Nisan 03, 2016 09:37 Europe/Istanbul

Geçen hafta orta Asya cumhuriyetleri sakin bir haftayı geride bıraktı.

Buna karşın bu bölgede bulunan beş Cumhuriyet arasında Tacikistan, Özbekistan ve Kırgızistan cumhuriyetleri tekfirci terör örgütlerinin faaliyetlerinden kaynaklanan sıkıntılarla uğraşmaya devam etti.

Bu ülkelerin liderleri ayrıca kendi halklarını tekfirci terör örgütlerinden uzak durmaları konusunda sürekli uyarıyor.

Türkmenistan ise geçen hafta Hazar denizinde düzenlediği askeri tatbikatla askeri gücünü dış tehditlere karşı hazırlıklı hale getirmeye çalıştı.

Kırgızistan ve Özbekistan geçen hafta ihtilaf konusu olan sınır bölgesinde yerleştirdikleri askeri birliklerini geri çekerek geçici olarak aralarındaki husumeti sonlandırdı.

Orta Asya cumhuriyetlerinde nisbi huzur ve sessizlik hakimken, kafkasya bölgesinde Ermenistan ve Azerbaycan Cumhuriyeti çok yoğun bir haftayı geride bıraktı. İki ülkenin askeri birliklerinin ön cephede çatışmalarının devam etmesi, iktisadi hareketlilik, siyasi mahkumların serbest bırakılmasına yönelik yükselen talepler ve özellikle sapkın Vahabi tarikatının hamilerinin Irak ve Suriye topraklarına göndermek üzere radikal kesimlere çağrı yaparak terörist toplamaları ve yönetimlerin bu çağrılara tepkileri, Güney kafkasya bölgesinin en sıcak haberleriydi.

Geçen hafta Azerbaycan cumhuriyetinin başkenti Bakü ve diğer bazı kentlerinde İslam Peygamberi’nin –s– sevgili kızı Hz. Fatıma’nın –s– kutlu veladet yıldönümü dolaysıyla muhteşem kutlama etkinliklerine sahne oldu. IRNA haber ajansının haberine göre çok sayıda ehli beyt –s– hayranının katılımı ile gerçekleşen bu etkinliklerden biri de , İran İslam Cumhuriyeti kültür ataşeliğinin Şehriyar kültürevinde düzenlendi. Etkinlikte veliyi fakihin Azerbaycan cumhuriyetindeki temsilcisi Seyyid Ali Ekber Ocaknejad yaptığı konuşmada bu günü katılımcılara kutladı. Ocaknejad Allah Resulü’nden –s– bi hadise işaretle yüce Allah’ın Hz. Fatıma’ya –s– da Mahmut makamı sunduğunu ve o hazretin tüm sevenleri kıyamet gününde şifaatinden yararlanacaklarını vurguladı.

Geçen hafta Azerbaycan cumhuriyetindeki tekfircilerin lideri Ali Han Musayev’in Azeri halkını Irak ve Suriye’de tekfirci IŞİD terör örgütüne katılmaya davet etmesi, Bakü medyasında geniş yankı buldu. Bu çerçevede Azerbaycan dini teşekküller işleri devlet komitesi Başkanı Mübareze Kurbanlı çağrıya gösterdiği tepkide, güvenlik kurumları bu kişinin suçu ile ilgilenmeleri gerektiğini belirtti. Kurbanlı, konuyu dini teşekküller işleri devlet komitesinde de ele alacaklarını kaydetti. Irak ve Suriye’de tekfirci IŞİD terör örgütüne katılan teröristlerin helak oldukları takdirde Musayev tarafından şehit sayılmalarını eleştiren Kurbanlı, şehit, dini ve vatanı uğruna şehadet mertebesine eren kimseye verilen ad olduğunu, yurt dışında bir terör örgütüne katılarak helak olanlar şehit sayılamayacağını vurguladı.

Geçen hafta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in tarihi Nevruz bayramı arefesinde bazı siyasi mahkumları affetmesinin ardından, Azerbaycan Cumhuriyeti gazetecileri güvenlik ve özgürlük müessesesi bir bildiri yayımlayarak, Aliyev’in kararı üzerine ve Nevruz bayramı dolaysıyla 15 siyasi tutuklunun serbest bırakılmasına işaret ederek, 17 Mart tarihinde seyrek sayıda siyasi tutuklu Azerbaycan zindanlarından serbest bırakıldığını, fakat hala çok sayıda siyasi mahkum hapis yattığını belirtti. Söz konusu müessese Azerbaycan cumhuriyetinde medeni faaliyetlerin bastırılmasına son verilmesini istediği bildirisinde, ülke genelinde insan hakları ihlalleri sürdüğü bir sırada bir kaç mahkumun affedilmesi ileriye dönük bir adım sayılamayacağını vurguladı. Müessesenin bildirisinin devamında 15 siyasi mahkumun serbest bırakılması ancak Bakü yönetimine zindanlarda yeni siyasi mahkumlar için yer açan bir hareket olduğu vurgulandı.

