Mayıs 17, 2019 18:22 Europe/Istanbul

Bugünkü sohbetimizde İslam dünyasının İmam Humeyni -ks- düşüncesindeki yerini ele almak istiyoruz.

Geçen bölümlerde İmam Humeyni’nin -ks- Filistin ülküsü ile ilgili düşüncelerinden söz ettik ve İran İslam İnkılabının büyük önderi dünyanın birçok aydın ve hür ve mücadeleci insanları gibi mazlum Filistin milletine destek verdiğini anlattık. İmam Humeyni -ks- tüm İslam ülkeleri dini ve etnik ihtilafları bir kenara bırakmaları ve İslam bayrağı altında siyonist rejim İsrail’in yayılmacı politikaları ile mücadele etmeleri gerektiğine inanırdı. Zira korsan İsrail’in nihai amacı Nil’den Fırat’a büyük İsrail başlıklı kuruntusunu hayata geçirmek ve İslam ve Müslümanları yok etmektir.

İmam Humeyni’ye -ks- göre Müslümanlar ancak İslam dininin yüce öğretilerine sarılmak ve İbrahimi Hac merasimi gibi büyük dini ibadetlerinden yararlanmak ve mübarek Ramazan ayının son Cuma günü olan dünya Kudüs günü yürüyüşlerini düzenlemekle İsrail’in bu şeytani planının üstesinden gelebilir.

İmam Humeyni -ks- Filistin’i İslam’ın bir parçası biliyor ve İslam ülkelerinden Filistin ekseninde birleşmelerini ve İsrail ile mücadele etmelerini talep ediyordu.

Şimdi İslam dünyasının İmam Humeyni -ks- düşüncesinde önemli ve temelli yeri itibarı ile Filistin’den İslam dünyasına geçmek ve İran İslam İnkılabının büyük önderi İmam Humeyni’nin -ks- İslam dünyası hakkındaki düşüncelerini gözden geçirmek istiyoruz.

İmam Humeyni -ks- İslam dünyasının en büyük dinî ve siyasi muslihlerinden biri olarak her daim Müslümanların tarihî izzet ve azamet ve medeniyetlerinin ihya edilmesinin peşindeydi ve Müslümanların uyanışı ve İslam bayrağı altında birlik olmaları İslam ümmetini eski tarihî ihtişamına geri getirebileceğini savunuyor ve şöyle diyordu: Müslümanların uyanması gerekir. bugün Müslümanların her biri dünyanın bir köşesine çekilme zamanı değildir. Süper güçlerin politikası her yeri yutmakken, Müslümanlar uyanmalıdır. Müslüman milletlerin uyanmaları gerekir. ben birçok ülkeden ümitvar değilim, ancak milletler uyanmalı ve hepsi İslam bayrağı altında toplanmalı ve Kur'an'ı Kerim gözetimine girmelidir. Elhamdülillah Müslümanların sayısı yaklaşık bir milyar kadardır ve ülkeleri de gani ve zengin ve insanları da layıktır. Ancak bu insanlar umutsuzdur. Oysa Müslümanlar ciddi hareket etmeleri ve eski ihtişamına kavuşmaları gerekir.

İmam Humeyni -ks- bu bağlamda bir başka konuşmasında şöyle buyurur: Ben Allah tealadan tüm milletlerin ve devletlerin uyanmalarını niyaz ediyorum. Tüm Müslüman milletlerin ve İslamî devletlerin birlik olmalarını ve böylece süper güçlerin onlara galip gelmelerine ve kaynaklarını talan etmelerine mani olmalarını temenni ediyorum.

İmam Humeyni İslam dünyasının eski azamet ve ihtişamını yeniden ihya etmesi ve dünyada üstünlük sağlaması için Lailahaillallah bayrağı altında büyük bir İslam devleti kurulması gerektiğini belirterek şöyle diyor:

Ben, ecnebilerin propagandaları ve faaliyetleri yüzünden dağılan ve birbirinden uzaklaşan ve karşı karşıya gelen tüm İslam milletleri uyanmalarını ve birlik olmalarını umuyorum. Müslümanlar büyük bir İslam devleti kurmalı ve Lailahaillallah bayrağı altında bir devlet oluşturmalı ve bu devlet tüm dünyaya galip gelmelidir.

İmam Humeyni -ks- Müslümanların eskiden sahip oldukları konumu kaybetmelerinin köklerinden gafil kalmalarından duyduğu kaygıya işaret ederek tüm İslamî devletlerden ve milletlerden kişisel garez ve hedeflerini bir kenara bırakmalarını ve birbiriyle ittifak kurup zenginlikleri ve kaynaklarının ecnebi güçlerce yağmalanmasını engellemelerini istiyor.

İmam Humeyni -ks- şöyle diyor:

Acaba bizim devletlerimiz, Müslüman milletlerimiz ne zaman gözlerini açacak? Acaba mevcut durumu anlamıyorlar mı? Ya da anlayıp da anlamamazlıktan mı geliyorlar? Eğer anlamıyorlarsa, sorunların üzerinde durmaları ve Müslümanların bedbahtlığı nereden başladığını görmeleri gerekir. Müslümanları bu hale getiren ve zenginliklerini yağmalayan şeyin ne olduğunu ve kendileri bu hazinelerin üzerinde oturdukları halde açlık çektiren sorunun nereden kaynaklandığını anlamaları gerekir. Müslümanlar ve İslamî devletler ne zaman uyanacaklar? Ne zaman kişisel garezlerini ve hedeflerini bir kenara bırakıp milletlerine hizmet edecekler?

