Şubat 17, 2019 13:39 Europe/Istanbul

YÂSİN suresinin 1 ila 4. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.

YÂSİN suresinin 1 ila 4. Ayetleri:

 

يس (36:1)

وَالْقُرْآَنِ الْحَكِيمِ (36:2)

إِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ (36:3)

عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ (36:4)

 

 

Yani:

Yâsîn,

 

Hikmet dolu Kur'an hakkı için,

 

Sen şüphesiz peygamberlerdensin.

 

Doğru yol üzerindesin.

 

 

 

Yasin suresi de kesik harflerle başlayan surelerden biridir. bundan önce Bakara ve Al-i İmran gibi surelerin başında bu harflerden söz etmiştir. Bu halfler bağımsız kelimeler değildir. Bazı kurumların adı baş harfleri ile özetlendiği gibi bu harfler de bizim bilemediğimiz anlamları taşımaktadır. Bu harfler Kur'an'ı Kerim’in sırlarıdır ve ancak İslam Peygamberi –s– ve masum imamlar –s– bu sırlardan haberdardır ve İmam Zaman –s– zuhur ettiğini bu harflerin hakikatini bizler için açıklayacaktır.

Bazı rivayetlerde bu kesik harflerden oluşan Yasin’in İslam Peygamberi’nin –s– adlarından biri olarak beyan edilmiş ve gerekçesi olarak da daha sonraki ayetlerde Allah Resulü’nü hitap edilmiş olmasını göstermiştir.

Bundan önce de belirtildiği üzere Kur'an'ı Kerim’de kesik harflerden sonra genellikle bu semavi kitabın adı ve özellikleri geliyor. Bu sure de Kur'an'ı Kerim’in hikmet öğreten özelliğine vurgu yapıyor ve üzerine yemin ediyor. Bu kitap insanın yüzüne hikmet kapılarını açıyor ve ona en doğru yolu gösteriyor

Doğal olarak Kur'an'ı Kerim’in yeminleri, yemin ettiği şeyin azametini göstermek içindir, yoksa Allah teala sözünü ispat etmek için yemin etmeye asla ihtiyacı yoktur.

Bu ayetler İslam Peygamberi’nin –s– risaleti ve Kur'an'ı Kerim’in nazil oluşu arasındaki irtibatı çok iyi biçimde beyan ederek o hazrete şöyle buyurmakta: Kur'an senin risaletinin en iyi delilidir, zira ilahi mucizedir ve hiç kimse onun benzerini ve denkini getiremez ve sen de geçmiş peygamberler gibi insanları hidayete erdirmekle görevlisin. Allah senin doğru yolda olduğuna ve bu yola musallat olduğuna ve bu yolu doğru tanıdığına ve bu yoldan sapmaları bildiğine şahadet getiriyor.

Bu ayetin muhtevasına İslam Peygamberi –s– sadece doğru yolda ilerlemiyor, ayna zamanda bu yola tam musallat olduğu anlaşılıyor. Kuşkusuz insanları doğru yola davet etmek isteyen kimse, kendisi bu doğru yolun pratik örneği olmalıdır ki ancak bu durumda insanları doğru yola hidayete erdirebilir ve onları bu yolda tutabilir.

Bundan başka ilahi yolun doğru olması hiç bir zaman bu yolun kolay ve rahat bir yol olduğu anlamına gelmez. Yani bu yolun hiç bir engebesi olmadığını, inişli çıkışlı olmadığını düşünmemeliyiz. Doğru yoldan maksat, amaca ulaşmak için doğru yoldur ve bu yol yanlış ve sapkınlık yollarından farklıdır. Nitekim bu yollar görecede düz ve dönemeçsiz gözükseler bile hiç bir zaman bizleri varacağımız yere ulaştıramaz.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

 

1 – Kur'an'ı Kerim sağlam ve güçlü, hikmet dolu ve hikmet öğreten bir kitaptır. Kur'an'ı Kerim’in mucizelerinden biri de tüm bireysel, toplumsal ve ailevi alanlarda hikmet öğretiyor olmasıdır.

2 – Kur'an'ı Kerim’ın yapıcı ve hidayete erdirici öğretileri, peygamber gibi bir muallime ihtiyacı vardır, öyle ki bu muallim hem öğretir hem kendisi pratik örneği oluşturur.

3 – Her namazda Allah tealada nbizi doğru yola hidayete erdirmesini niyaz ediyoruz. Allah teala peygamberini doğru yolu izlemenin örneği olarak açıklamıştır. O zaman hepimiz o hazretin yolunu ve siyerini doğru olarak tanımalı ve ona uymalıyız.