Kasım 10, 2018 08:21 Europe/Istanbul

FÂTIR suresinin 12 ila 13. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.

FÂTIR suresinin 12. Ayeti:

 

وَمَا يَسْتَوِي الْبَحْرَانِ هَذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ سَائِغٌ شَرَابُهُ وَهَذَا مِلْحٌ أُجَاجٌ وَمِنْ كُلٍّ تَأْكُلُونَ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُونَ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَا وَتَرَى الْفُلْكَ فِيهِ مَوَاخِرَ لِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهِ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ (35:12)

 

 

Yani:

İki deniz birbirine eşit olmaz. Bu tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır. Şu da tuzludur, acıdır (boğazı yakar). Hepsinden de taze et (balık) yersiniz ve giyeceğiniz süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan (nasibinizi) arayıp da şükretmeniz için gemilerin, denizi yarıp gittiğini görürsün.

 

 

Geçen bölümde yüce Allah insanı yaratırken gücü ve mahlukunun bazı özelliklerine işaret buyurdu. Bu ayet ise Allah tealanın doğadaki ayetlerinden birine işaret ederek şöyle buyurmakta:

Denizler iki çeşittir, bazılarının suyu tatlı ve bazılarının tuzludur. Ancak Allah her iki çeşit denizden insanlar için çeşitli yiyecekleri ve giyecekler ve süs eşyasını çıkarmaktadır. Bunlar, insanların üretimi ve çoğalmasından hiç bir rolü bulunmayan ve hiç bir zahmete katlanmadığı deniz canlıları ve türlü balıklardır. İnsan sadece onları avlıyor ve kendisi tüketiyor veya satmak üzere sahile getiriyor. Bu muazzam besin kaynağı sadece sahillerde yaşayan insanların değil, denizlerden çok uzak yörelerde yaşayan insanların da ihtiyacını karşılıyor.

Besin maddelerinden başka, dünyanın en pahalı süs eşyası olan inci gibi süs eşyaları da denizlerin ve okyanusların derinliklerinde üretiliyor ve balık adamları tarafından hiç bir bedel ödemeksizin toplanıyor.

Denizlerin derinlikleri insanların besin ihtiyacını üretmesinden başka denizlerin yüzeyi de geniş ve düz yollar gibidir ve inşa edilmesi veya bakımı için hiç bir bedel ödenmeksizin insanların ve ürünlerin dünyanın dört bir yanına taşınması için kullanılır. Nitekim yeryüzünde karada veya havada hareket edemeyen devasa gemiler çok rahat bir şekilde suyun yüzeyinde hareket edebiliyor.

Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.

 

 

1 – Denizler besin maddelerinin en önemli kaynaklarından biridir ve Allah teala bu kaynağı insanların hizmetine sunmuştur.

2 – İnsanların yaşam seyri de denizlerin suyu gibi bazen tatlı ve bazen de acı ve tuzludur. Eğer insan iyi bir kaptan ve iyi bir balıkçı olursa, yaşamının her anından doğru biçimde yararlanarak başarıya ulaşabilir.

3 – İslam dininde süs eşyalarından güzellik amaçlı yararlanmak benimsenen bir durumdur.

 

FÂTIR suresinin 13. Ayeti:

 

يُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِي لِأَجَلٍ مُسَمًّى ذَلِكُمُ اللَّهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُ وَالَّذِينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ مَا يَمْلِكُونَ مِنْ قِطْمِيرٍ (35:13)

 

 

 

Yani:

Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar; güneş ve ayı emri altına almıştır. Her biri belirtilmiş bir süreye kadar akıp gider. İşte (bütün bunları yapan) Rabbiniz Allah'tır. Mülk O'nundur. O'nu bırakıp da kendilerine taptıklarınız ise, bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir.

 

 

İnsanlarda ve doğada tevhid işaretlerini beyan eden ayetlerin devamında bu ayet de doğal ayetlerden bir başkasına işaret ederek şöyle buyurmakta:

Yerkürenin güneşin etrafında dönmesi ve yeryüzü sakinleri için gece ve gündüzü getirmesi ilahi tedbir sonucudur. Bu gece ve gündüzlerin uzunluğu yılın dört mevsimine göre değişir ve bir bakıma birbirinin içine girer. Gece ve gündüz beraber gelmez ve her biri yavaş yavaş giderken, yerini ötekine bırakır.

Ayet daha sonra da bu durumun sebebini, güneş ve ayın yüce Allah’ın emri altında bulunması şeklinde ifade ederek şöyle buyurmakta: azametli güneş yüce Allah’ın emri üzerine beşerin hizmetine girmiş ve böylece ışık ve ısı ihtiyacını karşıladığı gibi cansız topraktan canlı bitkilerin yeşermesine ve gelişmesine vesile olmuştur. Gece olunca da ay adeta büyük bir ayna misali güneş ışınlarını yansıtmakta ve güneşin yokluğunda mutlak karanlığın yeryüzü sakinlerine musallat olmasına ve gece yolculuğu yapanların karada veya denizde yolunu kaybetmemelerine yardımcı olmaktadır.

Gerçi insan yerküre, güneş ve ayın ebedi olduğunu zannetmemelidir, zira tüm gezegenlerin ve yıldızların belli bir ömrü söz konusudur ve bir gün dağılıp gidecekleri kesindir.

Ayet şöyle devam etmekte: iman ehli olanlar varlık alemi O’nun emrinde olduğu ve her şey ancak O’nun tedbirleri ve iradesi ile yönetildiği bir Allah’a inanır. Ancak Allah’ın yerine başka eşyaların peşinden giden ve onları güçlü sanan müşrikler ve kafirler bilmelidir ki Allah’tan başka hiç bir şey bir iğnenin ucu kadar bile alemin işlerine hakim değildir ve hiç bir şeyin de maliki olamazlar.

Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.

 

 

1 – Doğa kanunları ilahi tedbirle belirlenmiş ve ilahi hakimiyetin altındadır ve hiç bir şey Allah’ın iradesine hakim olamaz.

2 – Gece ve gündüzün kısalması veya uzaması veya birinin tedrici olarak gidip ötekinin gelmesi asla tesadüfi olaylar değildir. Bunların her biri yaratılışın güdümlü ve düzenli olduğunun işaretidir.

3 – Başta ay ve güneşin hareketleri olmak üzere varlık düzeni belli bir programa tabidir ve her şey belli bir tekdire göre hareketine devam eder.

4 – Kendinden hiç bir gücü olmayan ve hiç bir işi yapamayanların peşinden gitmemeli ve mutlak Kadir olan Allah tealaya tapmalıyız.