Ortadoğu gelişmeleri
Bültenimizi geçen hafta Ortadoğu bölgesinde yaşanan önemli gelişmelerin ana başlıkları ile açıyoruz.
Arabistan’ın Salih Samad’a suikast düzenlemesi ve Hacce eyaletinde bir düğün törenini bombardıman ederek cinayetlerini sürdürmesi,
Irak Başbakanı Haydar İbadi’nin Kuzey Irak bölgesine kritik bir ziyaret gerçekleştirmesi,
Riyad’da kraliyet sarayının çevresinde silah seslerinin duyulması,
Geçen hafta Ortadoğu bölgesinin bazı önemli gelişmeleriydi.
Geçen hafta Yemen’in siyasi yüksek konseyi Başkanı Salih Samad’ı taşıyan araç 19 Nisan Perşembe günü Hadide eyaletinde saldırıya uğradı, olayda Samad ve beraberindeki bazı arkadaşları şehit düştü.
Arabistan’ın Amerika büyükelçisi Halid bin Salman, Yemen siyasi yüksek konseyi Başkanı Salih Samad’ın bu yıl Arabistan için bu ülkeye füze saldırıları yılı olacağını söylediğini ve bu yüzden Arabistan’ın savunma Bakanı Muhammed bin Salman komutasındaki kahramanlar tabir ettiği canilerin Samad’a gereken cevabı verdiklerini açıklayarak bu cinayeti işlediklerini itiraf etmiş oldu.
Ancak Yemen’in Ensarullah hareketinden üst düzey bir yetkili Salih Samad’ın Amerikan istihbaratı tarafından şehit edildiğini açıkladı. Adının açıklanmasını istemeyen Ensarullah hareketi yetkilisi, Arabistan veya BAE, Salih Samad’ı hedef alan İHA teknolojisinden yoksun olduklarını ifade etti.
Yemen Ensarullah hareketi lideri Abdulmelik Bedreddin Husi de geçen Pazartesi günü Salih Samad’ın şehadetine gösterdiği tepkide, bu suikastten ABD sorumlu olduğunu belirtti.
Yemenli medya uzmanı Abdurrahman Raceh şehit Salih Samad’ın suikast olayı hakkında şöyle diyor: düşman ta baştan siyasi liderleri hedef almaya çalıştı ve Samad gibi bir şahsiyetin suikaste uğraması Yemen’de bir ilk değil. Gerçi Husi ve başkaları Samad’ı ziyaretlerini azaltması konusunda uyarmıştı, ama Samad hiç bir zaman mücadeleden el çekmedi.
BM Yemen temsilcisi Martin Griffiths ise Ensarullah hareketi siyasi konseyi uluslararası ilişkiler sorumlusu Hüseyin Azzi ile telefon görüşmesinde Salih Samad ile görüşmesine işaret ederek şöyle dedi: Bu görüşmede Samad’ın barıştalep biri olduğunu hissettim.
Buna karşın Salih Samad’ın suikast olayı ile ilgili dikkat çeken önemli bir nokta ise hiç bir Batılı ülkenin bu terör saldırısını kınamaması oldu.
Bu arada Yemen siyasi yüksek konseyi elindeki listeye göre Mehdi Maşat’ı konseyin yeni Başkanı ve şehit Salih Samad’ın halefi olarak seçti.
Suud rejiminin geçen hafta Yemen’de işlediği cinayet sadece Salih Samad’a suikast olayı ile sınırlı kalmadı. Geçen hafta Suud rejimine bağlı savaş uçakları 23 Nisan Pazartesi günü sabah saatlerinde Yemen’in batısında, Hacce eyaletinin Benikays bölgesinde yer alan Rake köyünde bir düğün merasimini bombardıman etti, saldırıda 33 sivil hayatını kaybetti, 55 sivil de yaralandı.
Hacce eyaletinin Cumhuriyeti hastanesi Başkanı olayın ardından olağanüstü hal durumu ilan etti. Hastane Başkanı bu cinayet sırasında 30 çocuk yaralandığını, yaralanan çocuklarından üç çocuğun durumu vahim olduğunu belirtti.
