Nisan 27, 2018 17:01 Europe/Istanbul

Bültenimizi geçen hafta İran’la ilgili önemli gelişmelerin ana başlıkları ile açıyoruz.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin Hamas lideri İsmail Heniye’nin mektubuna cevap vermesi,

Cumhurbaşkanı Ruhani’nin Türkiye ziyareti ve üçlü zirveye katılması,

Savunma Bakanı General Hatemi’nin Moskova ziyareti,

Dışişleri Bakanı Zarif’in Bağlantısızlar hareketi zirvesine katılması,

ABD’nin devam eden Bercam nükleer anlaşması karşıtı politikaları,

Geçen hafta İran’ın bazı önemli gelişmeleriydi.

 

Bir süre önce Hamas siyasi büro Başkanı İsmail Heniye İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’ye bir mektup yazdı. Heniye mektubunda küresel istikbarın Kudüs ve Filistin milletine yönelik komplosu ve direnişin kalelerinden Gazze’yi düşürme çabası ve işgalcilikle mücadeleyi durdurma çabası ve bölgede kukla rejimlerin liderleriyle siyonist İsrail ilişkilerini normalleştirme girişimi gibi komplolarına işaret ederek Ayetullah Hamanei’ye direnişe verdiği destekten dolayı teşekkür etti.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei, Hamas lideri İsmail Heniye’nin geçenlerde kendisine yazdığı bu mektuba cevap verdi.

Ayetullah Hamanei, İran İslam Cumhuriyeti’nin değişmez tutumu Filistin milletine tam destek olduğunu belirtti ve Filistin meselesinin tek çözümü İslam dünyasının en ön cephesinde yer alan direniş eksenini takviye etmek ve gaspçı siyonistler ve onların hamileri ile mücadeleyi şiddetlendirmek olduğunu vurguladı.

Ayetullah Hamanei ayrıca önemli bir uyarıda bulunarak, sahtekar İsrail rejimi ile müzakereye yönelmek affedilemez büyük bir hata olacağını ve Filistin milletinin zaferini geciktireceğini vurguladı.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei mektubunan devamında, İsmail Heniye’nin mektubunda gündeme gelen ve İslam ümmetinin bölglede bazı Arap rejimlerin liderlerinin nifak ve ihanetleri ve büyük şeytan Amerika’nın planlarına uymaları gibi sorunlara işaret ederek, İran İslam Cumhuriyeti düşmanların baskı, zulüm ve cinayetlerine karşı Filistin milletini en ön safta savaşın bir millet olarak gördüğünü ve bu mutlak hakikati onayladıklarını ve kendilerini Filistin milletine her türlü desteği vermekle yükümlü gördüklerini kaydetti.

 

Filistin milleti yetmiş yılı aşkın bir süredir korsan İsrail rejiminin zulüm ve baskılarına maruz kalıyor, ama buna rağmen kanı pahasına saldırgan rejime ve hamilerine karşı direnişinden el çekmiyor.

 

Geçen hafta Filistin milleti Toprak günü yıldönümünde büyük bir yürüyüş düzenledi. Filistin halkının Gazze şeridi ve Batı yakasında düzenledikleri yürüyüşte 20 Filistinli şehit oldu, 1500 Filistinli de yaralandı.

Yürüyüşe katılan Hamas lideri İsmail Heniye yaptığı konuşmada Filistin milleti Kudüs ve anavatana geriye dönüş hakkı için de olsa inisiyatifi ele alacağını, bu yürüyüş Trump ve Kudüs planını batıl ilan ettiğini vurguladı.

Bu arada bazı kaynaklar, yürüyüş sırasında siyonistlerin ateş açması sonucunda 2 bin Filistinli yaralandığını belirtiyor.

 

İşgalci rejim İsrail Filistin milletinin topraklarını gaspederek bu topraklarda yerleşke inşa etmek ve bölgenin nüfus yapısını siyonistlerin lehine değiştirmek ve böylece sultacı emellerini gütmek ve işgalciliğini pekiştirmek istiyor.

