Nisan 22, 2018 23:31 Europe/Istanbul

Bültenimizi geçen hafta İran’la ilgili önemli gelişmelerin ana başlıkları ile açıyoruz.

İran’da evrensel Nevruz bayramı kutlamaları

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin Nevruz bayramı mesajı,

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin Rezevi külliyede yeni yıl dolaysıyla konuşması,

ABD’nin İran düşmanlığı devam etmesi,

Geçen hafta yeni yılın ilk günlerinde İran’ın belli başlı önemli gelişmeleriydi.

 

Değerli dinleyiciler, bültenimizi Nevruz bayramı ve yeni yılı kutlayarak açıyoruz. Bilindiği üzere 2010 yılında BM genel kurulu Nevruz bayramını evrensel bir bayram olarak kabul etti ve bu çerçevede bir kararname onayladı. O yıldan beri her yıl Nevruz bayramı kutlamaları İran ve bu bayramı kutlayan diğer 11 ülkenin ev sahipliğinde BM genel kurulunda kutlama yapılıyor.

Bu yıl İran’ın BM daimi temsilcisi Golam Ali Hoşru, BM genel kurulunda düzenlenen törende Nevruz bayramı öğretilerine işaret ederek, yaşamı servet biriktirmek ve zulmetmek ve ihtilaf ve tefrika çıkarmakla heba etmek yerine sevgi ve safa ile sürdürmek gerektiğini vurguladı.

 

İran milleti bu yıl Nevruz bayramını geçmiş yıllarda olduğu gibi İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin Nevruz bayramı mesajı ile başladı. İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei hş. 1397 yılının başlaması dolaysıyla yayımladığı mesajında her yıl olduğu gibi bu yıl yine yeni yıla girerken İran milletinin Nevruz bayramını ve yeni yılını kutladığı bir mesaj yayımladı.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin özel kalem müdürlüğü tarafından yayımlanan mesajda Ayetullah Hamanei yeni yılı İran’ın yerli ürünlerini destekleme yılı olarak adlandırdı.

İran milletine ve özellikle saygıdeğer şehit ve gazi ailelerine neşeli ve mutlu bir Nevruz bayramı ve bereketli ve hayırlı bir dileyen İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei, İran milleti oldukça başarılı bir yıl geride bıraktığını ve düşmanları düzenledikleri muazzam yürüşleri ile bir kez daha hüsrana uğrattıklarını vurguladı.

 

Geçen yıl İslamî İran’de engebeli ve acı tatlı günlerle birlikte geçti. İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei konuşmasında bu yılı İran milletinin azamet ve iktidarının gözler önüne sergilendiği yıl olarak değerlendirerek şöyle konuştu: yılın başlarında 40 milyon vatandaş cumhurbaşkanlığı ve konseyler seçimine muazzam, göz kamaştıran ve anlamlı bir katılım sergiledi ve bu katılım dünya Kudüs günü, 9 Dey günü ve 22 Behmen zafer günü yürüyüşlerinde de devam etti.

 

Düşmanların yılın son aylarında ülkemizde huzursuzluk ve fitne çıkarma çabalarına temas eden İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei, vatandaşların bu tür isyancı hareketlere karşı kendiliğinden oluşan yürüyüşleri bu milletin büyük ve basiretli ve çevik ve göreve amade olduğunu ortaya koyduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: büyük İran milleti ve hatta düşmanlar bu fitneyi onların adına mal etmek isteyen kesimler bile isyancılara karşı çıktı ve bu hadisede İran milletinin azameti daha da belirgin hale geldi.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei İslamî İran’ın geçen sene bir başka kazanımını da bölgesel tehditleri fırsatlara çevirmekten ibaret olduğunu belirterek şöyle dedi: bölgesel tehditlerin amaçlarından biri İslamî İran’a darbe vurmaktı, fakat İslam Cumhuriyeti düşmanlara tehditleri ile ülkemize zarar vermelerine izin vermediği gibi bu tehditleri fırsata çevirdi.

