Ekim 22, 2017 19:07 Europe/Istanbul

Bügünkü bültenimizde Türkiye ile ABD arasında devam eden gerginlikten yola çıkarak komşu ülkelerle ilgili yaşanan gelişmelere yönelik Türkiye'nin son girişimlerini gözden geçireceğiz.

Geçen hafta  Vize krizine çözüm için Türkiye'ye giden ABD heyetiyle diyalog toplantısı gerçekleşti. ABD Büyükelçiliği'nin Türkiye'ye vizeleri askıya aldıklarını duyurmasının ardından süren kriz devam ederken yeni bir hamle geldi. ABD, Twitter hesabı üzerinden sağlık ve insani durumlarda verilecek olan ABD vizesi için duyuru yaptı.

Elçilikten yapılan açıklamada, vize hizmetinin yapıldığı siteye yönlendirme yapıldı.

Ankara’da bazı resmi olmayan kaynaklar, Washington yönetimi Türkiye’nin çeşitli kentlerinde bulunan büyükelçilik ve konsolosluklarında çalışanların ve diplomatlarının güvenliğinden kaygı duyduğu için Türkiye’de vize verme işlemini durdurduğunu belirtiyor. Gerçi bu arada Washington yönetiminin bu kararı Başkan Donald Trump’ın bazı ülkelerin vatandaşlarının Amerika’ya girişine kısıtlama yönündeki yeni fermanı doğrultusunda alarak Türkiye’de vize işlemini durdurduğu ihtimalini de gözardı etmemek gerekir.

Öte yandan New York Times, Türkiye ile ABD arasındaki krizi dokuz soruluk bir başyazıyla ele aldı. Gazete, varlığı hiçbir zaman resmen teyit edilmeyen Amerikan nükleer silahlarının Türkiye'den çekilmesi çağrısı yaptı ve "Bu silahları, Türk-Amerikan ilişkileri çökmeden taşımak akıllıca olacaktır" ifadelerini kullandı.

*******

Geçen hafta Türkiye milli savunma bakanı Suriyeli kürtlere Amerika tarafından verilen silahların, IŞİD ile mücadeleden sonra Türkiye'yi hedef alacağını söyledi.

Türkiye milli savunma bakanı Nureddin Canikli bu konuya değinerek, Amerika'nın YPG'ye verdiği silahla, IŞİD'e karşı 40-50 bin kişilik bir ordunun donatılabileceğini belirtti. Canikli Gürcistan ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, " Müttefikimiz, dostumuz ABD, IŞİD ile mücadele için arazide bu YPG terör örgütüyle şu anda birlikte, IŞİD'e karşı birlikte, ortak çalışma yapıyor. Yaklaşık, bizim tespitlerimize göre, 40-50 bin kişilik bir orduyu donatacak silah-mühimmat desteği sağladı ki IŞİD için, IŞİD'a karşı savaşsın diye. ABD bunu bu amaçla yapıyor, bunu biliyoruz ama o terör örgütünün de nihai hedefi Türkiye. IŞİD bittiğinde ki bitmek üzere, o silahların tamamı Türkiye'ye dönecek." dedi.

Türkiye, geçen yıllarda Suriye'nin kuzeyinde IŞİD'e karşı savaşan YPG'nin PKK unsurlarından olduğunu iddia etmekte. Bu yüzden kürtlerin kuzey Suriye bölgesinde siyasi ve askeri yapıda konumlarının güçlenmesinden şiddetle endişe duyarak, onların silahlanmasını enegellemeye çalışıyor. Bu yüzden Türkiye IŞİD ile mücadele bahanesi ile geçen yıllarda PKK mevzilerini Suriye ve Irak'ta hedef aldı. Trump'ın bundan önce ve seçim kampanyası sırasında Kürt güçlerin Suriye'de terörizme karşı zaferlerine işaretle, Amerika'nın bu güçlerin üzerine odaklanarak onları sözde IŞİD karşıtı koalisyonun kara birlikleri olarak kullanmasını istemesi ardından Türkiye'nin bu tutumu daha da şiddetlendi.

Bu arada kuzey Irak'ta ayrılık referandumun gerçekleşmesi ise Ankara'nın bu konudaki kaygılarını daha da arttırdı. Bu yüzden Amerika'nın Suriyeli Kürt güçlerle işbirliğinin devam etmesi, Ankara için ciddi endişelere sebep oluyor, zira Ankara ülkenin güneyinde ve Suriye'nin kuzeyinde bir özerk Kürt hükümetin kurulmasından endişeli.

 

Geçtiğimiz hafta Türkiye güvenlik kaynakları TSK'nın Kuzey Irak'ta PKK mevzilerine saldırı düzenlediklerini bildirdiler.

Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları tarafından Irak'ın kuzeyindeki Zap bölgesine düzenlenen hava harekatında 5 terörist etkisiz hale getirildi.

