Nisan 15, 2018 19:04 Europe/Istanbul

Bültenimizi geçen hafta İran’la ilgili önemli gelişmelerin ana başlıkları ile açıyoruz.

İslam Peygamberi’nin –s– sevgili kızı Hz. Fatıma’nın –s– şehadet yıldönümü etkinliği,

İran yolcu uçağının düşmesi ve 66 yolcu ve mürettebatın hayatını kaybetmesi,

Tahran’ın Avrupalı bakanları ağırlaması,

Dışişleri Bakanı Yardımcısı Irakçi’nin Avrupa ziyareti,

Amerika ve Avrupa’nın Bercam nükleer anlaşması ile ilgili hareketleri ve İran’ın füze programına yönelik iddiaları,

Savunma Bakanı General Hatemi’nin Bakü ziyareti,

Tahran’da bir avuç isyancının olay çıkarması ve üç polisi ve iki gönüllü seferberi şehit düşürmeleri,

Geçen hafta İran’la ilgili yaşanan bazı önemli gelişmelerdi.

Geçen hafta İslamî İran İslam Peygamberi’nin –s– sevgili kızı Hz. Fatıma’nın –s– şehadet yıldönümü dolaysıyla yastaydı. Bu çerçevede İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei Hz. Fatıma’nın –s– şehadet yıldönümü dolaysıyla düzenlenen yas merasimine katıldı.

Hz. Fatıma’nın –s– şehadet yıldönümü dolaysıyla taziyemizi sunarak bültenimizi geçen hafta yaşanan acı bir haberle açıyoruz.

Geçen hafta Tahran’dan Yasuc kentine doğru yola çıkan bir yolcu uçağının düşmesi ve olayda tüm yolcuların ve mürettebatın hayatını kaybetmesi İran’a yasa boğdu. Uçakta 60 yolcu ve 6 mürettebat bulunduğu belirtildi. Uçağın enkazına ulaşıldığında tüm yolcu ve mürettebatın hayatını kaybettiği kesinleşti.

Geçen hafta Tahran iki Avrupa ülkesinden Dışişleri Bakanlarını ağırladı.

Hollanda Dışişleri Bakanı Sigrid Kaag ve İspanya Dışişleri Bakanı Alfonso Dastis geçen hafta Tahran’a gelerek İranlı yetkililerle ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel meseleleri görüştü.

Bu arada Fransa Dışişleri Bakanı Jean Derina’ın da önümüzdeki günlerde Tahran’ı ziyaret edeceği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Ruhani Tahran’ı ziyaret eden İspanya Dışişleri Bakanı Alfonso Dastis’le görüşmesinde iki ülkenin eskilere dayanan dostane ilişkilerine işaret ederek Tahran ve Madrid arasında ilişkilerin gelişmesi iki milletin yararına olacağını belirtti.

Bercam nükleer anlaşmasına değinen Ruhani, bu anlaşma bölgenin ve tüm dünyanın yararına olduğunu ve İran ve AB ilişkilerinin gelişmesini de kolaylaştırdığını kaydetti.

Görüşmede Dastis de İran’ı bölgenin güçlü ve etkili devleti niteledi ve Tahran’la Madrid ilişkilerinin gelişmesi bölgenin refah ve güvenliğine katkı sağlayacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Ruhani, Tahran’a gelen Hollanda Dışişleri Bakanı’nı Sigrid Kaag’ı da kabul etti. Görüşmede Ruhani, Tahran yönetimi Hollanda ve AB ile ilişkileri geliştirmeyi olumlu karşıladığını belirtti.

İran’ın savunma gücüne de temas eden Ruhani, İran milleti haklı olarak ülkenin savunma gücünün pazarlık konusu olamayacağına inandıklarını vurguladı.Bölgedeki durumu değerlendiren Ruhani, tüm çabaların Yemen’e dayatılan savaşı sonlandırmanın üzerinde odaklanması gerektiğini ifade etti.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Abbas Irakçi, üst düzey bir heyet başkanlığında İran ve İngiltere arasında siyasi müzakerelere katılmak üzere Londra’ya gitti. Irakçi Londra’da Chatem House düşünce merkezinde bir konuşma yaptı.

İran ve Avrupa arasında diplomasi trafiği, Amerika Başkanı Donald Trump’ın İran ve 5+1 grubu arasında imzalanan Bercam nükleer anlaşmasını tahrip etme çabası üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçtiği bir sırada gerçekleşiyor. Trump aynı zamanda bu anlaşmayı bozmaları için Avrupa ülkelerine de baskı uyguluyor. Gerçi Avrupa birliği AB şimdiye kadar bu anlaşmadan elde ettiği kazanımlarını Trump’ın baskılarından etkilenerek kaybetmek istemediğini ortaya koymuş bulunuyor, ancak yine de Bercam’ın dışındaki konulara yönelik pek de şeffaf bir tutum sergilemediği gözleniyor.

