Nura giden yol
es-SÂFFÂT suresinin 174 ila 182. ayetleri ve tefsirleriyle sizlerle birlikteyiz
es-SÂFFÂT suresinin 174 ila 177. Ayetleri:
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّى حِینٍ (37:174)
وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ یُبْصِرُونَ (37:175)
أَفَبِعَذَابِنَا یَسْتَعْجِلُونَ (37:176)
فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَاءَ صَبَاحُ الْمُنْذَرِینَ (37:177)
Yani:
Onun için sen bir süreye kadar onlara aldırma.
Onların halini gör, onlar da görecekler.
Azabımızı acele mi istiyorlar?
Azap yurtlarına indiğinde, uyarılanların (fakat yola gelmeyenlerin) sabahı ne kötü olur!
Geçen bölümde hakkın batıla ve Allah Resulü’nün -s- arkadaşlarının kafirlere ve münkirlere karşı zaferinden söz ettik. Bu ayetler geçen ayetlerin devamında İslam Peygamberi’ne -s- şöyle buyurmakta:
Bir süre müşriklere ve kafirlere yüz çevir ve onları kendi haline bırak. Bunlar ya ikazlara uyar ve geri döner, ya da Allah bizzat onların icabına bakar ve onlara azap nazil eder.
Ayetler şöyle devam etmekte: Onlar pek yakında amellerinin sonucunu görecek ve iman ehli olanlar da onların hezimetine ve zilletine şahit olacaktır. Gerçi kafirler sürekli inanmayarak ve alay ederek şöyle der: sizin şu vadettiğiniz azap ne zaman gelecek? Güya onlar ilahi azabın nazil olmasında sabırsızlanıyorlar. Oysa ilahi azap nazil olup hakikati anlatıklarında artık ellerinden hiç bir şey gelmez ve pişman olmak da fayda etmez.
Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.
1 – Muhaliflere yüz çevirmek, ister itiraz ister tehdit şeklinde olsun, peygamberlerin yöntemlerinden biridir. İnatçı insanları tebriye ve ıslah etmek için bazen onları bir süre kendi haline bırakmak gerekir. bu durumda belki uyanarak hak yoluna geri dönebilirler.
2 – Muhaliflere yüz çevirmek ve küsmek, geçici ve mantıklı bir şekilde olmalı (daimi veya intikam amaçlı olmamalı). Bu durumda inatçı ve sapkın insanların ıslah olma ve geri dönüş yolu kapanmış olmaz.
3 – Dini inkar edenler ve muhalifler bu dünyada da yenilginin tadına varır ve başkalarına ibret vesilesi olur. Mümin insanlar da onların akıbetini izler.
es-SÂFFÂT suresinin 178 ila 182. Ayetleri:
وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّى حِینٍ (37:178)
وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ یُبْصِرُونَ (37:179)
سُبْحَانَ رَبِّکَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا یَصِفُونَ (37:180)
وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِینَ (37:181)
وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِینَ (37:182)
Yani:
Sen bir zamana kadar onlara aldırma.
Onların halini gör, onlar da göreceklerdir.
Senin izzet sahibi Rabbin, onların isnat etmekte oldukları vasıflardan yücedir, münezzehtir.
Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun!
Alemlerin Rabbi olan Allah'a da hamd olsun!
Bundan önce beyan edilen konuların üzerine vurgu yapmak üzere bu ayetler bir kez daha İslam Peygamberi -s- ve mümin kullara hitaben şöyle buyurmakta:
Hak karşısında inat eden ve hak sözü dinlemek istemeyenleri bir süre kendi haline bırakın ve Allah tealanın onları hakettikleri ceza ile cezalandırmasını bekleyin.
Saffat suresinin son ayetleri şöyle buyurmakta: İzzet ve güç senin Rabbinindir ve sonuçta iman ehli olanlar aziz olacak ve kafirler ve müşrikler zilletin tadına varacaktır. Eğer iman ehli olanlar Allah’a tevekkül eder ve sadece O’na dayanırsa, Allah da onları kafirlere karşı muzaffer edeceğinden emin olsunlar. Allah her türlü zaaf ve acizlikten münezzehtir ve irade ettiği her şeye kadirdir ve gücü yeter. Tarihin de şahadet ettiğine göre Allah her daim peygamberlerinin hamisi olmuş ve onları koruma altına almıştır. Bu yüzden ancak izzet ve azamet sahibi olan ve alemi tek başına tedbir eden Allah hamd edilmelidir.
Bu ayeti kerimelerden şunu öğrenmekteyiz.
1 – Allah’ın muhalif kafirlerle ilgili ceza vaatleri kesin ve kat’idir ve bundan asla kuşku duymamak gerekir.
2 – Ebedi ve kalıcı izzet Allah tealaya mahsustur ve kim Allah’a kulluk ederse, aziz ve saygın olur.
3 – Alemde bir tek Allah hamd etmeyi hakeder, zira Allah varlık aleminin maliki ve yöneticisidir ve tüm erdemlerin ve güzelliklerin kaynağı O’dur.