İran'ın son siyasi gelişmeleri
Bültenimizi geçen hafta İran’la ilgili önemli gelişmelerin ana başlıkları ile açıyoruz.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin İslami Şura Meclisi Başkanı ve milletvekillerini kabul etmesi ve uluslararası konvansiyonların hakkında önemli tavsiyelerde bulunması,
Meclisin para aklama ve teröre mali destekle mücadele yasa tasarısı hazırlaması,
İran ve Fransa arasında yeni tur siyasi müzakerelerin gerçekleşmesi,
Geçen hafta İran’ın belli başlı bazı önemli gelişmeleriydi.
Geçen hafta İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei İslami Şura Meclisi Başkanı ve milletvekilleri ve meclis çalışanları ile görüşmesinde zorba devletlerin bölgeye yönelik şom hedeflerine değindi. Ayetullah Hamanei ayrıca bu devletlerin dayatmaları hakkında da önemli beyanatta bulundu.
İran İslam Cumhuriyeti dünyada Amerika ve sulta düzenine karşı dimdik ayakta duran bir devlet olarak bölge milletlerinin düşmanlarının mahiyetini en iyi bilen devlettir. İran bu çerçevede defalarca uyarılarda bulunmuş ve düşmanların bir gün Saddam hamileri kisvesinde Ortadoğu bölgesini savaş ve istikrarsızlığa sürüklediğini ve bugün yine aynı zorbalar aynı sultacı emelleri doğrultusunda ve bu kez terörle mücadele bahanesi ile bölgede şom hedeflerine ulaşmaya çalıştıklarını belirtti.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin İslami Şura Meclisi Başkanı ve milletvekilleri ve meclis çalışanları ile görüşmesinde vurguladığı üzere küresel zorbalar ve yağmacı güçler bölgede bazı gerici rejimleri de yanına aldıklarını ve bölgeye yönelik şom hedeflerini gerçekleştirmek için de İran İslam Cumhuriyeti’ni onların düşmanı gibi göstermeye çalıştıklarını belirtti.
Ayetullah Hamanei bu doğrultuda bölgede ellerinde gelişmiş silahlar bulunan bazı malum rejimlerin Yemen’de bir limanı mazlum Yemen milletinin elinden çıkarmak için en kanlı saldırıları düzenlediklerini ve en korkunç cinayetleri işlediklerini belirterek bu olay küresel zorbaların habis mahiyetini ortaya koyan bir başka örnek olduğunu vurguladı.
Ayetullah Hamanei bu beşeriyet düşmanları İran milletinin direnişi ve adalettalepliği yüzünden İran İslam Cumhuriyeti nizamı ile de düşmanlık güttüklerini, ancak İran milleti ilahi fazl ve inayet sayesinde ve iç dayanışmasını koruyarak Amerika ve uydularına karşı zafer kazanacağını belirtti.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei konuşmasının devamında uluslararası zorbaların zahi habaseti günden güne daha da belirgin hale geldiğini belirterek şöyle devam etti: Amerika’da analarından ayrılan binlerce çocuğun görüntüleri insanı gerçekten rahatsız ediyor, fakat Amerikalı yetkililer tam bir habasetle bu cinayeti işleyerek çocukları ebeveynlerinden ayırıyor.
Ayetullah Hamanei bu davranışın aslında Batı’nın insan hakları iddialarında bir nevi ikilem olduğunu belirterek Amerika yönetimi bu konuda derin bir mazisi bulunduğunu vurguladı.
Amerika yönetimi geçen hafta eli kanlı rejim İsrail’in cinayetlerine destek vermek için BM insan hakları konseyinden çekildi. Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Amerika’nın BM daimi temsilcisi Nicky Haley 47 üyesi bulunan BM insan hakları konseyini siyonist rejimle düşmanlık gütmekle suçladı.
Yargı erki insan hakları merkezi sekreteri Muhammed Cevad Laricani Amerika’nın bu kararı hakkında şöyle dedi: Amerika’nın BM insan hakları konseyinden çekilmesi insan haklarına bir değer olarak yaklaşan ve bu konuya her türlü çifte standart tutum ve siyasi saiklerden bağımsız ve terör faaliyetlerine malzeme yapmaktan uzak duran ülkelerce mutlu ve sevindirici bir haber olarak telakki edilmelidir.
Amerika’nın BM insan hakları konseyinde varlığı bu konseyin haysiyetini gölgelediğini belirten Yargı erki insan hakları merkezi sekreteri Cevad Laricani açıklamasını şöyle sürdürdü: Suriye, Irak, Yemen, Bahreyn ve Afganistan’da işlenen cinayetlerin baş sorumluları ve bölgede El-Kaide ve IŞİD gibi tekfirci terör örgütlerinin türemesine yardımcı olan ve bu örgütleri destekleyenlerin BM insan hakları konseyinde yeri olamaz.
Gerçekte Amerika elebaşıları Yemen, Afganistan, Irak ve Suriye gibi ülkelerde onların sahtekarlıklarının sonucu olan insanların acılarını yine kamuoyunu kandırma yönündeki propagandalarına malzeme yapmaya çalışıyor. Ancak Amerika ve elebaşıları bugün onların dünya liderliği iddiaları batıl ve boş bir kuruntu ve iddia olduğunu anlamaları gerekir. nitekim dünya da bunca fiyaskoya ve bunca cinayete imza atan ve buna rağmen kendini dünya lideri ilan eden zorbalara hiç ihtiyacı yoktur.
