Ekim 08, 2018 11:21 Europe/Istanbul

Bültenimizi geçen hafta Ortadoğu bölgesinde yaşanan önemli gelişmelerin ana başlıkları ile açıyoruz.

Korsan İsrail’in Gazze şeridinde cinayetlerini sürdürmesi ve Gazze’de insani facia hakkında yapılan uyarılar,

Yemen’de yaşanan gelişmeler,

Amerika’nın Irak’ın içişlerine müdahaleleri ve sabotajları,

Halife rejiminin Bahreyn halkına karşı cinayetlerini sürdürmesi,

Geçen hafta Ortadoğu bölgesinin önemli bazı gelişmeleriydi.

Geçen hafta 27. Büyük geri dönüş yürüyüş Gazze şeridinde düzenlendi ve yine önceki haftalarda olduğu gibi bu yürüyüş de korsan İsrail güvenlik güçlerinin şiddet içerikli tepkisi ile karşılaştı.

Filistin sağlık bakanlığı yürüyüşün sırasında 7 Filistinli şehit düştüğünü, 507 kişi de yaralandığını, yaralıların arasında 35 çocuk, 4 kadın, 4 sıhhiyeci ve 2 muhabir bulunduğunu açıkladı.

Gazze şeridinde geçen 30 Mart tarihinde bu yana devam eden geri dönüş yürüyüşleri sırasında şimdiye kadar 190 Filistinli siyonist askerlerin açtığı ateş sonucu şehit düştü, 20 bin Filistinli de yaralandı.

Korsan rejim İsrail’in mazlum Filistin milletine yönelik cinayetleri, uluslararası kurum ve kuruluşların Gazze’de insan facia hakkındaki uyarıları doruk noktasına ulaştığı bir sırada devam ediyor. bu doğrultuda dünya bankası geçen Salı günü yayımladığı raporunda Gazze şeridinde 2018’in ilk çeyreğinde iktisadi durumda yüzde 6 küçülme yaşandığını belirtti. Raporda Gazze şeridinde işsizlik oranı ortalama yüzde 50, gençlerin arasında ise yüzde 70’in üzerinde açıklandı. Dünya bankası Gazze şeridinde savaş ve kuşatma iktisadi durumu felç edici hale getirdiğini vurguladı.

Bu şartlara karşın Amerika ve korsan İsrail Gazze şeridinde insani faciayı daha da vahim boyutlara taşıyan uygulamalarına devam ediyor. Amerika yönetimi Filistinli mültecilere iş bulma ve insani yardım ulaştırma kurumu UNRWA’ye 360 milyon dolarlık mali yardımını kesmesi ve Filistin kurtuluş örgütünün Washington temsilcisini sınırdışı etmesinin ardından siyonist rejim Dışişleri Bakanlığı da UNRWA ve Filistinli mültecilere karşı yeni bir siyasi belge hazırladı. İsrail medyasında belge hakkında çıkar habere göre, belgede 5 milyon Filistinli mültecinin varlığı inkar ediliyor ve Ürdün’de yaşayan Filistinli mültecilerin bu ülkede kalmaları gerektiği belirtiliyor. Belgede ayrıca UNRWA sosyal yardım yerine Filistinli mültecilerin sayısını abartmak ve çatışmaları körüklemekle suçlanıyor.

Gerçekte uluslararası camia Gazze şeridine hakim olan durum ve ABD ve korsan İsrail’in mazlum Filistin milletine yönelik hasmane politikaları için bir çare düşünmezse, Hamas ve İsrail arasında yeni bir savaşın patlak verme ihtimalinden söz ediliyor. Bu doğrultuda BM’nin bölgeye gönderdiği temsilcisi Nikolay Meladinov yaptığı uyarıda Gazze şeridi Hamas’la İsrail arasında yeni bibr savaşın eşiğinde bulunduğunu açıkladı. Meladinov, Gazze şeridinde her türlü savaşın vuku bulması, bu bölgeyi en feci insani şartlara sürükleyeceği uyarısında da bulundu.

Geçen hafta Yemen gelişmeleri, Suud rejimi ve başını çektiği ittifakın saldırıları ve Yemenli güçlerin Arabistan mevzilerine füze saldırılarının gölgesinde devam etti. Buna karşın geçen hafta Yemen gelişmeleri, Yemen ordusu vve halk güçlerine bağlı füze birliği Suud rejiminin başını çektiği ittifaka ağır darbeler indirdiğini ortaya koydu.

Geçen hafta Yemen ordusu ve halk güçlerine bağlı füze birliği balistik füzeleri ile Asir ve Cizan eyaletlerinde düşman birliklerinin mevzilerini hedef aldı, operasyonda düşman birliklerinden onlarcası helak oldu, onlarcası da yaralandı. Helak olan askerlerin arasında bazı askeri komutanlar da vardı.

Bu arada geçen hafta Yemen’in çeşitli bölgelerinde Suud rejimi ve başını çektiği ittifak güçlerine yönelik protesto eylemleri de devam etti. Bu doğrultuda Yemen’in güneyinde yer alan Lehec eyaletinin valisi Ahmet Cerib ülkenin güney eyaletlerinde düzenlenen protesto eylemlerine işaret ederek Yemen’in güneyinde inkılap başladığını ve Yemen toprakların işgalcilerin elinden tam olarak kurtuluncaya dek de devam edeceğini açıkladı.

