Davet - 11
Selam olsun sana ey Allah’ın en büyük ayı, ey hak aşıklarının bayramı. Selam olsun sana zamanların arasında en kerim ve en güzel olan zaman ve ey en güzel günler ve saatler. Selam olsun sana ey yaklaşan arzuları gerçekleştiren ay, ey amelleri bol ve her yerinde yer alan en güzel ay.
Selam olsun sana ey kıymetin ve şanın büyük, yokluğun çok acı olan ay, ey umut ayı ve senden ayrılmak hüzün veren ay. Selam olsun sana ey içinde Hak hazretinin kurtuluşa erdirdiği kulların bol olduğu ay ve ne mutlu
Dua ve münacat, dua ve münacat eden her kulun kah sahip olmadığı ve muhtaç olduğu bir şeyi istemek üzere yerine getirdiği bir ameldir ve kah bu merhalenin çok ötesindedir ve adeta aşkın tecelli ettiği andır. Gerçi aşkı da ruhsal bir ihtiyaç şeklinde nitelemek mümkün, ama tamamen bağımsız bir ihtiyaç olduğundan, insan ruhu içinde esrarengiz bir mahiyeti olur ve her şeyden ziyade işini bilen insanın yaşamında söz konusudur. Buna göre de aşık ruhun ürünü olan dua en yüce dua ve münacattır.
Mübarek Ramazan ayında okunan en güzel dualardan biri İmam Zeynel Abidin -s- dualarıdır. Bu dualar Sahife-i Seccadiye adlı kitapta gelmiştir ve hakikaten dua eden insanların en çok sevdiği dualardan ve münacatlardan biridir. İmam Seccad -s- dualarında, duanın bizlerin bir şeyler elde etme anlamına gelmediğini, onu beşeri ve akli sorumluluklarımızın yerine geçirebileceğimiz bir şey olmadığını öğretiyor.
İslamî kültürde dua, aşkın tecelli ettiği yer, aleme yönelik bilinç ve büyük beşeri ihtiyaçların gündeme geldiği ve ayrıca alemleri yaratanla en iyi irtibat şeklidir. Dolaysıyla İmam Seccad’ın -s- duaları baştan başa yaratana hamd ve şükran ve takdirle doludur ve çok has muhtevası vardır. Bu dualar bireysel ve sosyal ahlak bağlamında en iyi ve en yüce muhtevalara sahiptir. İmam -s- büyük bir akılcılıkla ve zamanın şartlarını gözeterek şianın en has maarifini dua şeklinde gelecek kuşaklara yadigar bırakmıştır. Gerçekte bu kitap insanın Allah’ı ve kendisi ve başkaları ile irtibat kurmaya vurgu yapıyor.
Sahife-i Seccadiye gerçekte mükemmel bir insanın dua şeklinde ve mahbubu ile hoş bir sohbet olarak tecelli eden konuşmalarının mazharıdır ve en güzel ilahi öğretileri O’nu sevenlere ve ilahi halvete çekilenlere öğretir. Bu arada İmam Seccad’ın -s- Ramazan ayı ile dostane ve dilberane sohbet şeklinde dualarına işaret edebiliriz.
Ariflerin abidesi, saliklerin önderi Hz. İmam Seccad -s- da ay hilalini görünce ve ilahi ziyafet başlayınca mübarek Ramazan ayı ile büyük bir şevkle sohbet eder ve bereketlerinden ve tesirlerinden söz ettiği ve yine bu nurani ay sona yaklaştığında ve ayrılma zaman geldiğinde de veda şeklinde fısıldadığı rivayet edilir.
Hz. Zeynel Abidin Ali bin Hüseyin’den -s- nurani Sahife-i Seccadiye adlı kitapta mübarek Ramazan ayı ile ilgili iki dua nakledilmiştir ki bu duaları okumak bu ayın faziletleri ile tanışmak ve üzerimize düşen görevleri bilmek bakımından çok faydalıdır. İnsan bu dualarda yer alan maariflerde seyrederek mübarek Ramazan ayı ile birlikte insana ne büyük faziletler yöneldiğini ve bu ayın son bulması ile ne muhteşem bir ziyafet sofrası toplandığını ve bu ayın ehli olmayanlar ne gibi hüsrana uğradığını anlarız.
Yılın tüm günleri ve tüm ayları arasında mübarek Ramazan ayı kulluk ve Allah’a taptığımızı ifade etmek için tüm insanların bir arada hareket etmesi için fırsat oluşan tek aydır ve müminler hangi bireysel ve sosyal ve iklimsel konumda olursa olsun, Allah’a itaat ve ibadet etmek için bu tevfike nail olur ve sahur vaktinde Kur'an'ı Kerim’in secde suresinin 16. Ayetinde beyan edilen ilkeye uyar. Ayet şöyle buyurmakta:
Korkuyla ve umutla Rablerine yalvarmak üzere (ibadet ettikleri için), vücutları yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.