İran İslam Cumhuriyeti’nin uluslararası teröre mali destekle mücadele konvansiyonuna katılması son günlerde mecliste tartışılan konulardan biri oldu. Bu bağlamda geçen hafta İslami Şura Meclisi’nde bazı milletvekilleri terör ve para aklama ile mücadele yasa tasarısını hazırladığı bildirildi.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan Amol milletvekili İzzetulah Yusufian bu haberi doğrulayarak, milletvekilleri yasal boşlukları doldurmak ve milletin haklarını korumak amacıyla bu tasarıyı hazırlamaya karar verdiklerini kaydetti. Yusufian, İran bu bağlamda bazı yasaları bulunduğunu, fakat yeni yasalara da ihtiyaç duyulduğunu, İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei ile görüştükten sonra aldıkları tavsiyelerin doğrultusunda söz konusu yasa tasarısını hazırladıklarını ifade etti.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei İslami Şura Meclisi Başkanı ve milletvekilleri kabulünde bu konu hakkında milletvekillerine önemli tavsiyelerde bulundu. Ayetullah Hamanei meclis Başkanı ve milletvekillerine uluslararası konvansiyonların büyük güçlerin düşünce odalarında ve onların çıkarlarını temin etme doğrultusunda hazırlandığını ve ardından bu devletlerin uydusu olan ülkelerin bu konvansiyonlara katılmaları ile birlikte uluslararası boyut kazandırıldığını ifade etti.
Ayetullah Hamanei, ancak İran sorunlu olan konvansiyonlara asla katılmak zorunda olmadığını, nitekim bu konvansiyonların iç yüzü bilinmiyorsa onlara katılmak gerekmediğini vurguladı.
Gerçekte İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin bu konuda çok önemli ve anahtar konumunda olan noktalara işaret etti ve milletvekilleri tarafından dikkate alınması gerekir. günümüzde bazı konvansiyonlar vardır ki herhangi bir ülke bu konvansiyonlara katılmayacak olursa hemen suçlanır. Ancak buna karşın bu tür konvansiyonları kabul etmek için konvansiyon hakkında yeteri kadar bilgi toplamak gerekir, ayrıca kabul edilecek konvansiyon yeteri kadar şeffaf ve net olmalıdır. Bu tür konvansiyonlarda yer alan konular ve maddeler Dışişleri Bakanlığı, İslami Şura Meclisi ve milli güvenlik yüksek konseyi tarafından titizlikle rasat edilmelidir.
Bu tür konvansiyonlara en somut örnek, 2030 belgesi adı ile anılan bir belgedir. Uzmanlar bu belgenin bazı olumlu noktaları içerdiğini, fakat aynı zamanda her biri birer tuzak olan maddeleri de içerdiğini ve dikkat edilmediği takdirde ülkenin kültürüne, dini ve milli inançlarına zarar vereceğini belirtiyor.
Gerçekte Amerika ve diğer Batılı zorba devletler şom hedeflerini insan hakları, terörle mücadele, demokrasi gibi maskelerin altında saklıyor. Bu gerçeklere işaret eden İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei İslami Şura Meclisi bağımsız ve akıllı ve reşit bir kurum olarak terörle mücadele ve para aklama ile mücadele gibi alanlarda bağımsız bir şekilde yasa çıkarması gerektiğini vurguladı.
Geçen hafta İran ve Fransa arasında 5.tur siyasi müzakereler Çarşamba günü Tahran’da gerçekleşti. Dışişleri Bakanlığı’nda gerçekleşen müzakerelerde İran heyetine Dışişleri Bakanı Yardımcısı Abbas Irakçi başkanlık ederken, Fransız heyete de Muris Gordo Montain başkanlık etti.
İran ve Fransa arasında siyasi müzakereler her altı ayda bir Tahran ve Paris’te düzenleniyor.
Müzakerelerde iki ülkenin siyasi alandan başka iktisadi ve kültürel alanlarda da ikili ilişkileri ve yine bölgede son gelişmeler ele alındı. İki taraf ayrıca Bercam nükleer anlaşmasının korunmasına ve tüm tarafların bu anlaşmaya bağlı kalması gerektiğine vurgu yaptı.
Aslında bu müzakereler Dışişleri Bakanı Yardımcısı Abbas Irakçi’ye Batılı devletlerin terör örgütlerine desteklerini sürdürmelerine işaret ederek Fransa yetkililerine münafıklar terör örgütünün bu ülkede faaliyetlerini sürdürmesine itiraz etme fırsatını sundu. Irakçi Fransız yetkililerden söz konusu terör örgütünün Fransa’da faaliyetini engellemelerini istedi.
Münafıklar terör örgütü tarafından şehit edilen ailelerin kurduğu Habilian vakfı genel sekreteri Cevad Haşiminejad da bir TV programına Batılı devletlerin tüm terör örgütlerine destek verdiklerini belirterek, münafıklar terör örgütü üyeleri Irak’tan ayrıldıktan sonra imaj değiştirerek sözde demokrasi havarileri kesildiklerini belirtti. Haşiminejad, münafıklar cinayetlerini unutturmaya çalıştıklarını, fakat buna engel olmak gerektiğini belirterek şöyle devam etti: 37 terör örgütü İran’da 17 bin vatandaşı şehit etti, oysa bu örgütlerin hepsi insan hakları iddiasında bulunan Batılı ülkelerde temsilcilikleril bulunuyor ve bu ülkelerce her açıdan destekleniyor. Batı’nın teröre desteğinin en bariz örneklerine Amerika ve siyonist rejim İsrail’de rastlamak mümkün.
Amerika’da istihbarat uzmanları 29 Aralık 2017’de ABD Başkanı Trump’a bir mektup yazarak Trump’ın İran’ı terörün baş hamisi ilan etmesinden kaygı duyduklarını, zira bölgede terörün baş hamisi İran değil, Arabistan olduğunu ve Amerika devleti de zaten karnesinde münafıklar terör örgütüne destek vermek gibi kara lekesi bulunduğunu hatırlattılar.