Aslında bu cinayet Suud rejiminin Yemen’de işlediği ilk cinayet değildi.
Bundan önce de Suud rejimine bağlı savaş uçakları geçen 17 Aralık tarihinde de Mareb eyaletinde bir düğün törenini bombardıman ederek onlarca kişinin ölümüne sebebiyet verdi.
Batılı devletler Salih Samad’a yönelik suikast cinayetinde yaptıkları gibi Suud rejiminin Yemen’de bir düğün törenini bombardıman etme cinayetine de ciddi tepki vermedi. Fransa Dışişleri Bakanlığı sadece bu olayı kınamakla yetindi. Bu arada BM genel sekreteri Antonio Guterres’in sözcüsü da bir bildiri yayımlayarak Yemen’de düğün törenine yapılan saldırıyı kınadı, fakat bildiride cinayetin faili Suud rejiminden asla söz etmedi.
Gerçekte BM ve Batılı güçlerin bu tutumu ve sessizliği resmen Suud rejimine Arap dünyasının en yoksul ülkesi olan Yemen milletine karşı cinayetlerini sürdürmesi yönünde yeşil ışık yakmak anlamına geliyor. Bu yüzden Suud rejimine bağlı savaş uçakları perşembeden Cuma gününe kadar geçen 24 saat içinde tam 32 kez Yemen’in çeşitli bölgelerini bombardıman etti. Bu arada Suud ordusunun topçu birlikleri de Sade eyaletinin çeşitli bölgelerini top ateşine tuttu. Bu gelişmeler, Suud rejimi Yemen savaşında yeni bir saldırı dalgası başlattığını gösterirken, bu saldırıların Suud rejiminin veliaht prensi Muhammed bin Salman’ın Britanya, ABD ve Fransa’ya yaptığı ziyaretlerin ve petrol dolarlarını bu ülkelerin kasalarına aktarmasının sonucu olduğu anlaşılıyor.
Geçen hafta Irak Başbakanı ve El Nasr listesi lideri Haydar İbadi geçen Çarşamba günü seçim kampanyaları çerçevesinde ilkin Süleymaniye ve ardından da Perşembe günü Erbil kentine bir ziyaret gerçekleştirdi. Erbil’de Haydar İbadi’yi Kuzey Irak yerel yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani karşıladı.
Aslında Haydar İbadi’nin Kuzey Irak bölgesine yaptığı bu ziyareti, Kuzey Irak’ta geçen yılın Eylül ayında Irak’tan ayrılma referandumu düzenlendikten sonra düzenlediği ilk ziyareti olması yüzünden önem arz ediyordu. Bu arada bu ziyaretin Irak’ta dördüncü dönem parlamento seçimlerinin arifesinde yapılması bakımından önemliydi. Bu ziyaret Başbakan İbadi’nin başında bulunduğu El Nasr listesi için gelecek parlamento seçimlerinde propaganda yapmak için gerçekleştirildi.
Başbakan Haydar İbadi Kuzey Irak yerel yönetiminin merkezi Erbil kentinde taraftarlarına hitaben yaptığı konuşmada şöyle dedi: biz Irak kentleri belli bir etnik gruba veya özel bir ırka ait olduğunu düşünemeyiz. Irak’ın tüm kentlerinde çeşitli etnik gruplar bir arada yaşamaktadır. Biz bu temelde siyasi kontenjanı bozmak ve yeni bir Irak inşa etmek istiyoruz. Irak’ta Kürt veya Arap vatandaşların arasında hiç bir fark yoktur.
Bu arada Haydar İbadi’nin Kuzey Irak ziyareti, bu bölgede bazı siyasi akımların olumsuz tepkisi ile karşılaştı. Geçen sene düzenlenen ayrılık referandumunun sıkı savunucularından olan Mesrur Barzani bir seçim konuşmasında demokrat partiyi savunarak Haydar İbadi’nin Süleymaniye kentine gelmesini ve Kerkük’te bir peşmerge şehit ailesini ziyaret etmesini sert bir dille eleştirdi. Barzani, düne kadar savaş cephelerinde peşmerge güçlerini ziyaret etmeye gelmeyenler şimdi sadece peşmergelerin şehit aileleri ile görüştüklerini, bunlar seçimlerde yeniden zafer kazanmayı haketmediklerini belirtti.
