Şubat 23, 2019 13:38 Europe/Istanbul

YÂSİN suresinin 77 ila 80. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.

YÂSİN suresinin 77 ila 79. Ayetleri:

 

أَوَلَمْ يَرَ الْإِنْسَانُ أَنَّا خَلَقْنَاهُ مِنْ نُطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُبِينٌ (36:77)

وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِيَ خَلْقَهُ قَالَ مَنْ يُحْيِي الْعِظَامَ وَهِيَ رَمِيمٌ (36:78)

قُلْ يُحْيِيهَا الَّذِي أَنْشَأَهَا أَوَّلَ مَرَّةٍ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَلِيمٌ (36:79)

 

 

Yani:

İnsan görmez mi ki, biz onu meniden yarattık. Bir de bakıyorsun ki, apaçık düşman kesilmiş.

 

Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor.

 

De ki: Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek. Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir.

 

 

Tarihi rivayetlere göre günlerden bir gün Mekkeli müşriklerinden biri elinde çürümüş bir kemik parçası alan İslam Peygamberi’nin –s– huzuruna geldi ve sordu: şu çürümüş ve elimle sıkarsam pudra gibi olup toprağa karışacak kemiğe kim yeniden hayat kazandırabilir?

Aslında bu soru, insan Allah tealanın gücünü kısıtlı zannettiği  zaman akla gelebilir. Nitekim insanın bu dünyada gördüklerine göre böyle bir şey mümkün olmadığından, cahil insan kıyamet gününde de böyle bir şeyin olabileceğini ihtimal dışı görüyor.

Dolaysıyla bu ayetler maad meselesini inkar edenlerin sorularına cevap vererek şöyle buyurmakta: Siz nasıl Allah’ın gücünü kısıtlı zannedersiniz, oysa Allah sizin her birinizi çok küçük ve ufacık bir hücreden yarattı. acaba böylesine muazzam bir işi yapabilen Allah bu işi tekrar yapmaktan aciz olabilir mi? acaba Allah tealanın insanların dağılan vücutlarının zerreleri nerelere dağıldığını bilmediğini mi zannediyorsunuz ki onları yeniden toparlayarak diriltemeyeceğini zannediyorsunuz?

Allah’ın mahluku olan insan kısıtlı ilmi ve gücüne rağmen insanların ve hayvanların ve bitkileri kök hücrelerini laboratuarlarda üretmeyi ve çoğaltmayı ve hücre dokularını geliştirmeyi başarmışken, acaba insanı yaratan Allah her insanın vücudundan bir zerreyi alıp ona yeniden hayat veremez mi? günümüzde beşerin kısıtlı bilimi, DNA moleküllerinde her insanın hücrelerinde tüm genetik özellikleri saklı bulunduğunu ve bu özelliklerin eşsiz olduğunu ve asla yok olmadığını ispat etmiştir. Bugün insanların ölümü üzerinde onlarca yıl geçmesine rağmen DNA testleri ile bu insanların kimlikleri tespit edilebiliyor.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

 

1 – Yüce Allah’a düşmanlık etmek ve O’na ve emirlerine karşı isyankar olmak insanın naçizane bir hücreden yaratıldığı gerçeğinden gafil olduğunun işaretidir.

2 – Maadı inkar edenler gerçekte yüce Allah’ın insanları yeniden yaratma gücü ve ilminden kuşku duymaktadır, fakat bunlar maadın imkansız olduğuna dair hiç bir somut delil de sunmamaktadır.

3 – Maad konusunda iki önemli nokta gözetilmelidir. Bunlardan biri Allah tealanın insanları yeniden yaratabilecek gücü ve diğeri insanların amelleri hakkında sınırsız ilmidir.

4 – Soru sormak, eğer öğrenmek ve anlamak içinse iyidir ve diyanet uzmanları insanların kuşkularına ve şüphelerine uygun biçimde cevap vermelidir. Ancak eğer soru sormak kibir ve inat yüzündense, hakikati idrak etmek için değil, sadece alay etmek içindir.

 

YÂSİN suresinin 80. Ayeti:

 

الَّذِي جَعَلَ لَكُمْ مِنَ الشَّجَرِ الْأَخْضَرِ نَارًا فَإِذَا أَنْتُمْ مِنْهُ تُوقِدُونَ (36:80)

 

 

 

Yani:

Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O'dur. İşte siz ateşi ondan yakıyorsunuz.

 

 

Geçen ayetlerde yüce Allah’ın yaratma gücünden söz edildikten sonra bu ayet doğada ilginç bir meseleye işaret ederek şöyle buyurmakta:

Allah tealının doğaya hakim kıldığı kanunlara göre, yeşil ağaçların dalları aşırı sürtünme ile kıvılcım ve ateş üretir. Bilindiği üzere eskiden insanların kibrit veya çakmak gibi imkanları yoktu. İnsanlar o dönemlerde taşları veya ağaçları birbirine sürterek kıvılcım ve sonuçta ateş yakıyordu.

Yine eğer fırtına ve kasırga yüzünden ağaçların dalları birbirine sürtecek olursa oluşan elektrisite ile kıvılcım çıkar ve yeşil ağaç yanmaya başlar.

Bu ayette su ve ateş birbirine zıt oldukları halde bir araya gelmiştir. Bir başka ifade ile yeşil ağaç su ile hayatta kaldığı halde buna zıt bir durum olan ateşe sebebiyet vermiştir. nitekim aynı ağaç kuruduğu takdirde odun olarak ateş yakmakta kullanılır.

Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.

 

 

1 – Doğayı ve ona hakim olan yasaları bilmek, Allah’a ve gücüne iman etmenin zeminini oluşturur.

2 – Ağaçlara ve dallarına ve yapraklarına yansıyan güneşin sıcaklığı yok olmaz, bilakis onlarda depolanır. Ağaçların dalları ateşle yakıldığında gerçekte uzun yıllar içinde biriken güneş enerjisini ateş şeklinde serbest bırakır. Bu süreç dünyada bir nevi enerjinin yeniden doğuşudur.