Bin Salman’ın Arabistan’da din karşıtı siyasetlerinin devamı
Suudi Arabistan yönetimi mübarek Ramazan ayı boyunca camilerde kılınan namazı yayınlamasını yasakladı.
Suudi İslami Vakıflar Bakanlığı geçen günlerde yayınladığı bildiride, imam ve ibadet edenlerin görevlerini yerine getirirken görüntülerini çekmek ve yayınlamak için camilerdeki kameraları kullanmama ve namazları medyada yayınlamama kararı aldığını duyurdu. Bakanlık, kararın mübarek Ramazan ayı öncesi camilerin hazırlanmasına ilişkin özel talimatlardan biri olduğunu vurguladı.
Son bir yılda Suudi Arabistan’da böyle din karşıtı kararı, ilk kez alınmıyor. Geçen haziran ayında, Suudi İslami Vakıflar Bakanlığı yine tüm Suudi camilerine ezan sırasında hoparlörlerinin sesini kısmalarını emretti. Bu arada, Suudi Arabistan camilerinin sadece ezan yayını yapmasına izin verildi ve Kur'an Kerim tilavetinin cami hoparlörlerinden yayınlanmasına izin verilmedi. Suudi İslami Vakıflar Bakanlığı aldığı bu kararı savunmak bağlamında çocuklar, yaşlılar ve hastaların camilerin hoparlörlerinden yayınlanan sesten rahatsız olduklarını ileri sürdü.
Şimdi Suudi İslami Vakıflar Bakanlığı yeni bir emirle namazın medyada yayınlanmasını yasaklamakla Riyad’ın din karşıtı siyasetlerinin devam etmesini sağladı. Bu arada son iki yılda Suudi hükümeti, korona salgını bahanesiyle hacıların Umre ve Hac'a gidenler için katı kurallar onayladı.
Suudi rejiminin bu tutumları, başta Endonezya ve İran olmak üzere çok sayıda Müslüman ülkelerin tepkisine neden oldu. Görünüşe göre Suudi hükümetin bu siyaset ve tutumları, Muhammed bin Salman’ın Arabistan toplumunu modernize etmek ve geleneklerden uzaklaştırma kararlarından kaynaklanıyor. Aslında Suudi Veliaht sadece Suudi müftülerine ve din adamlarına karşı savaşmakla kalmıyor, aynı zamanda Suudi toplumunun kalbinde dini kısıtlamaya çalışıyor.
Muhammed bin Salman daha önce de sosyal reformlar olarak adlandırdığı süreçte Suudi toplumunun örf, adet ve geleneklerini silerek ortadan kaldırdı. Bu bağlamda batılı kadın şarkıcıların konser düzenlemesi ve kadın dansçıların sahne almasına değinebiliriz. Bu arada önemli olan ise söz konusu uygulamaların 2030 Arabistan vizyon belgesi doğrultusunda yapılmasıdır, bin Salman’ın iddiasına göre uygulanması durumunda Arabistan’ın modernizme doğru yol alacağı belge!
Ancak bin Selman'ın eylemleri Suudi toplumunun kimliğini giderek değiştirmekte ve bu ülkenin güç yapısında din ve dindar kesimin etkinliğini azaltmaktadır.
Suudi Arabistan ile ilgili birçok ifşaatta bulunan Suudi Leaks sitesi, bin Salman’ın 2030 vizyon belgesi uyarınca Arabistan’ın geleneksel toplumunu sekularize etme ve ülke kimliğini yavaşça değiştirmek için büyük faaliyetlerde bulunmaya çalıştığını duyurdu. Bu bağlamda Muhammed bin Salman hükümet heyeti ile toplantıda İslami vakıflar bakanlığına verdiği direktifle Arabistan’da “düşünce hoşgörüsü” olarak adlandırdığı süreçle uyumlu olarak programlar tedvin edilmesini istedi.
2030 vizyon belgesinde din adamları ve şeriat kadıları, kitap ehli ile etkileşim, sekularizm ve de müzik, kutlama ve sinema konusunda hoşgörüye ilaveten sosyal davranışlarda kadınlara özgürlük konularını belirlemekle görevlendirildiler.
İlginç olan ise bin Salman’ın bu eylemleri Arabistan’da radikalizm ile mücadele hedefi ile yaptığını ileri sürmesidir. Fakat bin Salman’ın bu girişimlerinin, özellikle hanedandaki rakipleri ve siyasi aktivistlere karşı siyasetlerini radikalizmin zirvesi olarak dünya çapında geniş tepkilere ve eleştirilere sebep olduğu bir dönemde yapılmasıdır.
Aslında bin Selman dini kısıtlayarak Suudi Arabistan'ın içinde ve dışında kendinden yeni bir imaj oluşturmaya çalışıyor zira dini kısıtlayarak Suudi toplumunun ilerici bir toplum olacağına inanıyor.
Fakat analistler, bu hareketlerin Arabistan'da bir kimlik krizine yol açacağını ve pratikte genç Veliahdın güç tabanını güçlendirmeyeceğini belirtiyorlar./