Azerbaycan cumhuriyetinde dini ve siyasi mahkumların hapislerde tutulması, Bakü medyasının ifşaatına göre bu mahkumların büyük bir bölümü devlet görevlilerinin komploları ve ecnebi odakları talimatları üzerine tutuklandıkları halde gündeme geliyor.

Azerbaycan cumhuriyetinde milli güvenlik eski Bakanı Mahmudov ve yardımcıları ve bakanlığın üst düzey onlarca yetkilisinin görevden alınmalarının ardından, Azerbaycan kamuoyu üzerinde etkisi olan bir çok Azeri dindar kesimin Suud rejimi casuslarının isteği üzerine ve milli güvenlik bakanlığının üst düzey yetkililerinin komploları ve mesnetsiz ithamlarla tutuklanarak hapse atıldığı ortaya çıktı. Bu süreçte Suud rejiminden başka korsan İsrail ve Türkiye’nin da adı geçiyor.

Geçen hafta Azeri ve Ermeni askerlerin karşı karşıya bulunduğu cephede durumun vahim ve kritik olduğu belirtildi. İki ülke arasındaki ateş hattında durum vahim boyutlara ulaştığı bir sırada Azerbaycan Cumhuriyeti savunma bakanlığı, savunma Bakanı General Zakir Hasanov’un genel kurmay başkanlığına askeri birliklerin savaş alarmı durumuna geçirilmeleri talimatı gönderdiğini açıkladı.

Azerbaycan savunma bakanlığı basın bürosu, 26 Mart tarihinde savunma Bakanı General Hasanov ve yardımcıları ve silahlı kuvvetlerin komutanları bir istişare oturumu düzenlediklerini duyurdu. Oturumda Ermeni güçlerle Azeri güçlerin arasındaki ateş hattında son durum ele alındığı ve Azeri birliklerin savaş alarmı konumuna geçmeleri talimatı verildiği belirtildi.

Azerbaycan savunma bakanlığı internet sitesi ayrıca 26 Mart gününde ateş hattında Ermenistan ordusuna ait askeri teçhizatın imha edildiğini ve Ermeni askerlerin etkisiz hale getirildiğini gösteren görüntüleri yayımladı. Bakanlığın internet sitesinde Azeri askerlerin Ermeni askerleri nerede vurdukları açıklanmazken, Ermeni tarafın geçmişte olduğu gibi kayıpları ile ilgili bilgileri kamuoyundan sakladığı kaydedildi.

Geçen hafta Türkmenistan deniz kuvvetleri Hazar denizinde askeri tatbikat düzenledi. Söz konusu askeri deniz tatbikatı Hazar denizinin Türkmenistan karasularında gerçekleşti. Tatbikata sınır muhafaza ve savaş gemileri, fırkateynler, topçu birlikleri, füze birliği, askeri ve savaş uçakları katıldı. Pazartesi günü gerçekleşen tatbikatta Türkmenistan deniz kuvvetleri savaş gemileri, fırkateynler, topçu birlikleri, füze birliği, askeri ve savaş uçakları ile birlikte Hazar denizinde savaş ve savunma hazırlık seviyesini sergiledi.

Türkmenistan askeri yetkilileri ise tatbikatın amacını silahlı kuvvetlere bağlı çeşitli birimlerin arasında koordinasyon seviyesini geliştirme şeklinde açıkladı.

Türkmenistan deniz kuvvetlerinin tatbikatı, Türkmen medyası geçen Cumartesi günü bu ülkenin beş eyaletinde tüm silahlı kuvvetlerin katıldığı geniş çaplı bir askeri tatbikata başladığını duyurduğu bir sırada gerçekleşti. Türkmenistan yönetiminin askeri tatbikatında dikkat çeken konu ise, Türkmenistan BM’de tarafsızlığını ilan eden ve ordu adında herhangi bir klasik yapılanması bulunmayan seyrek ülkelerden biri olduğu halde bu tatbikatın düzenlenmesiydi.

Geçen hafta Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman bir kez daha Tacik gençlerin radikal örgütlere yönelik eğilimlerinden duyduğu kaygıyı dile getirerek yetkililerden bu konuya karşı duyarsız kalmamalarını ve radikal örgütlerin tehlikeli davranışları ile mücadelelerini arttırmalarını istedi.

