Ağustos 25, 2017 13:10 Europe/Istanbul

Geçtiğimiz hafta Türkiye ile bazı ülkeler arasında diplomasi trafiği oldukça yoğundu. Ayrıca Almanya ile Türkiye arasında gerginliklerin devam etmesi ve ABD savunma bakanının Türkiye ziyareti gibi başlıkları bugünkü bültenimizde ele alacağız.

Geçen hafta Resmî ziyaretini gerçekleştirmek üzere Ürdün'ün başkenti Amman'a giden Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ürdün Kralı 2. Abdullah tarafından El Hüseyniye Sarayı'nda resmî törenle karşılandı.

Ürdün Queen Alia Uluslararası Havalimanı'na gelişinde Devlet Bakanı Bisher Khasawneh, Ürdün'ün Ankara Büyükelçisi Emced el-Adayele, Türkiye'nin Amman Büyükelçisi Murat Karagöz ve diğer yetkililer tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Ürdün Kralı 2. Abdullah ile görüşmesini gerçekleştirmek üzere El Hüseyniye Sarayı'na geçti.

Karşılama töreninde, Ürdün ziyaretinde Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'a eşlik eden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan da hazır bulundu.

Görüşmede ikili konular ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı bildirildi.

Erdoğan 4 yılın ardından ilk kez Ürdün'ü ziyaret ediyor

Erdoğan Ürdün ziyareti öncesi yaptığı açıklamada, Kudüs konusunda Müslümanlar'ın dayanışma içinde olması gerektiğine vurgu yaparak, Ürdün'ün Beytül-Mukaddes'deki kutsal mekanlarla ilgili rolünü önemli niteledi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı 2. Abdullah, Ürdün'ün başkenti Amman'da yaptıkları görüşmede, Filistinliler ile İsrail arasında yeni dönem görüşmelerin başlatılmasını istediler.

Taraflar ayrıca dakik bir zamanlamayla ve uluslararası kararnameler uyarınca görüşmelerin başlatılması zaruretini vurguladılar.

Ayrıca Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ürdün ziyareti öncesi Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasında İran Genelkurmay Başkanı'nın Ankara ziyaretine işaretle  " Bu ziyarette, sınırdaş ve özellikle de aynı inancın mensupları olarak, tehdit unsuru haline gelmiş olan bu terör örgütlerine karşı, İran'la böyle bir müşterek hareketin yapılması her an gündemde. Bu dayanışma, iki Genelkurmay başkanı arasında görüşülmüş ve nasıl bir çalışma yürütebilir, bunun diplomatik boyutu ne olabilir, bunların hepsini aramızda görüştük. Benim kabulümde de kendilerine, bunun daha geniş anlamda nasıl olması gerekir, bunların hepsini aramızda görüştük. Çalışmalar devam edecek. Çünkü PKK terör örgütünün İran'daki ayağı biliyorsunuz PJAK. Bunların sürekli İran'a da bizlere de verdikleri zararlar var. Bu tehditler, her iki ülkenin dayanışması halinde çok daha farklı bir şekilde, çok daha kısa zamanda, bir neticeye ulaşır düşüncesinden hareketle bu çalışmaları yapıyoruz, yapacağız. Temenni ederim ki, buralardan başarılı neticeleri alırız." şeklinde konuştu.

Tümgeneral Muhammed Bakıri de Türkiye’ye yaptığı 3 günlük ziyaretini değerlendirerek, “Bu ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere üst düzey askeri yetkilileriyle yaptığım görüşmelerde iki ülke arasındaki sınırların güvenliği, Suriye ile Irak’taki son gelişmeler ve teröre karşı mücadele konusu masaya yatırıldı” ifadelerinde bulunmuştu.

*****

Öte yandan Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım geçen Pazartesi günü Singapur ve Vietnam’ı kapsayan güneydoğu Asya turuna çıkıtı.

Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım güneydoğu Asya turunda gittiği Singapur ve Vietnam’da ilkin Singapur’da bu ülkenin Cumhurbaşkanı Tony Tan Ken, ardından Başbakanı Lee Hsien Loong ile görüştü.

Başbakan Yıldırım daha sonra Singapur’dan Vietnam’a geçerek bu ülkenin Başbakanı Nguyen Xuan Phuo ve ardından da Vietnam milli meclisi Başkanı Nguyen Thi Kim Ngan ile bir araya geldi.

Bu arada Başbakan Yıldırım’ın Singapur ve Vietnam ziyaretinin amacı Türkiye ile bu iki ülke arasında ticari ve iktisadi ilişkileri geliştirme şeklinde açıklandı.

Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi AKP iktidarın başına geçtiği günden beri bu ülkenin güneydoğu Asya ülkeleri ile ilişkileri büyük ölçüde gelişme kaydetti. AKP iktidarından önce güneydoğu Asya bölgesi Türkiye devlet adamlarının pek fazla ilgi odağında yer almayan bir bölgeydi. Ancak Türkiye’de çok yönlü ilişkiler anlayışı ve özellikle iktisadi ilişkilerin takviye edilmesi önem kazandıktan sonra güneydoğu Asya bölgesi de Türk devlet adamlarının ilgi odağına oturmaya başladı.

Gerçekte Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım’ın güneydoğu Asya bölgesinde yer alan Singapur ve Vietnam ülkelerine ziyareti, Türkiye ile Avrupalı ortakları arasında siyasi gerginliklerin sonucunda ticari meselelerin de etkilenmesinin ardından gündeme geliyor. Buna göre şimdi Türkiye için dış politika öncelikleri arasında yeni piyasalara açılma ve yeni ortaklar bulmanın büyük önem kazanmaya başladığı gözleniyor. Bu çerçevede Ankara yönetimi özellikle güneydoğu Asya ülkeleri ile ticari ve iktisadi ilişkilerini daha da güçlendirmek istiyor.

****

Geçen hafta Amerika savunma Bakanı James Matis Ürdün ziyaretini tamamladıktan sonra Türkiye’ye geçti. Amerika savunma bakanlığı açıklamada, Matis’in Türkiye yetkilileri ile görüşmelerinde Washington yönetiminin NATO çerçevesinde Ankara ile kurduğu ittifaka karşı yükümlülüğünü vurgulayacağını belirtti.

Aslında Amerika yönetimi Türkiye’yi stratejik ortağı olarak telakki ediyor. Ancak buna karşın iki ülke arasında hâla çözümlenmemiş sorunların bulunduğu anlaşılıyor. Bu sorunların en önemlileri ise Amerika yönetiminin Ankara yönetimi Türkiye’de 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen ve başarısızlıkla sonuçlanan askeri darbenin baş sorumlusu ilan ettiği Fethullah Gülen’i bir türlü Türkiye’ye iade etmemesi ve yine Washington yönetiminin Ankara yönetimi terörist ilan ettiği Suriyeli kürtlere silah ve askeri yardım yapması yer alıyor.

Bu doğrultuda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’de 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen ve başarısızlıkla sonuçlanan askeri darbenin baş sorumlusu ilan ettiği Fethullah Gülen’in iade edilmemesi ve ayrıca terörist ilan ettiği Suriyeli kürtlere silah ve askeri yardım yapılmasını eleştirerek  Amerika yönetimi resmen PKK ve YPG ve FETÖ terör örgütlerini desteklediğini, Amerika’nın bu örgütlere verdiği silahların sonunda Türkiye’ye karşı kullanılacağını bildiklerini vurguladı.

*****

Almanya ile Türkiye arasında siyasi gerginliklerin tırmandığı bir sırada Ankara yetkililerinin Berlin yönetimini kıskaca almak için Almanya’nın içişlerine karışmaya heveslendiği gözleniyor. Bültenimize bu krizle ilgili detaylarla devam ediyoruz.

