İran'ın son siyasi gelişmeleri
Bültenimizi geçen hafta İran’la ilgili önemli gelişmelerin ana başlıkları ile açıyoruz.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin yetkililerle görüşmesinde beyanatı,
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin danışmanı Dr. Velayeti’nin Suriye ziyareti,
Amerika’nın İran, Rusya ve Suriye ekseninde yeni hareketliliği,
Arap birliğinin İran İslam Cumhuriyeti aleyhinde Riyad güdümünde iddiaları,
Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in Afrika ve latin Amerika ziyareti,
Geçen hafta İran’ın belli başlı bazı önemli gelişmeleriydi.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçen hafta nizamın önde gelen yetkililerini kabulünde yetkililerin İslam ve İslam Cumhuriyeti nizamının hedefleri uğrunda direnişine vurgu yaparak yetkililere önemli tavsiyelerde bulundu.
Ayetullah Hamanei, İran İslam Cumhuriyeti nizamı tevhid, ilahi şeriat, adalet, özgürlük ve istiklal gibi önemli ilke ve ülkülere dayanarak kurulduğunu ve dünyada bilinen konvansiyonel hükümetlerden de farklı olduğunu belirtti.
İran milleti İslam inkılabı zafere kavuştuğu ilk günden itibaren İslamî değerlere vurgu yaptı ve bu yüzden de bir çok komploya ve tehdide maruz kaldı. Bu komplolar ve tehditler halen de devam ediyor.
Bu yüzden İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçmiş deneyimlerden yararlanarak inkılapçı hedeflerin uğrunda direnmenin ve inkılapçı hedefleri gerçekleştirmenin özellikle nizam yetkilileri için vacip ve stratejik bir konu olduğunu vurguladı.
Ayetullah Hamanei’nin çabaların sürdürülmesi ve elde edilen sonuçların daha da belirgin hale gelmesine vurgu yapması da bu hedeflerin önemi yüzündendir.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei şimdiye kadar bir çok kez değerlerin ve ülkülerin korunmasının zarureti yönünde nizamın yetkililerine ve politikacıılara önemli tavsiyelerde bulundu. Bu tavsiyeler Amerika’nın hilelerinden gafil olmamak, düşman telkinlerini umursamamak, savunma gücünü geliştirmek ve direniş ekonomisini ciddiye almak gibi anahtar noktaları içeriyor.
Bugün İslamî nizam karşısında amaçları İslam Cumhuriyeti nizamını yok etmek veya içten çökertmek olan düşmanlardan büyük bir cephe bulunuyor. Düşmanlar bu hedeflerine ulaşmak için sosyal paylaşım siteleri, kültürel nüfuz ve medya üzerinden telkinler başta olmak üzere her türlü araç gereci kullanıyor. Bu gerçeklerden hareketle İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei konuşmasının bir bölümünde sosyal paylaşım siteleri ve mesajlaşma yazılımlarının yerel hale getirilmesi yönünde İran camiasında artan talepten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ayetullah Hamanei ayrıca yetkililerin halkın güvenliğini ve hürmetini korumaları gerektiğini ve bunlara yönelik her türlü taciz ve el uzatma şeri açıdan haram olduğunu vurguladı.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin kazanımların geliştirilmesi ve silahlı kuvvetlerin savunma gücünün geliştirilmesine vurgusu, geçen hafta konuşmasında bir kez daha gündeme gelen önemli noktalardan biriydi.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçen hafta Pazar günü silahlı kuvvetlerin önde gelen komutanlarını kabulünde iktidar, güvenlik, izzet ve gerektiği zamanlarda yeterli güç sergilemek, silahlı kuvvetlerin temel hedefleri olduğunu belirtti.
Ayetullah Hamanei bu hedeflerin önemine vurgu yaparak, şimdiki dönem İran İslam Cumhuriyeti nizamının izzet dönemi olduğunu, nizama yönelik şimdiye kadar görülmemiş düzeyde yapılan saldırıların sebebi de bu nizamın artan gücü olduğunu, zira düşmanlar bu artan güçten tehlike hissettiklerini ve bu yüzden saldırılarını arttırdıklarını vurguladı.