Buna göre İmam Seccad -s- Ramazan ayının hilalini görünce yaptığı duanın bir bölümünde Ramazan ayına hitap ederek şöyle buyurur: Yüce Rabbim seni yeni bir iş için yeni ayın anahtarı yaptı. Benim Rabbim ve senin Rabbim, beni yaratan ve seni yaratan, beni takdir eden ve seni takdir eden, beni şekillendiren ve seni şekillendiren Allah’tan seni bereket ayı yapmasını ve devran bereketini eksiltmemesini niyaz ediyorum.
İmam Seccad’ın -s- yaptığı dualarının pınarından küçük bir damla olan bu nurani duada Ramazan ayından bereket yaratan ay ve saadet anahtarı şeklinde söz edilmiştir.
İmam Seccad -s- 44. Duada mübarek Ramazan ayını şöyle tanıtıyor: oruç tutma şehri, İslam şehri, paklık ve arınma ayı, geceleri uyanık geçirme ayı, Kur'an'ı Kerim ayı, içinde insanlar için hidayetin nazil olduğu aydır Ramazan ayı.
Ramazan ayında insan ilahi erdeme yol bulabilir. Gerçekte Ramazan ayı insanın yüksek mertebelere nail olabileceği aydır, zira bu şartlar her zaman bulunmaz. Bu yüzden İmam Seccad -s- dua dili ile mümin kullar için bazı talimatları beyan ederek şöyle buyurur: Bize bu ayda iyilik ve ihsanla yakınlarımıza gitmeyi ve bağışlarımız ve hediyelerimizle komşularımızın gönlünü kazanmayı ve malımızı halkın haklarından arındırmayı ve zekatımızı ayırarak temizlemeyi nasip eyle. Bu yada bize küsenle barışmayı bize zulmedene insafla davranmayı, senin yolunda ona düşman olduğumuzdan başka bize düşmanlık edenle barışmayı nasip eyle, ve o öyle bir düşmandır ki onunla asla dost olmayız ve o asla gönlümüz bir olmayacak hiziptendir.
İmam Ramazan ayı ile sohbetinin bir başka bölümünde de ondan hayatının en iyi dostu ve en iyi dönemi şeklinde yad ederek şöyle buyurur: Selam olsan sana zamanların arasında en kerametli dost ve yaşamımda en iyi günlerin ve en iyi saatlerin ayı.
İlahi öğretilere göre insanların tüm işleri ve amelleri yaşadıkları ömre göredir. Bu yüzden müminler kendi ömründen azami derecede yararlanmaya çalışır ve bu zamanı en iyi şekilde değerlendirmek ister. Bu yüzden bazı zamanlar birer altın fırsat gibidirler ve insanın o zamanları değerlendirmesi kaderini belirleyecek kadar önemlidir. Bu arada Ramazan ayı insanın manevi açıdan kemale ermesinde eşsiz bir rol ifa eder ve geceleri ve gündüzleri ve her anı insanı hak tealanın cemalini görmek için mana semalarına götürür.
Bu yüzden İmam Seccad -s- bu şerefli aydan ömrünün en kerametli dönemi olarak söz etmiş ve ne zaman fırsat bulduysa bu ayın iyiliğinden ve bereketlerinden söz etmiş ve böylece bu ayın sırlarını başkalarına anlatmıştır.
İmam Seccad’ın -s- mübarek Ramazan ayı ile sohbetinin bir başka bölümünde şöyle okumaktayız: Selam olsun sana, nice kötülükler senin sayende bizden uzaklaştı, nice hayır ve bereket senin sayende bize yağdı.
Bu cümlede hazret bir yandan Ramazan ayını kötülüklerden sakındıran ve öbür yandan da ilkbahar yağmuru gibi rahmet yağmurunun yağmasına vesile olan bir ay olduğunu buyuruyor.
İmam Seccad -s- mübarek Ramazan ayının sonu da gelince, Sahifedeki 45. Duayı yürek yakarak okur ve şöyle buyururdu: Ramazan ayı aramızdaydı ve hamd edilecek bir durumdu, zira beraberinde rahmet getirdi ve bizim için çok iyi arkadaştı. Biz onunla sohbet etmek ve eşlik etmekle bazı nimetlere kavuştuk. Onun dostluğu bize rahmet, mağfiret ve bereket getirdi.
Allah Resulü -s- Şabaniye hutbesinde şöyle diyor: bu ay bereket, rahmet ve mağfiret getiren aydır. Kib bu ayın arkadaşı olursa, bu ayda bereket, rahmet ve mağfiret alır. Bu yüzden vedalaşmak da bu ayla beraber olan ve onunla dost olanlar içindir. İnsan bir süre alıştığı dostu ile vedalaşır. Mübarek Ramazan ayının ne zaman geldiğini ve ne zaman gittiğini bilmeyen insan, neden geldiğini ve neden sona erdiğini bilmeyen insanın veda edecek bir durumu da yoktur. Bu yürek yakan vedalaşmanın bir bölümünde şöyle diyor: Selam olsan sana ki seninle vedalaşmak özlemekten değil ve senin orucunu terketmek de yorgunluktan değil. Selam olsun sana ki gelmeden önce bizim talep ettiğimizsin ve gitmen de bizi üzmektedir.