Şubat 23, 2019 13:24 Europe/Istanbul

YÂSİN suresinin 59 ila 65. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.

YÂSİN suresinin 59. Ayeti:

 

وَامْتَازُوا الْيَوْمَ أَيُّهَا الْمُجْرِمُونَ (36:59)

 

 

Yani:

"Ayrılın bir tarafa bugün, ey günahkârlar!"

 

 

Geçen bölümde Kur'an'ı Kerim iyi insanların cennette konumunu beyan etti. Bu mekanda iyi insanlar cismi ve ruhi huzur içinde yaşıyor. Bu ayet ise şöyle buyurmakta: O günde kötülerin safı iyilerden ayrılır ve kötüler başka bir yöne yönlendirilir. Onların yönlendirildiği yolun sonunda cehennem azabı vardır ve acı ve sıkıntı ve azaptan başka bir sonu yoktur. Kötüler dünyanın geçici zevklerini ve şehvetlerini ahiret aleminin ebedi azabı pahasına satın almıştır ve şimdi kıyamet gününde yanlış seçimlerinin sonucunu görmektedir. Zira kıyamet günü ilahi adalet günüdür ve fani dünyada olduğu gibi iyilerle yan yana durmaları ve aynı sıraları paylaşmaları anlamsızdır.

Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.

 

 

1 – Kıyamet günü, insanların düşünce, inanç ve amellerine göre birbirinden ayrıldıkları gündür. Buna göre nice ebeveyn evlatlarından ayrılır ve nice akraba bile olmayan insanlar yan yana gelir.

2 – Kıyamet günü, kötülerin cezalandırılması ve iyilerin mükafatlandırılması yönündeki ilahi vaatlerin gerçekleştiği gündür.

 

YÂSİN suresinin 60 ila 62. Ayetleri:

 

أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَا بَنِي آَدَمَ أَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبِينٌ (36:60)

وَأَنِ اعْبُدُونِي هَذَا صِرَاطٌ مُسْتَقِيمٌ (36:61)

وَلَقَدْ أَضَلَّ مِنْكُمْ جِبِلًّا كَثِيرًا أَفَلَمْ تَكُونُوا تَعْقِلُونَ (36:62)

 

 

Yani:

"Ey Adem oğulları! Size şeytana tapmayın, çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır" demedim mi?

 

"Ve bana kulluk ediniz, doğru yol budur" demedim mi?

 

Şeytan sizden pek çok milleti kandırıp saptırdı. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?

 

 

Bu ayetler kıyamet gününde mahşur olan ve safları mümin kullardan ayrılan günahkar ve hatakar kullara hitap etmektedir. Bu hitap yüce Allah tarafından ve tenkit ve serzenişle beraberdir ve neden şeytana uydukları ve Allah’ın yolundan saptıkları sorulmaktadır.

Kur'an'ı Kerim bu ilahi hitabı, yüce Allah insanı yarattığı günün başında tüm insanlarla bağladığı ahdi hatırlatma şeklinde beyan ediyor. Hz. Adem  ve eşi Havva cennette şeytana kandıklarında da Allah teala onlara neden şeytanın vesvesine kandıklarını ve onları men ettiği bir meyveyi yedikleri için ikaz etmiş ve yoksa şeytanın sizin düşmanınız olduğunu bilmiyor muydunuz, diye sormuştu.

İnsan ilahi fıtratı ve zatı gereği çirkin amellerin onun insaniyeti ile bağdaşmadığını ve kim hangi şekilde olursa olsun insanı bu tür amellere devat edecek olursa ister insan cinsinden olsun ister olmasın, şeytan olduğunu bilmektedir ve bu yüzden insanın ilahi fıtratı onu bu tür kötülüklerden men eder ve Allah tealanın emirlerine uymaya çağırır.

İnsanın içindeki fıtratından başka, dışa bakışı ve geçmişlerin tarihini gözden geçirmesi de ona günah ve fesada bulaşan insanların sonu sapkınlık ve helak olmaktan ibaret olduğunu göstermektedir. Eğer bu tür insanların yaşamını gözden geçirecek olursa bu zümrenin sapkınlıklarının esas nedeni, hurafeleri izlemek ve sapkın insanlara itaat etmek olduğu da kolayca anlaşılır.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

 

1 – Allah teala insanların iç fıtratı ve aklı ve dış peygamberlerin aracılığı ile insanoğlundan asla şeytanı izlememesi yönünde söz almıştır.

2 – İnsanın durumu iki halin dışında değildir, yani ya Allah tealanın kuludur, ya da şeytanın.

3 – Her namaza duruşumuzda yüce Allah’tan bizi doğru yola hidayete erdirmesini niyaz ediyoruz. Bu ayetlere göre doğru yol, Allah’a itaat etmek ve ancak O’na itaat etmektir.

4 – Akıl ve düşüncemizden sadece yaşamın refah işleri için değil, aynı zamanda geçmişlerin tarihini öğrenmek ve şeytana kanmış insanların acı kaderinden ders almak için yararlanmalıyız.

 

YÂSİN suresinin 63 ila 65. Ayetleri:

 

هَذِهِ جَهَنَّمُ الَّتِي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ (36:63)

اصْلَوْهَا الْيَوْمَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ (36:64)

الْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلَى أَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَا أَيْدِيهِمْ وَتَشْهَدُ أَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ (36:65)

 

 

Yani:

İşte, bu size vâdedilen cehennemdir.

 

İnkârınız sebebiyle bugün oraya girin!

 

O gün onların ağızlarını mühürleriz; yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder.

 

 

Kıyamet gününde suçluların halini anlatan önceki ayetlerin devamında bu ayetler de şöyle buyurmakta:

Peygamberler fani dünyada yüce Allah’ın iyilere mükafat ve kötülere ceza vereceğini insanlara tebliğ etmişti, fakat bir çok insan va vaatlere inanmazdı ve peygamberlerle alay ederdi. Şimdi onlar bugün o vaatlerin kıyamet gününde gerçekleştiğine şahit oluyor ve sadece cehennemi kendi gözleri ile görmekle kalmıyor ve içine girerek yakıcılığını tüm varlığı ile hissediyorlar. İlahi adalet mahkemesinde ayrıca suçluların konuşmasına hacet yoktur ki bir şeyi gizlesinler veya inkar etsinler, zira burada dilin yerine elleri, ayakları ve diğer organları ile konuşturulur ve yaptıklarını bu organlar anlatır.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

 

1 – Peygamberler insanlara hücceti tamamlamış ve sürekli cehennem tehlikesini onlara hatırlatmıştır.

2 – Kıyamet gününde konuşma organı olan ağız mühürlenir ve yerine eller ve ayaklar konuşur.

3 – İnsanın organları bir nevi şuur ve idrak gücüne sahiptir ve bu yüzden başlarına gelenleri kayda alır ve kıyamet gününde hepsini yeniden ifade eder.