İmam Humeyni –ks– mektebinde - 15
Bugünkü sohbetimizde İmam Humeyni -ks- bakışında üniversitelerin ve akademisyenlerin risalet ve görevlerini ele almak istiyoruz.
Hatırlanacağı üzere geçen iki bölümde İmam Humeyni’nin -ks- ilim ve bilime bakışını gözden geçirdik ve İmam açısından İslam dini faydalı ilim kavramına vurgu yaparak ilim ve imanı dünyevi ve uhrevi saadete ulaşmak için bir kuşun iki kanadı gibi algıladığını belirttik. Bu bakıştan hareketle geçen bölümde ayrıca üniversitelerin ve akademisyenlerin görevi ülkenin bağımsızlığını korumak ve toplumu beşeri erdem zirvelerine ulaştırmak için gerekli zemini hazırlamak ve maddi ilerlemeyi sağlamak üzere bilge ve mümin insanları yetiştirmekten ibaret olduğunu kaydettik.
Şimdi bugünkü sohbetimizde biraz önce de belirtildiği üzere, İmam Humeyni -ks- bakışında üniversitelerin ve akademisyenlerin risalet ve görevlerini ve ayrıca dini ilimler merkezleri ile üniversitelerin vahdeti hakkındaki görüşünü ele almak ve böylece imamın bu başlıkla ilgili görüşünü noktalamak istiyoruz.
İmam Humeyni -ks- üniversite hocaları toplum ve halkın kaderi karşısında sorumlu olduklarını ve üniversite hocaları öğretmenlik mesleğini kabul ederek genç kuşağı yetiştirmeyi üstlendiğini ve buna göre meslekleri enbiya mesleği olduğunu belirtiyor.
İmam Humeyni -ks- üniversite hocalarının büyük sorumluluğunu toplumu bilinçlendirmek ve genç kuşağı İslamî ilkelere göre yetiştirmek ve topluma ülkenin gelecekte yönetimini ele alacak ve toplumun kaderini belirleyecek salih insanları kazandırmak şeklinde beyan ederek şöyle diyor:
“öğretmenlik yapan insanlar, üniversitelerde hoca olanlar, bunlar genç kuşağı doğru İslamî ilkelere göre terbiye etmelidir, zira her şey İslamî terbiyede vardır. İslamî terbiye alan insan ülkesine ihanet etmesi imkansızdır, ihanet meselesi tamamen ortadan kalkar. Bizler salih insanlar yetiştirmeye çalışmalıyız. Öğretmenlik mesleği çok büyük bir meslektir, zira insanı insan etme mesleğidir, başka meslekler ona erişemez, zira başka meslekler başka şeylerle ilgilidir. Alemde hiç bir mahlek insan mertebesine erişimez ve hiç bir meslekte insan yetiştirme mertebesine erişemez. Meslek her ne kadar büyük olursa, sorumluluğu da bir o kadar büyük olur.”
İran İslam İnkılabının büyük önderi İmam Humeyni -ks- öğrencilerin sorumluluğunu uyuyanların uyandırmak, milleti özellikle iç istibdat ve dış sömürücülere karşı aydınlatmak ve bilinçlendirmek şeklinde iade ediyor ve bu hedefe ulaşmak için tüm güçlerini kullanmalarını ve uygun teşkilatların çerçevesinde topluma karşı bu sorumluluklarını en iyi biçimde yerine getirmelerini istiyor.
İmam Humeyni -ks- bu konuda şöyle diyor: siz aydın gençler uyuyanları bu ölümcül uykudan uyandırmadan asla yerinizde oturmayın ve sömürücülerin ve onları izleyen kültürsüz kuklalarının cinayetlerini ve ihanetlerini ifşa ederek gafil uyuyanları uyandırıp bilgilendirin ve tüm fesatların başı olan tefrikadan ve nefsani heva ve heveslerden kaçının. Müslümanların umudu olan siz değerli gençlerin görevi milletleri uyandırmak ve sömürücülerin şom ve yıkıncı planlarını ifşa etmek ve hep birlikte ve sıkı saflarda birlik olmakve onların barbarlığına, cinayetlerine ve katliamlarına itiraz etmektir.
