Ortadoğu gelişmeleri
Bültenimizi geçen hafta Ortadoğu bölgesinde yaşanan önemli gelişmelerin ana başlıkları ile açıyoruz.
Lübnan’da Saad Hariri’nin kabineyi kurmakla görevlendirilmesi,
Irak’ta yeni hükümetin kurulması ve başbakanın belirlenmesi yönünde çabaların artması,
Siyonist rejimde başbakana savaşı başlatma yetkisinin elinden alınması,
İsrail’in Filistin milletine yönelik cinayetleri devam etmesi,
Geçen hafta Ortadoğu bölgesinin belli başlı gelişmeleriydi.
Lübnan’da 6 Mayıs 2018’de düzenlenen parlamento seçimlerinin sonuçları açıklandıktan sonra ve Hizbullah’ın kurduğu ittifak parlamentoda çoğunluğu elde ettiği belli olunca bu ülkede parlamento Başkanı ve Başbakanı seçme heyecanı başladı.
Geçen hafta Lübnan’ın Emel hareketi lideri Nebih berri 128 oydan 98 olumlu oyla bir kez daha parlamento Başkanı seçildi. Bu arada Saad Hariri de geçen Perşembe günü bir kez daha yeni kabineyi kurmakla görevlendirildi.
Saad Hariri’nin başında bulunduğu El Mustakbel hareketi Lübnan’da düzenlenen son seçimlerde parlamentoya giren diğer ehli sünnet gruplara nazaran 21 sandalye daha fazla elde etti. Bu yüzden bu seçimlerde listesi 4 milletvekili çıkaran eski başbakanlardan Necip Mikati de Hariri’nin yeniden Başbakan seçilmesine destek vererek Lübnan’da mevcut şartlar Hariri’nin bir kez daha Başbakan seçilmesini gerektirdiğini belirtti.
Gerçekte Lübnan’da hakim olan şimdiki istikrarlı ve sakin duruma bakıldığında, Saad Hariri’nin yeni kabineyi kurmakta pek fazla zorlukla karşılaşmayacağı anlaşılıyor. Bu doğrultuda Lübnan Hizbullah hareketi genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah da Lübnan’ın güneyinin 18. Kurtuluş yıldönümü dolaysıyla yaptığı konuşmada yeni hükümetin bir an önce kurulmasını istedi. Nasrullah fesat ve israf ve kaynakların heba olması ile mücadele Lübnan’da yeni hükümetin en önemli önceliklerinden biri olduğunu vurguladı.
Lübnan’da şimdiki olumlu atmosfer, bu ülke son yirmi yılda genellikle kabine kurmakta çıkmaza sürüklendiği halde hakim olduğu gözleniyor. Kuşkusuz bu atmosfer Hizbullah genel sekreteri Nasrullah’ın akılcı tutumu ve Suriye’de direniş güçlerinin fedakarlıklarının sonucudur zira bir yandan ecnebilerin Lübnan’da iç savaş ve siyasi istikrarsızlık çıkarmayı boşa çıkarmış ve öbür yandan terörle mücadele ederek Lübnan milletinin güvenliğini güvence altına almıştır.
Geçen hafta işgal altındaki Filistin toprakları önemli siyasi ve güvenlik gelişmelerine sahne oldu. Geçen hafta korsan İsrail güvenlik kabinesi, Başbakan Netanyahu ve savaş Bakanı Liberman’a olağanüstü hal durumlarında tek başına savaşa girme konusunda karar verme yetkisini fesheden kanuna olumlu oy verdi. Siyonist rejim güvenlik kabinesi bu konuda karar alma yetkisini siyonist parlamentoya devretti. Bundan önce korsan İsrail parlamentosu bu rejimin başbakanına acil durumlarda kabineden izin almadan ve sadece savaş bakanının katılımı ile güvenlik kabinesi kurmayı ve bir ülkeye karşı savaş ilan etmesi yönünde yetki vermişti.
Ancak buna karşın korsan İsrail yüksek mahkemesi geçen Cuma günü Gazze şeridinden Geri dönüş yürüyüşüne katılan Filistinli protestocuları bastırmak için zora başvurma yetkisi verdi. Mahkeme ayrıca Gazze şeridinden Filistinlilere karşı orantısız güç kullanıldığı yönündeki davaları da reddetti. Bu arada siyonist rejim askerleri barışçıl protesto eylemi düzenleyen Filistinli vatandaşları katletmeye devam ediyor, nitekim bu şiddet uygulaması mübarek Ramazan ayında daha da şiddetlendiği belirtiliyor.
