İran'ın son siyasi gelişmeleri
Bültenimizi geçen hafta İran’la ilgili önemli gelişmelerin ana başlıkları ile açıyoruz.
17 Ağustos’ta sekiz yıllık savaşta esir düşen mücahitlerimizin esaretin zor yıllarını geride bırakarak vatana geri dönmelerinin yıldönümü etkinlikleri,
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin halk kesimleri ile görüşmesinde iktisadi konular ve ABD’nin yeni şirretlikleri hakkında önemli beyanatı,
Savunma sanayiinin yeni füzesi Mobin’in ilk kez görücüye çıkması,
İran’ın tiyatro ve sinema dünyasının duayenlerinden İzzetullah Entezami’nin hayata gözlerini yumması,
İranlı bilim adamlarının yeni başarıları,
Geçen hafta İran’ın belli başlı bazı önemli gelişmeleriydi.
Geçen hafta Cuma günü İran İslam Cumhuriyeti takviminde onurlu bir günün yıldönümüydü. 17 Ağustos günü, sekiz yıllık savaşta esir düşen mücahitlerimizin esaretin zor yıllarını geride bırakarak vatana geri dönmelerinin yıldönümüydü.
Kuşkusuz Saddam rejiminin İran İslam Cumhuriyeti’ne dayattığı savaş yıllarında İranlı güçlerin sergilediği kutsal savunmanın her günü ve her anı bu büyük hamasetin unutulmaz anlarına dönüşmüştür.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bu savaşın sonunda esaret yıllarını geride bırakarak yurda dönen yiğitlere hitaben şöyle buyurmuştu:
Sizler çok zorlu bir esaret dönemini geride bıraktınız, ama aynı zamanda dininizi, inancınızı, İslam’a olan gönül bağınızı, İmam -ks- ve İslam inkılabına olan bağlılığınızı koruyarak düşmana karşı İran milletinin onuruna vesile oldunuz. Sizler İran milletinin düşman komplolarına karşı asla teslim olmayacağının bir başka delili oldunuz, nitekim İran İslam Cumhuriyeti de siz değerli hazineleri var olduğu sürece asla düşman karşısında kendini zayıf hissetmeyecektir.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçen hafta Pazartesi günü da halk kesimlerinden binlerce kişiyi kabulünde ülkenin iktisadi durumu, halkın geçim konusu ve ayrıca Amerika’nın tehdit, yaptırım ve müzakereye çağrı gibi şirretlikleri hakkında önemli beyanatta bulundu.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei konuşmasının bir bölümünde Amerika ile müzakere meselesine değinerek şöyle buyurdu: Amerikalı yetkililerle kesin gerekçeler, geçmişteki deneyimler ve sahtekar ve zorba ve yalancı bir rejimle müzakerelerin verdiği bol zararlar yüzünden bir daha müzakere etmeyiz ve halkla yetkililerin vahdeti ve gönül birlikteliği sayesinde bu merhaleyi de en iyi biçimde geride bırakırız.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei siyasi örf ve adette müzakere, “alış veriş” temeline dayandığını belirterek şöyle devam etti: Amerikalı yetkililer her türlü müzakerelerde siyasi, propaganda ve mali gücüne dayanarak hedeflerinin gerçekleşmesi yolunda her türlü direnişi boşa çıkarmaya çalışıyor. Biz Amerika ile müzakere gibi bir tehlikeli oyuna, ancak iktisadi, kültürel ve siyasi açılardan gözetlediğimiz iktidara kavuştuğumuz zaman ve Amerika’nın baskıları ve yaygaraları bizi etkileyemeyeceği noktaya geldiğimizde gireriz. Ama şimdi müzakere kesinlikle bizim zararımızla sonuçlanır ve bu yüzden şimdilik yasaktır.
Kuşkusuz İran İslam Cumhuriyeti hiç bir zaman tehdit ve baskı altında Amerika devleti ile müzakere etmez ve ABD Başkanı Donald Trump’ın da İran ile müzakere önerisi sadece geçmişteki deneyimlerin tekrarı olur ve sırf propaganda amaçlıdır.
