İmam Humeyni –ks– mektebinde - 12
Bugünkü sohbetimizde İmam Humeyni’nin -ks- yasaları ihlal eden siyasi partiler ve örgütlere karşı nasıl bir tutum sergilediğini gözden geçirmek istiyoruz.
Geçen bir kaç bölümde İmam Humeyni’nin -ks- siyasi partilerin kurulması ve faaliyet etmeleri ve faaliyetlerinin sınırları hakkındaki düşüncelerini sizlerle paylaştık ve imamın siyasi parti ve grupların faaliyetini gerekli bulduğunu ve inkılabın ülkü ve hedeflerinden biri de bu konu olduğunu beyan ettik. Geçen bölümde ayrıca İmam Humeyni’nin -ks- siyasi partilerin faaliyetleri milli maslahat, ülkenin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve İslam ilkelerine aykırı olmaması ve halk tarafından benimsenen barışçıl çerçevede olması gerektiğini savunduğunu ifade etti.
İmam Humeyni -ks- ayrıca silahlı kuvvetlerin ve güvenlik güçleri mensupları, istihbarat bakanlığı çalışanları ve yine bürokrasi kurumlarının personelini siyasi parti ve gruplara katılma konusunda sakındırmıştı.
Şimdi bugünkü sohbetimizde imamın siyasi grup veya partilerin faaliyetleri için yasalarda belirlenen ilkeleri ve sınırları çiğneyenlere karşı nasıl bir tepki verdiğini gözden geçirerek imamın bu yöndeki düşüncelerine açıklık getirmek istiyoruz.
İran İslam İnkılabının eşsiz özelliklerinden biri, İmam Humeyni’nin -ks- dirayeti ile eski despot rejim çöktükten hemen sonra ve ülke milli ve bölgesel düzeylerde siyasi çalkantılarla karşı karşıya bulunduğu ve her an bir darbe veya iç veya dış kumpas sonucu çökertilme tehlikesinden endişe edildiği bir sırada gücün yeni kurulan nizama devredilme sürecinin tam ve hızlı ve aynı zamanda demokratik bir şekilde gerçekleşmesiydi.
Buna göre İslam inkılabının zaferi üzerinden henüz altı ay geçmeden yeni nizam, yani İran İslam Cumhuriyeti nizamı referanduma sunuldu. Bundan başka ülkede siyasi atmosferi tam olarak açıldı ve çeşitli siyasi gruplar ve partiler özgürce faaliyet göstermeye başladı.
Gerçi o günlerde yeni bir nizamın belirlenmesi için referanduma gitmek ülkenin milli hedefleri doğrultusunda önemli ve aynı zamanda demokratik bir durum olmasına karşın bazı siyasi grup ve partiler referanduma karşı tavır sergilemeye başladı.
İmam Humeyni -ks- referandumu boykot eden veya yapılması yolunda engel çıkarmaya çalışanlara karşı şöyle tepki verdi: Biz referandum yapmak istedik, bütün millet de bizim yanımızdaydı. Kimler muhalifti? Bazıları boykot etti. Bunlardan bazıları Kürdistan’daydı ki komünist düşünceliydi. Bunlar bazı ilçelerde oy sandıklarını yaktılar ve bazı yerlerde de silahla halkın gelip oy kullanmasını engellediler. Acaba referandum yanlış bir şey miydi? Acaba tüm milletin peşinde olduğu bu referandum milletin maslahatına aykırı mıydı ki boykot ettiler? Hayır, bunlar iyi niyetli değil, bu tutum, bunların inkılabın sonuca ulaşmasını istemediklerinin işaretidir.
Yeni nizamı belirleme referandumundan sonra inkılapçıların en iyi ve en acil hareketi, yeni anayasayı hazırlamak ve onaylamaktır. Bu bağlamda da İmam Humeyni -ks- gerekli tedbirleri almak sureti ile anayasayı tedvin etme ve onaylama sürecini hızlı bir şekilde gerçekleştirdi.
Bu arada bazı şahsiyetler ve gruplar kurucu meclisin millet tarafından seçilmesi ve yeni anayasayı hazırlaması gerektiğini ileri sürüyordu. Ancak iç ve dış komplolardan kaygı duyan İmam Humeyni -ks-, bu önemli işi yapmak üzere halkın seçtiği kısıtlı sayıda temsilcilerden oluşan Bilgeler meclisi yapması ve böylece tartışmaların uzaması önlenmesi ve anayasa en kısa sürede hazırlanması gerektiğini açıkladı.
Ancak bazı siyasi gruplar ve teşekküller İmam Humeyni’nin -ks- bu kararına muhalefet ediyordu. İmam ise gösterdiği tepkide şöyle buyurdu: Bundan önce yeni nizamın referandumunu boykot edenler şimdi de anayasanın onaylanmasını engellemek istiyor. Zira çıkacak anayasa, İslamî bir anayasadır ve bunlar İslam’dan korkuyorlar. Burada Batı gibi kurucu meclis olsun, yedi yüz sekiz yüz üyesi olsun, üyelerin belirlenmesi aylarca sürsün, anayasanın hazırlanması yıllarca sürsün istiyorlar, zira bu konunun gecikmesini istiyorlar, böylece çürük köklerini toplayarak belki yeni bir fesat çıkarmak istiyorlar.