Geçen hafta Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan Cuma namazı çıkışında gazetecilerle sohbetinde, Almanya’da yaşayan Türk asıllı vatandaşlarından Almanya’nın gelecek seçimlerinde radikal sağ ve sol partilere, özellikle sosyal demokrat ve Hristiyan demokrat ve yeşiller partileri gibi Türkiye’de daha fazla düşmanlık güden ve oy oranları yüksek olan partilere oy vermemelerini istedi. Erdoğan Türk asıllı vatandaşlarından Almanya seçimlerinde Türkiye ile düşman olmayan partilere oy vermelerini istedi.

Erdoğan, Almanya’da siyasi partilerin Türkiye’nin düşmanı olduklarını ve onlara iyi bir ders verilmesi gerektiğini vurguladı.

Erdoğan ayrıca Berlin’in Ankara ile son günlerde çıkardığı gerginliklerin, 24 Eylül seçimlerinde oy toplamayı amaçladığını ifade etti.

Bu açıklamaya tepki gösteren Almanya Dışişleri Bakanı Zigmar Gabrial, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’nın siyasi partileri ile ilgili sözlerini Almanya’nın içişlerine müdahale niteledi. Bu açıklamaya tepki gösteren Almanya Dışişleri Bakanı Gabrial, Erdoğan’ın sözlerini Almanya’nın içişlerine müdahale niteleyerek reddetti.

Aslında bu açıklamalar, son günlerde Ankara ve Berlin yetkililerinin karşılıklı atışmaları ve söz düellolarında bir ilk sayılmıyor. Bu durum bir süredir devam ediyor ve iki taraf arasında husumetin gittikçe tırmandığını ortaya koyuyor.

Almanya ile Türkiye arasında gerginlik Temmuz 2016’dan sonra iyice tırmanmaya başladı. Ankara yetkilileri Berlin yönetiminin üst düzey yetkililerinin geçen Nisan ayında Türkiye’de düzenlenen anayasa referandumuna yönelik açıklamalarını Türkiye’nin içişlerine müdahale şeklinde yorumlarken, Alman devlet adamları ise asla tutumlarından geri adım atmadı. Türkiye yetkilileri ise başta Almanya olmak üzere tüm Batılı devletleri ırkçı ve terör hamisi olmakla suçluyor ve bu tutumu üzerinde ısrarla duruyor.

Gözlemciler Türkiye ile Avrupa liderleri arasında yaşanan bu gerginliğin aslında Batılı devletlerin Türkiye milletini ve devletini aşağılamalarından kaynakladığını belirtiyor. Örneğin Avrupa birliği AB yaklaşık yarım asırdır Türk politikacıların tüm çaba ve emeklerine karşın Türkiye’nin bu birliğe üyeliğini muğlak vaziyette tutarak Türkiye’yi AB kapılarının ardında bekletiyor.

Öte yandan Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye'nin Uluslararası Polis Teşkilatı'nı (Interpol) kullanarak Alman vatandaşı yazar Doğan Akhanlı'nın İspanya'da gözaltına alınmasına yol açmasını eleştirdi.

"Bu yapılan doğru değil ve İspanya Akhanlı'yı serbest bıraktığı için çok mutluyum" diyen Merkel sözlerine şöyle devam etti:

"Interpol gibi uluslararası teşkilatlar bu tür amaçlar için suistimal edilmemeli."Doğan Akhanlı, maalesef çok sayıda vakadan yalnızca biri. İşte bu yüzden Ankara politikamızı kısa süre önce büyük oranda değiştirdik.

Türkiye'nin Interpol üzerinden kırmızı bülten çıkarması üzerine Doğan Akhanlı, Cumartesi sabahı İspanya'nın Granada kentinde kaldığı otelde gözaltına alınmıştı.

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel İspanyol mevkidaşı Alfonso Dastis'le görüşerek Akhanlı'nın Türkiye'ye iade edilmemesini ve Almanya'nın bu sürece dahil edilmesini istemişti.