Tacikistan’ın Sağd eyaletinin üst düzey yetkilileri ile düzenlediği bir oturumda özellikle bu eyalette Tacik gençlerin radikal örgütlere yönelerek bu örgütlere katılmalarından kaygı duyduğunu belirterek, yetkililerin bu yöndeki çabaları yetersiz olduğunu vurguladı ve radikal örgütlerin tehlikeli davranışları ile mücadelelerini arttırmalarını istedi.

Son dönemde Irak ve Suriye ve ayrıca Afganistan’daki savaşlarda Tacik gençlerin terör örgütlerine katılmalarında ciddi bir artış gözlenirken, bu durum Duşanba yönetimini ciddi şekilde kaygılandırmaya başladığı anlaşılıyor. Tacik yetkililerin açıklamalarına göre şimdiye kadar bini aşkın Tacik genç Irak ve Suriye ve diğer bazı ülkelerde tekfirci IŞİD terör örgütü gibi radikal örgütlere katıldı ve bir tek Irak ve Suriye’de 150 Tacik genç helak oldu. Duşanba yönetimi Tacik gençlerin radikal örgütlere katılmalarını engellemek için bir dizi tedbir uygulamaya başladı. Örneğin Tacik gençler başka ülkelerde savaşa katıldıkları takdirde 12 yıl hapis cezasına çarptırılmaları kararlaştırıldı.

Bu bağlamda Tacikistan başsavcısı Yusuf Rahman, selefiliğin esas amacı bölgede radikalizmi yaygınlaştırmak olduğunu belirtti. Duşanba’da yayımlanan Cumhuriyeti gazetesine demeç veren Yusuf Rahman, Irak ve Suriye gibi başka ülkelerdeki silahlı çatışmalara katılan Tacik vatandaşların %85 kadarı Rusya’ya çalışmak üzere giden göçmen işçilerden oluştuğunu belirtti. Tacik göçmen işçileri radikal selefi düşünceler hakkında bilgilendirme zaruretine vurgu yapan Yusuf Rahman, hali hazırda çoğu selefi tarikatların izleyenleri olan 1094 Tacik vatandaş Irak ve Suriye’de IŞİD saflarına katıldığını kaydetti. Başsavcı Rahman, selefilerin radikalizme çağrıları temel hedeflerinden biri olduğunu, bu konu ile mücadele etmek gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Tacikistan yönetimi Arap ülkelerine kadın işçilerin gitmesine yasak getirdi. Tacikistan temsilciler meclisi Başkanı Şekkurcan Zuhurov, Tacik kadınların ancak eşlerinin refakatinde Arap ülkelerine işçi olarak gidebileceklerini belirtti. Zuhurov, Arap şeyhleri Tacik kızlardan ve kadınlardan 300 dolar karşılığında onlara uşaklık etmelerini istediğini kaydetti.

Bundan önce Tacikistan çalışma Bakanı olarak görev yapan Zuhurov, Arap ülkeleri şimdiye kadar bir çok kez Tacikistan’dan göçmen işçi talebinde bulunduğunu, ilk talep ise bundan on yıl önce gündeme geldiğini belirtti.

Bilindiği üzere Fars körfezinin kıyılarında bulunan Arap emirliklerinde Hindistanlı, Endonezyalı, Taylandlı, Malezyalı ve Güney ve Güneydoğu Asya’daki diğer bazı ülkelerden çalışmak üere bu emirliklere gelen kızlara ve kadınlara yönelik kötü ve çirkin davranışlar, bu emirliklerin bölgede ve dünya genelinde kötü imaja kavuşmalarına yol açmış bulunuyor. Bu yüzden orta Asya cumhuriyetleri de bu ülkelere kadınların ve kızların işçi olarak gitmesine karşı çıkıyor.

Ve son olarak geçen hafta Kırgızistan yönetimi, Özbekistan ile ortak sınırına konuşlandırdığı askeri birlikleri geri çekildiğini açıkladı. Kırgızistan sınır muhafaza birlikleri sözcüsü yaptığı açıklamada, Özbek mevkidaşları ile müzakerelerin ardından taraflar Kırgızistan’ın Karvan sınır kentine yakın bir bölgeye yerleştirdikleri zırhlı araçlarını ve askeri birliklerini geri çektiklerini belirtti.

Kırgızistan ve Özbekistan arasındaki sınır anlaşmazlığı geçen hafta iki ülke sınır bölgesinde askeri birlik sevk etmelerinin ardından yeni bir aşamaya girdi.

Aralarında bu iki cumhuriyetin de bulunduğu eski sovyetler birliğinden bağımsızlığını kazanan orta Asya cumhuriyetleri arasında ciddi sınır ve toprak anlaşmazlıkları bulunuyor, öyle ki bazen bu anlaşmazlıkların bazıları iki ülkeyi askeri çatışma noktasına kadar götürdüğü anlaşılıyor. 015