ABD’nin Suud rejimini Yemen bataklığından kurtarma telaşı - 2
Yemen’de gelişmelerin süreci ve savaş çığırtkanlığı yapan Suud rejimi ve müttefiklerinin şartları bu zümrenin Yemen rüyaları korkunç bir kabusa dönüştüğünü ve uykularını kaçırdığını gösteriyor.
Bu yüzden Suud rejimi savaşı başlattığı gün açıkladığı hedeflerden farklı olarak bazı çözüm yollarına boy eğmesi ve bu savaştan taleplerini azaltması gerektiği anlaşılıyor. Çünkü Amerika’nın Yemen savaşından taktiksel olarak geri çekilmesi şartları Suud rejimi için daha zorlaştırıyor. Öte yandan Suud rejiminin desteklediği teröristler de Yemen ordusu ve halk güçlerine karşı ağır hezimete uğradığı ve Sana’yı fethetme hayalleri çöktüğü gözleniyor. Bu durum ise Suud rejimi Yemen savaşını sürdürmekle sadece parasını ve zamanını kaybetmek ve daha fazla Yemenli çocuğu katletmek ve bu ülkenin altyapısını daha da yıkmaktan başka hiç bir kazanımı olmayacağını gösteriyor.
Aslında Yemen’in iç şartları, Yemen milletine savaşı dayatan Suud rejimi ve müttefiklerinin düşündüklerinden çok daha karmaşık görünüyor. Bugün Suud rejiminin desteklediği Mansur Hadi’nin konumu özellikle Yemen parlamentosunun son oturum ve siyasi yüksek konseyinin kurulmasını onaylamasının ardından daha da kırılgan hale geldi ve bu arada Yemen’e karşı kurulan ittifakta yer alan bazı ülkeler de Riyad ile anlaşmazlıklarını ortaya koymaya başladı.
Gerçekte Yemen milletinin yüksek siyasi konseyin kurulması yönünde düzenlediği milyonluk yürüyüş de Suud rejimine ve Arap ve Batılı hamilerine artık Yemen’de Ensarullah hareketi ve müttefiklerinin konumunu gözardı edemeyecekleri gerçeğini gösterdi. Çünkü Suud rejimi Yemen’e dayattığı bu savaşı iktidarı veya meşruiyeti geri getirmek için Yemen milletine dayattığını ve hali hazırda Yemen’de iktidarın başında bulunanların Yemen içinde bir çok muhalifi olduğunu iddia ediyordu. Oysa şimdi Suud rejimi bu gelişmelerin ardından hasmane politikasını değiştirmek ve Yemen milletinin kendi ülkelerini yönetme yönünde aldıkları karara karşı teslim olmak ve Ensarullah hareketini tanımak ve Yemen’de en üst düzey siyasi mekanizmalarda varlığını benimsemekten başka çaresi bulunuyor.
Arap dünyasının ünlü yazarı Abdulbari Atvan Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry ile Suud rejimi ve FKİK ülkelerinin üst düzey yetkilileri ile düzenlediği oturumlara değindiği raporunda, Kerry ve Suud elebaşılarının bu tür hareketleri Riyad’ın Yemen’de ciddi çıkmaza ve sıkıntıya girdiğini ortaya koyduğunu belirtti.
Atvan Arabistan, BAE, Amerika ve İngiltere’den oluşan dörtlü komitesinin belirlediği yol haritası ilk etapta Yemen krizinin siyasi çözümünü amaçlamadığını, bu yol haritasının en temel amacı Suud rejimini ve müttefiklerini Yemen krizinin çıkmazından ve son 17 ayda yarattığı facia boyutundaki sonuçlarından kurtarmak olduğunu vurguladı.
Öte yandan Amerika’nın yabancı ülkelerle imzaladığı askeri anlaşmaları gözetleyen ajans Arabistan ile imzalanan son askeri anlaşmayı Amerika’nın milli güvenliğini takviye etme yönünde imzalanan bir anlaşma olarak değerlendirdi, oysa Amerika’nın Arabistan’a verdiği bu silahlardan bazıları gün günlerde Arabistan’ın Necran bölgesinde yaşanan çatışmalarda Yemen ordusu ve halk güçleri tarafından imha edildi.