 

İran İslam Cumhuriyeti nizamı hş. 1396 yılını tüm bölgesel ve küresel sorunlara rağmen halkın ve yetkililerin uyanıklığı sayesinde başarılı bir şekilde geride bırakmayı başardı. Nitekim İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei de geçen yıl İran İslam Cumhuriyeti nizamı İran milletinin izzet ve iktidar bayrağını bölgede göndere çektiğini ve özellikle tekfirci selefi terör örgütlerinin belini kırmak ve güvenliği sağlamakta önemli rol ifa ettiğini vurguladı.

 

Geçen haftanın bir başka önemli gelişmesi İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin kutsal Meşhed kentinde ve Rezevi külliyede yaptığı yeni yıl konuşmasıydı. Ayetullah Hamanei her yıl olduğu gibi yeni yıla girerken Rezevi Külliye’de yeni yıl konuşmasını yaptı. Ayetullah Hamanei konuşmasında, ülkemizde bir çok yetenek bulunduğunu, fakat şimdiye kadar kullanılmadıklarını, kullanıldıkları takdirde ülkemiz daha iyi ilerleyeceğini vurguladı.

 

Bugün dünyada hiç bir millet İran milleti kadar bağımsız olmadığını belirten Ayetullah Hamanei, mevcut kapasiteler harekete geçirildiği takdirde İran 200 ülkenin arasında ilk 12 ülkenin arasına gireceğini kaydetti.

Ayetullah Hamanei yetkililerden de gençlerin gücüne inanmalarını istedi.

Amerika IŞİD’i yenmekte etkili olduğunu söylemesi yalan olduğunu belirten Ayetullah Hamanei, Amerika IŞİD ve benzerlerini kendi elinde tutmak istediğini vurguladı. Ayetullah Hamanei ABD bölgede güvenliği temin edemediğini, bunun en bariz örneği Afganistan’da 14 yıllık varlığı olduğunu, bu varlık Afganistan milletine güvenlik getirmediği gibi güvenlik şartlarını daha da vahim hale getirdiğini vurguladı.

 

İslami Şura Meclisi milli güvenlik ve dış politika komisyonu sözcüsü Hüseyin Nakevi Hüseyni bu konuda yaptığı açıklama şöyle dedi: Amerika Afganistan topraklarını işgal ettikten sonra bu ülkede hem terör örgütü sayısı hem de uyuşturucu madde üretimi müthiş oranda arttı.

Nakavi Hüseyni açıklamasının devamında, Afganistan’da afyon tarlaları Amerika için ikinci petrol kuyularına dönüştüğünü vurguladı.

 

İran İslam Cumhuriyeti ise bölgede teröre ve özellikle tekfirci IŞİD terör örgütüne karşı verdiği mücadele ile Amerikalıların bölgeye yönelik şom planlarını suya düşürdü.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bu konuda da şöyle dedi: Amerikalı yetkililer bölgede IŞİD gibi şer, zalim ve barbar terör örgütlerini türeterek bölge milletlerini iç savaşlarla uğraştırmak ve kafalarını gaspçı rejim İsrail’den uzaklaştırmak istediler, fakat biz ilahi tevfik sayesinde bu planlarını suya düşürmeyi başardık.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei konuşmasının bir başka bölümünde de İran İslam Cumhuriyeti bölgede güvenliği sağlamayı başardığını belirterek şöyle devam etti: kendileri sürekli başka ülkelerinin içişlerine karışan uluslararası zorba güçler İran İslam Cumhuriyeti nizamına itiraz ediyor ve neden bölge meselelerine karışıyorsunuz, diyor. Biz de onlara cevaben bu konu sizi ilgilendirmez, diyoruz.

 

Gerçekte Amerika türlü yollara ve yöntemlere baş vurarak sürekli İran İslam Cumhuriyeti nizamına darbe indirmeye çalışıyor. Bu arada Fransa, İngiltere ve Almanya ABD Başkanı Trump’ın Bercam nükleer anlaşmasını feshetme tehditlerine karşı çıkmaya paralel olarak Trump’ın İran yönetimine füz programı ve bölgedeki faaliyetleri üzerinden baskı uygulama taleplerine eşlik etmeye başladıkları gözleniyor.