İmam Humeyni -ks- tefrikayı Müslümanların zilletinin temel kaynağı olarak biliyor ve İslam ümmetine vahdet armağan eden Asr-ı Saadet’te olduğu gibi bir hükümetin kurulması, bu zilletle mücadelenin en iyi olacağını savunuyor ve şöyle diyor: Tüm İslamî milletler bir olmalı. Eğer İslam milletleri ve İslam devletleri dağılmasaydı, Müslümanlar bu denli zillete düşmez ve ecnebilerin ve uşaklarının eline düşmezdi. Müslüman nüfusu yaklaşık bir milyar kadardır, fakat bir milyar dağılmış bir nüfustur. Eğer tek bir hükümet olsaydı, Asr-ı Saadet’te olduğu gibi ve hepimiz ona uysaydık, bu günlere düşmezdik. Ecnebiler çaba harcadılar ve hükümetlerimizi kendilerinin lehine dağıtarak param parça ettiler.

İmam Humeyni -ks- nebevi İslam’a geri dönüş, Müslümanların izzetini ihya etmek ve İslam dünyasının sorunlarını çözmenin yolu olduğunu belirtiyor ve tüm İslamî milletlerden bu konuyu önemsemeyen hükümetlerden yollarını ayırmalarını isteyerek şöyle diyor: Bizler Resulullah’ın -s- İslam’ına dönmedikçe sorunlarımız olduğu gibi yerinde durur ve ne Filistin meselesini  ve ne de Afganistan meselesini ve ne de başka yerlerin meselelerini çözebiliriz. Milletler Asr-ı Saadet’e dönmelidir. Eğer hükümetler bunu yaparsa sorun yoktur, fakat eğer yapmazlarsa, o zaman milletler yollarını bu tür hükümetlerden ayırmalıdır.

İmam Humeyni -ks- Müslümanların uyanmaması ve din alimlerinin sorumluluk hissetmemelerinin doğuracağı sorunlar ve bunun da doğal sonucu olarak İslamî vahdetin sağlanmaması konusunda uyarıda bulunarak İslamî toplumun kendini kaybetmişliği ve gafleti, daha karanlık ve daha kötü günlere doğru sürüklenmesine yol açacağını belirtiyor.

İmam Humeyni -ks- bu konuda şöyle diyor:

Bundan önce de defalarca uyardığım gibi, eğer İslam milleti uyanmaz ve görev ve sorumluluklarının bilincine varmazsa, eğer İslam alimleri sorumluluk hissedip kıyam etmezse, eğer tüm Müslümanların ecnebilere karşı vahdet ekseni olan ve Müslüman milletlerin ve devletlerin bağımsızlığını güvence altına alan hakiki İslam ecnebi odakların ve uşaklarının eliyle sömürünün kara perdesinin ardında örtülü kalırsa, eğer Müslümanların arasında ihtilaf ve gerginlik ateşi alevlendirilirse, İslamî toplumu daha kara ve daha kötü günler bekliyor demektir ve İslam ve Kur'an'ı Kerim ahkamına yönelik yıkıcı tehlikeler söz konusudur. Bugün İslam düşmanları ve uluslararası saldırgan güçlerin Kur'an'ı Kerim ve İslam’ın kurtarıcı ahkamına yönelik açık gizli saldırılar her yandan ve tüm şiddeti ile devam ediyor ve birçok İslam ülkesi kendini kaybetmişliğin veya işbirlikçiliğin sonucunda ecnebilerin şom ve ihanet dolu planlarının uygulayıcıları haline gelmiştir.

İmam Humeyni -ks- tüm Müslümanları ve İslam ülkelerini sömürücü güçlere karşı vahdet ve birliğe davet ederek, İran İslam Cumhuriyeti tüm İslam ülkelerinin bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu ve İslamî ülkelerin milletleri ve devletlerine İran İslam Cumhuriyeti’nin İslam dünyasının vahdetini istemesi kesinlikle sultacılık mahiyeti olmadığı yönünde güvence vermek istediğini ve Müslümanların vahdetinden maksadın, tüm Müslümanların tüm etnik ve fıkhi ihtilaflarına karşın ortak düşmanlara karşı birlik olmalarını sağlamaktan ibaret olduğunu vurguluyor.

İmam Humeyni -ks- bu çağrısı doğrultusunda şöyle buyuruyor:

Biz Allah tealanın buyruğu üzerine dünyanın tüm Müslümanları, İslam ülkeleri ve hangi mezhepten olursa olsun Müslüman milletleri ile kardeş olduğumuzu ilan ediyoruz ve hiç bir İslam ülkesine veya İslamî olmayan ülkeye tecavüz etme niyetinde olmadığımızı beyan ediyoruz.

İmam Humeyni -ks- bir başka konuşmasında da şöyle buyuruyor:

İran İslam Cumhuriyeti devleti ve milleti Kur'an'ı Kerim ve İslam ahkamına  teslimdir ve Kur'an'ı Kerim ahkamına göre kendisini tüm İslamî milletlerin ve barıştalep milletlerin ve devletlerin kardeşi biliyor ve İran'a saldırmayan ve İslam ahkamına bağlı kalan tüm İslam ülkeleri ile kardeş olmak istediğini ilan ediyor.