Bu arada Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr’in Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın iktidardan çekilme zaruretine vurgu yapması ve Suriye’yi karadan askeri müdahale ile tehdit etmesi, Yemen savaşında ve özellikle Arabistan ile Yemen sınırında yaşanan olayların ve gelişmelerin gerçekçi bir değerlendirilmesinin ardından farklı boyut kazandığı anlaşılıyor. Çünkü Arabistan ordusu ve komutanları ve Suud rejiminin işbirlikçilerinin uygulamaları ve sahadaki gerçeklere bakıldığında, bu durumun Arabistan’ın siyasi yetkililerinin açıklamaları ve askeri tehditlerde bulunmaları ile asla bağdaşmadığı ve Suud rejiminin davranışlarında bir nevi sahte propagandanın söz konusu olduğu gözleniyor.
Aslında Arabistan ordusunun gücünün mahiyetinden Amerika’nın milli güvenliğine destek yönünde söz etmek asla muhtemel görünmüyor, fakat bu ifadenin Amerika savunma ve güvenlik işbirliği ajansı tarafından Arabistan’a 1.5 milyar dolar değerinde silah satışı anlaşmasından sonra beyan edildiğini unutmamak gerekiyor.
Oysa son günlerde Yemen ordusu ve Ensarullah hareketine bağlı halk güçlerinin Necran bölgesin ani ve beklenmedik bir şekilde ilerlemesi ve Suud rejiminin Necran bölgesine musallat olan yüksekliklerde ve ovalardaki mevzilerini ele geçirmesi ve Suud ordusunun bu mevzilerden adeta kaçarak geri çekilmesi ve çıkan çatışmalarda ağır kayıp vermesi durumun Amerikalı yetkililerin söylediklerinden çok farklı olduğunu ortaya koydu. Üstelik dişine kadar silahla donanmış Suud ordusu Yemen savaşında Amerikan yapımı silahları kullanıyordu bu şartlarda Amerika milli güvenliği Suud ortağı tarafından zedelendiği söylenebilir, çünkü Suud ordusu Amerika’dan satın aldığı milyarlarca dolarlık silahlarına rağmen en ilkel silahlarla saldırgın Suud ordusuna karşı direnen Yemen ordusu ve Ensarullah hareketinin ilerlemesine karşı durmaktan bile acizdi.
Bu arada Amerikan yapımı silahların Suud rejiminin uğradığı hezimetleri telafi etmek için sivillerin arasında büyük katliamları yapabilecek güçte olduğu da bilinen bir gerçektir.
Arabistan’ın Necran bölgesinde yaşanan son gelişmeler, Yemen ordusu ve halk güçlerinin Suud ordusunun bu bölgedeki mevzilerini ele geçirmeleri ile sonuçlandı. Öte yandan bu operasyonun görüntüleri direniş medyası tarafından geniş bir şekilde yayımlandı. Bu görüntülerde Suud ordusuna ait çok sayıda askeri araç, tank ve zırhlı araç imha ediliyor ve bu ordunun bir çok mevzii ele geçiriliyor ve çok sayıda Suud askeri de helak oluyor ve ölen Suud askerlerin cenazeleri çatışma sahalarında yerde kalıyor.
Öte yandan Suud rejimine bağlı savaş uçaklarının düzenlediği hava akınlarının görüntülerinin canlı yayınlanması, bu rejimin Ensarullah hareketinin Necran bölgesinde ilerlemesini engellemek için her türlü cinayeti işlemekten asla çekinmediğini gösteriyor. Yine direnişin yayımladığı görüntülerde Suud ordusuna bağlı askeri araçların Yemen ordusu ve halk güçlerinin bu orduya karşı ilerlemesi ve Necran kentinin girişine ulaşması karşısında nasıl geri çekilerek kaçtıkları gösteriliyor. Bazı görüntülerde ise Yemen ordusuna ait roketlerin Suud ordusunun askeri aracına isabet ettiği ve içindeki askerleri helak ettiği göze çarpıyor. Görüntülerde ayrıca Suud ordusuna ait iki askeri araç bulunduğu mevzide Yemen ordusunun güdümlü roketlerinin hedefi olduğu ve sonuçta çok sayıda Suud askeri yaralandığı ve ya helak edildiği görünüyor.
Yemen halk güçleri Necran operasyonunda Suud ordusuna ait Bradley zırhlı aracını özel füzeleri ile imha etmeyi başardı.
