Davet - 12
Her yıl mübarek Ramazan ayında Tahran’da uluslararası Kur'an'ı Kerim fuarı düzenlenir. Bu yıl 26. Uluslararası Kur'an'ı Kerim fuarı Tahran’da, İmam Humeyni –ks– musallasında düzenlendi.
26. Uluslararası Kur'an'ı Kerim fuarı mübarek Ramazan ayında ilahi davetle beraber müminleri nur ve aydınlık alemine davet ediyor.
Her yıl fuar açıldığında oruçlu mümin insanlar büyük bir şevkle bu fuara koşuyor ve manevi atmosferinden yararlanıyor.
Kur'an'ı Kerim fuarı 50 bin metrekarelik bir alanda ve rengarenk standları ile bilim, sanat, çocuk, kadın ve ilgili alanlarda faaliyet yürütüyor.
26. Uluslararası Kur'an'ı Kerim fuarı 4 ila 19 Ramazan tarihleri arasında İmam Humeyni –ks– musallasında halkı ağırlıyor.
Kur'an'ı Kerim fuarına girdiğinde, hat ve resim sanatı ustaları Kur'an'ı Kerim’in kitabetinde sergiledikleri sanat ve yaratıcılığı ile insanları karşılıyor. 26. Uluslararası Kur'an'ı Kerim fuarının bir bölümünde Esma-i Hüsna’nın tabloların üzerine yazılması ile dikkat çekiyor.
Bu yıl ayrıca 20 uluslararası Kur'an'ı Kerim müessesesi, 32 STK, 16 Akademik merkez ve 15 dini ilimler merkezinin fuara katılması fuar alanına ayrı bir renk kazandırdığı gözleniyor. Yine dünyanın 7 ülkesinden onlarca İslamî şahsiyet ve Kur'an'ı Kerim uzmanı Irak, Malezya, Azerbaycan cum. ve diğer bazı ülkelerden bu yılkگ fuara katılıyor.
Kur'an'ı Kerim beşeri hidayete erdirmek üzere gönderilen son ve en mükemmel ilahi kitaptır. Bu yüzden din usulü, ahlak ilkeleri, sosyal ve siyasi ve iktisadi ilişkiler, insanların kişisel hal durumu ve hatta gerçek bir Müslüman düşünce ve amelleri bu ilahi kitabın tealiminin etkisi altındadır ve daha doğrusu ondan kaynaklanır.
Kur'an'ı Kerim kendini hidayet kitabı olarak tanıtmakta ve şöyle buyurmaktadır: Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.
Allah teala bu kitapta hidayet yolunu da aydınlatmış ve bu yolu şöyle anlatmıştır: Ey kavmimiz! dediler, doğrusu biz Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekini doğrulayan, hakka ve doğru yola ileten bir kitap dinledik.
Kur'an'ı Kerim hidayet edici özelliğinden ötürü bu yılki Kur'an'ı Kerim fuarı için Kur'an'ı Kerim hidayet ışığı şiarı seçildi ve böylece faaliyete başladı ve 60 kadar özel uzmanlık oturumları ve belgesel ve animasyon eserlerinin gösterilmesi ve Kur'an'ı Kerim ve ıtret ekseninde en yeni sanat eserlerinin tanıtımı ile bu şiarı hayata geçirmeye çalıştı.
26. Uluslararası Kur'an'ı Kerim fuarı Kum kentinin büyük alimlerinden Ayetullah Subhani’nin mesajı ile açılış yaptı. Ayetullah Subhani Kur'an'ı Kerim tüm beşeri kuşaklar için tek ebedi mucize olduğunu belirterek şöyle dedi: Kur'an'ı Kerim doğa gibidir. Nasıl ki doğa sonsuz sır içeriyorsa ve bilim adamları hakkında tartışıp yasalarını keşfettikleri gibi, nasıl ki halen de keşfetmeyi devam ediyorlarsa ve belki de şimdiye kadar sadece küçük bir bölümünü keşfetmişlerse, Kur'an'ı Kerim de aynı özelliklere sahiptir. Kur'an'ı Kerim Allah’ın fiilider ve bu yüzden Allah’ın kendisi gibi sonsuz olmalıdır, dolaysıyla Kur'an'ı Kerim aynı doğa gibidir.
Ayetullah mesajının devamında Kur'an'ı Kerim’in son 14 asırda ortaya çıkan işaretleri ve izlerine değinerek bu durum Kur'an'ı Kerim’in sonsuzluğunun işareti olduğunu belirtti ve Kur'an'ı Kerim’in kendisinden bir örnek vererek şöyle dedi:
Ey habibim Muhammed de ki eğer tüm insanlar ve cinler toplansa ve Kur'an'ı Kerim gibi bir kitap getirecek olursa bunu yapamazlar, hatta bazıları diğer bazılarına yardımcı olsa bile.
İslamî kültür ve irşad Bakanı Seyyid Abbas Salihi, 26. Uluslararası Kur'an'ı Kerim fuarının açılış töreninde yaptığı konuşmada bu semavi kitabın inanç bileşenlerini ve İslamî medeniyetin yeniden ihya edilmesi ve yeniden inşa edilmesinin başlangıcı olabileceğini belirterek şöyle dedi: İslam inkılabının başlamasında etkili olan insanlar İslamî düşüncelerine Kur'an'ı Kerim maarifini yeniden okuyarak başladılar ve bu büyük insanlar inkılapta önemli rol ifa ettiler.
