İmam Humeyni –ks– mektebinde - 26
Bugünkü sohbetimizde İmam Humeyni’nin -ks- siyasi düşüncelerinin Filistin halkının korsan İsrail’e karşı intifada hareketini başlatmaları üzerindeki tesirini gözden geçirmek istiyoruz.
Hatırlanacağı üzere geçen bölümde İmam Humeyni’nin -ks- siyonist rejim İsrail’in şom mahiyeti hakkında düşüncelerini ele aldık. İmam Humeyni -ks- başta Müslüman milletler olmak üzere dünya halkına tevhidi bir inanç olan Yahudi inancı ile siyasi ve ırkçı olan ve din maskesi altında mazlum bir milletin topraklarını gaspetmek isteyen ve bu uğurda en feci cinayetleri işlemekten çekinmeyen siyonizm ideolojisi birbirinden farklı olduğunu anlatmaya çalıştı.
Geçen bölümde ayrıca İmam Humeyni’nin -ks- korsan İsrail’in Müslümanlara ve İslamî devletlere yönelik yayılmacı politikaları hakkında sürekli uyarılarda bulunduğunu ve siyonistlerin gerçek amacı sözde büyük İsrail kuruntularını hayata geçirmek ve Nil’den Fırat’a kadar uzanan bölgeyi ele geçirmek olduğunu belirttiğini ve siyonistlerin bu yöndeki yalanlarına ve sahtekarlıklarına aldanmamak gerektiğini vurguladığını anlattık.
Geçen bölümde en son İmam Humeyni’ye -ks- göre Filistin’in tek kurtuluş yolu İslam ümmetinin İslam ekseninde vahdeti olduğunu ve Arap milliyetçiliği gibi başka ideolojileri bir kenara itmek gerektiğini beyan ettik. İmam Humeyni -ks- bu doğrultuda İbrahimi Hac gibi İslam dininin büyük ibadetlerine ve merasimlerine vurgu yapıyordu.
Şimdi sohbetimizin başında da belirtildiği üzere, İmam Humeyni’nin -ks- siyasi düşüncelerinin Filistin halkının korsan İsrail’e karşı intifada hareketini başlatmaları üzerindeki tesirini gözden geçirmek istiyoruz.
İran İslam İnkılabının zafere ulaşması İslam dünyasında İslamî uyanış sürecini başlatma bakımından bir dönüm noktasıydı, zira bu harekete yepyeni bir ruh ve canlılık kazandırdı. İslamî uyanış gerçi İslam dünyasında dinî ve tarihî bakımlardan güçlü mazisi olan bir gelişmedir, fakat özellikle 1960’li ve 1970’li yıllarda başta işgal altındaki Filistin toprakları olmak üzere tüm İslam ülkelerinde bir nevi durgunluğa sürüklendi, zira bu yıllarda İslamî uyanış hareketi İslam ülkelerinde hüküm süren despot liderlerin karşısında zayıf düşmüştü.
İran İslam İnkılabının zaferi sadece İslam dünyasında bu ideolojik ve tarihî akımın yeniden ihya edilmesine yol açmadı, aynı zamanda İslami uyanışa pratik ve uygulamalı boyut ve siyasi muhteva da kazandırdı. İran İslam İnkılabı zafere ulaşmadan önce İslamî uyanış hareketi daha çok ideolojik ve kültürel bir akımdı ve genellikle dinî aydınlarca yönetiliyor ve İslamî kimliği ihya etme iddiasında bulunuyordu.
İmam Humeyni -ks- bir din adamı ve ayrıca İslam inkılabının bayraktarı ve öncüsü olarak despot şah rejimini devirmekte büyük başarı ve zafer elde edince başta Filistin ülküsüne inananlar olmak üzere dünyada özgürlük, istiklal ve sosyal adalet isteyen hür düşünceli insanların ilgisini çekti. Filistinli mücadeleci kesimler İslam inkılabı zafere ulaşmadan önceki dönemde Arap milliyetçiliği ekseninde ülkülerini gerçekleştirmeye çalışıyordu. Bu kesim arasında İslam dini vahdet konusunda ikinci etkendi. Ancak Filistin ülküsüne sıkı sıkı bağlı olan İmam Humeyni -ks- önderliğinde gerçekleşen İslam inkılabı, Filistinli mücahitler ve İslam ümmetinde bu dinin vahdet ekseni olabileceği düşüncesini yaygınlaştırdı.
İslam inkılabı sürecinde Müslüman İran halkı “Bugün İran, yarın Filistin” sloganını atması Filistin halkının İmam Humeyni’ye -ks- yönelmelerine ve İslam inkılabı ile bütünleşmelerine sebep oldu ve sonunda 1987 yılında da intifada hareketi şekillenerek bu birlikteliği ve güçlü bağ somut bir şekilde ortaya çıktı. O yıl Hicaz topraklarında müşriklerden beraat merasimi sırasında Suud rejiminin güvenlik güçleri müşriklerden beraatini ilan etmek isteyen hacılara saldırarak bu merasimi kana buladılar. Saldırı sırasında şehit düşenlerin arasında bazı Filistinliler de vardı.
