Ocak 08, 2019 10:55 Europe/Istanbul

Bugünkü sohbetimizi İmam Humeyni’nin -ks- İslam Cumhuriyeti nizamında siyasi grup ve partilerin özgürlüğü ile ilgili görüşüne ayırdık.

Hatırlanacağı üzere geçen bölümde İmam Humeyni -ks- görüşünde özgürlüğün yerine ve bileşenlerini ve mısdaklarını anlattık. Dini azınlıkların haklarına saygı, azınlıkların dini, sosyal ve siyasi faaliyetlerinin özgürlüğü, kadınların İslam Cumhuriyeti nizamında faaliyet ve katılımlarının özgürlüğü, akademisyenlerin ve üniversitelerin ve özellikle öğrence teşekküllerinin siyasi faaliyette bulunma ve eleştirme özgürlüğü, İmam Humeyni -ks- görüşünde en önemli özgürlük mısdaklarıdır ve imamın İslam inkılabı sürecinde gündeme getirdiği gibi İran anayasasında tanınmış haklardır. Vatandaşların bir başka siyasi ve sosyal özgürlüğünün mısdakı siyasi grup, cemiyet ve parti kurma özgürlüğüdür.

 

Dünyanın siyasi edebiyatında siyasi grup ve partilerden demokrasi çarkı şeklinde söz edilir. Bir başka ifade ile demokrasi çarkı siyasi partilerin yardımı ile döner ve siyasi ilişkileri demokratik bir şekilde düzenler. Bir çok kanaat önderine göre siyasi partiler ve siyasi ve medeni teşekküller demokratik nizamların en önemli endekslerinden biridir, zira ifade özgürlüğü ve siyasi katılımın eşzamanlı olarak ortaya çıktığı esas alandır. Bu nizamlarda siyasi partiler ülkeye hakim olan siyasi düzenle halk arasında ortak halka ve halkın taleplerini hakimiyete intikal ettirilen mekanizmadır.

Siyasi grup ve partiler son iki asırda demokratik düzenlerde sosyal güçleri organize etmekte en güçlü mekanizme ve en modern siyasi katılım şekli olmuştur. Siyasi teşekküllerin ve medeni kurumların ve siyasi partilerin en önemli işlevlerinden biri, politikanın popülistleşmesini önlemek ve milli sorumlulukları üstlenmek üzere siyasi seçkin güçleri yetiştirmektir. Siyasi grup ve partilerin ortak özelliklerinden biri de barışçıl ve yasal yollardan iktidarın başına geçmeye çalışmak ve onu yasal yollardan korumak için plan yapmak ve ülkenin kalkınması ve ilerlemesine yönelik politikaları ve programları uygulamaktır.

Gerçi bazı ülkelerde hakim olan düzenin yapısının sakat olması veya katılımın siyasi kültürünün zafiyeti yüzünden siyasi partiler bir çok özel işlerinden uzak kalır, fakat genelde demokrasiye yönelik siyasi edebiyatta siyasi parti ve teşekküllerin siyasi kalkınmanın gelişmesinde rolü hakkında müspet telakki vardır ve siyasi partiler toplumların kalkınması ve ilerlemesi ve hatta mevcut düzenlerin istikrarının devam etmesi için kaçınılmaz zaruret olarak bilinir.

İran’da siyasi parti ve teşekküllerin mazisi yüz yılı aşkın bir süreye dayanır. Gerçekte İran’da hakim despot monarşiye karşı meşruta inkılabının zafere ulaşması ile birlikte İran’da siyasi kalkınma süreci de başlamış oldu ve bunun bir sonucu siyasi partilerin kurulmasıydı.

Gerçi İran’da siyasi parti kurmanın mazisi derin sayılır, ama siyasi grup ve partiler İslam inkılabı zafere kavuştuğu güne kadar pek uygun bir varlık sergilemediler. Siyasi düzenlerin despot oluşu, merkeze odaklanma ve iktidarın siyasi gücün paylaşılmasına kaşı çıkması, siyasi ve medeni katılım üzerinde yeterli olmayan deneyim ve ayrıca iktidarın buyruğu üzerine siyasi partilerin kurulması, İran’da İslam inkılabından önce siyasi partilerin etkisizliğinin en önemli etkenleriydi.

