Haziran 16, 2018 20:12 Europe/Istanbul

Geçen bölümde mümin insanların ve iman alanında öncü olanların her şeyden önce kendilerini ıslah etmeleri ve böylece hem sosyal ve kültürel zararlardan ve bozukluklardan korunmaları ve hem başkalarının İslam dinine yönelmeleri için örnek olmaları gerektiğini anlattık.

Kur'an'ı Kerim Tahrim suresinin 6. ayetinde şöyle buyurmakta: Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.

Bu semavi mesaj bir kaç temel noktayı içeriyor. İlk nokta şu ki aile ocağında baba ailenin kültür yapısını ve inanç temellerini güçlendirmek temel rolü ifa eder ve ancak kendisi Kur'an'ı Kerim’in yaşam öğretilerine ve değerlerine uyarsa salih evlatlar yetiştirebilir. Bir başka ifade ile baba ancak bu durumda aile fertlerini yetiştirmek gibi büyük sorumluluğunu ve onların Kur'an'ı Kerim tealimi ve sünnetleri ile tanıştırma görevini yerine getirebilir.

 

Bu semavi mesajda dikkat çeken ikinci önemli nokta şu ki Kur'an'ı Kerim kendinizi koruyun fermanı ile aslında aile fertlerini yetiştirmekte eğitim merkezleri veya sosyal kurumlara umut bağlamamak gerektiğini, bilakis yapıcı talim ve terbiye işine aile içinde başlamak gerektiğini hatırlatır. Zira sağlıklı aile, sağlıklı toplumun şekillenmesine katkı sağlar. Bir başka ifade ile eğer bir ülke aile kurumlarının güçlenmesi yolunda temelli adımlar atmış olursa o ülkenin toplumu da sağlıklı bir toplum olur ve büyük başarılara imza atar. Bu yüzden Kur'an'ı Kerim insanların ilkin kendilerini yetiştirmelerine emrettikten sonra aile kurumunu gündeme getiriyor ve hem kendinizi ve hem ailenizi ateşten koruyun şeklinde buyuruyor.

Bu semavi mesajda yer alan son önemli nokta, ayette kendinizi ve ailenizi ateşin içine düşmekten koruyun yönünde kullandığı tabirdir. Gerçi ayetin sonunda Onun başında, acımasız, güçlü, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır, şeklinde buyurduğu için Kur'an'ı Kerim’ın burada ateşten maksadı kıyamet gününde cehennem ateşi olduğu anlaşılıyor. Buna göre kendilerini ve ailelerini ihmal eden insanlar ahirette bu şekilde yakıcı ve acı verici bir azabı beklemeleri gerekiyor.

Kuşkusuz böylesine yakıcı bir cehennemin temeli, ahiretin tarlasına benzetilen bu dünyada atılır. Bu acı gerçek günümüzde şahit olduğumuz durumdur. Veriler, insanların kendilerini ve ailelerini ihmal etmeleri yüzünden bir çok aile ocağının çökmek üzere olduğunu ve gençler uyuşturucu bağımlılığının yakıcı ateşinde, laubalilik, heves ve şehvet bataklığında kıvrandığını gösteriyor. Kuşkusuz bu sınavdan ancak ilahi rızayı kazanmak için kesin karar veren ve İslam ve Kur'an'ı Kerim’e uymayan yakınlarına tepki gösteren ve hatta en sert biçimde muhalefet eden ve onlarla tüm duygusal bağlarını koparan insanlar başı dik çıkabilir.

 

Kur'an'ı Kerim bu konuda şöyle buyuruyor:

Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa- Allah'a ve Resûlüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin. İşte onların kalbine Allah, iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, kurtuluşa erecekler de sadece Allah'ın tarafında olanlardır.