İran'ın son siyasi gelişmeleri
Bültenimizi geçen hafta İran’la ilgili önemli gelişmelerin ana başlıkları ile açıyoruz.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin İmam Humeyni’nin –ks– melekuti irtihalinin yıldönümünde beyanatı,
Dünya Kudüs günü yürüyüşünün büyük ihtişamla düzenlenmesi,
Geçen hafta İran’da yaşanan bazı önemli gelişmelerdi.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin İmam Humeyni’nin –ks– melekuti irtihalinin yıldönümünde yaptığı konuşmada ülkenin önemli konularını değerlendirdi.
Geçen hafta Pazartesi günü akşam saatlerinde İmam Humeyni –ks– külliyesinde düzenlenen ve binlerce kadirşinas halk, üç erkin başkanları, nizamın önde gelen üst düzey yetkilileri, yabancı ülkelerin büyükelçileri ve temsilcilerinin katıldığı İmam Humeyni –ks– irtihalinin 29. Yıldönümü anma töreninde İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei İmam’ı inkılabın simgesi nitelidi.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei konuşmasının başında İmam Humeyni’nin -ks- her şeyden önce İmam Ali’nin -s- hakiki ve sadık izleyeni olduğunu belirterek ardından İmam Humeyni -ks- ile muktedası Hz. Ali -s- kişilikleri arasındaki benzerlikleri anlattı.
Ayetullah Hamanei, İmam Humeyni –ks– ile İmam Ali –s– benzerlikleri İran milleti ve İslam ümmetinin onur kaynağı olduğunu kaydetti. Ayetullah Hamanei, İmam Humeyni –ks– muktedir bir şahsiyet olduğunu ve tağut ve dikta bir rejimi ve miras yolu ile el değiştiren bir düzeni iki bin yıl sonra çökerttiğini, ayrıca Amerika’yı bozguna uğrattığını ve dayatılan savaşı planlayan ve İslam inkılabını ve İslamî nizamı devirmek isteyenleri de hezimete uğrattığını vurguladı.
İran İslam Cumhuriyeti nizamı rahmetli İmam –ks– hayatta olduğu yıllarda büyük sıkıntıları ve zorlukları geride bıraktı ve özgüvenle büyük başarılara ve ilerlemelere imza attı ve bugün yine ilerleme ve azamet yolunda adım atıyor ve düşmanlara karşı asla pasif davranmadığı gibi büyük iktidarla onlara karşı koyuyor. İran milleti İmam Humeyni’nin –ks– yolunu izliyor ve bu yolda asla zafiyete ve pasifliğe kapılmıyor ve düşmanın zorbalıklarına geçit vermiyor.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu İmam Humeyni’nin –ks– rihlet yıldönümünde beyanatı gerçekte İran milletinin düşmanlarının kumpasları ile mücadelede titiz bir yol haritasıdır. Bu düşmanların başında ise İran milletinin iktidarını hedef alan ABD yer almaktadır.
Düşmanların sinsi hareketlerine dikkat çeken Ayetullah Hamanei şöyle dedi: düşman planlarının bu bölümünde İslamî nizamın güçlü yönlerini ve milli iktidar unsurlarını zayıf nokta ve sorun yaratan meseleler gibi göstermeye ve böylece İran milletini bu güçlü noktalara kötümser hale getirmeye çalışıyor.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei İran’ın füze gücü ülkenin güçlü yönü ve güven yaratan etken olduğunu belirterek şöyle devam etti: dayatılan savaş yıllarında biz kendimizi savunmak için füzemiz yoktu ve bu yüzden sınırdaki kentlerimizden başkent Tahran’a kadar bir çok kentimiz düşmanın füze ateşi altındaydı, ancak şimdi genç uzmanlarımızın çabaları ile biz bölgede füze gücü bakımından birinci sıradayız ve düşman bir füze vurduğu takdirde on füze ile karşılık göreceğini bilmektedir. Amerika İranofobia projesinin çeşitli boyutlarını gündeme getirmek ve İran’ın nükleer ve füze programlarını ve insan haklarını ve direniş gruplarına desteklerini sorun haline getirerek İran İslam Cumhuriyeti nizamının askeri caydırıcı gücünden mahrum bırakmaya çalışıyor.
