Otuz gün, otuz hikaye - 16
Yüce Allah’ın size verdiği pak ve helak rızıklardan yiyin ve iman ettiğiniz Allah’a muhalefet etmekten kaçının.
Şerik bin Abdullah Nahai, Küfe kentinin büyüklerindendi. Şerik abid ve muttaki bir insandı ve halk onu ilim ve takvası ile bilirdi. Şerik ayrıca halk arasında da iyi bir konuma sahipti. Abbasilerin üçüncü halifesi Mehdi, Şerik’in hilafet düzenine yaklaşmasını ve böylece onun halk arasındaki konumundan yararlanmayı istiyordu. Ancak Şerik halifenin bu isteğini kabul etmiyordu. Şerif’e bunun için çeşitli mevkiler ve mekanlar önerildi, ancak şerif hepsini reddetti zira zalim bir iktidarda yer almak istemiyordu.
Abbasi Halife Mehdi, Şerik bin Abdullah’tan Küfe kentinin kadısı olmasını istedi, ancak Şerik kabul etmedi. Halife Mehdi bir başka kez Şerik’ten evlatlarının öğretmeni olmasını istedi, fakat Şerik bu öneriyi de kabul etmedi. Halife onu çeşitli oturumlara davet ediyordu fakat şerif hiç birine katılmıyordu.
Günlerden bir gün Abbasi Halife Mehdi Şerik’i çağırdı ve onu tehdit ederek şöyle dedi: senin artık başka çaren yok, benim dediğim şu üç işten birini kabul etmelisin. Ya yargı makamını kabul etmeli, ya çocuklarımın eğitimini üstlenmeli, ya da benimle sofraya oturup benim yemeğimden yemelisin.
Şerik bin Abdullah halifeye önerisini düşünmek üzere mühlet istedi ve ardından kendi kendine düşündü: her üç iş bana zarar, ama galiba halifenin yemeğinden yemek daha az zararlı ve hepsinden daha kolay. Şerik mecburen üçüncü öneriyi kabul etti.
Bunun üzerine Halife envai çeşit en güzel yiyeceklerin hazırlanmasını emretti. Sofra kuruldu yemekler yendi ve ardından Şerik evine geri döndü. Halifenin yakınlarından biri şöyle dedi: Ey emir, emin ol ki o bu yemekleri yedikten sonra asla iflah olmaz, nitekim öyle de oldu. Bir süre sonra bu abid ve muttaki insan sarayda halifenin en yakın adamlarından biri oldu, üstelik hem yargı makamını kabul etti, hem halifenin evlatlarının öğretmenliğini üstlendi.
Şerik bin Abdullah için beytülmaldan bir maaş belirlendi. Bir gün Şerik maaşları ödeyen görevliyle tartışıyordu. Görevli ona şöyle dedi: sen bize buğday satmadın ki bu kadar ısrar ediyorsun. O sırada Şerik şöyle dedi: ben buğdaydan çok daha değerli bir şeyi sattım. Ben dinimi size sattım.
Yüce Allah Kur'an'ı Kerim’in Maide suresinin 88. Ayetinde şöyle buyuruyor: Allah’ın size verdiği pak ve helak rızıklardan yiyin ve iman ettiğiniz Allah’a muhalefet etmekten kaçının.
İslam Peygamberi -s- de şöyle buyurur: haram yiyen birinin ibadeti, akan kumun üzerine bina inşa etmeye benzer.
İslam Peygamberi -s- bir başka yerde de şöyle buyurur: kim duaları icabet görmesini istiyorsa, yiyeceklerini ve işini pak ve temiz etsin.