Ağustos 18, 2019 13:36 Europe/Istanbul

es-SÂFFÂT suresinin suresinin 1 ila 6. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.

es-SÂFFÂT suresinin 1 ila 5. Ayetleri:

 

وَالصَّافَّاتِ صَفًّا (37:1)

فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًا (37:2)

فَالتَّالِیَاتِ ذِکْرًا (37:3)

إِنَّ إِلَهَکُمْ لَوَاحِدٌ (37:4)

رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَیْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِ (37:5)

 

Yani:

Saf saf dizilenlere,

 

O haykırıp sürenlere,

 

Ve o zikir okuyanlara,

 

Yemin ederim ki, ilâhınız birdir.

 

O, hem göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi, hem de doğuların Rabbidir.

 

Saffat suresi bir kaç yeminle başlıyor ve böylece insanların dikkatini çekmeye çalışıyor. Kuşkusuz yüce Allah’ın yemin etmeye hiç bir ihtiyacı yoktur ve iman eden kullar Allah tealanın her sözünü yeminsiz kabul eder. Ancak ilahi yemin aslında üzerine yemin edilen konuların azametini ve önemini yansıtmak ve dikkatleri üzerine çekmek içindir.

Kur'an'ı Kerim bu ayetlerde peygamberlere ilahi vahiyi tebliğ etmekte rol ifa eden meleklere yemin ediyor ve insanları ve şeytanları ilahi vahiy üzerine her türlü nüfuz ve müdahaleden men ediyor ve böylece peygamberlerin vahiyi doğru ve tam olarak almaları ve insanlara tebliğ etmelerini güvence altına alıyor.

Bu meleklerin ilk özelliği düzen saflarla hareket etmeleridir, öyle ki Allah teala bunun azametine yemin ediyor. Doğal olarak biz insanlar melekleri görmediğimiz için onların düzenini de idrak edemeyiz, ancak düzgün saflar oluşturmak, meleklerin ne denli düzenli olduklarını ve her an hizmete hazır olduklarını gösterir. Nitekim askeri güçlerin de düzenli saflarda hareket etmeleri hazırlık seviyesini ve komutanlarının emirlerini yerine getirmelerini kolaylaştırır. Buna göre melekler de düzenli saflarda ilahi emirleri yerine getirmeye hazırdır ve her türlü engeli ortadan kaldırarak bu emirleri yerine getirir.

Bu yeminlerin ardından Kur'an'ı Kerim şöyle buyurmakta: tüm göklerin ve yerin ve tüm mahlukları Rabbi yegane Allah’tır ve alemde hiç bir ortağı yoktur. ne melekler, ne cinler ne de yerde ve göklerde hiç bir mahluk yaratılışta ve alemi yönetmekte hiç bir rolü yoktur. Allah sadece yaratan değil, varlık aleminin tüm işlerini tedbir eden ve hepsine hakim olan yegane Allah’tır.

Bu ayetlerde işaret edilen bir başka nokta, yerin çok sayıda doğusu olmasıdır, zira güneş her gün farklı bir zamanda ve farklı bir mekanda doğar. Her gün yaşanan bu değişiklik düzenli ve titiz hesaplara göredir. Ve tüm bu değişiklikler Allah tealanın tedbiridir ve yerküremiz ve güneş için belli yörüngeler belirtmiştir ve bu gezegenlerin her biri belli bir hızla bu yörüngelerde döner ve sonuçta çeşitli doğulara ve batılara vesile olur.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – İşlerde düzen dinin üzerine vurgu yaptığı bir konudur, zira işlerin hızlanmasına ve güçlü olmasına vesile olur.

2 – Hedefe ulaşmanın yolunda her zaman bazı engeller olabilir. bu engelleri bertaraf etmeye çalışmalı ve hedefe ulaşmakta vaz geçilmemelidir.

3 – Allah teala hem alemi yaratan ve hem tüm işlerini tedbir edendir.

4 – Tüm varlık tek bir Allah tarafından yönetilir. Yer ve göklerin arasında uyum, Allah tealanın eşsiz olduğunun işaretlerinden biridir.

 

es-SÂFFÂT suresinin 6. Ayeti:

 

إِنَّا زَیَّنَّا السَّمَاءَ الدُّنْیَا بِزِینَةٍ الْکَوَاکِبِ (37:6)

 

 

Yani:

Biz yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik.

 

Geçen ayetlerde Allah tealanın yegane olduğuna vurgu yapıldıktan sonra bu ayetler şöyle buyurmakta:

Biz sizin başınızın üzerinde olan ve size en yakın sayılan göğü yıldızlarla süsledik. Gerçekte son zamanlarda insan kalabalık ve büyük şehirlerde yaşaması yüzünden insanlar mağazaların ve caddelerin ve evlerin ışıkları yüzünden geceleri gökte parlayan yıldızları göremiyor. Oysa karanlık gecelerde gökyüzü özellikle çöllerden ve köylerden bakıldığında çok güzel görünüyor ve insanları hayrete düşürüyor. Çünkü gökyüzü geceleri hem güzel ve hem azametlidir. Güya yüce Allah bu ayette yıldızları geceleri şölenleri aydınlatmak üzere kullanılan aydınlatma sistemine benzetiyor. Yıldızlar çok uzak yerlerde bulundukları için yanıp sönen ampüller gibi görünüyor ve bazıları da sabit bir şekilde ışık saçıyor.

Bu ayeti kerimeden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – Ziynet ve güzellik merakı, insanların fıtri eğilimlerinden sayılır. Bu yüzden doğadaki güzelliklerden yararlanmak, Kur'an'ı Kerim’in vurgu yaptığı konudur.

2 – Gökyüzü ve yıldızların güzelliği yüce Allah’ın azameti ve gücünün işaretleridir.

3 – Gökyüzü e yıldızların üzerinde düşünmek ve onları araştırmak, İslam dininde düşünürlerin ve bilginleri ilgilendiği bilim alanlarından biridir.