İran İslam Cumhuriyeti nizamı İslam inkılabının ülküleri temelinde inşa edilen bir nizandır ve kurulduğu günden beri de hiç bir zaman düşmanların zorbalıkları ve tehditlerine karşı teslim olmamıştır. İslamî İran dini değerleri, güvenliği ve başta mazlum Filistin milleti olmak üzere tüm mazlum milletleri desteklemeyi öngören inkılap ülküleri icap ettiği her yerde ve her zaman büyük bir iktidar ve sorumlulukla meydana ayak basmış ve zalim istikbara karşı direnmiştir.
Bu çerçevede İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei uluslararası adalettalepliği ve mazlum milletlere destek verilmesini İran İslam Cumhuriyeti nizamının diğer güçlü yönleri olduğunu belirterek şöyle dedi:
Filistin milleti ve direniş eksenini siyonist rejim İsrail’e karşı desteklemek ve bölge ülkelerinin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü savunmak İran İslam Cumhuriyeti nizamı için onur kaynağı olduğu bir sırada düşman bu konuları İran’ın bölgeye müdahalesi şeklinde göstererek İran’ın bu gücünü sorun yaratan güç olarak telkin etmeye çalışıyor.
Ayetullah Hamanei halkın meydanları boş bırakmamaları çok önemli olduğunu belirterek Cuma günü düzenlenecek dünya Kudüs günü yürüyüşüne değindi ve bu yıl ilahi fazl ve halkın coşkulu katılımı ile dünya Kudüs günü geçmiş yıllara nazaran daha da kuvvetli ve coşkulu bir şekilde düzenleneceğini vurguladı.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin İmam Humeyni’nin –ks– irtilah yıldönümü anma töreninde yaptığı konuşmada üzerinde durduğu bir başka nokta Bercam nükleer anlaşması ve İran milletinin bu anlaşma çerçevesinde haklarının korunmasıydı.
Ayetullah Hamanei şöyle dedi: bazı Avrupa devletlerinin sözlerinden anlaşıldığı üzere bunlar İran milletinden hem yaptırımlara boyun eğmesini ve hem ülkenin geleceğinin kesin ihtiyacı olan nükleer faaliyetlerden el çekmesini istiyor. Ancak ben bu devletlere diyorum ki bu perişan rüyaları asla tabir olmayacaktır.
Ayetullah Hamanei şu vurguyu yaptı: İran milleti ve devleti hem yaptırıma maruz kalmayı hem nükleer kısıtlama ve hapse katlanmayı asla tahammül etmez.
Ayetullah Hamanei bu çerçevede İAEK’unun Bercam anlaşması çerçevesinde derhal 190 bin SWA seviyesine ulaşılması için gerekli hazırlıkların tamamlanması talimatı verdi.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin talimatının hemen ardından İAEK Sözcüsü Behruz Kemalvendi, UAEK’un yazdıkları mektupta UF6 ve UF4 gazlarının üretimine ve santrifüj rotör fabrikasının inşaatına başlayacaklarını bildirdiklerini açıkladı.
Kemalvendi, Bercam nükleer anlaşması çerçevesinde 15 yıllık programın sonunda 190 bin SWA kapasitesine ulaşmayı planladıklarını, şimdi İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin dünkü beyanatından hareketle bunun için düğmeye bastıklarını kaydetti.
Kemalvendi, başkaları Bercam’dan çekilecek olursa, İran santrifüj üretimine ivme kazandırabilecek kapasiteye sahip olduğunu vurguladı.
