İmam Humeyni –ks– mektebinde - 45
Bu programda İmam Humeyni’nin -ks- kişiliğini ve siyerini sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Bugünkü sohbetimizde İmam Humeyni’nin -ks- bireysel ve sosyal yaşamda zamanı ve fırsatları doğru biçimde değerlendirmek ve bu durumda disiplin ve planlamanın önemi hakkındaki görüş ve düşüncelerini ele almak istiyoruz.
Hatırlanacağı üzere, geçen bir kaç bölümde İmam Humeyni’nin -ks- bireysel ve sosyal alanda sülukundan söz ettik ve kanaat, takva ve sade yaşam, İmam’ın özellikle özel yaşamında sahip olduğu en önemli özellikleri olduğunu anlattık.
Şimdi ise İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusunun yaşamının bir başka boyutunu ele almak istiyoruz.
Bilindiği üzere, zamanı ve fırsatları doğru ve yerinde değerlendirmek, insanların kişisel ve sosyal yaşamlarında başarıya ulaşmalarında büyük önem arz eden bir konudur. Buna göre biraz önce de belirtildiği üzere, bugünkü sohbetimizde İmam Humeyni’nin -ks- bireysel ve sosyal yaşamda zamanı ve fırsatları doğru biçimde değerlendirmek ve bu durumda disiplin ve planlamanın önemi hakkındaki görüş ve düşüncelerini ele almak istiyoruz.
İnsan ömrü büyük sermayesidir ve adeta yokuş aşağı akan bir su gibi hızla gelip geçer ve her an ve her gün o an ve o güne kadar eksilir. Buna göre zamanı doğru değerlendirmek ve en uygun biçimde yatırım olarak kullanmak, insan için saadet dolu bir gelecek armağan edebilir, aksi takdirde hüsran ve zarardan başka hiç bir getirisi olmaz.
İslam dinine göre insan ömrü, içinde insanın elde edebileceği ilahi kata yakınlık derecesine göre değer kazanır. Bir başka ifade ile insanı yüce Allah’a yakınlaştıracak her şey ömrümüze ve zamanımıza değer kazandırır ve saadetli bir yaşam sürdürmemize katkısı olur.

İmam Ali -s- bu konuda şöyle diyor:
Senin ömrün, saadetin ve mutluluğunun güvencesidir, ancak bunun şartı, sonuna kadar Allah tealaya kulluk ve itaat etmektir.
İmam Ali -s- bir başka vecizesinde de şöyle buyuruyor:
Kuşkusuz senin zamanların, ömrünün birer parçasıdır; dolaysıyla içinde senin kurtuluşuna vesile olacak hiç bir şey için zamanını boşuna harcamamalısın.
Değerli bir sermaye olan zamanımızı önemsemenin tesir ve faydalarından biri, işlerde disiplin yaratmaktır. Varlık alemi ve ona hakim olan tüm yasalar harikulade bir düzene ve disipline tabi olduğu ve Allah teala gökleri ve yeri ve içindeki tüm mahlukları yaratırken belli bir düzeni izlediği ve böylece varlık aleminin tüm parçalarını ve canlı cansız tüm mahluklarını birbiriyle uyumlu bir şekilde yarattığı gibi, insanlar da yaratılışa hakim olan tüm yasalarla uyumlu hareket edebilmek ve bireysel ve sosyal yaşamının tüm boyutlarında başarılı olabilmek için belli bir düzene ve disipline tabi olmalıdır.Bilimsel tezlere göre, düzensizlik insan fikrini bozuyor ve yürüttüğü faaliyetlerin randımanını düşürerek başarıya ve saadete ulaşma yolunu uzatarak zorlaştırıyor. Düzen meselesi, zamana önem vermenin bir bileşeni olarak İslam dininde sık sık vurgu yapılan bir meseledir. İmam Ali -s- de ömrünün son anlarında izleyenlerini iki önemli ve hayati konuya uymaya davet etti: Takva ve işlerde disiplin.
