Ağustos 13, 2018 07:28 Europe/Istanbul

El-Sebe suresinin 6 ila 9. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.

EL-SEBE suresinin 6 ve 7. Ayetleri:

 

وَيَرَى الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ الَّذِي أُنْزِلَ إِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ هُوَ الْحَقَّ وَيَهْدِي إِلَى صِرَاطِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ (34:6)

وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا هَلْ نَدُلُّكُمْ عَلَى رَجُلٍ يُنَبِّئُكُمْ إِذَا مُزِّقْتُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ إِنَّكُمْ لَفِي خَلْقٍ جَدِيدٍ (34:7)

 

 

Yani:

Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçek olduğunu bilir; onun, mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah'ın) yoluna ilettiğini görürler.

Kâfir olanlar (kendi aralarında) şöyle dediler: Çürüyüp paramparça olduğunuz vakit yeniden dirileceğinizi söyleyerek haber veren kişiyi gösterelim mi?

 

 

Geçen bölümde maad hakikatini inkar eden ve ilahi ayetleri tekzip ederek insanları saptırmaya çalışan kafirlerden söz ettik. Bu ayetler ise şöyle buyurmakta: İlim ve düşünce sahipleri sana nazil olan ayetlerin üzerinde düşünür ve hakkaniyetini anlar. Onlar ilahi hidayete ermek için en doğru yolun Kur'an'ı Kerim ayetleri olduğu sonucuna varır.

Allah Resulü –s– döneminde bazı kitap ehli olan alimler her türlü bağnazlığı ve önyargıyı bir kenara bırakarak İslam Peygamberi’ne –s– iman ettiler ve müslüman oldular. Tarih boyunca da bir çok düşünür ve bilgin Kur'an'ı Kerim ayetleri üzerinde düşünerek azametine ve hakkaniyetine şahadet getirdiler ve bu kitabı ve bu dini benimsediklerini ilan ettiler.

Ancak bu kesime karşı sürekli bir başka kesim vardı ki Kur'an'ı Kerim’i ve İslam Peygamberi’nin –s– risaletini tekzip etmek için maad konusunu gündeme getiriyordu ve halen de getiriyorlar. Bu zümre alaylı bir şekilde ve konuyu aşağılayarak şöyle diyor: Bu adam, insanlar ölüp mezarda çürüdükten sonra yeniden dirildiğini ve yeni bir hayata başladığını iddia eden adamdır.

Bu zümre insanlar ve varlık aleminin başlangıcını inkar edebilecek delil bulamadıklarından, bu kez maad meselesini inkar etmeye kalkışıyor. Onlar böylelikle insanları İslam Peygamberi’ne –s– ve getirdiği dine iman etmelerini engellemeye çalışıyor.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

 

1 – Dini insanların cahilliğinin ürünü sanan zümrenin aksine, tarih boyunca bir çok bilgin ve alim insan İslam’ın hakkaniyetini idrak ederek bunu itiraf etmiştir.

2 –Peygamberlerin yolu, dünyada mümin insanların izzet ve onuruna sebebiyet veren tek yoldur.

3 – Peygamberlerin yoluna muhalefet edenler, akıl ve mantıklarını kullanmak yerine alay etmek ve aşağılamakla peygamberlerin kişiliğini halkın gözünde tahrip etmeye ve böylece insanların onlara iman etmesine mani olmaya çalışıyor.

 

EL-SEBE suresinin 8 ve 9. Ayetleri:

 

أَفْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِبًا أَمْ بِهِ جِنَّةٌ بَلِ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآَخِرَةِ فِي الْعَذَابِ وَالضَّلَالِ الْبَعِيدِ (34:8)

أَفَلَمْ يَرَوْا إِلَى مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ مِنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ إِنْ نَشَأْ نَخْسِفْ بِهِمُ الْأَرْضَ أَوْ نُسْقِطْ عَلَيْهِمْ كِسَفًا مِنَ السَّمَاءِ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآَيَةً لِكُلِّ عَبْدٍ مُنِيبٍ (34:9)

 

 

 

Yani:

"Acaba o, yalan yere Allah'a iftira mı etmiştir? Yoksa onda delilik mi var?" (dediler). Hayır! Ahirete inanmayanlar azaptadırlar ve derin bir sapıklık içindedirler.

Onlar, gökte ve yerde önlerine ve arkalarına bakmıyorlar mı? Dilesek onları yere batırırız, ya da üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda (Rabbine) yönelen her kul için bir ibret vardır.

 

 

Ölümden sonra yeni bir hayatı inkar eden İslam Peygamberi’nin –s– muhalifleri şöyle diyordu: Bu söz, şu adamın Allah’a attığı yalan bir iftiradır ve o mecnun olduğu için bu tür lafları etmektedir, yoksa akıllı insan nasıl böyle bir iddiada bulunabilir?!

Yüce Allah bu zümreye şöyle karşılık veriyor: Peygamber ne yalancıdır, ne de mecnundur. Asıl sız derin bir sapkınlık içindesiniz ki hak sözü kabul etmek istemiyorsunuz ve kıyameti inkar ederek paygamberin haber verdiği azaptan kurtulacağınızı zannediyorsunuz.

Yüce Allah bu tür inatçı kafirlere hitaben şöyle buyuruyor: Acaba yerin ve göğün nasıl bir güçle yaratıldığına bakmaz mısınız? Acaba yeri ve gökleri bu azameti ile yaratmaya muktedir olan Allah, siz insanları yeniden yaratmaktan aciz olabilir mi? Acaba gerçekten O’nun gücünden kuşku mu duyuyorsunuz ki böylesine inkar edersiniz? Acaba Allah tealanın büyük bir depremle hepinizi yerin dibine batıracak gücü yok mudur? Ya da gökten taşlar yağdırarak evinizi barkınızı yok edemez mi?

Her akıllı insan tüm bunların mümkün olduğunu ve dünyanın çeşitli bölgelerinde de vuku bulduğunu bildiği halde, o zaman nasıl oluyor da bazı insanlar geçmişi ve geleceği hiçe sayarak sadece bugünü görür ve kıyameti inkar eder?

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

 

1 – Bazı insanlar Allah’ı varlık aleminin yaratanı olarak kabul eder, fakat maad meselesini kabul etmek istemez ve böylece ilahi emirlerden ve sorumluluklarından kurtulacağını zanneder.

2 – Ahirete iman etmemek, türlü sapkınlıkların kaynağıdır ve insanın doğru yoldan daha çok sapmasına vesile olur.

3 – Yaratılışın azameti üzerinde düşünmek, hem varlık aleminin yaratanına olan imanı ve hem maad ve kıyamet gününe olan inancı güçlendirir.

4 – Deprem gibi doğal afetlerin karşısında aciz olan insan, nasıl ilahi büyük azaptan kaçarak kurtulabilir?

5 – Varlık alemi üzerinde düşünmek, insanı yüce Allah’a kulluk etmeye sevk eder, onu başkalarına bağımlı olmaktan kurtarır.

6 – Varlık alemi üzerinde düşünmek, Allah katına kulluk etmenin kaynağıdır.