocukları kırma cinayetine ortak olduğunu ortaya koyduğunu ve bu yüzden beşeriyete karşı işlenen tüm bu cinayetlerin konusunda hesap vermeleri gerektiğini vurguladı.

Aslında Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry, Suud rejiminin son bir buçuk yılda sürekli Yemen’de her türlü ateşkes girişimini bozguna uğratma yönende çaba harcadığını herkesten daha iyi biliyor. Nitekim şimdi de Amerikalı yetkililerin Suud elebaşıları ile Yemen üzerine düzenledikleri art arda oturumlar da Suud rejiminin Yemen krizinde derin bir bataklığa saplandığını ve bu yüzden ve bu korkunç kabustan kurtulmak için Amerikalı patronlarına sarıldığını gösteriyor.

Görünen o ki bugün Suud elebaşılarının Yemen topraklarına ve bu yoksul ülkede yaşayan insanların kaderine musallat olma hevesi cesur Yemen milletinin direnişi sayesinde Suud rejiminin kursağında kaldı. Bu konuyu Arabistanlı uzman Tarad Ömeri de itiraf etti, çünkü Suud rejimi bu maceracılıkta ilk gün açıkladığı hiç bir hedefine ulaşamadı, üstelik savaşın ağır bedeli de Arabistan’da kronik iktisadi şartlara sebebiyet verdi, öyle ki Suud rejiminin baş müftüsü açıkça vatandaşlardan sınırlardaki askerlere mali yardım yapmalarını istedi. Bu çerçevede Arabistan’da Yemen tecevüzünde helak olan Suud askerlerin ailelerine verilmek üzere geniş çaplı mali yardım kampanyası başlatıldı, ki bu da Riyad’ın mali ve iktisadi açıdan ne kadar zor duruma düştüğünü ortaya koydu.015