Nura giden yol
FÂTIR Suresinin 9 ila 11. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.
FÂTIR suresinin 9. Ayeti:
وَاللَّهُ الَّذِي أَرْسَلَ الرِّيَاحَ فَتُثِيرُ سَحَابًا فَسُقْنَاهُ إِلَى بَلَدٍ مَيِّتٍ فَأَحْيَيْنَا بِهِ الْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا كَذَلِكَ النُّشُورُ (35:9)
Yani:
Rüzgârları gönderip de bulutu harekete geçiren Allah'tır. Biz onu ölü bir bölgeye göndeririz de ölümünden sonra toprağa onunla hayat veririz. Ölülerin yeniden dirilmesi de böyle olacaktır.
Geçen bölümde kafirlerin ve müminlerin kıyamet gününde konumuna değindik. Bu ayet maad hadisesinin gerçekleşmesinden kuşku duyan ve bunun mümkün olmadığını iddia edenlere şöyle cevap vermekte:
Allah bu dünyada da her yıl kış mevsiminde ağaçları kurutarak öldürüyor ve ilkbaharda yeniden diriltiyor. Siz insanların kıyamet gününden yeniden dirilişiniz de böyledir. Acaba rüzgar ve yağmurla kurak yeri sulayan ve böylece yeniden yerin dirilmesini ve bitkilerin ve ağaçların yeniden dirilmesini sağlayan Allah siz öldükten sonra yeniden dirilterek yerden çıkaracak gücü yok mu sanıyorsunuz?
Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.
1 – Bulutları denizlerin ve okyanusların üzerinden kurak topraklara doğru hareket ettiren rüzgar ve ölü toprağa yeniden hayat veren yağmur ve diğer doğal olayların hiç biri tesadüfi olaylar değildir. Tüm bu olaylar varlık alemini yaratan yüce Allah’ın iradesi altındadır.
2 – Varlık alemi düzenli ve tedbirli bir alemdir ve yüce Allah ve O’na hizmet eden meleklerce yönetilmektedir.
FÂTIR suresinin 10. Ayeti:
مَنْ كَانَ يُرِيدُ الْعِزَّةَ فَلِلَّهِ الْعِزَّةُ جَمِيعًا إِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ وَالْعَمَلُ الصَّالِحُ يَرْفَعُهُ وَالَّذِينَ يَمْكُرُونَ السَّيِّئَاتِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ وَمَكْرُ أُولَئِكَ هُوَ يَبُورُ (35:10)
Yani:
Kim izzet ve şeref istiyor idiyse, bilsin ki, izzet ve şerefin hepsi Allah'ındır. O'na ancak güzel sözler yükselir (ulaşır). Onları da Allah'a amel-i sâlih ulaştırır. Kötülüklerle tuzak kuranlara gelince, onlar için çetin bir azap vardır ve onların tuzağı bozulur.
Fani dünyaya gönül verenler izzetini hakim güçlere bağımlı olmak veya güç ve servette görür ve tüm çabalarını da bu noktalara ulaşma uğrunda harcar. Ancak Kur'an'ı Kerim şöyle buyurmakta: Gerçek izzet, Allah’a iman ve kulluk etmek ve O’na bağımlı olmaktadır, zira izzet yenilmezlik ve aşılmazlık anlamındadır ve bu özellik de ancak varlık alemini yaratan yegane Allah’a bağlanmakla mümkün olur.
Ayet ayrıca izzete kavuşmanın yolu doğru inanç ve salih amellerde bulunmakla mümkün olduğunu belirterek şöyle devam etmekte: Allah katına ulaşan ve insanı yücelten şey salih amelden başka bir şey olamaz.
Gerçi bazıları hile yaparak izzete kavuşabileceklerini zanneder, oysa eğer kısa bir süreliğine bu isteklerine ulaşsalar bile, sonuçta tüm planları suya düşer ve bu yolun sonu rezil olmaktır.
Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.
1 – Gerçek izzet, kulda değil, Allah katındadır. Nice insan vardır ki bugün halkın gözünde izzetlidir, ama yarın zillete düşer. Ancak mümin insan her türlü zorlukta ve sıkıntıların doruğunda bile izzetlidir.
2 – İman ve amel arasında doğrudan bağlantı vardır ve birbirini etkileyerek ya zayıflatır, ya da güçlendirir.
3 – Hiç kimse hile yaparak izzete kavuşamaz.
FÂTIR suresinin 11. Ayeti:
وَاللَّهُ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ جَعَلَكُمْ أَزْوَاجًا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ أُنْثَى وَلَا تَضَعُ إِلَّا بِعِلْمِهِ وَمَا يُعَمَّرُ مِنْ مُعَمَّرٍ وَلَا يُنْقَصُ مِنْ عُمُرِهِ إِلَّا فِي كِتَابٍ إِنَّ ذَلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرٌ (35:11)
Yani:
Allah sizi (önce) topraktan, sonra meniden yarattı. Sonra sizi çiftler (erkek-dişi) kıldı. O'nun bilgisi olmadan hiç bir dişi ne gebe kalır ne de doğurur. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz bunlar, Allah'a kolaydır.
Maad olayını inkar edenler bunun için hiç bir bilimsel gerekçeleri yoktur. Bu zümre sadece bazı soruları ileri sürerek maad hakkında kuşku yaratmaya çalışır. Ayet ise şöyle buyurmakta: Eğer Allah’ın sizi yeniden yaratacağından kuşku duyuyorsanız, nasıl oluyor da Allah sizi bu dünyada topraktan yaratabilirken, kıyamet gününde bunu yeniden yapamaz? Allah teala sizin yaratılışınızda ta nutfa konumundan doğduğunuz ana kadar ilim ve tebdirleri ile bu süreci yönetmekte ve tüm aşamalarının bilincinde olmaktadır. Peki acaba Allah kıyamet gününde güçsüz mü olur?
Yine siz doğduktan sonra yeryüzündeki hayatınız ister uzun ister kısa, O’nun güç ve iradesinin altındadır ve hepsi ilahi ilimde kayda alınmıştır. Peki bu durumda acaba sizi yeniden yaratmak O’nun için zor mu olacağını sanıyorsunuz?
Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.
1 – İnsanların yaratılışının kaynağını gözetlemek, yüce Allah’ın gücünü idrak etmenize ve gaflet, kibir ve gurura kapılmamanıza vesile olur.
2 – Tüm insanlar, Hz. Adem’den, şimdiki insanlara kadar hepsi topraktantan ve toprağa geri döner.
3 – İnsanın ömrü yüce Allah’ın elindedir ve O’nun tedbiri ile bazılarının ömrü kısa ve bazılarının uzun olur.
4 – İnsan yaşamının her anı kayda alınır ve hesaplanır ve kıyamet gününde onun lehine veya aleyhine kullanılır.