İmam Ali’nin -s- bu eğilimi, yaşamımızın çeşitli boyutlarında düzenli olmanın hedeflere ulaşmak için takva kadar önem arz ettiğini gösteriyor. Günümüzde birçok psikoloji uzmanına göre düzenli ve disiplinli insanlar daha güçlü bir özgüven duygusundan, izzeti nefisten ve etkili olma yeteneğinden yararlanan insanlardır ve bilakis, düzensiz ve yaşamında disiplinsiz olan insanlar genellikle kararsızlık, belirsizlik ve psikolojik zafiyetlere yakalanırlar.
İmam Humeyni -ks- kendisi ile bir nevi tanışan ve muaşeret eden ve yakından temasta bulunan tüm insanların itiraf ettiğine göre, disipline uymak ve fırsatları değerlendirmek gibi durumlarda özel ve yüce bir örnek olarak bilinen bir şahsiyetti.
Hüccetülislam Hamid Ruhani, İmam Humeyni’nin -ks- yaşamından özel anıları aktardığı kitabında bu konuya işaret ederek şöyle diyor:
İmam’ın -ks- disiplini, etrafındakiler ve çalışanları herhangi bir davranışını görerek günün hangi saatinde olduklarını anlayacak kadar fazlaydı. İmam’ın -ks- Necef kentindeki evinin çalışanları hareketi, hareketsizliği, uykusu, uyanışı, oturması ve kalkması gibi her hareketinden günün hangi saati olduğunu anlardı.

İmam Humeyni -ks- sadece kendisi disiplinli olmaya ve zamanı bilmeye bağlı kalmakla yetinmez ve aynı zamanda davranışları ile başkalarına da bu yönde ders verirdi.
İmam’ın özel kalem müdürlüğünde çalışan Hasan Selimi bir anısını şöyle anlatıyor:
Bir gün İmam -ks- telefondan aradılar ve musluğun bozulduğunu buyurdular. Ertesi gün sabah saat 8:00’de gidip musluğu tamir etme sözü verdim. Ertesi gün sabah saat 8:05’te İmam’ın -ks- odasının kapısındaydım. İmam’dan -ks- icazet alıp musluğu tamir etmek istedim, ancak odanın içinde oturan İmam -ks- bana içeri girme izni vermedi ve şöyle buyurdu: Ben saat 8:00 demiştim, şimdi git, yarın tam 8:00’de gel.
Aslında İmam Humeyni’nin -ks- disiplinli biri olması sadece liderliği dönemine özel bir durum değildi ve ta gençlik çağından itibaren düzenli ve disiplinli olmakla ün yapmıştı. Feride Mustafavi İmam’ın -ks- bu özelliği hakkında şu noktaya işaret ediyor:
İmam’ın -ks- özel bir disiplini vardı. İşlerini belli saatlerde yapıyordu, yani belli bir saatte yemek yeme, belli bir saatte uyuma ve belli bir saatte uykudan uyanma konularında titizdi. Eğer biri ile bir işi varsa veya biri ile randevusu varsa, asla zamanından gecikmezdi. İmam’ın -ks- başarılı olmasının bir sırrı, tüm işlerde disiplinli olması ve ta gençlik çağından itibaren bu özelliği ile ün yapmasıydı. İmam -ks- oldukça dakik ve disiplinliydi, bu yüzden belli bir saate yemek için gelme sözü verdiğinde örneğin beş dakika gecikseydi, ev halkı İmam neden gecikti, diye kaygılanırdı. Yani hepimiz iradesiz bir şekilde İmam’ın odasına doğru yöneliyorduk ve örneğin oğlu Ahmet beyin o sırada geldiğini ve bir soru sorduğunu ve İmam bu yüzden geciktiğini öğreniyorduk.