İslamî kültür ve irşad Bakanı Salihi teorik alanların genişletilmesi ve derinleştirilmesine vurgu yaparak Kur'an'ı Kerim ile bu yolda daha fazla ilerlemenin ve Kur'an'ı Kerim maarifleri üzerine görüş alış verişini sağlamanın mümkün olduğunu kaydetti. Salihi Kur'an'ı Kerim’in teorik alanında öncü olmak ve Kuranî sözlerimizin daha çok anlaşılmasını sağlamak gerektiğini böylece İslam dünyası İslamî maarifi derin manaları ile birlikte İran üzerinden okuyabileceğini anlayacağını vurguladı.
Kur'an'ı Kerim tarihinde en önemli ve en eski el yazması nüshaları ve en önemli araştırma kaynakları İslam inkılabının ilk yüzyıllarında yazılan ve bir çok müzede ve kütüphanede ve araştırma merkezinde sağlanan eserlerdir. Bu eserlerin üzerinde yapılacak araştırmalar hiç kuşkusuz Kur'an'ı Kerim tarihi ile ilgili bir çok konuya aydınlık getirebilecektir. Kuşkusuz bu mushaflar her ne kadar asrı saadete yakın olursa önemleri daha sonraki asırlarda yazılan mushaflara nazaran daha fazla olur.
Bu çerçevede bu yılki Kur'an'ı Kerim fuarının açılışında Hz. Ali’ye –s– ait olduğu belirten Kur'an'ı Kerim nushalarından biri ilk kez sergilendi.
Türkiye’nin ünlü Kur'an'ı Kerim nüshaları uzmanı Tayyar Altıkulaç şöyle konuştu: Bugün sahabe döneminden bize ulaşan bir mushafın huzurundayız. Bu tür mushafların üzerinde yapılan araştırma Kur'an'ı Kerim’in asliyetinin ispatı açısından fevkalade önemlidir. Kuşkumuz yoktur ki bu mushaf el yazması mushaflardan biridir. araştırmalarımız bu mushafın Küfe ve Medine ve Şam’da kitabet edildiğin gösterdi. Yani kameri 10.yılın ortalarında yazıldığından eminiz. Bu mushafları yazan katipler birbirinin yazdığı mushafları görmemiştir ve bu yüzden her açıdan birbirinden farklı olabilir, fakat aralarında hiç bir fark bulunmayan tek özelliği, kelimeleridir ki hepsi birbirinin aynısıdır ve bu, çok önemli bir noktadır.
İslamî kültür ve irşad Bakanı yardımcısı Abdulhadi Fıkhizade, Kur'an'ı Kerim fuarının özelliklerine işaret ederek şöyle konuştu: bu etkinlik eğer İslam dünyasının en büyük etkinliği değilse, kuşkusuz dünya genelinde en büyük fuar etkinliklerinden biridir. gerçekte bu fuarın en temel özelliği sırf gezilen ve seyredilen bir fuar olmayışıdır, bu fuar en büyük Kuranî etkinliklerin yapıldığ fuardır. Yani son bir içinde Kur'an'ı Kerim alanında yaşanan tüm faaliyetlerin sonuçları bu fuarda sergilenir.
İslamî kültür ve irşad Bakanı yardımcısı Abdulhadi Fıkhizade şöyle devam etti: Halk kitlelerinin kültürel, sanatsal ve araştırma gibi alanlara ilgisini arttırmak fuarın bir özelliği sayılır. Furanın bir başka özelliği Kur'an'ı Kerim alanında kültürel ve sanatsal açılardan yetenekli olan gençleri tespit etmek ve onlara destek olmaktır. Fuarın üçüncü önemli özelliği ise ehli beyt –s– düşüncelerini tanıtarak dünya genelinde daha da yaygınlaşmasını sağlamaktır.
Fuarı gezerken kendisini üniversite öğrencisi olarak tanıtan bir gençle karşılaşıyoruz. Genç Kur'an'ı Kerim fuarını gençlerin arasında Kuranî kültürü yaygınlaştırmak ve onları hidayete erdirmekte etkili olarak değerlendiriyor ve şöyle diyor: Kur'an'ı Kerim’in kendini kötülüklerden arındırmak ve ilahi nuru almak isteyenlerin üzerinde artan etkisini bilmeyen yoktur. insanın içi her ne kadar daha temiz olursa ve hakikatleri idrak etmek için şevki daha fazla ise Kur'an'ı Kerim ile irtibat kurma imkanı daha fazla ve daha derin olur.
İranlı büyük şair ve arif Mevlana şiirlerinden birinde insan ve Allah arasındaki ilişkiyi aşık ve maşuk ilişkisine benzeterek bu konuya açıklık getiriyor. Mevlana şiirinde özetle şöyle diyor: güneş ışınları tüm eşyaları aydınlatır, fakat aralarında lal taşı iç yapısının müsait olması yüzünden güneşin ışınlarından feyiz alır ve adeta güneşin özellikleri ile dolup taşar ve kıpkırmızı bir taşa dönüşür. Oysa başka taşlar güneşten eşit şekilde yararlandıkları halde iç yetenekleri yokluğu yüzünden aynı taş olarak kalır.
Mevlana şiirinin sonunda insanlara kendilerini hidayet nuruna maruz bırakmalarını ve maddi ve durgun yaşamdan sıyrılarak o lal taşı gibi olmalarını tavsiye ediyor.