Bu arada ecnebi güçlerin müdahaleleri ve genelde ülkenin içişlerine ve özelde de siyasi partilere müdahalesi ve ayrıca o dönemlerde başta İran olmak üzere gelişmemiş ülkelerde siyasi partilerin mahiyeti gibi iki etken yüzünden İran gibi ülkelerde siyasi partiler genellikle Batılı ülkelerde siyasi partilerin eksik taklidi ve yankılanmasıydı. Genel bir değerlendirmede, İran’da İslam inkılabından önce siyasi partilerin durumu, ülkenin iç şartlarına tabi olduğu ve özellikle halkın ve siyasi partilerin özgürlük dereceleri ve ülkenin bağımsızlık seviyesi ecnebi müdahalelerinden bağımsız olmadığı söylenebilir.

İran İslam İnkılabı ülkenin siyasi gelişmeleri ve doğal olarak siyasi grup ve partilerin tarihinde bir dönüm noktası sayılır. İmam Humeyni -ks- despot şah rejimine karşı halkın inkılabının önderi olarak  mücadele yıllarında sürekli siyasi parti ve grupların özgürce varlığına ve ülkenin kalkınması ve ilerlemesi için çalışmalarına vurgu yaptı ve inkılaptan önce despot dönemi eleştirdi. İmam -ks- saltanatın despot döneminde göstermelik siyasi partilerin mahiyetini ifşa ederek, sömürücülerin bu partilerin halk arasında tefrika çıkarmak için kullanma çabalarını gün ışığına çıkardı.

İmam Humeyni -ks- despot rejimin hakimiyeti döneminde demokrasi karikatürü gösterileri eleştirerek halkı  şahın buyruğu üzerine kurulan siyasi partilerle ve özellikle diriliş anlamına gelen Restahiz partisi ile işbirliği yapmaktan sakındırıyordu.

Restahiz partisi pehlevilerin son kralı Muhammed Rıza iktidarının son yıllarında sözde demokrasi şovu yapmak için rejimin talimatı üzerine kuruldu ve şah da İran milletinin tümüne bu partiye üye olmayı, aksi takdirde ülkeyi terk etmeleri gerektiğini emretti.

İran İslam İnkılabı zafere kavuşunca, İran’da siyasi grup ve partilerin faaliyeti için ortam açıldı, hatta ideoloji bakımından İslam inkılabının ideolojisinin tam karşı noktasında olan partiler bile faaliyette bulunmaya başladı. İmam Humeyni’nin -ks- ülkeyi yönettiği yıllarda izlediği siyasi çizgi de imamın siyasi partilerin faaliyette bulunmalarını onayladığını, ancak faaliyetleri yasalara uygun ve barışçıl bir şekilde olması gerektiği yönünde ikazda bulunduğunu gösteriyor.

İmam Humeyni -ks- İran İslam Cumhuriyeti nizamının İslam inkılabının zaferinden sonraki yıllarda siyasi partilerin ve teşekküllerin faaliyetleri, siyasi partilerin konumu ve özgürlük dereceleri ile ilgili eğilimini bu durumları dünyanın diğer inkılapları ile mukayese ederek şöyle buyuruyor:

Hiç bir inkılap İran gibi değildi ki hemen tüm siyasi grupların ve partilerin faaliyetini zafere kavuşur kavuşmaz serbest bıraksın.