Bu cinayete tepki olarak işgal altındaki Filistin’de korsan İsrail’le mücadelede yeni bir süreç başladı ve intifada olarak adlandırıldı. İntifada hareketi ile İslam inkılabının ortak özelliği, İsrail ile mücadele zaruretine inanan ve bu sürece öncülük eden çeşitli grupların arasında dini ideoloji ekseninde vahdete vurgu yapmalarıydı. Gerçekte intifada hareketi, Arap milliyetçiliği ekseninde hazırlanan planların yenilgiye uğramasına gösterilen bir tepkiydi. Bu planların doruk noktası Mısır lideri Cemal Abdulnasır dönemindeydi ve sonuçta Arap milliyetçiliği ve etnikçiliğinin hezimeti ile sonuçlandı ve daha sonra da komünizm ve sol anlayışın eski sovyetler birliğinin çökmesinin ardından dosyaları kapandı.
İntifada hareketi, Filistin’de çeşitli mücadele hareketleri çıkmaza girdikten sonra şekillendi ve daha doğrusu güçlendi ve Filistinli mücadeleci grupların galip söylemine dönüştü. Aslında intifada hareketi İran İslam İnkılabından ilham almış ve İmam Humeyni’yi -ks- mücadele modeli olarak seçmişti. İmam Humeyni -ks- korsan İsrail’in ancak İslam ümmetinin vahdeti ve İslam ekseninde birlik olmaları ile yok edilebileceğini ve Filistin milleti bu gaspçıların pençesinde kurtulabileceğini savunuyordu.
İmam Humeyni -ks- bu doğrultuda İbrahimi Hac gibi İslam dininin büyük ibadetleri ve merasimleri İslamî vahdetin gerçekleşmesi ve Filistin milletinin siyonist rejimin esaretinden kurtarılması için ihya edilmesi gerektiğine vurgu yapıyordu. İmam Humeyni -ks-, müşriklerden beraat etme merasimi İbrahimi Hac farizesinin olmazsa olmaz bir parçası olduğunu ve Filistin milletine destek ve korsan İsrail ile mücadele için büyük bir kongre olacağını belirtiyordu.
İmam Humeyni -ks- Allah evini ziyaret gelen hacılara hitaben şöyle buyuruyordu: El Allah’ın evinin ziyaretçileril, sağ ve solun komplolarını ve özellikle yağmacı Amerika ve saldırgan ve cani İsrail’in komplolarını tüm dünyaya ulaştırın ve onlarlı yardıma çağırın ve bu canilerin cinayetlerini anlatın ve Allah tealadan Müslümanların durumunu ıslah etmesi ve canilerin cinayetlerine son vermesi için talepte bulunun.
İmam Humeyni -ks- bir başka yerde de müşriklerden beraat etme merasimi İbrahimi Hac farizesinin siyasi vaciplerinden biri olduğunu belirterek şöyle diyor: Müşriklerden beraat etme ameli Hac farizesinin tevhidi erkanlarından ve siyasi vaciplerindendir ve Hac mevsiminde yürüyüş şeklinde ve büyük bir ihtişam ve iktidarla düzenlenmelidir. Bizim beraat haykırışımız, başta Amerika ve İsrail olmak üzere doğu ve Batı süper güçlerinin onların malına ve servetine göz diktikleri ve kendi uşaklarını onlara dayattıkları Lübnan ve Filistin ve diğer tüm milletlerin beraat haykırışıdır Müslüman milletler Filistin’i kurtarmayı düşünmeli ve satılmış liderlerden ve uzlaşmadan yana tavır koyanlardan nefretlerini tüm dünyaya ilan etmelidir. Ben tekrar kanser tümörü siyonizmin İslam ülkeleri için tehlikesini hatırlatıyorum ve İran milleti, ve devleti ve yetkililerinin Kudüs’ü kurtarma uğruna mücadele edenlere tam desteğini ilan ediyorum.
İmam Humeyni -ks- mübarek razaman ayının manevi kapasitelerinden de mazlum Filistin milletine destek doğrultusunda Müslümanların gönüllerini birleştirmekte yararlanmanın mümkün olduğunu belirtiyordu ve buna göre da mübarek Ramazan ayının son Cuma gününü dünya Kudüs günü ilan ederek Müslümanlardan bu günde düzenledikleri yürüyüşlerle mazlum Filistin milletine desteklerini göstermelerini istedi.
İmam Humeyni -ks- İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra Müslüman milletlere hitaben şöyle buyurdu: ben dünya Müslümanları ve İslamî devletlerden şu gaspçı siyonistlerin ve hamilerinin elini kesmik için birlik olmaya davet ediyorum. Ben dünya müslümanlarından Kadir gecelerinden biri olan mübarek Ramazan ayının son Cuma gününü Kudüs günü olarak seçmelerini ve düzenleyecekleri merasimlerle Filistin milletinin yasal haklarını dasteklediklerini ilan etmelerini istiyorum.
İmam Humeyni -ks- mazlum Filistin milletini savunmanın dünya mustazaflarını savunmanın ön hazırlığı olduğunu ve Kudüs günü de dünya müstekbirlerine karşı mustazafların partisi adı altında evrensel bir partinin kuruluş hazırlığı olmasını umduğunu belirtiyor ve şöyle diyordu:
Kudüs günü, İslam bir gündür, İslamî seferberlik günüdür ve ben bu özel günün dünya müstekbirlerine karşı mustazafların partisi adı altında evrensel bir partinin kuruluş hazırlığı olmasını umuyorum. Böylece mustazafların yolundaki engeller ortadan kaldırılacak ve müstekbirlerin zulümlerine geçit verilmeyecektir.