Amerika yönetimi her zaman başta İran İslam Cumhuriyeti olmak üzere İslam ülkelerinin güç ve iktidarına karşı çıkmıştır. Zira İslam ülkeleri ve özellikle bağımsızlık simgesi olan İran İslam Cumhuriyeti nizamının iktidarı Amerika ve bölgedeki şer uşaklarının müdahaleleri ve aşırı talepleri yolunda ciddi bir engeldir.
Geçen hafta İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin uluslararası işler danışmanı Dr. Ali Ekber Velayeti uluslararası Kudüs bizim eğilimimiz ve hedefimiz başlıklı konferansına katılmak üzere Suriye’ye gitti.
Dr. Velayeti’nin Suriye ziyareti, Suriye ordusu Doğu Guta bölgesinde teröristleri bozguna uğratarak büyük zafer kazandığı bir sırada ve tam yedi yıl bu teröristlerin başkent Şam’a saldırılarına karşı direnişin ardından gerçekleşti.
Ancak Irak ve Suriye’de direniş cephesinin art arta zaferleri ve Arap Batı ittifakının besletiği tekfirci teröristlerin hezimete uğraması, Amerika yönetimini bölgeye yönelik müdahalelerini arttırmak için yeni bahaneler aramaya yöneltti.
Bu maceracılığın devamında Amerika Suriye topraklarına hava saldırısı düzenledi. Amerika Başkanı Trump sonunda tehdidini gerçekleştirerek Suriye’ye saldırı emri verdi, saldırıya Fransa ve İngiltere eşlik etti.
Suriye televizyonu Haseke, Lazkiye, Tartus ve Halep’te durum sakin olduğunu, Şam ve Humus’ta ise ABD, Fransa ve İngiltere füzeleri ile mücadele edildiğini belirtti.
Açıklamada düşmanların füzelerinden 13 füze havada imha edildiği belirtildi.
Amerika Genel Kurmay Başkanı General Joseph Danford, Suriye’ye düzenlenen saldırı sona erdiğini açıkladı.
General Danford, Suriye’ye tecavüzleri tek aşamalı olduğunu ve bu aşama bittiği için şu anda basın toplantısında bu açıklamayı yaptığını belirtti.
Öte yandan ABD Savunma Bakanı James Matis de aynı basın toplantısında Amerika daha fazla saldırı için herhangi bir plan yapmadığını ve Suriye’ye yönelik daha fazla operasyon düzenleme niyetinde olmadıklarını, ama her şey Beşar Esad’a bağlı olduğunu kaydetti.
Suriye haber ajansı SANA, saldırganların fırlattığı füzelerin Suriye hava savunması sayesinde hedeflerine ulaşamadığını duyurdu.
SANA adını açıklamadığı güvenilir kaynaklardan naklen, Suriye hava savunması düşman füzelerini ya imha ettiğini, ya da yörüngesinden saptırdığını ve böylece füzelerin hedeflere ulaşmasına mani olduğunu belirtti.
Rusya ise Hamimim ve Tartus’ta savunduğu hava sahasına hiç bir füze girmediğini, saldırı sırasında Rusya hava savunması müdadalede bulunmadığını açıkladı.
Suriye’ye destek veren ittifakın üst düzey yetkililerinden biri, Rusya’nın uyarması üzerine Şam yönetimi Amerika’nın hedef aldığı üsleri önceden boşalttığını açıkladı.
Adı ve milliyeti açıklanmayan söz konusu yetkili, saldırı haberini Ruslardan uyarı şeklinde aldıklarını ve böylece tüm askeri üsler bir kaç gün önceden boşaltıldığını kaydetti.
Suriye televizyonu da benzer bir açıklamada bulunarak hedef alınan merkezlerin önceden boşaltıldığını doğruladı.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin uluslararası işler danışmanı Dr. Ali Ekber Velayeti gittiği Suriye’de Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile görüştü.