İmam Humeyni -ks- İran’da 1963 yılında İslamî kıyam başlar başlamaz şah rejimine yönelttiği eleştirilerin eksenlerinden birini siyasi partinin durumu olarak belirledi ve şah rejiminde siyasi parti ve teşekküllerin gerçek mahiyetini ifşa etmeye başladı. İmam -ks- şah rejiminin siyasi partileri emir vererek kurdurması ve halkın bu partilere zorla üye yapılması konusunda şöyle diyor: hükümetler gelip gidiyor ve gelen her hükümet kendince bir parti kuruyor. İran’da siyasi parti hiç bir anlam ifade etmiyor. Tek partili ülke de ne demek? Zoraki parti anlamsızdır. Halkın köylerde nüfus cüzdanını alıyorlar ve zorla partiye kayıt yaptırıyorlar. Oysa bu zavallı insanlar partinin ne demek olduğunu dahi bilmiyorlar, partinin tüzüğünden haberleri bile yok. Bunlar sadece halkı toplayıp bir yerde sadece yaşasın sloganı attırmak istiyorlar. Partilerin gerçek anlamda var olduğu ülkelerde hükümetler partilerden çıkıyor, yoksa önce hükümet kurup sonra parti yapılmıyor.

İmam Humeyni -ks- İran’ın şah döneminde siyasi partilerin batıdan taklit usulu ile kurulmasını eleştirerek, gelişmiş ülkelerde siyasi partilerin İran’daki partilerden en belirgin farklılığı gelişmiş ülkelerde siyasi partilerin ülkenin ve milletin çıkar ve maslahatını gözetlemek olduğunu belirterek şöyle buyuruyor: başka ülkelerin de siyasi partileri var, ancak onların partileri başka türlü. Yani ülkelerine zarar verecek bir şey yapmıyorlar. Ancak bu partiler bizim gibi ülkelerde kurulduğunda meselelerin derinliğine bakmıyorlar ve sonuçta ülkeye zarar veren partilere dönüşüyorlar.

İmam Humeyni -ks- İran’ın şah döneminde siyasi partilerin durumunu irdelerken, Batılı ülkelerde siyasi partilerin rolü ve işlevinin ülkelerinde birlik ve istikrar yaratmak ve milli çıkar ve maslahatın yönünde hareket etmek gibi özelliklerine değiniyor ve partilerin ithal olması ve ecnebilere bağımlılığı İran’da siyasi parti kurmanın iki ciddi afeti olduğunu belirterek şöyle diyor: İran ülkesinde siyasi partiler kurulduğu günden beri bu partilerin arasında bir mücadele vardı, o da şöyle ki ecnebiler milletin arasında ihtilaflardan yararlanmak istiyordu ve milletin vahdetini bozan şey de şu siyasi partiler oldu. Demokrat parti, Tudeh partisi gibi partileri kurdular. Bunlar birbirine düşman oldu ve tüm ömürlerini birbirine düşmanlık etme yolunda harcadılar.

İmam Humeyni -ks- bir başka yerde de gelişmiş ülkelerde siyasi partilerin milli çıkar ve maslahata ve bu alanda anlaşmazlık yaşamamaya bağlılıklarına işaret ederek şöyle diyor: Amerika’da iki parti olsun da biri ya da ikisi Amerika’nın maslahatına aykırı hareket etmelerini göremezsiniz. Başkan saçildiğinde zafer kazanan parti  kutlanır ve ağız birliği ile ülkelerini ilerletir. Ama bizim ülkemizde siyasi partiler birbirine düşer ve ülkenin maslahatına aykırı hareket ederler.

İmam Humeyni -ks- defalarca konuşmalarında ve gazetecilerin sorularına verdiği cevapta İslam Cumhuriyeti nizamında siyasi partilerin özgürlüğüne inandığını beyan etmiş ve bu partilerin milli çıkar ve maslahatı koruma yönünde hareket etmeleri gerektiğini belirterek şöyle buyurmuştur: her türlü siyasi parti kurma halkın maslahatını tehlikeye atmadığı takdirde ve İslam’ın belirlediği sınırların çerçevesinde faaliyeti serbesttir. Ağız birliğini korumalı ve şu parti oyununu, şu saflaşmayı bir kenara bırakmalısınız. Allah bilir ki bu size darbe vurur.