Irak Başbakanı Haydar İbadi’nin Kuzey Irak bölgesine ziyaretine tepki gösteren kürdistan İslamî cemaat partisinin milletvekillerinden Zana Said ise İbadi’nin Süleymaniye ziyaretine işaret ederek, İbadi’nin kürtlerin arasında hiç bir tabanı bulunmadığını ve bu yüzden El Nasr listesi bu bölgeden bir tek milletvekili bile çıkaramayacağını ileri sürdü.
Irak’ta dördüncü dönem parlamento seçimleri 12 Mayıs’ta düzenlenmesi bekleniyor. Bu seçimlerin önemi çok çekişmeli geçecek bir seçim görüntüsü vermesi yüzündendir ve 2014 yılında düzenlenen seçimlerin aksine bu seçimlerde hangi ittifakın seçimleri kazanacağı kestirilemiyor.
Bu arada Haydar İbadi’nin Kuzey Irak bölgesine ziyaret düzenlemesinin önemli amacı, iç ve dış aktörlere ikinci kez Başbakan olarak Irak’ta iç siyasi dengeleri koruyabileceği yönünde mesaj vermekti.
Geçen hafta Arabistan’ın başkenti Riyad’da bir İHA’nın kraliyet sarayının çevresinde görülmesi büyük paniğe yol açtığı belirtildi.
Haber kaynakları Cumartesi günü akşam saatlerinde Arabistan’ın başkenti Riyad’da kraliyet sarayı yakınında silah ve patlama sesleri yankılandığını duyurdu. Daha sonra Muhammed bin Salman’a ait olan Hazami sarayı çevresinde şiddetli silahlı çatışma yaşandığı ve Arabistan’da bir darbe yapılmakta olduğu ileri sürüldü.
Bu arada bazı haber kaynakları ise Suud rejiminin kralı Salman bin Abdulaziz ve velihat prensi Muhammed bin Salman’ın Riyad yakınlarında Amerikalı askerlerin doğrudan koruması altında bulunan askeri bir üsse intikal ettirildiğini duyurdu.
Spekülasyonların devamında bir kaç ölü ve yaralıdan da söz edildi.
Bu arada Arabistan’ın resmi haber ajansı Pazar günü Riyad polis şefinden naklen silah seslerinin sebebi, kraliyet sarayının yakınında uçan oyuncak bir İHA olduğunu ileri sürdü.
Ancak bu olayın üzerinden bir hafta geçtiği halde Suud rejimi olayın oyuncak bir İHA yüzünden olduğunu ispat edebilecek hiç bir görüntü yayımlamadı. Bu hadisede şeffaf davranılmaması ise bu olayın bir güvenlik krizi veya uydurma bir hadise olduğu kanaatini güçlendirdi.
Gerçekte Suud rejiminin veliaht prensi Muhammed bin Salman’ın bazı presleri tutuklaması ve onları aşağılayarak ellerinden milyarlarca dolar servetlerini alması, geçen hafta yaşanan bu hadisenin bir darbe girişimi olduğu düşüncesini güçlendirdi. Bu arada İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi Arabistan’da azledilen veliaht prensi Muhammed bin Naif’in Muhammed bin Salman’a karşı darbe girişiminde bulunmuş olabileceğini yazdı.
Öte yandan geçen Kasım ayında onlarca Suud prensini tutuklayarak milyarlarca dolar karşılığında serbest bırakan Muhammed bin Salman hala bu prensleri yeniden yakalamak için bahane aradığı belirtiliyor. Bu yüzden bazı yorumlar yaşanan olayın ve silah sesleri Muhammed bin Salman’ın Suud prenslerini yeniden tutuklamak için yeni bir kumpas olabileceğinden söz ediyor.
Arabistan’ın başkenti Riyad’da kraliyet sarayının yakınlarında yankılanan silah seslerinin sebebi ne olursa olsun, sonuçta Suud hanedanının panikte olduğunu ortaya koydu.