Nisan 22, 2018 22:01 Europe/Istanbul

Bültenimize geçen hafta Ortadoğu bölgesinde yaşanan önemli gelişmelerin başlıkları ile açıyoruz.

Suud rejiminin Yemen topraklarına yönelik saldırılarının devam etmesi,

Katar ve Arabistan’ın elebaşılığındaki dörtlü grubun arasındaki gerginlikte son gelişmeler,

Türkiye’nin Afrin saldırısının devam etmesi,

Geçen hafta Ortadoğu bölgesinin önemli bazı gelişmeleriydi.

 

Suud rejimi ve başını çektiği ittifakın mazlum Yemen milletine dayattığı savaşın üçüncü yılını tamamlamasına yaklaşık on gün kaldığı bir sırada haber kaynakları, Suud rejiminin Yemen’de cinayetleri hala devam ettiğini belirtiyor. Geçen hafta Suud ittifakının kayıpları da artan bir şekilde devam ettiği belirtildi.

Geçen hafta Yemen ordusu ve halk güçleri ile Suud askerleri arasında iki ülkenin ortak sınırında yaşanan çatışmalarda onlarca Suud askeri helak edildiği ve onlarcası da yaralandı.

Öte yandan Suud ordusunun bu savaşta kayıp sayısının artması Amerika yönetimini Arabistan ve başını çektiği ittifakın Yemen’e dayattığı savaşta Suud rejimini desteklemeye yöneltti. Bu çerçevede Washington Post gazetesi geçen hafta bir rapor yayımlayarak Amerika savunma Bakanı James Matis’in kongre liderlerine bir mektup yazdığını ve bu savaşta Arabistan’a desteklerin arttırılmasını istediğini duyurdu. Raporda, Matis’in mektubunda Amerika’nın riyad’ın başını çektiği ittifaka askeri desteğini kısıtlaması sivil kayıpların artmasına yol açacağını ve bölgedeki ortaklarının terörle mücadelede Amerika ile işbirliğini tehlikeye atacağını ve yine Suud rejiminin nüfuzunu olumsuz etkileyeceğini ve tüm bunlar bölgede insani krizi ve durumu daha da vahim hale getireceğini iddia ettiği belirtildi.

Bu arada Yemen medyası geçen hafta Amerika’nın terörle mücadele birliğinden bir heyetin Yemen’in güneyinde Aden eyaletine girdiğini, heyette 6 uzman, bibr mütercim, bir kaç koruma görevlisi ve bir kaç Amerika özel kuvvet mensubu yer aldığını, söz konusu heyet Yemen’de Arabistan ve BAE ile işbirliği yapan bazı Yemenli askeri komutanla görüştüklerini duyurdu.

Geçen hafta Yemen’le ilgili en önemli gelişmelerden biri, uluslararası savaş suçlularını takip şebekesi aralarında 6 Arabistan ve birleşik Arap emirlik ordusundan üst düzey komutanın da adlarının bulunduğu 10 kişilik bir listeyi yayımladı ve bu 10 kişinin Yemen’de işledikleri savaş suçu ve diğer cinayetleri yüzünden savaş suçluları listesinde yer aldıklarını ve cinayet dosyaları uluslararası ceza mahkemesine gönderildiğini açıkladı.

Tüm bu gelişmeler bir yandan Arabistan ve müttefiklerine yönelik uluslararası baskıların arttığını ve öbür yandan Arabistan Yemen’e dayattığı savaş dördüncü yılına girdiği ve Amerika’nın Suud rejimini desteklediği halde bu savaşın 2018 yılında da son bulmasını beklememek gerektiğini gösteriyor.

Geçen hafta Arabistan, Bahreyn, BAE ve Mısır ile Katar arasında yaşanan krizde önemli gelişmeler yaşandı. Bu gelişmeler Katar’ın lehine ve Arabistan ve dostlarının aleyhine olan gelişmelerdi.

Geçen hafta Ürdün yönetimi Katar ile aylar önce kestiği ilişkileri yeniden başlattı. Bu bağlamda Ürdün’un El Raye gazetesi şöyle yazdı: amman ve doha ilişkilerinin Arabistan, Mısır, BAE ve Bahreyn ile Katar arasında tırmanan krizden önceki eski durumuna geri dönmesi  çerçevesinde Doha ticaret odası Nail El Kebariti başkanlığında Ürdünlü bir heyeti ağırladı.

Bu gelişme bir yandan Ürdün’ün Katar’a doğru yöneldiğini ve öbür yandan da Ürdün ile Arabistan arasında gerginliğin tırmandırdığını gösteriyor. Ürdün ve Arabistan arasında gerginlik, Aralık 2017 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump sorumsuz ve illegal bir hareketle Kudüs’ü İsrail’in yeni başkenti ilan etmesinden sonra başladı. Zira Ürdün Suud rejiminin aksine ABD başkanının kararına karşıdır ve aynı zamanda Ürdün kralı 2. Abdullah da Suud rejiminin veliaht prensi Muhammed bin Salman’ın karşı çıkmasına rağmen geçen aralık ayında İstanbul’da düzenlenen ve Kudüs kararına karşı çıkan zirveye katıldı.

