Davet - 9
Bugünkü sohbetimizi oruç ibadetinin tıbbi faydaları başta olmak üzere çeşitli faydalarından söz etmek istiyoruz.
Evet, hepimiz bu özel ziyafete davetliyiz ve ev sahibi yüce Allah’tır. İlahi geniş sofra en güzel biçimde kurulmuştur ve şimdi bizler gücümüz yettiği kadar bu sofradan yararlanmaktayız. Ev sahibimiz büyük bir şevk ve şefkatle bizi rahmet, mağfiret ve bereket sofrasına davet etmiştir. O zaman ey oruçlu insanlar, ey Allah’ın misafirleri, koşun ve tevbe ve istiğfar ve en güzel amellerinizle bu nurani ayda Allah tealanın davetine lebbeyk diyerek karşılık verin.
Mübarek Ramazan ayında oruçlu insan sabah ezanından akşam namazına kadar geçen sürede yemekten ve içmekten el çekerek dini görevini yerine getirir. İnsan oruç tutmakla bir yandan yüce Allah katına kulluğunu ifade ederken, öbür yandan oruç tutmanın cismi ve manevi faydalarından yararlanır.
Oruç ibadeti, dini bir farize olmak ve İslam dininin vacip ibadetlerinden biri olmakla beraber insan cismi ve ruhu için de sayısız faydaları söz konusudur. Bu programda sizinle orucun bazı tıbbi faydaları ve insan sağlığı üzerindeki faydalarından söz etmek istiyoruz.
Yemekten ve içmekten sakınmak, türlü şartlarda çeşitli dinlerde yaygın olan bir konudur. Söz konusu dinlerin tümü bu amelin cisim ve ruh üzerinde müspet tesirleri bulunduğu konusunda hemfikirdir. Örneğin hindular yemekten ve içmekten sakınmanın ruhun arınması ve irade ve sabır gücünün yükselmesinde etkili olduğuna inanır. İslam dininde de seyir ve süluk eden ve daha fazla maneviyat peşinde olan arifler de içinizi yiyeceklerden boşaltmanızı ve böylece içinde marifet nurunu görmenizi beyan eder.
İslam dininde de açlık çekmek kemale ermek ve marifete ulaşmak için önemli bir amel olduğu beyan edilmiştir. İslam Peygamberi -s- şöyle buyurur: açlık ve susuzlukla nefsinizle mücadele edin, zira bu amelin mükafatı Allah yolunda cihat kadar önemlidir ve hiç bir amel açlık ve susuzluk kadar daha iyi bir amel değildir.
Oruçlu insan açlık ve susuzluğa katlanarak direnme ve sabretme alıştırması yapar ve nefsinin isteklerini reddederek asi nefsini kontrol altına alır ve başına buyruk hareket etmesine mani olur. Ancak oruç nefsi terbiye etmek ve gönül yuvasını marifet kazanmak üzere boşaltmaktan başka insan cismi için de bir çok faydası vardır.
Tıp bilim uzmanları mübarek Ramazan ayında doğru biçimde oruç tutulduğu takdirde bu amel çok iyi bir alıştırma olduğunu ve kanda kan ve yağ oranını dengelediğini ve zehirli maddeleri yok ettiğini belirtiyor. Hekimler nasıl ki kalp bir an çalışıp bir an duyuyorsa, sindirim sistemi de 11 ay aralıksız çalıştıktan sonra bir ay dinlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Eski tıp kitaplarında Müslüman ve gayri müslim bilginler orucun tıbbi faydaları hakkında bir çok konuya işaret etmiştir. Bu bilginler insanın sindirim sisteminin dengeli hale getirmek için hiç bir ilaç veya amel oruç kadar faydalı olmadığını belirtmiştir. Nitekim İslam Peygamberi -s- de şöyle buyurmuştur: Mide her derdin yuvasıdır ve yemekten sakınmak ve az yemek, her derde devadır.
Hekimler de fazla yemek ve içmenin yetmiş küsur hastalığa sebebiyet verdiğini ve bu hastalıkları önlemenin en iyi yolu imsak etmek ve özellikle oruç tutmak olduğunu belirtmiştir.
Eski geleneksel hekimlerden başka günümüz yeni tıp uzmanları ve uzmanlar da orucun faydaları hakkında çok güzel sözler etmiştir.
Tıp ve cerrahi alanında Nobel barış ödülünü kazanan Dr Aleksis Karl “bilinmeyen mahluk, insan” adlı kitabında şöyle diyor: oruç tutma zarureti tüm dinlerde vurgulanmıştır. Oruç ibadetinde ilkin açlık duygusu ve bazen asabi tahrik ve zafiyet hissi galip gelir, ama aynı zamanda bilinmeyen faydalar da vardır ki hemen harekete geçer ve sonuçta tüm has organlar kalbin ve iç ortamın dengeli ve bakımlı olması için fedakarlık yapar ve böylece oruç vücuttaki tüm dokuları yıkar ve onları tazeler. Oruç tutmakla kandaki şeker karaciğere akar ve derinin altında biriken yağlar ve adalelerdeki proteinler vesaire serbest kalır ve beslenmeye katkı sağlar.