Bağdat yönetiminin defalarca itiraz etmesine rağmen Ankara hükümeti PKK mevziilerini bombaladığı bahanesiyle Irak Kürdistan bölgesine saldırmaktadır.

Muhtelif kaynaklar Türkiye savaş uçaklarının Irak topraklarına yönelik saldırıları sonucu şimdiye kadar Irak sivil halkından yüzlercesi hayatını kaybetmiş veya yaralanmıştır.

******

Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde  Suriye topraklarında İdlib operasyonu hakkında yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Suriye ile 911 km kara sınırına sahip olduğuna işaretle, Suriye hükümeti ve halkını terörizme karşı savunmak amacı ile özgür Suriye ordusu ile birlikte bu operasyona başladıklarını belirtti.

Türkiye cumhurbaşkanı Amerika'nın Suriyeli Kürtlere silah desteğini tekrar eleştirerek, teröristlerin yanında duran bazı müttefiklerinin, şimdi bizzat onlara karşı harekete geçtiklerini söyledi.

Bazı siyasi çevreler, Türkiye cumhurbaşkanının bu sözlerinin, onun düşüncelerinde yaşanan felsefi umutsuzluktan kaynaklandığı kanaatindeler. Erdoğan bir yandan teröristlerin Şam yönetiminin yanında olduğunu söylerken diğer yandan terörizme karşı Türkiye ordusu ile birlikte, Suriye hükümeti ve halkını desteklediğini belirtti.

Türkiyeli yetkililer açısından terörist grupların kimleri kapsadığı konusu bir yana, Şam hükümetini bu grupların yanında zikretmek, Ankara'yı Suriye halkının kurtarıcısı olarak tanıtma çabaları şeklinde değerlendiriliyor. Fakat Suriye'de sıradan insanlar, düşünce ve siyaset ehli olanlar arasında Ankara hükümeti ve bizzat Erdoğan , Suriye gelişmeleri ve krizi sırasında, komşu ülke halkının kurtarıcısı olma konusunda "Papa'dan daha Katolik" olmaya çalışıyor. Suriye ve Türkiye'nin siyasi, medya ve düşünce çevreleri, Ankara'nın bu tutumunu eleştirerek, Erdoğan'ın Suriye'de teröristlere karşı halkı desteklemek yerine, Türkiye toplumunda yaşanan siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve de güvenlik sorunları çözmeye çalışmaya tavsiye ediyorlar.

******

Şimdi sohbetimizi iç gelişmeye dair iki haberle noktalıyoruz.

Geçen hafta Türkiye Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen olağanüstü halin (OHAL) 5. kez uzatılmasına ve IKBY'ye hava sahasının kapatılmasına yönelik tavsiyede bulundu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan toplantı, 1 saat 40 dakika sürdü.

MGK toplantısı sonra yapılan açıklamaya göre kurul, Bakanlar Kurulu'na OHAL'in 5. kez uzatılmasını teklif etti. Toplantıda ayrıca Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) Türk hava sahasının kapatılması da önerildi.

Öte yandan TBMM Genel Kurulunda, OHAL'in 3 ay uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi kabul edildi.

Genel Kurulda, hükümet ve gruplar adına yapılan konuşmaların ardından, OHAL'in, 19 Ekim Perşembe saat 01.00'den geçerli olmak üzere 3 ay uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi milletvekillerinin oyuna sunuldu. Tezkere, yapılan oylama sonucu kabul edildi.

Daha önce Milli Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulu,  OHAL'in üç ay daha uzatılmasını  kabul etmişlerdi.

Bilindiği gibi OHAL kararı geçen yıl 15 temmuz başarısız darbe girişiminin ardından alınmış ve OHAL kararı bu zamana kadar  sürekli uzatılmıştır. 

Darbe girişimi ardından Türkiye hükümeti bu girişimden Amerika'da yaşayan Fetullah Gülen ve grubunu suçlarken,  başta ordu ve poliste olmak üzere kamuda yapılan operasyonlarda  Gülen yanlısı onbinlerce insan kamudan atıldı ve cezaevine gönderildi. 

Geçen hafta Mersin'de polis servis aracına yönelik bombalı saldırı düzenlendi. Patlama sonrası olay yerine çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Mersin'deki bombalı saldırıyla ilgili yayın yasağı getirildi.Olayla ilgili ilk gelen bilgiye göre çöp konteynerine koyulan bomba, uzaktan kumanda ile patlatıldı. 

Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ Meclis'te yaptığı açıklamada bulguların terör saldırısını gösterdiğini söyledi ve 17'si polis olmak üzere 18 kişinin yaralandığını açıkladı.

Patlama sonrası açıklama yapan Mersin Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Ercan, yaralıların kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldığını aktardı. Ercan, "Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Patlamanın nedenini araştırıyoruz. Olayı soruşturmak üzere 3 savcımızı görevlendirdik" ifadesini kullandı.