Geçen hafta Yemen’le ilgili bir başka gelişmede, Arabistanlı ünlü ifşaatçı twitter hesabında Suud hanedanı hakkında yeni ifşaatta bulundu. Müçtehid adı ile bilinen Arabistanlı aktivist, Suud ordusunda 60 subay Riyad’ın Yemen’e dayattığı haksız savaş yüzünden istifa ettiklerini açıkladı. Müçtehid, söz konusu Arabistanlı subayların Yemen’de devam eden cinayetlerden vicdan azabı çektikleri ve ayrıca adları uluslararası kurum ve kuruluşların listesinde savaş suçlusu olarak kayda alınmasından çekindikleri için görevlerinden istifa ettiklerini ifade etti.

Şimdi Irak’a geçiyoruz. Irak’ta parlamento seçimleri üzerinden dört buçuk ay geçtiği halde Iraklı siyasiler halâ yeni Başbakan ve kabinenin kurulması üzerinde uzlaşamadı. Gözlemciler ise Amerika’nın müdahaleleri Irak’ta siyasi ihtilafları körüklediğini belirtiyor. Haber kaynakları da Amerika yönetimi İran İslam Cumhuriyeti ve Haşed-ul Şaabi hareketine yakın olan birinin Irak’ta yeni Başbakan seçilmemesi için çaba harcadığını belirtiyor. Amerika’nın Defence One askeri sitesi Amerikalı bir yetkiliden naklen, Irak’ın yeni Başbakanı İran’a yakın biri olduğu takdirde, Washington Irak’a tüm askeri ve mali yardımlarını keseceğini yazdı.

Bu süreçte dikkat çeken önemli noktalardan biri de Amerika’nın Irak’ta sadece başbakanın belirlenmesinde değil, hatta bakanların seçiminde de sabotaj yapmasıdır. Bu doğrultuda geçen hafta Amerikalı cumhuriyetçi senatör Marko Robio müdahaleci açıklamasında Washington yönetimi Irak’ta İran’a yakın biri petrol bakanlığına atanmasına müsaade etmemesi gerektiğini belirtti.

Bu arada ABD Dışişleri Bakanlığı da Cuma günü bir açıklama yaparak bu ülkenin diplomatlarına yönelik tehlikelerin yüzünden Basra’da ABD konsolosluğunu kapatma kararı aldıklarını açıkladı.

Geçen hafta Bahreyn’de Halife rejiminin kendi vatandaşları ve Bahreynli aktivistlere yönelik cinayetleri de devam etti. Bu doğrultuda uluslararası af örgütü Cuma günü bir rapor yayımlayarak Halife rejiminin zindanlarında hasta tutukluların kasıtlı bir şekilde sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldığını ve kötü muameleye maruz kaldıklarını açıkladı.

Örgüt, kanser ve MS gibi ağır hastalıklara yakalanan tutukluların hiç bir türlü özel tedavilerden veya özel ilaçlardan yararlanamadıklarını kaydetti.

Haber kaynakları da Halife rejiminin bu kasıtlı tutumu bu rejimin zindanlarını siyasi tutuklular için birer mezarlık yaptığını belirtiyor.

Öte yandan Halife rejiminin Bahreynli aktivistleri vatandaşlıktan çıkarma uygulamasını da devam ediyor. geçen hafta Bahreyn mahkemesi 5 Bahreynliyi daha vatandaşlıktan çıkardı.

İnsan hakları örgütleri Halife rejiminin 2012 yılından bu yana vatandaşlıktan çıkardığı Bahreynlilerin sayısını 743 olarak açıklıyor. Vatandaşlıktan çıkarılanların arasında Ayetullah Şeyh İsa Kasım başta olmak üzere 19 Bahreynli alim de bulunuyor.

Bahreyn’de zalim Halife rejiminin kendi vatandaşlarına yönelik bu tür cinayetleri, Bahreyn halkının bu rejimle muhalefetini daha da arttırıyor. Bu doğrultuda geçen hafta Bahreyn halkı Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın posterlerini taşıyarak düzenledikleri protesto eylemlerinde Halife rejiminin göstermelik parlamento seçimlerine karşı olduklarını haykırdı.

Bahreyn’de parlamento seçimleri Bahreyn kralının talimatı üzerine 24 Kasım’da düzenlenmesi bekleniyor.

Bahreyn’de Halife rejimi bu ülkenin İslamî vefak cemiyeti gibi muhalif siyasi partilerden bir çoğunu illegal ilan ederek kapattığı bir sırada parlamento seçimlerini düzenlemek istiyor. Bu arada Bahreynli medeni ve hukuki aktivistler de Halife rejimini meşru bir rejim olarak tanımadıkları için parlamento seçimlerini boykot edeceklerini belirtiyor.

Gerçekte Halife rejiminin düzenlemek istediği parlamento seçimleri özgür seçimlerin sahip olduğu hiç bir özelliğini taşımıyor ve tamamen göstermelik bir seçim olduğu anlaşılıyor.