Amerika, İsrail ve Arabistan rejimleri ayrıca bölgede sapkın Vahabi tarikatı ve tekfirci IŞİD terör örgütü gibi örgütleri türeterek müslümanları birbirine düşürüyor ve böylece İsrail’in güvenliğini güvence altına almak istiyor.

 

İslami Şura Meclisi milli güvenlik ve dış politika komisyonu Başkanı Alaeddin Burucerdi korsan İsrail’in mezlum Filistin milletine yönelik cinayetlerine gösterdiği tepkide, bu rejim ABD desteği olmaksızın bu tür cinayetleri işlemeye cesaret bile edemeyeceğini, ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’ü bu rejimin başkenti olarak ilan etmesi siyonistleri daha da küstahlaştırdığını vurguladı.

 

Filistin meselesi Bakü’de düzenlenen Bağlantısızlar Hareketi Dışişleri Bakanları zirvesinin de ana gündem maddelerinden biriydi.

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Bakü’de düzenlenen Bağlantısızlar Hareketi Dışişleri Bakanları zirvesinde bir konuşma yaptı.

Konuşmasında korsan İsrail’in Toprak Günü dolaysıyla Filistin halkının düzenlediği yürüyüşü kana bulamasına değinen Zarif, bu cinayeti şiddetle kınadı.Zarif ayrıca ABD Başkanı Trump’ın son Kudüs kararına da işaret ederek Bağlantısızlar Hareketi ve BM bu cinayetleri kınaması gerektiğini vurguladı.Zarif konuşmasının devamında Gazze şeridine dayatılan kuşatmanın da son bulmasını istedi.

 

İran İslam Cumhuriyeti işgal edilen topraklara karşı tepkinin topluca verilmesi gerektiğine inanıyor ve bu yüzden Bağlantısızlar Hareketi’nden siyasi kapasitelerini kullanarak, siyonist rejimin cinayetlerini kınamasını ve bu cinayetlere karşı harekete geçmesini istiyor.

 

Dış politika meseleleri uzmanı Hasan Hanizade bu konuda şöyle diyor:

Müslüman Filistin ülkesi 1948 yılından bu yana ABD ve Batılı devletlerin destekleri ile siyonist rejim tarafından işgal edildiği için işgalcilerin sayısız cinayetlerine şahit oluyoruz. Bu yüzden Filistin tüm müslüman milletlerin ve İslam ülkelerinin desteğine ihtiyacı vardır.

Hanizade ayrıca bazı Arap rejimleri Kudüs’ü işgal eden İsrail rejimi ile işbirliği yaptığını hatırlatarak şöyle devam ediyor: Suud hanedanı Filistin davasını unutturmak istiyor ve ardından siyonist rejimle ilişki kurmaya çalışıyor. Hali hazırda da bazı Arap rejimler ABD’nin baskıları yüzünnden gaspçı rejimle gizlice ilişki kurdukları gözleniyor.

 

Geçen hafta İran, Rusya ve Türkiye Cumhurbaşkanı Suriye krizini görüşmek üzere ikinci kez Ankara’da ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde bir araya geldi.

İran, Rusya ve Türkiye Cumhurbaşkanları Ankara’da düzenledikleri ikinci üçlü zirvelerinin sonunda ortak bir bildiri yayımladı.

Bildiride üç ülkenin Cumhurbaşkanları, Astana süreci Suriye genelinde şiddetin azalmasına katkı sağlayan tek uluslararası inisiyatif olduğunu ve bu ülkede barış ve istikrarın sağlanmasına katkı sağladığını vurguladı.

Ruhani, Putin ve Erdoğan ortak bildiride Suriye krizinin siyasi yollardan çözümlenmesine vurgu yaparak bu bağlamda işbirliğini sürdüreceklerini belirtti.

 

İran İslam Cumhuriyeti Suriye krizi başladığı günden itibaren bu krizin askeri çözümü olmadığını vurguladı ve buna göre de dört maddelik bir öneri sundu. Şimdi ise Suriye milli diyalog kongeresinin Sochi’de şekillenmesi Suriye krizinin barışçıl yollardan çözümlenmesine zemin hazırladığı anlaşılıyor.