Siyonist rejimi ordusu mübarek Ramazan ayının ilk altı gününde 40 Filistinliyi tutukladı ve onlarca Filistinliyi de şehit etti veya yaraladı. Bu bağlamda Filistin sağlık bakanlığı geçen Cuma günü Gazze şeridinde geri dönüş yürüyüşünde bir Filistinli genç şehit düştüğünü ve 109 Filistinli de yaralandığını duyurdu. Bundan başka geçen hafta boyunca da siyonist askerlerin orantısız güç kullanması sonucu onlarca Filistinli şehit düştü veya yaralandı.
Geri dönüş yürüyüşü geçen 30 Mart ünü ve toprak günü yıldönümünde Gazze şeridinde başladı. Şimdiye kadar bu etkinlikte 120 Filistinli şehit düştü ve 13 bin Filistinli de yaralandı. Aslında siyonist rejimin bu eylemden duyduğu kaygının sebebi, bu eylemin mahiyetidir. Bu konuda Ortadoğu meseleleri uzmanı Abdullah Muradi şöyle diyor: bu eylemler kendiliğinden oluşan ve aşağıdan yukarıya doğru etki yapan bir eylemdir. Bu eylemde siyasi grupların yerine kültürel ve medeni kurumların etkinliği daha fazla sayılır.
Gerçekten de bu eylemler hiç bir siyasi şahsiyetin veya akımın çağrısı olmadan ve kendiliğinden ve halkın siyonist rejimin cinayetlerine tepki olarak gelişti.
Geçen hafta Irak’ta siyasi grupların yeni hükümeti kurma çabaları artmaya başladı. Irak parlamento seçimleri 12 Mayıs 2018’de düzenlendi. Gerçi şii gruplar bu seçimlerde Irak parlamentosunda çoğunluğu sağladı, fakat hiç bir şii grup tek başına kabineyi kuramıyor. Zira Irak anayasası gereği kabineyi kurmak için parlamentoda en az milletvekillerinin toplam sayısının yarısından bir fazla oya ihtiyaç bulunuyor.
Irak Sadr hareketi lideri Muktada Sadr’ın desteklediği Saerun listesi parlamentoda 54 sandalye kazandı. Bu çerçevede Mukteda Sadr Iraklı diğer şahsiyetlere nazaran daha fazla temasları oldu. Geçen hafta Irak Başbakanı ve Nasr listesi lideri Haydar İbadi, Fetih listesi lideri Hadi Ameri, bazı Kürt siyasi grupların liderleri ve yine BM genel sekreteri Antonio Guterres’in Irak’a gönderdiği özel temsilcisi Jan Kubish başkent Bağdat’ta Muktada Sadr ile görüştüler. Görüşmelerin ana ekseni ise Irak’ta milli çıkarlar gözetilerek yeni hükümeti kurmaktı.
Bu arada Iraklı diğer siyasi grupların liderleri ve heyetleri arasında da görüşmeler devam etti. Bu doğrultuda Irak’ın şimdiki Cumhurbaşkanı Fuat Masum ve İKYB heyeti Bağdat’ı ziyaret ederek kanun devleti ittifakı lideri Nuri Maliki ve Başbakan haydar İbadi ve hikmet hareketi lideri Ammar Hekim’le görüşmelerde bulundu.
Irak’ta söz konusu siyasi istişareler halen devam ediyor ve bazı Iraklı grupların seçim sonuçlarına itirazda bulunarak oyların bazı bölgelerde yeniden sayımını istediği belirtiliyor.
Öte yandan Irak Başbakanı Haydar İbadi geçen Perşembe günü yaptığı açıklamada Irak seçim yüksek komisyonu güvenlik, yargı ve gözetleme kurumlarının temsilcilerinden oluşan bir komite kuracağını, komite seçimlerle ilgili muhtemel suç durumları hakkındaki davaları ele alacağını, komite faaliyetini pek yakında başlayacağını belirtti.
Bu arada Irak’tan gelen haberler şimdiki Başbakan Haydar İbadi'nin yeniden Başbakan olma şansı diğer adaylara nazaran daha fazla olduğu yönünde.