İmam Humeyni -ks- nefsin tezkiyesi ve ilim öğrenmek ve kendi kendine büyük bir ciddiyetle yetiştirmek, öğrencilerin bireysel ve toplumsal yüce hedeflere ulaşmak için iki temel görevi olduğunu belirterek öğrencilerden asla ilim ve bilim öğrenmekten umutlarını kesmemelerini istiyor, zira bu durumda sömürücülerin ülkelerin içişlerine karışma fırsatını yakaladığını belirtiyor.
İmam -ks- bu konuda şöyle diyor:
“Genç kuşak, ister dini ilimler merkezlerinde ister üniversitelerde olsun, büyük ciddiyetle ilim öğrenmekle uğraşmalıdır. Son dönemde gençlerin arasında okumanın faydasız olduğu yönündeki fısıldaşmalar çok üzücüdür. Bu saptırıcı bir konudur ve mutlaka ya cahillikten kaynaklanır, ya da şeytani telkinlerin ve art niyetlerin sonucudur. Bunlar bizim üniversite gençlerimizi faydasız insanlar ve sömürücülere bağımlı olarak yetiştirmek istiyorlar. Bunlar her şeyin ithal olmasını ve ecnebilere bağımlı olmamızı istiyorlar. Bu ülke için çok tehlikelidir ve ülkeyi sürekli geriye iter. Eğer üniversiteler bilgin ve uzman insanlardan boşalırsa, ecnebiler ilmi ve iktisadi işlerimizi ele geçirir ve bizi yönetmeye başlar. Ecnebilerle en etkili ve en önemli mücadele yolu, din ve dünya ilimleri silahı ile donanmaktır. Bilin ki bu barikatı boş bırakmak, bu silahı yere bırakmak İslam’a ve İslamî ülkemize ihanet olur.”
İmam Humeyni -ks- nefsin tezkiye edilmesi ve asi nefsani heva ve heveslerin kontrol altına alınması, üniversitelerde talim ve terbiyenin olmazsa olmazları olarak görüyor ve öğrencilerden ilim ve bilim öğrenmeye paralel olarak ta gençlik çağının başından itibaren bu önemli konularda da kendilerini yetiştirmeyi ihmal etmemelerini istiyor, zira insanın yaşı ilerledikçe şeytani güçler insanın içine yerleşir ve sürekli güçlenir, öbür yandan insanın gücü zayıflar. Bu yüzden gençler kendilerini yetiştirme işine ilim ve bilim öğrenmeye paralel olarak üniversite ortamında takvalarını da geliştirmeleri gerekir.
İmam Humeyni -ks- bu konuda şöyle diyor: insan nefsi asidir ve bu asiliği insanı yere vurur, nitekim insan asi bir ata bindiği zaman gerekli maharetten yoksunolursa o asi at onu yere vurur ve helak eder. İnsanın asi nefsi her asiden daha beterdir. İnsanın asi nefsi onu helak eder. Talim ve terbiyeniz için attığınız her adımla birlikte bir adım da nefsinize gem vurmak için atın. Eğer böyle olmazsa ve ilimde ilerlerken nefsinizin asiliği ve cahilliğinden gafil olulrsanız, ilim yolunda attığınız her adımla insaniyetten uzaklaşmış olursunuz.
İmam Humeyni -ks- ilim, iman ve takvanın birleşmesinin meyvesi insanın özgüven ve benliğini bulmaktan ibaret olduğunu belirtiyor ve akademisyenlerin Doğu ve Batı karşısında kendilerini kaybetmemeleri ve onlardan korkmamaları gerektiğini belirterek şöyle diyor: siz aziz öğrenciler kendiniz batılılaşmanın etkisinden kurtulmalı ve kaybettiğiniz şeyi bulmalısınız. Onlar her ne şekilde olursa olsun kendilerini bize dayatmaya çalışırlar, ama sizler direnmelisiniz.
