Ekim 05, 2019 14:52 Europe/Istanbul

es-SÂFFÂT suresinin 69 ila 78. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.

es-SÂFFÂT suresinin 69 ila 71. Ayetleri:

 

 

إِنَّهُمْ أَلْفَوْا آَبَاءَهُمْ ضَالِّینَ (37:69)

فَهُمْ عَلَى آَثَارِهِمْ یُهْرَعُونَ (37:70)

وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَکْثَرُ الْأَوَّلِینَ (37:71)

 

Kuşkusuz onlar atalarını dalâlette buldular .

 

Şimdi de kendileri onların peşlerinden koşturuyorlar.

 

Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalâlete düştü.

 

 

Geçen bölümde kafirlerin ve suçluların cehennemde zor durumları beyan edildi. Bu ayetler ise onların cehenneme düşme sebeplerini şöyle beyan ediyor: onlar hiç düşünmeden atalarının inançlarına inanarak körü körüne atalarını taklit ettiler, oysa onların düşüncelerinin yanlış olduğunu ve doğru ve mantıklı temellere dayanmadığını biliyorlardı.

Ayetler şöyle devam etmekte: maalesef bu yanlış taklit tarih boyunca ve çeşitli kavimler ve milletlerin arasında yaygın olarak yapılan bir yanlıştır. Bir çok insan geçmişlerinin her geleneği ve göreneği ve her düşüncesi ve inancı doğru olduğunu zannediyor ve hatta bu geleneklerin ve düşünce ve inançların yanlış olduğunu anlasalar bile bunu beyan etmeye ve yanlış olduğunu söylemeye cesaret edemiyordu.

Geçmişlerin mirasını korumak, onların her türlü yanlış düşünce ve inancını körü körüne taklit etme anlamına gelmez. Nitekim eğer insanlar sırf geçmişlerin deneyim yolu ile elde ettikleri bilimlerle yetinmiş olsaydı, yaşamlarında asla bu kadar gelişme ve ilerleme olmazdı. Daha doğru bir ifade ile geçmişlerin mirasını korumak, onlardan geriye kalan doğru ve faydalı gelenek ve görenekleri ve inançları korumaktır.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – İslam kültüründe inançlarda taklit, ne atalarımız ve ne de din alimlerden caiz değildir. Her insan kendisi tevhit, nübüvvet ve maaddan oluşan inanç ilkeleri hakkında araştırma yapması ve delil ve mantıklara dayanarak yakine ulaşması gerekir.

2 – Körü körüne ve mantık ve delile dayanmadan taklit etmek insanı dünya ahiret kötü sona düşürür.

3 – Geçmişlerin gelenek ve görenekleri ve inançları sırf duygular ve etnik bağnazlık gibi etkenlerle değil, asıl akıl ve mantık kriterleri ile değerlendirilmesi gerekir.

 

es-SÂFFÂT suresinin 72 ila 74. Ayetleri:

 

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِیهِمْ مُنْذِرِینَ (37:72)

فَانْظُرْ کَیْفَ کَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَرِینَ (37:73)

إِلَّا عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِینَ (37:74)

 

Yani:

Kuşkusuz, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.

 

Uyarılanların âkıbetinin ne olduğuna bir bak!

 

Allah'ın ihlâslı kulları müstesna.

 

 Sapkınların cehenneme düştüklerini beyan eden önceki ayetlerin devamında bu ayetler şöyle buyurmakta: Bu insanların sapmalarının sebebi, ilahi önderlerinin yokluğu değildir, zira Allah çeşitli kavimlere uyarıcılar göndermiş ve insanları irşat etmelerini ve dünyada ve ahirette kötü akibet hakkında uyarmalarını emretmiştir.

Gerçi kitap sahibi olan peygamberlerin sayısı az olmuştur, ancak büyük peygamberlerin şeriatini tebliğ eden peygamberlerin sayısı çoktur, öyle ki bazı rivayetlerde sayıları 124 bin olarak belirtilmiştir.