Fransa Dışişleri Bakanlığı geçen Perşembe günü bir bildiri yayımlayarak Paris yönetimi Bercam nükleer anlaşmasını korumak istediğini ancak bunun yanında İran’ın füze gücünü geliştirmesi ve Ortadoğu ve yakındoğu bölgelerinde tartışmalı rolü tabir ettiği durumu da gözardı etmediklerini belirtti.

 

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif geçen Pazartesi günü twiter hesabında Amerika ve üç AB ülkesinin silah üreticileri bölgede bazı ülkelere sundukları silahlara ve hizmetlere işaretle şöyle yazdı:

Bizim silahlarımızı satın alın, bizim devletlerimiz satıştan sonraki hizmetleri komşularınıza savunma imkanlarını bir kenara bırakmaları yönünde baskı uygulayarak sunmaya devam edecektir!

Dışişleri Bakanı Zarif şöyle devam etti: İran’ın savunma ve füze programından şikayetçi olmakla beraber bölgeye yüzlerce milyar dolar değerinde silah satmak, Amerika ve AB troykasının mutluk sahtekarlığının işaretidir.

 

Almanya, Fransa ve İngiltere, sözde ABD Başkanı Trump’ı Bercam nükleer anlaşmasında kalmak için teşvik etmek amacıyla AB’ye İran’a karşı yeni yaptırımları uygulamasını öneriyor.

Uluslararası meseleler uzmanı Diako Hüseyni AB troykasının İran’ın füze programı konusunda Amerika ile görüşlerinin yakınlaşması hakkında şöyle diyor: avrupalılar İran’ın füze programı bölgeye yönelik tehdit olduğu konusunda Amerika ile hemfikirdir ve bu konuda aralarında konsensüs sağlanmıştır, fakat bu meseleye nasıl yaklaşmaları gerektiği konusunda aralarında görüş ayrılığı hakimdir.

 

İran milli güvenlik yüksek konseyi sekreteri Ali Şamhani ise Avrupa’nın ABD ve korsan İsrail sahasında oynaması ve onların Bercam nükleer anlaşmasını koruma bahanesi ile haraç kesmelerine olumlu karşılık vermesi konusunda uyarıda bulunarak, İran savunma gücünü geliştirmeyi sürdüreceğini belirtti.

Geçen hafta Tahran’da Umman Dışişleri Bakanı Yusuf bin Alevi ile görüşmesinde bu konuya temas eden Şamhani, İran’ın füze programı tamamen caydırıcı amaçlı olduğunu ve İran’ın milli güvenlik elzemlerine göre geliştirildiğini ve siyaset ve medya çevrelerinin provokatif hareketleri bu süreci etkileyemeyeceğini vurguladı.

 

Geçen hafta ABD Başkanı Donald Trump Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’u görevinden azlederek CIA Başkanı Mike Pompeo’yu bu göreve atadıktan sonra beyaz sarayda gazetecilere Tillerson ile Bercam nükleer anlaşması konusunda anlaşmazlık yaşadığını belirterek şöyle dedi: biz İran ile nükleer anlaşma gibi çeşitli konularda görüş ayrılığı yaşıyorduk. Ben defalarca bu anlaşmanın bir facia olduğunu söyledim, ama Tillerson bu anlaşmanın herhangi bir sorunu olmadığını düşünüyordu. Ben anlaşmayı feshetmek istiyordum, ama Tillerson farklı düşünüyordu. Bu yüzden düşüncelerimiz birbirinden farklıydı, ama şimdi Pompeo ile işlerin iyi gideceğine inanıyorum.

 

İran İslam Cumhuriyeti Amerika’nın iddialarının aksine bölgede teamül ve dayanışma temelinde istikrar ve güvenlik istiyor. İran hiç bir zaman başka ülkeleri tehdit etmemiş veya herhangi bir savaşı başlatmamıştır. Ancak İran her türlü tehditle karşılaştığı zaman da vereceği cevap çok kırıcı ve sert olmuştur.