Bu konuda İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin beyanatı gayet net ve açıktır. Ayetullah Hamanei konuşmasında geçmişteki deneyimlere işaret ederek şöyle buyurdu: İçeride bazılarının düşündüğünün aksine Amerikalı yetkililerin müzakere talepleri yeni bir konu değildir. Onlar son kırk yılda defalarca bu talebi gündeme getirdi, ancak İran İslam Cumhuriyeti’nin ret cevabı ile karşılaştılar.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei şöyle devam etti: Hatta şimdiki başkana göre çok daha güçlü olan Amerika’nın eski başkanlarından Rigan, Mc Farlen adı ile ün yapan macerada onu gizlice Tahran’a gönderdi, ancak Farlen 24 saat sonra hiç bir sonuç alamadan Amerika’ya geri döndü. Aslında Amerikalı yetkililer müzakerelerde sadece hoş sözlerle karşı tarafa vaatlerde bulunur, ama karşılığında nakit puanlar ister ve sözü asla kabul etmez.
Ayetullah Hamanei düşmanların bir başka taktiğini kamuoyunu nizamın tutumuna karşı kötümser hale getirme şeklinde belirterek şöyle devam etti: düşmanlar iktisadi savaş dayatarak hoşnutsuzluk yaratmak ve böylece belki ülke içinde isyan çıkarmak istiyor.
Siyaset meseleleri uzman Ebulkasım Kasımzade ise Trump’ın yeni askeri – güvenlik stratejisi, başlıklı bir makalesinde şöyle diyor.
ABD Başkanı Donald Trump Ortadoğu bölgesine yönelik tüm programlarında ve politikalarında ilki hedefi izliyor. Birincisi İran İslam Cumhuriyeti nizamını özellikle mali ve iktisadi yaptırımlarla sürekli zayıflatmak, ikincisi ise İsrail’in hakimiyetini tespit etmek üzere Amerika’nın Ortadoğu politikalarını ona göre ayarlamaktır.
Geçen hafta Pazartesi günü İran savunma sanayiinin yeni nokta vuruşu yapan füzesi Mobin, Savunma Bakanı General Emir Hatemi’nin katıldığı törenle ilk kez görücüye çıktı.
İranlı uzmanların tamamen yerli imkanlarla tasarım ve üretimini gerçekleştirdikleri Mobin füzesi radarlara yakalanmama özelliğinin yanı sıra oldukça hızlı operasyonel hale elen ve kara ve deniz hedeflerine kaşı kullanılabilen bir füzedir.
Törende bir konuşma yapan General Hatemi, İranlı uzmanların tasarım ve yapımını gerçekleştirdikleri Mobin füzesi yüzde yüz yerli olduğunu belirtti.
General Hatemi, bu füze de İran’ın caydırıcı ve savunma gücünü arttırma yolunda önemli bir füze sayıldığını ve direniş ekonomisi çerçevesinde tamamen yerli imkanlarla üretildiğini, İran artık silah ve askeri teçhizat konusunda tamamen kendine yeter hale geldiğini ve ülkenin güvenliğini güvence altına aldıklarını vurguladı.
İran İslam Cumhuriyeti düşmanların tehditlerine karşı savunma ve caydırıcı gücünü geliştirmek ve ayrıca bölgenin istikrar ve güvenliğini korumakta bir an bile tereddüt etmeyecektir. Kuşkusuz İran’ın askeri ve savunma gücü düşmanların gözüne batan diken ve tehditlere karşı en güçlü set gibidir. Bu yüzden Amerika devleti sürekli İran İslam Cumhuriyeti’ni karalayarak İran’ın savunma gücünü zayıflatmaya çalışıyor.
Amerika’nın American Interprise düşünce kurumu Ağustos 2017’de yayımladığı bir raporunda İran, küresel güçlerin geniş destekleri ile Saddam üzerinden dayatılan savaş yıllarında özellikle Baas ordusunun kentlere ve yerleşim merkezlerine düzenlediği füze saldırılarından büyük zarar gördüğünü belirtti.
