Nura giden yol
es-SÂFFÂT suresinin 161 ila 173. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz.
es-SÂFFÂT suresinin 161 ila 163. Ayetleri:
فَإِنَّکُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ (161)
مَا أَنْتُمْ عَلَیْهِ بِفَاتِنِینَ (162)
إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ الْجَحِیمِ (163)
Yani:
Sizler ve taptığınız şeyler!
Hiçbiriniz, Allah'a karşı azdırıp saptıramazsınız.
Cehenneme girecek kimseden başkasını.
Geçen bölümde müşriklerin melekler ve cinler hakkındaki yanlış inançlarından söz etmiştik. Bu ayetler ise şöyle buyurmakta: Siz putperestler başkalarını yanlış düşüncelerinizle saptıramazsınız. Zira akıl ve mantık ve temiz kalplere sahip olan insanlar sizin yanlış sözlerini benimsemez ve mantıksız sözlerinize boyun eğmezler. Kuşkusuz cehennem yolunu tercih edenler kendi istek ve iradeleri ile müşriklerin inançlarını ve onların yanlış yolunu izleyebilir.
Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.
1 – Allah teala insanları hür yaratmıştır. İnsan kendi yaşamının yolunu seçmekte hür ve irade sahibidir ve hiç kimse başkasını yaşam yolunu seçmekte zorlayamaz.
2 – Yaşam yolunu seçmek, insanın elindedir, fakat seçtiği her yolun sonu ve sonucu onun iradesinin dışında olan şeydir. Dolaysıyla insan küfür, zulüm ve şirk yolunu seçip de ebedi cennete girmeyi bekleyemez.
es-SÂFFÂT suresinin 164 ila 166. Ayetleri:
وَمَا مِنَّا إِلَّا لَهُ مَقَامٌ مَعْلُومٌ (164)
وَإِنَّا لَنَحْنُ الصَّافُّونَ (165)
وَإِنَّا لَنَحْنُ الْمُسَبِّحُونَ (166)
Yani:
"(Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır."
" Şüphesiz biz,orada sıra sıra dururuz."
"Ve şüphesiz Allah'ı tesbih ederiz."
Müşriklerin meleklerin hakkında yanlış inançları vardı. Müşrikler melekleri zayıf ve alçak mahluklar sanıyordu. Müşrikler melekleri Allah’ın kızları sanıyor ve böylece onları Allah’la bağlantısı bulunan mahluklar sayıyordu. Bu ayetler ise meleklerin dilinden şöyle buyurmakta: Siz putperestlerin zannettiğinizin aksine biz meleklerin kız veya erkek cinsiyetimiz yoktur. Biz güçlü mahluklarız ve Allah her kesimimize belli görev ve sorumlulukları belirlemiş ve bizler de O’nun fermanını yerine getirmeye hazırız. Biz Allah’ı siz müşriklerin her türlü yanlış düşüncesinden pak ve münezzeh bilir ve her daim O’nu tesbih ve hamd ederiz.
Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.
1 – Yüce Allah alemin işlerini maddi ve manevi imkanlarıyla yönetir ve meleklerin alemin yönetiminde önemli yerleri vardır.
2 – Melekler Allah’ın evlatları değildir. Melekler Allah’ın emirlerini yerine getiren mahluklarıdır ve bunun için çok düzenli hareket eder ve sıra beklerler.
3 – Meleklerin aleminde her birinin belli bir mekvii, sorumluluğu ve sırası vardır.
es-SÂFFÂT suresinin 167 ila 170. Ayetleri:
وَإِنْ کَانُوا لَیَقُولُونَ (167)
لَوْ أَنَّ عِنْدَنَا ذِکْرًا مِنَ الْأَوَّلِینَ (168)
لَکُنَّا عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِینَ (169)
فَکَفَرُوا بِهِ فَسَوْفَ یَعْلَمُونَ (170)
Yani:
"Putperestler şöyle diyorlardı".
"Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı",
"Mutlaka Allah'ın ihlâslı kulları olurduk!" .
İşte şimdi onu inkâr ettiler. Ama ileride bileceklerdir!
Tarihi rivayetlere göre, İslam Peygamberi’nin -s- bisetinden ve Kur'an'ı Kerim’in nazil olmasından önce Mekkeli müşrikler Arap yarımadasında yaşayan Yahudilere ve Hristiyanlara şöyle diyordu: Eğer Allah bize peygamber ve kitap gönderirse, bizler de elbette O’na iman eder ve O’nu izleriz.
Bu ayetler ise şöyle buyurmakta: Allah bunu yaptı ve onları hidayete erdirmek için peygamberi gönderdi ve Kur'an'ı Kerim’i nazil etti, fakat onlar türlü bahaneleri ileri sürerek Hakka boyun eğmedi ve inkar yolunu izledi. Ancak onlar bu amellerinin sonucunu yakında görecektir.
Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.
1 – Allah teala insanlara hücceti tamamlamak için peygamberler ve semavi kitaplar göndermiş ve böylece küfür ve şirke ve hak yolundan sapmaya hiç bir mazeret bırakmamıştır. Böylece hiç kimse bu bağlamda Allah tealayı suçlayamaz.
2 – Dünyada sahtekar ve yalancı insanlar çoktur. Bir çok insan sözde dini benimsediklerini söyler, ancak pratikte Hakka teslim olmaz ve dine muhalefet eder.
es-SÂFFÂT suresinin 171 ila 173. Ayetleri:
وَلَقَدْ سَبَقَتْ کَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا الْمُرْسَلِینَ (171)
إِنَّهُمْ لَهُمُ الْمَنْصُورُونَ (172)
وَإِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ (173)
Yani:
Andolsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir:
Onlar mutlaka zafere ulaşacaklardır.
Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.
Müşriklerin inkarı ve küfürlerinden söz eden önceki ayetlerin devamında bu ayetler şöyle buyurmakta:
İman ehli olanlar inançlarında veya amellerinde kuşkuya kapılmasın veya gevşemesin. Zira Allah teala, müminler direndikleri takdirde sonunda muzaffer olacakları ve batılın bozguna uğrayacağı vaadinde bulunmuştur.
Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.
1- Allah’ın sünneti hakkın batıla ve imanın da küfre karşı zafer kazanmasına yöneliktir
2- İahi peygamberlerin ve inançlarının batıl inançlara karşı zaferi kesindir. Bir başka ifade ile beşeriyetin geleceği peygamberleri zaferi ve düşmanlarının kesin hezimeti üzerinde inşa edilecektir.
3- Müminler sayıları seyrek olsa bile, Allah’ın yardımlarından yararlanır, ancak kafirler böyle bir destekten yararlanamazlar.