Nura giden yol
YÂSİN suresinin 51 ila 58. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.
YÂSİN suresinin 51 ila 53. Ayetleri:
وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَإِذَا هُمْ مِنَ الْأَجْدَاثِ إِلَى رَبِّهِمْ يَنْسِلُونَ (36:51)
قَالُوا يَا وَيْلَنَا مَنْ بَعَثَنَا مِنْ مَرْقَدِنَا هَذَا مَا وَعَدَ الرَّحْمَنُ وَصَدَقَ الْمُرْسَلُونَ (36:52)
إِنْ كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَإِذَا هُمْ جَمِيعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ (36:53)
Yani:
Nihayet Sûr'a üfürülecek. Bir de bakarsın ki onlar kabirlerinden kalkıp koşarak Rablerine giderler.
(İşte o zaman:) Eyvah, eyvah! Bizi kabrimizden kim kaldırdı? Bu, Rahmân'ın vâdettiğidir. Peygamberler gerçekten doğru söylemişler! derler.
Olan müthiş bir sesten ibarettir. Bunun üzerine onların hepsi hemen huzurumuzda hazır bulunurlar.
Geçen ayetlerde varlık alemi yüce Allah’ın istek ve iradesi üzerine son bulacağını ve yeryüzünde yaşayan tüm insanlar gökten duyulan müthiş bir sesle öleceklerini beyan ettik. Bu ayetler ise şöyle buyurmakta: Yüce Allah’ın isteği üzerine yeniden gökten gelen bir sesle tüm insanlar diriler ve mezarlarından çıkar. Yer gebe bir ana gebi bebeklerini yeniden doğurur. Yani toprağa verilen ve tüm organları toprağa karışan tüm insanlar ana rahiminde olduğu gibi yeniden gelişerek tam insanlar gibi yeniden yaratılır.
Doğal olarak kıyamet gününde dirilen insanlar kendi gözleri ile Allah tealanın ölüleri yeniden diriltme gücüne şahit olur ve işte o zaman peygamberlerin dünyada vadettiklerini hatırlayarak tasdik etmeye başlar.
Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.
1 – Maad fiziksel bir olaydır ve insanlar fani dünyadaki aynı bedenleri ile kıyamet gününde mahşur olur.
2 – Kıyamet günü, hasret günüdür. Bu günde dinsiz kafirler dinsiz oldukları ve müminler de az salih amelde bulundukları için hasret çeker.
3 – Kıyamet günü tarih boyunca gelmiş geçmiş tüm insanların aynı anda ve aynı mekanda bir araya geldikleri alandır.
YÂSİN suresinin 54 ila 58. Ayetleri:
فَالْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْئًا وَلَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ (36:54)
إِنَّ أَصْحَابَ الْجَنَّةِ الْيَوْمَ فِي شُغُلٍ فَاكِهُونَ (36:55)
هُمْ وَأَزْوَاجُهُمْ فِي ظِلَالٍ عَلَى الْأَرَائِكِ مُتَّكِئُونَ (36:56)
لَهُمْ فِيهَا فَاكِهَةٌ وَلَهُمْ مَا يَدَّعُونَ (36:57)
سَلَامٌ قَوْلًا مِنْ رَبٍّ رَحِيمٍ (36:58)
Yani:
O gün hiçbir kimse en ufak bir haksızlığa uğramaz. Siz orada ancak yaptıklarınızın karşılığını alırsınız.
O gün cennetlikler, gerçekten nimetler içinde safa sürerler.
Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.
Orada onlar için her çeşit meyve vardır. Bütün arzuları yerine getirilir.
Onlara merhametli Rabb'in söylediği selam vardır.
Kıyamet gününde yeniden dirilmek, ilahi adalet mahkemesinin huzuruna çıkmak içindir, böylece herkes bu dünyadaki düşünceleri, inancı ve amellerine uygun olarak mükafat alır veya cezalandırılar. Bu yüzden Kur'an'ı Kerim şöyle buyurmakta:
Bu mahkemede her şey ilahi mizanla tartılır ve hiç kimseye zerre kadar zulüm reva görülmez. Bu mahkemede iyiler mükafatlandırılır ve kötüler de cezalarını bulur.
Ayetler daha sonra cennet ehli olanların durumunu ve bizim idrak edebileceğimiz bazı cennet nimetlerine işaret ediyor. Bu nimetler yiyecek, giyecek, konut, eş ve benzeri refah araç gereçleri türündendir. Bu nimetler cennet ehli olanların istek ve iradelerine uygundur ve zevk alabilecekleri her şey onlara sunulur üstelik bu zevklerden asla bıkmazlar.
Gerçi cennette maddi nimetlerin yanında bir de manevi nimetler vardır. Allah tealanın cennet halkına yönelik has rahmeti olan selamı onları öyle mutlu eder ki her türlü maddi nimetten daha yücedir.
Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.
1 – Kıyamet günü, ilahi adaletin tecelli ettiği günden ve herkes dünyevi bağlardan bağımsız bir şekilde amellerinin cezasını veya mükafatını bulur.
2 – Cennet, mutluluk doludur ve içinde hüzün ve kedere yer yoktur.
3 – Cennette de insanlar ailevi yaşamı vardır ve eşler birbiriyle mutlu olur.
4 – Cennette insanlar için hiç bir kısıtlama yoktur ve istedikleri her şey hemen tedarik görülür.