Nura giden yol
FÂTIR suresinin 3 ila 6. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.
FÂTIR suresinin 3 ve 4. Ayetleri:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ هَلْ مِنْ خَالِقٍ غَيْرُ اللَّهِ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ فَأَنَّى تُؤْفَكُونَ (35:3)
وَإِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ وَإِلَى اللَّهِ تُرْجَعُ الْأُمُورُ (35:4)
Yani:
Ey insanlar! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; Allah'tan başka size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı var mı? O'ndan başka tanrı yoktur. Nasıl oluyor da (tevhidden küfre) çevriliyorsunuz!
Eğer seni yalanlıyorlarsa (üzülme); senden önceki peygamberler de yalanlanmıştır. Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülecektir.
Geçen bölümde geniş ilahi rahmete değindik. Bu ayetler ise yüce Allah’ın yaratmak ve rızık vermekte yegane ilah olduğuna işaret ederek şöyle buyurmakta:
Yerden ve gökten size gelen tüm maddi ve maddi olmayan nimetler yegane Allah’tandır. Sizi yaratan ve rızık veren Allah birdir. Yani yaratılış bir ilah ve rızık vermek bir başka ilah veya onlar da Allah’ın mahlukları olan başkalarının elinde değildir. Allah’tan başka ne yaradan vardır, ne de rızık veren. Dolaysıyla kim Allah’tan başkasından rızık umut ederse sapmış olur.
Ayetler daha sonra da İslam Peygamberi –s– ve müslümanlara, kafirler ve müşrik İslam tealimini tekzip ederek hak sözü kabul etmezlerse, kendi yollarının hakkaniyeti konusunda asla kuşku ve şüpheye kapılmamalarını, bilkasi izledikleri yolu büyük kararlılıkla sürdürmelerini ve güçlü bir şekilde durmalarını ve bütün mahlukların sonunda Allah tealaya döneceklerini buyurmaktadır. Allah kafirleri ve inkar etmelerini cezalandıracaktır; mümin kulların iman ve direnişini mükafatlandırdığı gibi.
Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.
1 – İlahi nimetleri düşünmek, Allah’ı tanımak ve küfür ve şirkten uzaklaşmanın yoludur.
2 – Gerçi Allah rezzaktır, ancak O, kendi yarattığı doğal araç gereçlerle kullarının rızkını verir.
3 – Geçmişlerin kaderini öğrenmek hak yolunda direnmemize ve batılın görece şevket ve iktidarından korkmamaya vesile olur.
4 – Maad ve ahireti düşünmek, insanı din düşmanları ve ayrıca zorlu ve acı gelişmelere karşı daha dirençli hale getirir
FÂTIR suresinin 5. Ayeti:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللَّهِ الْغَرُورُ (35:5)
Yani:
Ey insanlar! Allah'ın vâdi gerçektir, sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı (şeytan) da Allah hakkında sizi kandırmasın!
Bundan önceki ayetler yüce Allah’ın yegane yaratan ve yegane rızık veren olduğunu ve ardından nübüvvet meselesini beyan etti. Bu ayet ise konunun devamında yüce Allah’ın kıyamet günü ile ilgili vaatlerine işaret ederek şöyle buyurmakta:
Kıyamet mahkemesinde hesap vermek ve iyilere ve kötülere cennet ve cehennem vadi, hepsi hak ve hakikattir. O zaman dünyada size verilen rızık ve şatafatlı hayat sizi ahiret aleminden gafil bırakmasın ve yüce Allah’ın izni ile sizi günah işlemeye teşvik eden şeytanın vaatleri sizi kandırmasın.
Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.
1 – Şeytanın insanları günah işlemeye teşvik etme yöntemlerinden biri, Allah tealanın affı konusunda ümitvar etmektir. Oysa ilahi affın şartı, günaha rağbet etmek değil, tevbe etmek ve işlenen günahtan pişmanlık duymaktır.
2 – Eğer şeytan kafirleri dünya malı ve şatafatlı hayatı ile kandırıyorsa, bazı mümin kulları da ilahi af ve keremle günaha sürükler.
FÂTIR suresinin 6. Ayeti:
إِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمْ عَدُوٌّ فَاتَّخِذُوهُ عَدُوًّا إِنَّمَا يَدْعُو حِزْبَهُ لِيَكُونُوا مِنْ أَصْحَابِ السَّعِيرِ (35:6)
Yani:
Çünkü şeytan, sizin düşmanınızdır, siz de onu düşman sayın. O, kendi taraftarlarını ancak ateş ehlinden olmaya çağırır.
Bir önceki ayetin devamında bu ayet başta müminler olmak üzere tüm insanları şeytanın yaratılışın ta başından beri onlara düşmanlık güttüğü ve Adem’e secde etmeyi reddettiğini hatırlatıyor. Şeytan yüce Allah’ın secde et, emrine uymadığı için ilahi kattan kovuldu ve bu yüzden elinden geldiğince insanları saptırma yemini etti. Ayet, o zaman siz de şeytanı kendinize düşman bilmenizi ve vesveselerine aldırış etmemenizi buyuruyor.
Ayet şöyle devam etmek: Zannetmeyin ki şeytan size musallattır ve size zorla günah işletebilir. Şeytan ancak onu izlemek isteyenlerin ve onu izleyenlerden olmak isteyenlerin üzerinde etki yapabilir. Doğal olarak bu tür insanların sonu cehennem ateşidir ve şeytanla birlikte cehennem ateşinde yanacaktır.
Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.
1 – Sadece malımız, canımız, namusumuz ve vatanımızın düşmanlarını düşünmemeliyiz. Gerçi bunlar da çok önemlidir, ancak aynı zamanda iman ve ahlakımızın düşmanlarını da düşünmeliyiz, zira gaflet ettiğimiz takdirde, şeytanın bizi saptırması ve günaha sürüklemesi an meselesidir.
2 – Eğer tüm gerçek müminleri kapsayan Hizbullah’ın dışına çıkacak olursak, Hizbulşeytan’ın eseri olur ve içinden çıkması gayet zor ve sonu azap olan bir yola sapmış oluruz.