Suriye lider Beşar Esad görüşmede Suriye ordusunun askeri sahada başarıları sürekli Batılı devletlerin sesini yükselttiğini ve Suriye’ye yönelik hareketlilikleri şiddetlenmeye başladığını vurguladı.
Gerçekte Amerika yönetimi Suriye krizinde kendini kaybeden taraf olarak görüyor ve bu krizin tam barışla sonuçlanacağı bir sırada telaşa kapıldığı ve her ne şekilde olursa olsun direniş cephesi ile Rusya’nın bu krizden zaferle çıkmalarını engellemeye çalıştığı fakat başarılı olamayacağı anlaşılıyor. Ancak Dr. Velayeti Suriye lideri Beşar Esad ile görüşmesinde vurguladığı üzere 7 yıldır ABD elebaşılığnda onlarca ülke Suriye milletine ve devletine topyekün bir savaş dayattı. Velayeti fakat bugün ne Suriye 7 yıl öncesine nazaran daha zayıf olduğunu, ne de Amerika 7 yıl öncesine göre daha güçlü olduğunu vurguladı.
Velayeti ayrıca, Trump’ın Başkan seçildiği günden beri tutumu sürekli başkalarının alay konusu olduğunu kaydetti.
İran mille güvenlik yüksek konseyi sekreteri Ali Şamhani de bundan önce Amerika yönetiminin Suriye’ye yönelik tek yanlı hareketi ve uluslararası kuralları hiçe sayması ve Suriye’nin milli egemenliğine el uzatması konusunda uyarıda bulunarak Amerika’nın Suriye’ye yönelik akılsızca müdahalesi ateşle oynamak olacağını ve şimdiye kadar Amerika’nın tecavüzlerine gösterilmeyen tepkiyi tetikleyeceğini vurguladı.
Geçrekte İran, Rusya ve Türkiye inisiyatifi son dönemde IŞİD ile mücdaleyi sonuçlandırmak ve Suriyeli tarafları bir masanın etrafında toplamak gibi iki stratejik hedefi başarı ile gerçekleştirdi. Bu yüzden Amerika’nın Duma kentinde kimyasal saldırıyı bahane etmesi sadece bu süreci baltalamaya yönelik olduğu açıkça ortadadır.
Geçen hafta Suud rejiminin veliaht prensi Muhammed bin Salman’ın Fransa ziyareti sırasında İran’a yönelik mesnetsiz suçlamaları devam etti. Muhammed bin Salman fransız lider Macron’la görüşmesinde İran’ı teröre destek vermekle suçladı. Bu suçlamaya İran’dan tepki gecikmedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Suud rejimi korsan İsrail ile birlikte Ortadoğu bölgesinde cinayet ve tecavüz simgesine dönüştüğünü vurguladı.
Suud rejiminin veliaht prensi Muhammed bin Salman’ın Fransa’da İran karşıtı sözlerine tepki gösteren sözcü Kasımi, kendilerini ve ülkelerini bölgede cani ve tecavüzcü olarak kayda geçirenlerin İran aleyhinde mesnetsiz iddialarla kendilerini aklayamayacaklarını, bölge milletleri onların IŞİD ve El-Kaide gibi terör örgütlerini destekleyerek nice cinayetlere imza attıklarını asla unutmayacaklarını bilmeleri gerektiğini belirtti. Kasımi, bugünkü Suud elebaşıları rejimi korsan İsrail ile birlikte Ortadoğu bölgesinde cinayet ve tecavüz simgesine dönüştüğünü vurguladı.
İran’a yönelik Suud rejiminin suçlamaları Arap birliği dörtlü komitesinde de devam etti. İran yine komitenin İran’ı suçlayan bildirisine tepki gösterdi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Arap dörtlü komitenin bildirisini reddederek bildiriyi hakaret içerikli niteledi.
Söz konusu komite Arap Birliği liderler zirvesinin hazırlık oturumunda İran’ı mesnetsiz iddialarla suçlamıştı.
Sözcü Kasımi, Arap ülkelerinin üst düzey yetkilileri İslam ümmetinin gerçek düşmanını unutarak yanlış yola sapmaları büyük talihsizlik olduğunu belirtti.