Sindirim sistemini insan vücudunun en çalışkan sistemi niteleyebiliriz ve vücuttaki tüm organlar için istirahat etmek gerekli ve zaruri olduğu gibi sindirim sistemi için hatta hayati ve vaciptir ve bunun için en iyisi belli bir ay boyunca sabit bir beslenme programını izlemektir, böylece bu amelin inkar edilemez faydalarına kavuşabiliriz.
Oruç tutmak vücuttaki zehirleri atmaya ve sindirim sisteminin dinlenmesine yardımcı olur. Amerikalı uzman Dr. Kario şöyle diyor: her hasta insan yılın belli bir süresinde yemekten sakınmalıdır, zira vücuda gıda maddeleri ulaştıkça mikroplar gelişmektedir, fakat yiyecekten el çekilirse, mikroplar zayıflamaya başlar. İslam dininin vacip kıldığı oruç ibadeti, vücut sağlığının en büyük güvencesidir.
Oruç amelinde vücuttaki fazla yağlar erir, orantısız kilo alma engellenir ve sonuçta zararları azalır. Oruç ibadet ile birlikte belin mafsallarına ve diğer bölümlere baskı azalır ve kalp ve damar sistemi ve sindirim sistemi dengelenerek insan vücudunun savunma sistemi hastalıklara karşı tam teyakkuza geçer.
İlginçtir ki oruç ibadeti hatta gayri müslimlerin arasında bile büyük bir taraftar kitlesi bulmuştur, nitekim bir çok Avrupalı hekim orucun faydaları üzerine araştırma yapar. Bu bağlamda Avusturyalı hekim Barsilus şöyle diyor: açlığın tedavide faydası hatta ilaç kullanmaktan daha faydalı olabilir. Helba adında bir başka hekim ise hastalarını bir kaç yemekten men ediyor ve ardından onlara çok hafif yiyecekler veriyordu.
Tıp biliminin en önemli getirilerinden biri, oruç tutmakla vücutta normal düzeyin çok üstünde bazı maddelerin üretildiğini ortaya koymasıdır. Bu maddeler vücutta mikropların iltihaplara yol açmasını engellemekte ve kanser hücrelerini yok etmekte etkilidir. Zira normal şartlarda vücuttaki bir çok mikrop ve virüs yarı aktif veya pasif halindedir ve insan vücudu zayıflayınca bunlar şiddetli bir şekilde faaliyete geçerek vücutta tahribata yol açar.
Ancak oruç tutmakla beraber bu mikropları yok eden maddeler üretilmeye başlar ve onları yavaş yavaş yok eder. Gerçekte oruç tutmak vücuda geniş bir temizlik yapmaktır ve bir çok hastalığı önler. Oruçta tedavi, vücuttaki hasta ve pasif dokuların yok edilmesine dayanır ve oruç döneminden sonra bu dokular yeniden onarılır. Belki bu yüzden Dr. Başutin oruç ibadet insana gençliğini geri getirebilir.
Günümüzde bilim ve teknolojilerin ilerlemesi ile birlikte oruç tutmanın vücut sağlığı için zaruri olduğunu ortaya koymuştur. Hatta oruç ibadetine inanmayan ülkelerde bile hekimler bazı hastalarını tedavi etmek için belli bir süreliğine aç kalma tedavisini uyguluyor. Bu hekimlere göre oruç tutmak gerçekte vücudu dinlendirmek ve bir nevi vücudun savunma sistemleri ve diğer sistemlerine temizlik yapmaktır.
İnsan vücudunun obeziteye yol açan fazla yağlardan kurtulması, vücuttaki zehirli maddelerin atılması, eski dokuların onarılması ve yeni dokuların üretilmesi, sindirim sistemi üzerindeki baskının hafiflemesi, hücrelere ve salgı bezlerine dinlenme fırsatı verilmesi ve sonuçta görevlerini en ideal şekilde yapmalarını sağlaması, damarlarda yağ birikiminin azalması ve damar tıkanıklığının önlenmesi, oruç ibadetinin vücuda yönelik bazı faydalarıdır.
Beslenme uzmanları ve hekimler oruç ibadetinin faydalarından ancak sahur ve iftar vaktinde dengeli bir beslenmeden yararlanıldığı takdirde faydalanmanın mümkün olduğunu belirtiyor. Bu ay boyunca fazla yemeye hiç gerek yoktur. Hekimler özellikle sahur öğününü kaldırmamak gerektiğini, sahurda aşırı yağlı ve susatacak yiyeceklerden sakınmak gerektiğini belirtiyor. Hekimlere göre iftar öğünü da pek fazla ağır ve yağlı olmamalı ve ılık süt ve su ve bir kaç hurma ile orucumuzu bozmamız gerektiğini vurguluyor.
İmam Cafer Sadık -s- şöyle buyuruyor: Allah Resulü -s- iftarda orucunu helva ile bozardı ve eğer helva yoksa bir kaç hurma ve eğer o da yoksa bir bardak ılık su ile bozardı ve ardından şöyle buyururdu: bu yiyecekler mideyi ve karaciğeri temizler ve başağrısını yok eder.