Peygamberlerin en önemli görevlerinden biri insanları bilinçlendirmek ve hurafelerin bağından kurtarmak ve şirk, küfür ve zulümden uzak durmalarını sağlamaktır. Ama maalesef bir çok insan bu yürek yakan insanların irşad ve nasihatlerini umursamıyor ve dünya ahiret kötü sona sürükleniyor.

Kuşkusuz Allah’ın ihlaslı kulları tüm işlerinde bir tek Allah tealayı ve rızasını gözetliyor ve ancak O’nun rızasını kazanmak için çaba harcıyor. Bu insanlar kötü akibetten uzaktır ve dünya ahiret saadet içinde yaşar. İhlaslı insanlar Allah’a iman ve marifette kemale erdiklerinde yüce Allah tarafından özel ödüller alır ve böylece şeytani ve nefsani heva ve heveslerin tehlikelerinden korunur.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – Sapkınları kıyamet gününde cehennem ateşinden korumak için uyarmak, yanan bir evin halkını uyarmak gibi gerekli ve zaruridir.

2 – Eğer toplumun büyük bir bölümü doğru yoldan sapacak olursa, onlara uymamak gerekir, bilakis sapanları irşad etmek ve uyarmak şarttır.

3 – Tarihte geçmiş kavimleri ve kaderlerini gözden geçirmek insan için ibret ve gelişme vesilesidir ve hakkı batıldan ayırt etmeye yardımcı olur.

4 – Allah tealaya ibadet ve kullukta ihlas, insanın saadetine vesile olduğu gibi kötü sondan kurtuluşuna zemin oluşturur.

 

es-SÂFFÂT suresinin 75 ila 78. Ayetleri:

 

وَلَقَدْ نَادَانَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُجِیبُونَ (37:75)

وَنَجَّیْنَاهُ وَأَهْلَهُ مِنَ الْکَرْبِ الْعَظِیمِ (37:76)

وَجَعَلْنَا ذُرِّیَّتَهُ هُمُ الْبَاقِینَ (37:77)

وَتَرَکْنَا عَلَیْهِ فِی الْآَخِرِینَ (37:78)

 

Yani:

Andolsun, Nuh bize yalvarıp yakardı. Biz de duayı ne güzel kabul ederiz!

 

Kendisini ve ailesini büyük felâketten kurtardık.

 

Biz yalnız Nuh'un soyunu kalıcı kıldık.

 

Sonradan gelenler içinde ona iyi bir nam bıraktık

 

 

Önceki ayetler yüce Allah’ın çeşitli kavimlerin arasında peygamberler mebus ettiğini buyurdu. Bu ayetler bu peygamberlerden birine, yani Hz. Nuh’a -s- işaret ediyor. Hz. Nuh -s- ululazm peygamberlerden biriydi. Gerçi o hazret uzun yıllar kavmini irşad etti ve yürek yakarak onları şirkten ve küfürden uzaklaştırmaya çalıştı, ancak kavmi onun sözlerini umursamadı ve risaletini tekzip etti.

Sonunda Hz. Nuh -s- kavmini hidayete erdirmekten umudunu kesti ve Allah tealadan kafirlerin köklerini kurutmasını ve az sayıda müminleri kurtarmasını talep etti. Allah teala peygamberinin duasını icabet etti ve ardından korkunç bir fırtına ve sel her tarafı sardı ve kafirlerin tümü helak oldu. Bu fırtınadan ancak Hz. Nuh’a -s- iman edenler o hazretle birlikte gemiye binerek kurtuldu.

Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.

 

1 – Dua, ilahi yardımlardan yararlanmanın yollarından biridir, ancak unutmamak gerekir ki Allah teala ancak görevini doğru biçimde yerine getiren salih kulların dualarını icabet eder.

2 – İlahi insanlar işlerinde zorluklarla karşılaştıklarında Allah teala katına dua ederek sorunların üstesinden gelir ve asla çıkmaza sürüklenmez.

3 – İnsanların bekası veya yok olması Allah tealanın elindedir. Yüce Allah Hz. Nuh -s- ve ona iman edenleri korkunç fırtınaya karşı korudu ve sapkınların tümünü helak etti.

4 – Pak ve salih insanlar her türlü afetten ve beladan kurtularak sonu hayır olur.