Gerçekte Tahran yetkilileri sürekli İran’ın ABD’ye yönelik güvensizliğin geçmişteki deneyimlere ve Amerika’nın sultacı emellerinin bilincinde olmalarına dayandığını vurguluyor.

Gerçek şu ki Bercam nükleer anlaşması Amerika yönetiminin sabotajları yüzünden şimdiye kadar müzakerelerde belirlenen hedeflerine ve hatta yetkililerin beyan ettiği amaçlarına ulaşamadı ve Amerika’nın bu tutumu dünya genelinde kaygılara yol açtığı anlaşılıyor.

Bu arada gerçi AB ülkeleri ABD yönetiminin bu tutumunu eleştiriyor, ama yine de İran’ın Ortadoğu bölgesinde güvenlik ve istikrarın sağlanmasında önemli rolünü itiraf ettikleri halde Amerika’nın İran’a yönelik iddialarına eşlik ediyor ve başka hiç bir ülkeyi ilgilendirmeyen İran’ın füze gücü konusunda Amerika’ya benzer yorumları ileri sürüyor.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi ise Avrupalı yetkililerin bu yöndeki açıklamalara gösterdiği tepkide bu tür açıklamaların hiç bir mantıklı dayanağı bulunmadığını, İran İslam Cumhuriyeti bu tür ilkesiz ve sorumsuz açıklamaları reddettiğini belirtti.

İngiltere’nin Chatham House düşünce merkezinde konuşan Dışişleri Bakanı Yardımcısı Irakçi, Bercam nükleer anlaşması başka hiç bir mesele veya soru ile ilgili olmadığını, İran ve 5+1 üyeleri bu anlaşmayı başka meselelerden ayrı tutmaya ve sadece nükleer meseleye odaklanmayı kararlaştırdıklarını belirtti.

Irakçi, nükleer meseleyi başka meselelerden ayrı tutukları için başarılı olduklarını, şimdi ise bu anlaşmayı bölge meseleleri veya İran’ın füze meselesi ile karıştırmak büyük bir yanlış olacağını vurguladı.

Amerika Bercam hakkında güvensizlik atmosferi oluşturduğunu belirten Irakçi, İran hâla bu anlaşmanın faydalarından yararlanamadığını ifade etti.

Gerçekte İran İslam Cumhuriyeti hem ecnebi güçlerin bölge ülkelerinin içişlerine karışmalarına karşıdır, hem de dış politikası bölge ülkelerinin bağımsızlığına ve milletlerin kendi kaderini kendileri belirleme ilkesine saygıya dayanır.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ise bir twitinde şu ifadelere yer veriyor: İran İslam Cumhuriyeti’nin bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik mesajı açık ve nettir, yani ya hep birlikte kazanır, ya da hep birlikte kaybederiz.

Dışişleri Bakanı Zarif geçen hafta Moskova’da düzenlenen ve Ortadoğu gelişmeleri ele alınan konferansta da yaptığı konuşmada, İran her zaman bölgedeki krizlerin siyasi yollardan çözümlenmesi için çaba harcadığını belirtti.

Konu ile ilgili değerlendirmede bulunan İranlı uzman Sadullah Zarei ise Amerika gibi ülkelerin bölgede terörü yaygınlaştırmaktan amacını hedef ülkenin ortamını değiştirmek ve işgalci devletin cirit attığı alana çevirmekten ibaret olduğunu belirterek şöyle diyor: Amerikalı yetkililer bu tür uygulamaları ile onlara karşı çıkan ülkelerin devletlerini devirmeyi ve aynı zamanda İslam dininden şiddet yanlısı bir imaj sunmaya çalıştıklarını vurguluyor.

Geçen hafta İran savunma Bakanı General Emir Hatemi üst düzey askeri bir heyet başkanlığında Bakü’yü ziyaret etti.

General Hatemi, Bakü’de Azeri mevkidaşı General Zakir Hasanov’la görüştükten sonra ortak basın toplantısına katıldı.

General Hatemi, İran tüm ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı gösterdiğini ve bu tutumu ile bölgenin çeşitli alanlarında güvenliği temin etmeyi başardıklarını kaydetti.