İmam Humeyni -ks- o sıralarda ülkenin bazı bölgelerinde çıkarılan huzursuzlukların hakkında da şöyle buyurmuştu:
Şu anda Kürdistan’da çıkarılan, Huzistan’da çıkarılan fitneler, anayasayı engellemek içindir. Bunlar milleti birbirinden koparmak istiyorlar.
İmam Humeyni -ks- anayasanın ilkeleri ve özellikle siyasi parti ve grupların faaliyetleri ile ilgili ilkeye karşı çıkanlara gösterdiği tepkide de bu muhalifetlerin sebeplerine değiniyor ve bazı akımların milli dayanışma dini değerler ve benzeri konuları ileri sürerek İslam Cumhuriyeti nizamının temelini zedelemeye ve İslam inkılabının hedeflerinin gerçekleşmesini engellemeye çalışıyorlar. Bilgeler meclisi hemen anayasayı hazırlamalı ve ardından referanduma sunmalıdır. Yani burada demokrasi her şeyin üstündedir. Dünya demokrasileri bir kez bilgeler meclisi üyelerini seçer, bir kez da bu kesimin hazırladığı anayasaya oy verir. Ancak burada bazı gruplar bu yasayı engelleme telaşına düşmüştür. Acaba bu siyasi parti ve gruplar özgürlükten başka ne istiyorlar? Bunlardan bazıları bize fırsat verilmedi, demelerinin sebebi, anayasada milliyeti ihlal etmeleri engellendiği içindir. Bunlar milliyeti ihlal etmek istiyor, İslam cumhuriyetini ihlal etmek istiyor, İslam’a karşı eylem yapmak ülkeyi parçalamak istiyorlar.
İmam Humeyni -ks- yeni anayasada siyasi parti ve medeni teşekküllerin faaliyeti ile ilgili ilkede bu faaliyetlerin serbest ilan edildiğini belirterek, bu partilerin ve teşekküllerin ecnebi odaklara bağımlı olmalarının yasaklanması ve ülkenin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne aykırı hareket etmemeleri gerektiğine vurgu yapıyor.
İmam Humeyni -ks- ayrıca öğrencilerden ve akademik çevrelerden ve eğitim kurumu yetkililerinden de bu ortamların siyasi parti ve grupların sürtüşme alanına dönüşmesine müsaade etmemelerini istiyor, zira bu mekanların varlık felsefesi siyasi parti ve grupların varlık felsefesinden farklıdır.
İmam Humeyni -ks- bu konuda şöyle diyor:
Okullar ve üniversiteler ve eğitim merkezleri açıldığında bazı şahıslar ve gruplar provokatif hareketleri ile üniversitelerin çalışmasını ihlal etmek ve öğrencilerin derslere girmelerini engellemek isteyebilir. Üniversiteler bu kesimlere itina etmeyerek komplolarını boşa çıkarmalıdır.
İmam Humeyni -ks- bazı siyasi parti ve grupların üniversitelerde sabotaj yapmalarını başta ABD olmak üzere ecnebi kumpasları ile bağlantılı olduğunu belirterek şöyle diyor:
Kürdistan konusunda fitne çıkaranlar ve üniversitelerde kargaşa çıkaranlar vardır. Bunlar Irak’ın illegal Baas rejiminin İran sınırlarında hareketleri ve Carter’in İran’a askeri müdahalesi ile bağlantılıdır. Eğer bu sapkın örgütler üniversitelerde isyan çıkaracak olursa İran milleti bu sapkın örgütlere gereken dersi verecektir.
Siyasi parti ve grupların faaliyet zaruretine çok kez vurgu yapan ve ülkeyi yönettiği dönemde bu faaliyetleri savunan ve destekleyen İmam Humeyni -ks-, söz konusu siyasi parti ve grupların mevcut özgürlüğü kötüye kullandıkların ve İran milletinin İslam inkılabı ile izlediği ülkü ve hedeflere aykırı davrandıkları ve uygulamaları ile ülkenin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü tehdit ettikleri ve başka ülkelerin İran’ın içişlerine müdahalelerine zemin hazırladıkları durumlarda özgürlüğün kötüye kullanılması konusunda sert uyarılarda bulunarak bu tür yıkıcı faaliyetlere tepki gösteriyordu.
İmam Humeyni -ks- bu konuda da şöyle diyordu:
Biz özgürlük verdik, ama kötüye kullanıldı, ama artık özgürlüğün kötüye kullanılmasına müsaade etmeyiz. Özgürlük sabotaj yapmaları anlamına gelmez. İslam dini bize herkes istediği haltı etmesi ve istediği kumpası kurması ve milleti kana bulaması için özgürlük vermeye izin vermez.
Genel bir değerlendirmede, İmam Humeyni’nin -ks- dini değerler ve İslam inkılabı söylemi çerçevesinde siyasi parti ve grupların faaliyetine olumlu baktığı söylenebilir. Ancak İmam bu tür teşekküllerin sapkınlığına ve milli maslahatları ve yasaları çiğnemelerine şiddetle karşıydı ve bu tür durumlara da sert tepki veriyordu.
Özetle İmam siyasi parti ve grupların kurulmasını ve faaliyetlerini destekliyordu, fakat bu faaliyetlerin yasaların belirlediği çerçeve dahilinde yürütülmesini istiyordu.