Buna göre İran’ın füze gücü tamamen caydırıcı amaçlıdır ve bu yüzden İran İslam Cumhuriyeti füze savunma gücü hakkında hiç bir ülke ile pazarlık etmez, zira İran’ın füze gücü başkalarına yönelik tehdit değildir.
Gerçekte İran İslam Cumhuriyeti Fars körfezindeki bazı malum Arap rejimler gibi hiç bir zaman milyarlık silah alımı peşinde olmamıştır. Zira İran İslam Cumhuriyeti kendi savunma ihtiyacını uluslararası konvansiyonel hukuka uygun biçimde ve tamamen yerli imkanlar ve İranlı uzmanların kapasitelerinden yararlanarak karşılama gücüne sahiptir.
Bu bağlamda Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Almanya’nın ünlü gazetecilerinden Yurgen Tudenhofer’e verdiği mülakatta şöyle diyor:
Biz bölgede başka ülkelere kıyasla silah alımına en düşük bütçeyi ayırıyoruz. Suudi Arabistan’ın elinde bizim füzelerimizden daha uzun menzilli füzeler vardır, üstelik bu füzeler nükleer başlık da taşıyabiliyor, oysa bizim füzelerimiz bu amaç için tasarlanmamıştır. Arabistan’ın füzeleri Çin malı ve balistik füzelerdir. Bu füzelerin menzili 2500 km kadardır ve bu füzelerin esas versiyonlarının menzili 12 bin km kadardır. Oysa biz nükleer başlık taşıyamayan füzelerimiz vardır ve menzilleri de ancak 2 bin km kadardır. Biz bu füzeleri başka hiç bir ülkeye karşı kullanmayacağız ve ancak bize saldırı olursa kullanırız.
Geçen hafta İran’ın tiyatro ve sinema dünyasının duayenlerinden İzzetullah Entezami’nin hayata gözlerini yumması sanat dünyasını ve sevenlerini derin yasa boğtu. Entezami 94 yaşında vefat etti. Entezami uluslararası festivallerden ödül kazanan ilk İranlı aktördü. Entezami İnek adlı sinema eserinde en iyi erkek oyuncu ödülünü uluslararası Şikago film festivalinden kazanmıştı.
Tahran radyosu Türkçe yayını çalışanları olarak Entezami’ye Allah’tan rahmet ve sanat camiasına, sevenlerine ve ailesine başsağlığı diliyoruz. Mekanı cennet olsun.
Geçen hafta uluslararası matematik dernekleri birliği, İran’ın matematik derneği kadınlar komitesinin önerisi üzerine İranlı merhum matematikçi bayan Meryem Mirzahani’nin doğum günü olan 3 Mayıs gününü dünya kadın matematikçiler günü olarak adlandırdı.
İranlı kadın matematikçi ve Stanford üniversitesi öğretim üyesi Meryem Mirzahani 2014 yılında ilk kadın matematikçi olarak dünyanın en büyük matematik ödülü olan Fields ödülünü kazanmıştı.
İranlı bayan matematik dehası Mirzahani, kanser hastalığı ile dört yıl süren mücadelesine yenik düşerek geçen sene hayata gözlerini yumdu.
Geçen hafta İran Uzay Milli Merkezi Başkanı Menuçehr Muttaki, İran İslam Cumhuriyeti bölgede uzay navigasyonu alanında ikinci konumda yer aldığını açıkladı. Mantıki, İran’ın bölgedeki uzay faaliyetlerinde durumunu daha iyi anlamak için çeşitli alanlarda değerlendirme yaptıklarını belirtti.
Mantıki ayrıca, yapılan değerlendirmenin sonucunda İran uzay altyapıları ve uydu fırlatmada bölgede ikinci sırada, araştırma alanında da ikinci, uzaktan bilgi toplama teknolojisinde beşinci, telekomünikasyonda yedinci, uydu teknolojilerinde beşinci ve uzay navigasyonunda da ikinci sırada yer aldığını ifade etti.