Bakü’de Cumhurbaşkanı Aliyev’le çok iyi bibr görüşme gerçekleştirdiklerini kaydeden General Hatemi, Aliyev’in iki ülke arasında işbirliğine yönelik derin görüşünü öğrendiğini ifade etti.

Ortak basın toplantısında Azerbaycan Savunma Bakanı General Hasanov da iki ülke askeri eğitim alanında işbirliğini geliştirmeye karar verdiklerini belirtti.

İran Savunma Bakanı General Emir Hatemi Bakü temaslarının devamında Azerbaycan Savunma Sanayii Bakanı Yaver Cemalov’la görüştü.

Görüşmede iki Bakan ortak askeri teçhizat üretme konusunu ve yeni teknolojilerin paylaşımı ele aldı.

Savunma Bakanı General Hatemi ve beraberindeki heyet bundan önce de Azerbaycan Savunma Bakanı General Zakir Hasanov ve Başbakan Arthur Rasizade ile görüştü.

General Hatemi daha sonra da Azerbaycan Cumhuriyeti’nin askeri ve savunma merkezlerini ziyaret etti.

Azerbaycan Cumhuriyeti komutanlık ve kurmay akademisi Başkanı General Haydar Piriyev, İran savunma Bakanı general Hatemi’nin bu akademiyi ziyaret sırasında İran silahlı kuvvetlerinin Saddam rejimi ile savaş ve terörle mücadelede elde ettiği önemli deneyimlere işaretle bu deneyimlerden yararlanmak istediklerini belirtti. General Piriyev İran ve Azerbaycan askeri akademileri arasında işbirliğinin geliştirilmesini de istedi.

Geçen hafta Tahran’ın mahallelerinden birinde acı olaylar yaşandı. Kendilerini Gonabadi dervişleri adlı bir tarikata mensup bilen bir avuç isyancı Tahran’da çıkardıkları olaylarda çok sayıda araca zarar verdi, üç polis memurunu ve iki gönüllü seferberi şehit etti. Olaylarda 30 polis memuru da yaralandı.

Tahran’da Gonabadi dervişleri adı ile anılan bir tarikatın üyelerinin başlattığı isyan son erdirildi. Söz konusu tarikatın üyeleri bir karakolun önünde toplanarak tutuklanan tarikat liderinin serbest bırakılmasını istedi.

Güvenlik güçleri toplanan tarikat üyelerinden dağılmalarını isteyince tarikat üyeleri bir otobüs ve bir özel araçla güvenlik güçlerine saldırdı.

Saldırıda üç polis ve iki gönüllü seferber şehit düştü.

İsyancılardan 300 kadarı gözaltına alındıktan sonra isyan sona erdi.

İçişleri Bakanı Abdurrıza Rahmani Fazli de olayla ilgili yaptığı açıklamada yasalara karşı çıkanlarla hoşgörülü davranmanın güvenlik güçlerinin pasifliği şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirtti.

Strateji meseleleri uzmanı Mehdi Muhammedi ise olaylarla ilgili değerlendirmesine esas sorun dervişler olmadığını belirterek şu yorumda bulundu: Tahran’daki son huzursuzluklarda esas mesele dervişler değildir. Bu yanlış bir adres olur. İran’da dervişler hiç bir zaman mesele olmadı. Mesele bir yandan başta münafıklar olmak üzere inkılap karşıtlarının ülkede kronik şiddet çıkarmak ve İran’ı tahrip etme projesini uygulamaktır.

İran genel kurmay Başkanı General Muhammed Bakıri, bu olayların her şeyden ziyade düşman cephesinin İran’dan intikam almaya yönelik sinsi çabası olduğunu belirtti.

Tahran’daki olaylarda üç polis memuru ve iki gönüllü seferberler gücünün şehit düşmesinin ardından bir mesaj yayımlayan General Bakıri, düşmanlar 22 Behmen İslam inkılabının zafer yıldönümü yürüyüşünün en muhteşem biçimde düzenlenmesinden rahatsız olduklarını ve bu konudan aşağılık duygusuna kapılarak bunu telafi etmeye çalıştıklarını belirtti.

General Bakıri ayrıca İran İslam Cumhuriyeti Ortadoğu gibi güvensiz bir bölgede tam güvenlik içinde bulunması da düşmanı öfkelendirdiğini ve bunu bozmak istediklerini vurguladı.

General Bakıri ayrıca, İran güvenlik güçleri bu tür sokak gösterilerine bir daha asla izin vermeyeceklerini ve yasaları ve vatandaşların huzurunu ihlal edenlere karşı gerekli tepki verileceğini ifade etti.