İmam Humeyni’nin -ks- evinin korumalarından biri de İmam’ın bu özelliği hakkında ilginç bir noktaya işaret ederek şöyle anlatıyor:
İmam’ın -ks- tüm programları belli saatlerde gerçekleşiyordu. Anlatılanlara göre İmam -ks- Kum kentinde yaşadığı günlerde esnaf saatlerini İmam’ın dükkanlarının önünden geçtiği zamana göre ayarlıyordu. Örneğin eğer İmam tam saat 5:00’te bir dükkanın önünden geçiyorsa bu geçiş her gün aynı saatte gerçekleşirdi.
İmam Humeyni -ks- ders celselerine de düzenli olarak tam zamanında başlamasının yanında derslere düzensiz bir şekilde katılan talebelerini de nasihat ediyor ve başarılı olabilmeleri için mutlaka disipline öncelik vermeleri gerektiğini anlatıyordu.
Hamid Ruhani bu konuda da şöyle yazıyor:
Bazen bazı talebeler derslere düzensiz katıldıklarında veya derslere geç geldikleri zamanlarda veya genelde yaşamlarında düzensiz davrandıklarında İmam -ks- bu durumdan acı çekiyor ve sürekli çeşitli bahanelerle talebelerine dünyada bir yere varan ve kendi ayaklarında durabilen insanların disiplinli insanlar olduğunu hatırlatıyordu.
İmam Humeyni’nin -ks- talebelerinden biri olan Ayetullah Nuri Hemedani da İmam’ın özelliklerinden birini, derslerine tam zamanında başlaması şeklinde ifade ederek şöyle diyor:
İmam’ın bir başka özelliği, ders celselerini çok önemsemesiydi ve kendisi her daim tam zamanında derslere başlıyordu ve hatta bir dakika bile gecikmezdi.

Hüccetülislam Gayuri de ders programlarında disiplin ve ciddiyeti İmam Humeyni’nin -ks- özelliklerinden biri olarak ifade ederek şöyle diyor:
İmam’ın -ks- en önemli özelliği disipliniydi. Ben eğitim yıllarım boyunca İmam kadar ciddi ve düzenli birine rastlamadım. İmam hiç bir zaman bir konuyu önceden gözden geçirmeden ders vermezdi ve dersin konusuna fevkalade bağlı biriydi. Örneğin Kum’un Salmasi camiinde bir dönem Usul dersine başladığında bu dönem 4.5 yıl sürdü. İmam bu süre içerisinde tatil günleri dışında sadece iki gün derslerine ara verdi, ki bir günü de hastalandığı içindi.
İmam Humeyni -ks- düzenli ve disiplinli olduğu için tüm işlerini zamanında yerine getiriyordu ve kendi tabiri ile zamanı bereketliydi. İmam’ın düzenli ve disiplinli olma konusunda önemli özelliklerinden biri, zamanını her işe göre düzenlemesi ve işlerini birbirine karıştırmaması idi.
İmam’ın yakınlarından Zahra Mustafavi ise İmam Humeyni’nin -ks- her işi zamanında yaptığını ve günlük faaliyetleri birbirine karışmasına müsaade etmediğini belirterek şöyle diyor:
İmam tatil günlerimde de çalıştığımı görünce şöyle buyurdu: Sen hiç bir yere varamazsın, zira eğlenme zamanında eğlenmiyorsun. İmam oğluma da şöyle diyordu: ben ne derslerim için bir saatimi eğlenmeye, ne de eğlenmek için ayırdığım bir saatimi derslerime ayırdım. İmam oğluma mutlaka eğlenmesi gerektiğini, aksi takdirde eğitimi için hazırlıklı olamayacağını söylüyordu.
İmam Humeyni’nin -ks- torunlarından Atıfa Eşraki de İmam’dan bir anısını şöyle anlatıyor:
İmam her zaman eğlenme saatinde ders çalışmayın ve ders saatinde eğlenmekle meşgul olmayın, her birini kendi yerinde yapın, diyordu. İmam ayrıca ta çocukluk çağından bu iki işin zamanlarını birbiriyle değiştirdiğini hatırlamadığını zira bunlar birbirini tamamlayan iki faaliyet olduğunu vurguluyordu.