Dünya Kudüs günü yürüyüşü bu yıl bölgede yaşanan gelişmelerin yüzünden ayrı bir hassasiyet arzediyordu. Bilindiği üzere İmam Humeyni –ks– Kudüs ve Filistin milletinin siyonistlerin zulmünden ve işgalinden kurtulmaları ülküsü doğrultusunda mübarek Ramazan ayının son gününü dünya Kudüs günü ilan etti. Kudüs günü gerçekte Filistin ülküsüne biat günüdür. Gerçekte İmam Humeyni –ks– bu hareketi ile İslam dünyasında önemli bir düşünceyi ihya etmek istedi. Bu düşüncenin temelinde ise İslam ümmetinin vahdeti vardır. Bu düşünce son yıllarda iyice gelişti ve daha da güçlendi. Nitekim bugün Filistin milleti ve direnişin mücadeleleri Filistin’in kaderini belirleme üzerindeki etkisini ispat etti.
1967 yılında korsan İsrail rejimi Filistin topraklarından yaklaşık 21 bin kilometrekarelik bir alanı işgal ettiği halde bu yılda işgal ettiği topraklara 90 bin kilometrekare daha ekledi. Bu süreç siyonist rejimin bölgede sinsi bir şekilde işgalciliğini ve sultacılığını geliştirmekte olduğunu ortaya koydu, üstelik bu süreçte ABD tarafından da tam destekleniyordu ve halen de destekleniyor.
Gerçekte siyonist rejim işgalciliğini geliştirdikçe Amerika’nın da bu rejime desteği artıyor. Filistin topraklarında siyonist yerleşke inşaatı BM genel kurulu, güvenlik konseyi ve insan hakları konseyi tarafından defalarca ele alınan ve reddedilen bir konudur, fakat her defasında Amerika’nın müdahaleleri ve vetoları bu yönde İsrail’e yapılacak baskıları engellemiştir.
Öte yandan Arabistan gibi bölgede bazı malum rejimler de son dönemde bölgede dengeleri İsrail lehine değiştirmeye çalışıyor ki bu da bölgenin ve İslam dünyasının güvenliğine yönelik ciddi bir tehdit sayılır.
Arap dünyası meseleleri uzmanı Hasan Ruyveran şöyle diyor: hali hazırda bölgede yaşanan gelişmeler Kudüs günü ile ters orantılı gelişmelerdir. Suud rejimi dünyanın 54 ülkesini Riyad zirvesine çağırması, hem de Trump’ın Riyad’ı ziyaret ettiği bir sırada, amacı İran İslam Cumhuriyeti nizamı ile düşmanlık etmektir. Bu projede İsrail’den müttefik olarak söz edilirken, Hizbullah ve Hamas da düşman olarak tanıtılıyor. Amerika ise bu tür konularda gücünü İsrail lehine kullanıyor.
Bilindiği üzere ikinci dünya savaşından bu yana korsan İsrail Amerika’dan en çok askeri yardım alan rejimdir. Amerikan kongresi araştırma merkezinin raporlarına göre Amerika’nın İsrail’e kurulduğu 1949 yılından bu yana yaptığı yardımların toplamı 124 milyar doları aşıyor. Bu yardımların dörtte üçü ise Amerikalı firmalardan askeri teçhizat alımına ve geriye kalanı da İsrailli firmalardan silah alımına tahsis edilmiştir.
Kuşkusuz dünya Kudüs günü yürüyüşü gibi etkinlikler mazlum Filistin milletinin sesini dünyaya duyurmak için önemli ve etkilidir, fakat Filistin milletini gaspçı ve işgalci İsrail rejiminin pençesinden kurtarmak için direniş cinsinden özel yöntemlere ihtiyaç vardır. Bu çerçevede İmam Humeyni –ks– bu hareketi ile İslam dünyasında önemli bir düşünceyi ihya etmek istedi. Bu düşüncenin temelinde ise İslam ümmetinin vahdeti vardır.