Geçen hafta bu bağlamda yaşanan bir başka önemli gelişme de Katar Başbakan yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-i Sani’nin sudan ziyaretiydi. Bu gelişme de Suud rejimi Katar ile gerginlikte Sudan’ı kendi saflarına çekmek için büyük çaba sarfettiği halde yaşandı, nitekim Suud rejiminin çabaları sonuç vermedi ve Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir de Doha ile ilişkilerini ihya etmeyi istedi.

Konu ile ilgili bir açıklama yapan Sudan’ın uluslararası El marife etüt merkezi uzmanı Nasreddin Muhammed Adem şöyle dedi: Hartum ile riyad ittifakı Sudan için hiç bir faydası yoktur, zira Arabistan ve Mısır aynı gemide yer alıyor ve Mısır da Sudan’ın bu gemiye binmesini istemiyor. Katar ise bu konuyu çok iyi anlamış ve şimdi Hartum’a yaklaşmaya çalışıyor.

Tüm bu gelişmelerden hareketle beş Arap ülkesi arasında yaşanan gerginlik zamanla Arabistan ve üç müttefikinin lehine sonuçlanmadığı söylenebilir. Zira bu gerginlikte ilkin Katar’a karşı duran ülkeler şimdi Katar’ın Suud hanedanının sultacılığına karşı direnişi sonuç verdiğini ve Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır’ı yanına almasına rağmen bu krizden zaferle çıkmayacağını anlamış bulunuyor.

Geçen hafta Suriye Türkiye ordusunun Afrin saldırılarının devam etmesine ve Suriye ordusu ve müttefiklerinin Doğu Guta bölgesindeki operasyonundaki başarılarına ve ayrıca Astana zirvesine şahit oldu.

Geçen hafta Türkiye ordusunun Afrin’e yönelik saldırıları, TSK ve yanına aldığı ÖSO terör örgütü bu bölgede başlattıkları operasyonun üzerinden iki ay geçtiği halde Afrin kentine giremedikleri  halde devam etti.

Suriye meseleleri uzman Mesut Esedullahi, Afrin bölgesi coğrafi açıdan çok zor geçit verdiğini ve TSK içinde 15 Temmuz 2016 askeri darbesinden sonra yapılan tasfiye operasyonundan duyulan rahatsızlık yüzünden TSK’nın Afrin operasyonunu da etkilediğini belirtiyor.

Afrin operasyonu şimdiye kadar 3500 kişinin ölümü ve binlerce kişinin avare olmasına yol açtığı bir sırada deva mediyor. Bu arada Türkiye ordusunun Afrin hastanesini bombardıman etmesi sonucunda 22 sivilin hayatını kaybettiği, onlarca sivilin de yaralandığı bildirildi.

Türkiye yönetimi Zeytin Dalı operasyonunda sivillerin gözetildiğini iddia ettiği bir sırada, bölgeden acı haberler gelmeye devam ediyor.

En son Türkiye ordusunun Afrin hastanesini bombardıman etmesi sonucunda 22 sivilin hayatını kaybettiği, onlarca sivilin de yaralandığı bildirildi. Suriyeli kaynaklar ise Zeytin Dalı operasyonu başladığı günden beri TSK ve ÖSO terör örgütü yüzlerce sivili katlettiğini belirtiyor.

Öte yandan geçen hafta Suriye ordusu ve müttefiklerinin  Doğu Guta bölgesinde operasyonları da devam etti. Suriye ordusunun Doğu Guta operasyonu 19 Şubat tarihinde başladı ve iki gün sonra bu operasyon birinci ayını tamamlıyor. Suriye ordusu geçen Çarşamba günü bu operasyonun devamında stratejik Hamuriye bölgesine girdi.

Suriye ordusu ayrıca BM güvenlik konseyinin 2401 sayılı kararnamesini uygulamak üzere sivillerin Doğu Guta bölgesinden çıkmalarına zemin hazırladı. Şimdiye kadar bölgeden 47 bin sivil çıktığı belirtildi.

Geçn hafta Cuma günü İran, Türkiye ve Rusya Dışişleri Bakanları Kazakistan’ın başkenti Astana’da bir araya geldi.

Oturumda İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov ve Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Astana süreci çerçevesinde Suriye’de son gelişmeleri masaya yatırdı.

Oturumun sonuçları ise üç ülkenin Cumhurbaşkanlarının İstanbul’de Nisan ayında düzenleyecekleri üçlü zirvede ele alınacak.

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Suriye toprakları tamamen teröristlerin işgalinden kurtarılıncaya dek terörle mücadeleye devam edileceğini vurguladı.

Astana’da Rus ve Türk mevkidaşı ile katıldığı üçlü zirvenin sonunda bu açıklamayı yapan Dışişleri Bakanı Zarif, Astana süreci Suriye milleti için son bir yılda önemli getirileri olduğunu belirtti.

Zarif, oturumda terörle mücadeleye devam vurgusu yapıldığını, oturumda ayrıca tutukluların takası ve cenazelerin teslim edilmesi konusunda da anlaşmaya varıldığını ifade etti.