İslami Şura Meclisi milli güvenlik ve dış politika komisyonu üyesi Ankara zirvesi için yaptığı değerlendirmede, bu zirvenin olumlu geçtiğini, İran, Rusya ve Türkiye arasında bölgede IŞİD ve diğer terör örgütleri ile mücadelede güçlü bir koordinasyon ve dayanışma hakim olduğunu vurguladı.

 

Geçen hafta Savunma Bakanı General Hatemi Moskova güvenlik konferansına katıldı. Hatemi konferansta yaptığı konuşmada, bölgenin en önemli güvenlik sorunu, bazı güçlerin güvenlik meselesine tekelci ve çıkarcı yaklaşımı olduğunu, bu durum terörün türemesi ve büyümesine zemin oluşturduğunu kaydetti.

General Hatemi, buna göre bölgede IŞİD’in hezimete uğraması ABD’nin bölgeye yönelik politikasının hezimeti anlamına geldiğini ve böylece bu hezimetin bölgesel husumetler ve gerginlikler bağlamında yeni bir dönemin başlamasına sebebiyet vermesi  beklenmesi gerektiğini ifade etti.General Hatemi ayrıca, bölgenin en büyük sorunu, bölgedeki bazı ülkelerin ortak sorunlardan ortak idrakı bulunmamasından ibaret olduğunu vurguladı.

 

Geçen hafta ABD Başkanı Trump’ın İran’ın füze gücünü bahane ederek Bercam nükleer anlaşmasını sabote girişimleri devam etti. Ancak uzmanlar bu anlaşmada her türlü aksamanın uluslararası camiaya ağır bedel dayatacağı uyarısında bulunuyor. geçen hafta Amerika yüz kadar şahsiyet ortak bir bildiri yayımlayarak Amerika yönetiminin bu anlaşmaya bağlı kalması gerektiğini, Amerika’nın bu anlaşmadan çekilmesi milli güvenliğine hiç bir katkısı olmayacağını, bilakis Amerika’nın itibar kaybına yol açacağını belirtti.

 

Savunma Bakanı General Hatemi gittiği Moskova’da Sırp mevkidaşı Aleksandır Vulin’le görüştü.

General Hatemi iki ülkenin Bercam nükleer anlaşmasından sonra gelişen ilişkilerine işaret ederek, Amerika yönetimi türlü yollara başvurarak İran’ı bu anlaşmanın menfaatlerinden mahrum bırakmaya çalıştığını belirtti.

General Hatemi, uluslararası camia Amerika’ya Bercam gibi uluslararası anlaşmalarla bağlı kalmadığı için baskı yapması gerektiğini vurguladı.

 

Geçen hafta Hatemul Enbiya –s– hava savunma karargahı komutanı General Pilot Ferzad İsmaili bazı Batılı devletlerin liderlerinin İran ile füze gücünü müzakere etmeleri gerektiği yönündeki açıklamalarına gösterdiği tepkide, savunma gücü İran milleti için onur meselesi olduğunu ve düşmanlar için İran’a kaygısızca saldırmaya zemin hazırlamaktan ibaret olduğunu, bu yüzden füze gücü hakkında müzakere etmenin anlamsız olduğunu vurguladı.

 

Gerçekte Amerikalı yetkililer İran İslam Cumhuriyeti nizamını mesnetsiz suçlarla suçlayarak Bercam nükleer anlaşmasındaki yükümlülüklerine yerine getirmemiş olmalarını haklı göstermeye çalışıyor.

Amerika dünyanın en büyük nükleer silah depolarına sahiptir. İsrail’in baş hamisi Amerika aynı zamanda uluslararası gözetimin dışında yüzlerce nükleer bombası vardır. Amerika beşeriyet tarihinde beşeriyete karşı nükleer silah kullanan ilk devlettir. Amerika Japonya’nın iki büyük kentini nükleer silahla vurarak yüz binlerce masum insanı katletti ve çevreye büyük zarar verdi.

Ancak İran İslam Cumhuriyeti’nin askeri doktrini tamamen savunmaya yöneliktir ve uzun vadeli saldırıları bertaraf edebilecek şekilde hazırlanmıştır.