İmam Humeyni -ks- sapkınlar ve münafıklar ve tefrikacılarla mücadele etmenin öğrencilerin görevi olduğunu belirtiyor ve öğrenci gruplarının birlik olmaları, zafer sırrı olduğunu ve büyük bir uyanıklılıkla bu birliğin korunması gerektiğini vurgulayarak şöyle diyor: şimdiye kadar bir çok kez izah ettiğim ve zafer sırrı olan şey, öğrenci gruplarının birlikteliği ve tek bir İslamî milli grup oluşturmaları ve tefrika çıkarmak isteyen sapkınlara karşı direnmeleridir. Bilin ki ihtilaf ve tefrika tüm bedbahtlıkların ve esaretlerin kaynağıdır.
İmam Humeyni -ks- başta İslamî öğrenci dernekleri olmak üzere tüm öğrenci teşekküllerine sıkı bir şekilde düşmanın bu teşekküllere sızmalarına dikkat etmelerini tavsiye ediyor. zira İslam inkılabının öğrenci teşekküllerine nüfuz etmeleri öğrencilerin vahdetini bozmanın başlangıcıdır. İmam -ks- bu konuda şöyle diyor: İslamî dernekler aralarına mümin olmayan insanların nüfuz etmesine dikkat etsinler. Bilin ki eğer bu sapkın insanlardan bir tek kişi nüfuz ederse, o derneği nereye gideceği belli olmaz.
İmam Humeyni -ks- siyasi işlerle uğraşmayı akademisyenlerin kesin hakkı görüyor ve siyasetin sırf ulemanın işi olması gerektiğini savunan kesime karşı tavır koyarak akademisyenlerin siyasi işlere müdahale etmeleri ve ülkenin kaderine yönelik hassasiyet göstermeleri ve inkılabı ve ülkeleri savunmaları zaruri olduğunu belirterek şöyle diyor:
“Bazıları üniversitelerde seçimlere karışmak siyasete karışmaktır, oysa bu ancak müçtehitlerin hakkıdır, demişler. Oysa aynı kesim şimdiye kadar müçtehitler siyasete karışmamalı, diyordu. Orada başarılı olamadılar ve şimdi tam tersini söylüyorlar. Bu komplo, öncekinden daha beterdir, zira önce sadece bir grup ulemayı devre dışı bırakmak istediler, şimdi ise tüm milleti bir kenara itmek istiyorlar. Akademisyenler dikkat etsin bu tür şeytanlıklara aldanmasınlar ve seçimlere karışsınlar.”
İmam Humeyni -ks- öğrencilerin ve öğrenci teşekkülleri toplumun sağlığını gözetmek ve sapmaları önlemek için gerekli olduklarını belirterek şöyle diyor:
Üniversitelerde İslamî öğrenci derneklerinin sorumluluğu çok büyüktür. Bu sorumluluk üniversitelerin tüm boyutlarına yöneliktir ve üniversitelerin tüm boyutlarının gözetilmesini ve sapmaların önlenmesini kapsar.
İmam Humeyni -ks- dini ilimler merkezleri ile üniversitelerin vahdetini toplumun yücelmesi ve ilerlemesi için gerekli olduğuna ve bu iki kurumu birbirine kötümser baktıran şeyin, sömürücü politikalar olduğuna inanıyor ve şöyle diyor:
Şimdiye kadar sömürünün ihanet eli türlü imkanlarla genç kuşakla İslam dini ve faydalı hükümleri arasını açtı ve genç ve öğrenci kesimi ulemaya karşı kötümser yaptı ve ulemayı onlara kötü tanıttı ve sonuçta iki kesim arasında fıtri ve pratiği yok ettiler ve yolu ecnebilerin şom hedefleri için açtılar.
İmam Humeyni -ks- akademisyenlerle din adamlarının karşılıklı saygı meselesi çok zaruri olduğunu belirterek aydın gençlerin ulemaya saygı göstermeleri, ulema da genç ve aydın kesime saygı duymaları gerektiğinibelirtiyor.
İmam -s- ilahi siyasi vasiyetnamesinde son tavsiye olarak üniversitelerle dini ilimler merkezleri ve akademisyenlerle ulemanın vahdeti ve gönül birlikteliğine vurgu yaparak şimdiki ve gelecek kuşakların bu önemli noktadan gafil olmamalarını vurguluyor.