Bu doğrultuda ve Yemen ordusu ve halk güçleri Necran bölgesinde Suud ordusunun mevzilerine doğru hızla ilerlemeye başlayınca, Arabistan ordusuna ait zırhlı araçlar çatışma bölgesinden kaçmaya başladı. Suud ordusu bu bölgeden kaçarken de çok sayıda silah ve savaş genimeti geride bıraktı ve hatta bazı askerlerinin cenazelerini çatışma sahasında bıraktı. Nitekim çatışmalardan çekilen görüntülerde cenazeleri çatışma sahasının ortasında kalan üç Suud askeri dikkat çekiyor. Çatışmalarda çok sayıda Suud askeri etkisiz hale getirildi.
Direniş medyasının Necran operasyonundan yayımladıkları görüntülerde Yemen ordusu ve direniş güçlerinin füzeleri ile isabet alan ve Suud ordusuna ait olan bazı askeri araçların enkazı dikkat çekiyor. Görüntülerde ayrıca bir M113 zırhlı aracı ve bir askeri araç daha bölgeden kaçarken vurularak imha edildiği görünüyor.
Görüntülerde yine Suud ordusuna ait bir Abrams tankı hedefsiz bir şekilde sağa sola kör atış yapıyor, fakat o sırada güdümlü bir füzenin hedefi oluyor. Yine Suud ordusunun mevzilerinde bulunan bir başka Abrams tankı bir füzenin isabeti ile tamamen imha oluyor. Söz konusu tank isabet aldığında kulesi ve üzerindeki topu havaya fırlıyor.
Direnişe ait kameralar Necran kentinde de Suud ordusuna ait askeri ve zırhlı araçların hareketliliğini çok yakın mesafeden gösteriyor. Bu görüntülerin Husilerin kentin doğusunda kente hakim olan bir mevziyi ele geçirmesinden çekildiği anlaşılıyor.
Suud ordusunun Necran bölgesinde Yemen ordusu ve halk güçlerine karşı uğradığı bu hezimet, bundan bir kaç gün önce Pentagon, Amerika Dışişleri Bakanlığı Arabistan’a 1 milyar 150 milyon dolar değerinde silah satışını onayladığını açıkladığı bir sırada yaşandı. Bu anlaşmada Arabistan’a 130 adet Abrams tankı ve 20 zırhlı araç verilmesi öngörülüyor. Amerika’nın yabancı ülkelerle imzaladığı askeri anlaşmaları gözetleyen ajans Arabistan ile imzalanan son askeri anlaşmayı Amerika’nın milli güvenliğini takviye etme yönünde imzalanan bir anlaşma olarak değerlendirdi. Söz konusu ajans, bu anlaşma Arabistan ordusunun operasyonlarda kara gücünü takviye ettiğini ve Amerika’nın Arabistan’ın güvenliğini temin etmeye ve bu ülkenin silahlı kuvvetlerini güncelleştirmeye yönelik yükümlülüğüne bağlı olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Ajans Arabistan ile bu anlaşmada esas taraf General Dinamix firması olduğunu açıkladı.
Öte yandan Amerikan yapımı olan ve Suud ordusunda kullanılan silahlar Riyad’ın masum Yemen milletini katliam etmek ve kana bulamak için kullanılıyor. Oysa insan haklarını savunduklarını iddia eden uluslararası örgütler Suud rejiminin Yemen milletine yönelik bu cinayetlerine göz yummaya devam ediyor ve bu katliamların Yemen krizinden kaynaklandığını ve esas etkene, yani Arabistan’ın Yemen topraklarına tecavüzle ilgili olduğuna işaret etmiyor.
BM ise ancak Mart 2015’te başlayan Yemen savaşında şimdiye kadar 3700 sivilin hayatını kaybettiğini ve 6500 sivilin de yaralandığını açıklamakla yetiniyor. BM aynı zamanda bu savaşta kayıp sayısı her geçen gün daha da arttığı uyarısında bulunuyor.
BM insan hakları yüksek komiserliği resmi sözcüsü Ravina Şamdasani Cenevre’de düzenlediği bir basın toplantısında Yemen savaşında sivil kayıp sayısı 10 bin 270 olduğunu, bu sayıdan 3704 kişi hayatını kaybettiğini ve 6566 kişi de yaralandığını belirtti. Sözcü Şamdasani, son haftalarda ise kurban sayısı daha da arttığını, öyle ki bir tek Temmuz ayında 60 sivil hayatını kaybettiğini ve 123 sivil de yaralandığını ifade etti. Sözcü geçen Cuma’dan şimdiye kadar da ölen sivil sayısını 49 ve yaralı sayısını da 77 olarak açıkladı.015